Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1354
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 47, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4, 43) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “… İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Aleyhine işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açmak için … Noterliğinin 02.04.2009 tarihli ve 09680 yevmiye sayılı vekâletnamesi ile şikâyetçinin vekilliğini üstlenmesine rağmen, vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediği,
Bu cümleden olarak;
‘Anlaşma ve ibraname’ başlıklı 13.10.2009 tarihli belge ile varılan anlaşma karşılığında davalı vekilince kendisine verilen 16.11.2009, 15.12.2009, 16.10.2009 vade tarihli çekler karşılığında tahsil ettiği 8.655 TL’yi müvekkili şikâyetçiye vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek meslekten çıkarma cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle; şikâyetçinin 4.500 TL alacağının tahsili için kendisiyle anlaştığını, ihtar çekilerek akabinde dava açıldığını, davalı yanın sulh teklifi ile geldiğini, durumun şikâyetçiye bildirildiğini ve bilgisi ve oluru ile uzlaşmanın kabul edilerek çeklerin teslim alındığını, çeklerin tahsil edilerek şikâyetçiye ödendiğini, şikâyetçinin abisinin kendisini ibra ettireceğini bildirdiğini, şikâyetçiye hiçbir borcunun kalmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 12.04.2011 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, 47, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 43.maddeleri uyarınca disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle; “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmak” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/236 (Yargıtay bozma ilamlarından önce 2012/111) esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 12.06.2019 gün ve 2019/291 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli Avukatın eylemine uyan “Basit Zimmet” suçundan TCK’nın 247/1, 249, 62/1.maddesi gereğince neticeten 2 Yıl 1 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına yasal koşulları oluşmadığından CMK’nın 231 ve TCK’nın 51.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın (TCK madde 53 yönünden) temyizde düzeltilerek onama ile 03.12.2020 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “Mahkemece kabul edilen oluşa göre; Sanığın serbest avukat olduğu, olay tarihinden önce katılan ile tanıştığı, katılanın bir işyerinden ayrıldığı, bu iş yeri aleyhine 5 aylık ücret alacağı davası açması yönünde sanık ile anlaştığı, sanığa vekaletname çıkardığı, bir miktar masraf verdiği, vekalet ücretini ödediği, sanığın müşteki lehine … İş Mahkemesi’nin 2009/395 sırasında görülen davayı açtığı, sanığın … İş Mahkemesi’nin 2009/395 sayılı dosyasında davalı durumda bulunan iş yerinin avukatı ile görüştüğü, 13.10.2019 tarihli anlaşama ve ibraname uyarınca davalıdan 16.10.2019 tarihinde 3.000 TL, 16.10.2019 tarihinde 2.800 TL, 16.12.2019 tarihinde 2.855 TL olmak üzere toplam, 8655 TL’yi müvekkili katılan adına tahsil ettiği halde sadece 4.000 TL’sini 24.03.2010 tarihinde ödeyip kalanını uhdesinde tuttuğu, bu şekilde basit zimmet suçunu işlediği, suçun konusunun suç tarihindeki ekonomik koşullar paranın satın alım gücü dikkate alındığında değerinin az kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanığın bu eylemiyle TCK 247/1, 249, 62, 53, 53/5 maddelerine aykırı davrandığı sabit görülmüş, sanığın sosyal ve ekonomik durumu suçun işleniş şekli, mağdurun zararı, cezanın sanık üzerindeki etkisi dikkate alınarak takdiren cezasının asgari haddinin uygulanmasının yeterli olacağı öngörülerek, sanığın değişen suç vasfına göre sabit olan basit zimmet suçundan eylemine uyan TCK’nın 247/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, mağdurun zararı, cezanın sanık üzerindeki etkisi dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal koşulları oluşmadığından TCK 248. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, zimmet suçuna konu paranın suç tarihindeki değeri, genel ekonomik koşullar dikkate alınarak değer azlığı nedeniyle TCK 249.maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/2 oranında indirilerek sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız oluşu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK’nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sebepleri ve koşulları bulunmadığından sanık hakkında başkaca takdiri ve yasal artırım ve indirim nedenlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” gerekçesiyle hüküm kurduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Avukatlık Kanunu’nun 136/1. maddesi, ‘5. maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.’ hükmünü amirdir. Avukatlık Kanunu’nun 5/a (Değişik 08.02.2008- 5728-326) maddesi, “Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,’ avukatlığa kabulde engel hal olarak bildirilmiş ve (Değişik 02.05.2001, 4667/5) ‘Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.’ hükmü uyarınca, bu suçlarda hüküm giyenlerin cezaları paraya çevrilmiş, ertelenmiş, veya affa uğramış olsa da, avukatlığa kabul edilmeyecekleri bildirilmiştir. Bu nedenle Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde bildirilen hükümlülük hallerinde sicil durumuna bakılmaksızın meslekten çıkarma cezası verilmesi zorunludur. Yakınılan avukatın eylemi nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan Zimmet suçunu işlediği … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/36 esas, 2019/291 karar sayılı kararıyla sabit olup bu karar Yargıtay tarafından onandığından” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi (15.12.2009) tekerrür esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 05.01.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; şikâyetçinin alacağının tamamını aldığı halde ceza mahkemesinde şikâyetçi olduğunu beyan ettiğini, bu beyanın eylemin menfaat temini amaçlı olduğunu gösterdiğini, Yargıtay tarafından eylemin “zimmet” suçu olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez ve AİHS ile Anayasaya aykırı olduğunu, Avukatlık Kanunu’nun 62 ve TCK’nın 257.maddesindeki özel ve yeni bir düzenleme var iken hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zimmet suçunun yasal unsurlarının maddi olarak tespit edilmediğini, müvekkili adına tahsil ettiği parayı avukatın zimmetine geçirdiğinden bahsedilemeyeceğini, şikâyetçiye 2.000 TL fazla ödeme yaptığını, zararın giderildiğini, hakkında verilen meslekten men kararının vicdana ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve kısa süreli işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği,
Şikâyetçinin 10.01.2022 kayıt tarihli dilekçesi ile verilen kararın kendisini üzdüğünü belirterek şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği,
Şikâyetlinin 18.01.2022 kayıt tarihli dilekçesi ile kendini daha iyi ifade edebilmek için incelemenin duruşmalı yapılmasını talep ettiği,
Talep gibi Kurulumuzca duruşma açıldığı, önceden belirlenen gün ve saatte şikâyetli Avukatın hazır olmakla savunma yaptığı görülmüştür.
“Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmak” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/236 (Yargıtay bozma ilamlarından önce 2012/111) esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 12.06.2019 gün ve 2019/291 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli Avukatın eylemine uyan “Basit Zimmet” suçundan TCK’nın 247/1, 249, 62/1.maddesi gereğince neticeten 2 Yıl 1 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına yasal koşulları oluşmadığından CMK’nın 231 ve TCK’nın 51.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın (TCK madde 53 yönünden) temyizde düzeltilerek onama ile 03.12.2020 günü kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen “…kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, …” kapsamında olması nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulu’nun esasa ilişkin meslekten çıkarma kararı Avukatlık Kanunu’nun 154. maddesinin uygulanmasını zorunlu hale getirdiğinden, itirazın reddine, toplanan kanıtlara göre verilen kararda hukuki bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına, Avukatlık Kanunu’nun 154.maddesi gereğince şikâyetli Avukatın tedbiren işten yasaklanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 22.10.2021 gün ve 2011/196 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Avukatlık Kanunu’nun 154 maddesi gereğince Şikâyetli Avukatın
TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASINA,
3-Tedbiren işten yasaklamaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 153/3-4.maddeleri gereğince; karar verildiği tarihte yürürlüğe gireceğinden ve Baro Başkanlığı tarafından yargı organları ile sair mercilere derhal duyurulacağından gereği için kararın bir örneğinin Baro Başkanlığı’na gönderilmesine,
4-Meslekten çıkarma cezası verilmesine ve tedbiren işten yasaklamaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Bakanlık onayına tabi olduğundan; kararın onay için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
5-Kurulumuz kararının Adalet Bakanlığı’nca onaylanması halinde işbu kararımızın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere; Adalet Bakanlığınca bir daha incelenmek üzere geri göndermesi halde; sonrasında Kurulumuzca verilecek kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe