TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2019/790 K. 2019/872

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1329

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 166
[ÖZET] * Şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı eyleminin bulunmadığı, şikâyetçinin vekili olarak takip ederek sonuçlandırdığı dava neticesinde yaptığı tahsilatlardan şikâyetçiyi haberdar ettiği gibi, sigorta şirketinin yaptığı ödemeden şikâyetçinin tedavi giderlerinin mahsup edildiği ve bu durumun şikâyetçi lehine olduğu, şikâyetli avukatın hak ettiği vekâlet ücreti miktarı nazara alındığında yasal hapis hakkını kullandığı ve halen de bakiye vekâlet ücreti alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır.
(Av. Yas. m. 34, 134, 166 TBB Mes. Kur. m. 43)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Vekâletnamesinde ahzu kabz yetkisi olmadığı halde müvekkili şikâyetçi adına … Sigortadan tahsilat yapıp, üçüncü kişinin (T.A. Hastanesi) alacağına dayalı olarak Avukatlık Kanunu’nun 166.maddesine aykırı olarak hapis hakkını kullandığı” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturmasında, disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; Şikâyetçinin 30.09.2008 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu maddi imkânı olmaması nedeniyle, tedavinin devam ettirilmesi için sigorta şirketleri aleyhine açılacak davayı üstlenmeyi kabul ettiğini, davanın sonuçlanmasından sonra alacağın tahsili aşamasına geçildiğini ve bu aşamada, … Sigorta ve … Sigortadan yapılan anlaşmalar ve tahsilatlar ile ilgili bilginin bu tarihlere ilişkin telefon kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere devamlı suretle telefon ile yapıldığını, son olarak da …  Noterliğinin 28.12.2015 tarih ve 49963 yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapıldığını, kendisinin … Sigortadan asıl alacağa dair tahsilat yapmadığını, sadece vekâlet ücretini tahsil ettiğini, … sigorta şirketine sadece asile ve kendisine ödenecek miktarların ve banka hesap numaralarının yer aldığı bir belge gönderildiğini, bu belgenin de şikâyetçi tarafından imzalanarak kendisine faks yolu ile iletildiğini, böyle bir belgede imza sahteciliği yapmanın mümkün ve anlamlı olmadığını, … Sigortanın yaptığı ödemeden ise, şikâyetçinin hastaneye yapması gereken ödemenin mahsup edildiğini ve bunun da şikâyetçinin borcunu ödememesinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu, davanın nispi harcı ve diğer masraflarının da şikâyetli tarafından karşılandığını ve 5 yıl süre ile …’ya …’dan gidilmek suretiyle davanın takip edildiğini, kendisinin bu nedenle hapis hakkını kullandığını, buna rağmen şikâyetçinin kendisine halen 64.250 TL vekâlet ücreti ve masraf borcu ile hastaneye ödemesi gereken 79.024 TL tedavi gideri borcu bulunduğunu ve bunların ödenmediğini, 07 T … plakalı araca tedbir konulmasına dair karar verilmesinden hemen sonra aracın üçüncü kişiye satılması dolayısıyla kararın yerine getirildiğini, infazda gecikildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle alacağın semeresiz kalması dolayısıyla alınacak bir aciz vesikası ile İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak tasarrufun iptali yoluna gitmenin mümkün olduğunu, dosyaya sunduğu Bilirkişi A.A.T. tarafından hazırlanan 02.10.2017 tarihli raporda da görüleceği üzere, hak ettiği toplam vekâlet ücretinin 216.381,66 TL olduğunu, hastaneye ödenen paranın uhdesinde tutulması halinde bile hak ettiği vekâlet ücretinin ancak yarısının ödeneceğini bildirdiği ayrıca … Hastanesine sadece 42.000 TL ödeme yapıldığını, hastane ile görüşüp kendisinin şikâyetçi için indirim yapılmasını sağladığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 15.06.2017 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, 166, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetçinin … Noterliğinin 26.02.2009 gün ve 791 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile şikâyetliyi vekil tayin ettiği, anılan vekâletnamede ahzu kabz yetkisinin bulunmadığı, 04.01.2016 tarihli … Noterliğinin 77 yevmiye numaralı azilnamesi ile şikâyetli avukatı azlettiği,
Şikâyetçinin …Noterliği’nin 14.12.2015 gün ve 33253 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şikâyetli avukatın tahsilat yapıp yapmadığı, yapılmış ise hangi ödemelerin kimlerden alındığı hususlarının detaylı ve yazılı olarak kendisine aktarılmasını ihtar ettiği,
Şikâyetlinin …  Noterliğinin 28.12.2015 gün ve 49963 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile mahkeme kararından kaynaklanan henüz tahsil edilmemiş alacak toplamının 413.961,65 TL olduğunu, tahsil edilen ödemelerden şikâyetçinin haberdar olduğunu bu durumun banka hesabına yatan 165.000 TL ve 35.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL’den anlaşıldığını, ayrıca bu durumun SMS kayıtları ile de sabit olduğunu, hastanenin alacağına istinaden ödemeler yaptığını, bir kısım alacak kalemleri (413.961,65TL) için icra emrinin karmaşık olması nedeniyle henüz işlem yapmadığını, ödemeler konusunda karşılıklı mutabakata vardıklarını, sigorta şirketlerinin mahkeme kararını temyizden feragat ettiklerini bu durumun da şikâyetçi yararına olduğunu, sonuç olarak … Hastanesine ödemesi gereken bakiye tedavi giderinin 28.279,20 TL, maddi tazminat yönünden ödemesi gereken bakiye vekâlet ücretinin 54.500 TL, manevi tazminat yönünden ödemesi gereken bakiye vekâlet ücretinin (icra vekâlet ücreti hariç) 9.750 TL, toplamının 64.250 TL tuttuğunu belirterek şikâyetçiden tüm bu izah ve hesaplamaların konudan anlayabilecek bir hukukçuya kontrol ettirmesini ve bilgi edilmesini rica ettiği,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.04.2019 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/529 esasına kayden görülen tazminat davasında müvekkili lehine hükmedilen 391.921,90 TL maddi tazminat, 37.565,79 TL tedavi gideri ve 5.948,60 TL bakıcı ücreti alacağına istinaden borçlu … Sigorta A.Ş hakkında 80.362,12, borçlu … Sigorta hakkında 188.261,50, diğer borçlular M.Ö. ve A.A. haklarında 638.531,78 TL’nin tahsili amacıyla … İcra Müdürlüğünün 2015/31724 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında, borçlu … Sigorta A.Ş. tarafından ödenen ve icra dosyasından 20.11.2015 tarihinde tahsil ettiği 112.402,59 TL ile diğer borçlu … Sigorta A.Ş.’den banka havalesi yoluyla 27.11.2015 tarihinde haricen tahsil ettiği 58.082,99 TL olmak üzere toplam 170.485,58 TL’yi müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası ile ilgili olarak, “adı geçen avukatın Avukatlık Kanunu’nun 166.maddesinde düzenlenen yasal hapis hakkını kullanarak tahsil ettiği parayı vekâlet ücreti ve masraf alacağına karşılık uhdesinde tutması nedeniyle kendisine kusur izafe edilemeyeceği” gerekçesiyle şikâyetli avukat hakkında kovuşturma izni verilmediği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya incelendiğinde; Şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 2018/1788 sayılı soruşturmasında, müştekinin tüm şikâyet konularının ayrı ayrı değerlendirildiği, şikâyetli avukatın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 59/1. maddesi uyarınca kovuşturma yapılması gerekli olmadığı düşünülmüş, diğer şikâyet konusu ise, hukuki mahiyette olması sebebiyle disiplin sorumluluğu gerektirmediğinden ve dosyada başkaca da her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı anlaşıldığından, şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı bir durum saptanmadığından…” gerekçesiyle disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçinin 19.07.2019 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki iddialarını tekrarla, dosya içerisindeki evrak dikkate alınmadan adeta avukatı aklama yoluna gidildiğini belirterek şikâyetli hakkında derhal soruşturma açılmasını talep ettiği,
Şikâyetli avukatın 15.08.2019 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle; savunmalarını yineleyerek şikâyetçinin gerçek dışı, suni iddia ve isnatlarla yaptığı itirazın reddini talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetli avukat hakkında vekâletnamesinde ahzu kabz yetkisi olmadığı halde müvekkili şikâyetçi adına Sigortadan tahsilat yapıp, üçüncü kişinin alacağına dayalı olarak Avukatlık Kanunu’nun 166.maddesine aykırı olarak hapis hakkını kullandığı” iddiasıyla disiplin kovuşturması başlatılmış ise de; Şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı eyleminin bulunmadığı, şikâyetçinin vekili olarak takip ederek sonuçlandırdığı dava neticesinde yaptığı tahsilatlardan şikâyetçiyi haberdar ettiği gibi, sigorta şirketinin yaptığı ödemeden şikâyetçinin tedavi giderlerinin mahsup edildiği ve bu durumun şikâyetçi lehine olduğu, şikâyetli avukatın hak ettiği vekâlet ücreti miktarı nazara alındığında yasal hapis hakkını kullandığı ve halen de bakiye vekâlet ücreti alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu yönüyle şikâyetli Avukatın Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı eyleminin bulunmadığına ve disiplin cezası tayinine yer olmadığına ilişkin Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme yerinde görülmüş ve itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 13.05.2019 gün ve 2017/910 Esas, 2019/441 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 12 Ekim 2019
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!