Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1395
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 5, 153) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası fotokopisi incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında, “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan yapılan yargılama sonunda, Şikâyetlinin 15 Yıl Hapis ve 30.000 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince Şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli yazılı ve sözlü savunmalarında özetle; ceza mahkemesine sunduğu savunmalarını tekrarla, yerel mahkeme kararının BAM tarafından bozulduğunu, yargılamanın devam ettiğini belirterek sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
Ceza Mahkemesindeki savunmasında, “Ben S. Ü. isimli şahıs ile başka bir müvekkilim vasıtasıyla tanıştım ve 2020 Şubat ayı itibariyle Avukat müvekkil ilişkimiz başladı, şahsın değişik yerlerde birçok işi vardı, ancak para ödemesi yapmıyordu, para ödemesi yapmadığı için bir dönem Avukatlığını bırakmayı da düşündüm, vekaletlere ilişkin belgelen dosyaya sundum, S. bana uzlaştırmadan kaynaklı bir alacağının olduğunu söylüyordu, uzlaşacağı kişinin …’de olduğunu söyledi. Birlikte gitmemizi istedi. Bu iş için kendisi araç da kiralamış, araç ile birlikte geldi, kendisinin araç kullanmayı bilmediğini söyledi. Bunun üzerine aracı ben kullandım, … ilçesine geldiğimizde S. birileri ile görüştü, uzlaşacağımız kişi …’de değil …’daymış dedi, bizde bunun üzerine … tarafından … yoluna döndük, yol üzerinde bir koyun sürüsüne çarptık, araç biraz hasar aldı, biz bu haliyle …’a gittik, …’a gittiğimizde ben aracın ön tarafıyla uğraşırken S. birileri ile telefonla görüştü, sonra … içinde bir yere gittik, orada önce kırmızı tişörtlü, kot pantolonlu, 35-40 yaşlarında, göbekli, maskesiz topak yüzlü, gür saçlı bir kişi yanımıza geldi, geldiği gibi merhaba ben V. diyerek S.’ye elini uzattı, bana aracı ileriye park edebilirsiniz dedi, ben de aracı ileriye park ettim, ben araçla uğraşırken V. ile S. yolun karşı tarafına geçip konuşmaya başladılar, bu sırada ismini bilmediğim maskeli yeşil tişörtlü bir şahıs yanlarına geldi, üçü konuşmaya devam ettiler, bu sırada Y.A. da farklı bir yönden yaya olarak geldi, diğer yeşil ve kırmızı tişörtlü şahıslarla hiç muhatap olmadı, Y., S.’ye bizim ödememiz ne oldu diye sordu, S. uzlaşmadan para gelecek onunla ödeyeceğim, bugün olmazsa yarın gelir, yarın paranı öderim dedi. Y. bunun üzerine geldiği yönden tekrar gitti, yeşil ve kırmızı tişörtlü şahıslar ile farklı yönlerden geldi, bu kişilerle de hiç konuşmadı, yeşil tişörtlü şahıs kaza yapan araçla ilgilenmek için anahtarı benden aldı, kırmızı tişörtlüye verdi, bu arada bize de yemek yediniz mi diye sordular, ben de yok dedim, onun üzerine kendi araçlarının anahtarını bize verdiler, biz S. ile birlikte şahısların verdiği araç ile yemek yemeye gittik, ortalama 45 dakika sonra tekrar döndük, döndüğümüzde kendi aracımızı aldık, S. kırmızı ve yeşil tişörtlü şahıslarla konuştuktan sonra burada uzlaşma olmayacak …’ya kaldı dedi, bende madem öyle telefonda görüşseydiniz diyerek S.’ye kızdım, bunun üzerine biz tekrar …’ya doğru dönerken yolda E.’yi aradım, bu araçta problem var sen yola çık bize doğru gel, gerekirse bu aracı çekiciye yükler göndeririz dedim, biz bu arada yola devam ettik, …’e geldiğimizde araçtaki sıkıntılardan dolayı kenara çektik, bu arada S. de tuvaletini yapacağını söyledi, ben araçla ilgilenirken polisler geldi, neden durduğumuzu sordu, bende anlattım, polis göz ile aracı kontrol edebilir miyiz, kimliklerinizi sorgulayabilir miyiz dedi, kimlikleri verdik, aracı da kontrol etmesine izin verdik, aracı kontrol ederken bagajda uyuşturucu maddeleri gördük, polis bunların ne olduğunu sordu, ben de S.’ye bunların ne olduğunu sordum, S. de bana bilmediğini söyledi, polis kontrol ettiğinde maddelerin uyuşturucu madde olduğunu söyledi, bunun üzerine hakkımızda işlemlere başladılar, kaza yaptığımızda koyunlara çarpmadan dolayı araç içerisinde bir koku vardı, bu nedenle ben uyuşturucu maddelerin kokusunu fark edemedim, araç içerisinde koku vardı ancak bunun kazadan kaynaklı cam suyu kokusu mu, farklı bir koku mu olduğunu fark edemedim, ben Avukat olduğum için masrafları yatırmak üzere para lazım olduğu için üzerimde o paraları taşıyordum, genellikle birçok meslektaş da yanında bu şekilde nakit para taşır, E. K. benim tanıdığım bir ailenin oğludur, iki yıldır da yanımda çalışmaktaydı, benim alacaklarımı takip eder ve bununla ilgili görüşmeleri o yapar, S. ile görüşmeleri de bu sebepledir, telefon görüşmelerinden de anlaşılacağı üzere alacaklı olduğumuz paraları talep etmektedir, kendisine güvenim tamdır, benim bilgim haricinde herhangi bir uyuşturucu madde ticaretine karışmış olması mümkün değildir. Ayrıca dosyaya S. Ü.’nün bana gönderdiği paralara ilişkin … Bankası’na ait B. Ç.’nin sahip olduğu hesap dökümünü sunuyorum. B. Ç. da benim çalışanımdır. Ayrıca dosyaya S. Ü.’nün bana yazmış olduğu mektubu ve yine S. Ü.’nün avukat görüşmesinden sonra koğuşta bulduğu notunu sunuyorum. Ben Y. A.’yı yukarıda belirttiğim şekilde bir defa gördüm, onun dışında tanımıyorum, M.A.’yı hiç görmedim, tanımıyorum. Ayrıca Savcılığın mütalaasından sonra yine bir beyanda bulunmak istiyorum. Ben 2007 yılından itibaren …’da avukatlık yaparım, hesap kayıtlarım incelendiğinde benim uyuşturucu madde ticaretine ihtiyacımın olmadığı görülecektir. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, böyle bir suçlamayla mahkemenin huzuruna geldiğimden dolayı pişmanım, ben cezaevine girdikten sonra birçok müvekkilim beni azletti, buna ilişkin bazı evrakları da dosyaya sundum, ben atılı suçlamadan dolayı tahliyeme ve beraatime karar verilmesini talep ederim.’ şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 23.09.2021 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında tedbirli olarak disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli Avukatın “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/60 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 04.06.2021 gün ve 2021/174 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli Avukatın TCK’nın 37/1.maddesi delaletiyle 188/3, 188/5, 62, 52/1, 2, 3.maddeleri uyarınca neticeten 15 Yıl Hapis ve 30.000 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği,
Kararın istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 08.12.2021 gün ve 2021/1336 esas, 2021/1856 karar sayılı ilamı ile; “Olay tarihinde içinde sanıklar S. ve F.’nin bulunduğu araçta 13 kilo 927,5 gram esrar geçirildiği olayda sanıklar E. ve Y.’nin olaydan sonra yakalanmaları gözönüne alındığında sanıkların olaydaki konumlarının ayrıntılı olarak belirlenmesi, TCK’nın 188/5. maddesinde belirtilen 3 kişi ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde suç konusu eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin tespit edilmesi maksadıyla;
1-Sanıkların üzerlerinde ele geçen telefonlara ilişkin HTS kayıtları ile suçta kullanıldığı kabul edilen araçlara yönelik PTS kayıtlarının temin edilerek aralarında öncülük artçılık anlamında herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığının açık şekilde ortaya konması,
2-Sanıkların üzerlerinde ele geçen telefonlar üzerinde inceleme yapılarak imajlarının alındığı, ancak dosya içinde belirtilen imaj kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapıldığına ilişkin herhangi bir evrakın bulunmadığı, sanıklar E. ve S.’nin beyanlarında telefonlarındaki program aracılığıyla görüşme yaptıklarını belirtmeleri ve buna yönelik iletişim tespit kayıtları da bulunduğu dikkate alınarak imaj incelemesi sonucu alınacak rapor değerlendirilerek TCK’nın 188/5 anlamında aralarında fikir ve eylem birliği bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıkların müdafileri ile sanık F.’nin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan” yerel mahkeme kararının bozulmasına kesin olarak karar verildiği, dosyanın derdest olduğu,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; Avukatlık Kanunu’nun 153/2.maddesi gereğince “Tedbiren İşten Yasaklama Kararı Verilmesi” ihtimaline binaen duruşmanın yapılacağı celse hazır bulunması hususunda şikâyetli Avukata ihtaratlı davetiye gönderildiği,
Kurulun; “Dosya kapsamında Kurulumuzca yapılan incelemede … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi 2021/1336 esas, 2021/1856 karar sayılı kararının; şikâyetli avukat hakkındaki temel cezayı değiştirecek nitelikte bir bozma olmayıp, cezanın artırım nedeninin yeniden incelenmesi hususunda olduğu değerlendirilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Şikâyetlinin 21.03.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını aynen tekrarla, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde sayılan suçlardan biri ile ilgili olarak hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığını, hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararının bulunmadığını, takdir hakkının yerinde kullanılmadığını, BAM kararının lehine bir bozma kararı olduğunu, Sanık S.’nin verdiği beyanların çelişkisiz olduğunu, olayda kendisinin iyi niyetinden faydalanıldığını, herhangi bir suç işlemediğini, suç iştirakinin olmadığının yerel mahkemece yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacağını, verilen kararın Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, verilen kararın gerekçesiz, hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek itirazlarının kabulü ile mezkûr kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Baro Disiplin Kurulu’nca avukatın tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilebilmesi için;
1.Avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde 5/1-a’da bildirilen, “Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık” suçlarından kovuşturma yapılmış olması,
2.CMK madde 170 gereğince iddianamenin düzenlenmiş, CMK madde uyarınca 174 iddianamenin iade edilmemiş ve CMK madde 175 uyarınca da iddianamenin kabul edilmiş olması ile kovuşturmanın başlamış olması,
3.Karar verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması,
Koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Somut olayda şikâyetli avukat hakkında “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/60 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 04.06.2021 gün ve 2021/174 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli Avukatın TCK’nın 37/1.maddesi delaletiyle 188/3, 188/5, 62, 52/1, 2, 3.maddeleri uyarınca neticeten 15 Yıl Hapis ve 30.000 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği; kararın istinaf edilmekle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından sanıkların TCK’nın 188/5. maddesinde belirtilen 3 kişi ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde suç konusu eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin tespit edilmesi amacıyla bozulduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Baro Disiplin Kurulu’nun … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi 2021/1336 esas, 2021/1856 karar sayılı kararının; şikâyetli avukat hakkındaki temel cezayı değiştirecek nitelikte bir bozma olmayıp, cezanın artırım nedeninin yeniden incelenmesi hususunda olduğu değerlendirmesinde, yasaya aykırılık ve hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Bu gerekçelerle tedbir mahiyetinde işten yasaklanmanın tüm koşulları gerçekleştiğinden Baro Disiplin Kurulu kararına vaki itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Tedbiren İşten Yasaklanmasına
” ilişkin 25.02.2022 gün ve 2021/93 Esas sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Tedbiren işten yasaklamaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Bakanlık onayına tabi olduğundan; kararın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının; Adalet Bakanlığı’nca onaylanması halinde işbu kararımızın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere; Adalet Bakanlığınca bir daha incelenmek üzere geri göndermesi halde; sonrasında Kurulumuzca verilecek kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe