Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1267
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 47/1, 134) [KARAR METNİ] İtirazların süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.04.2018 günlü “Olur”u ile; “Bir kısım davalılar vekili sıfatıyla takip ettiği, müşteki avukatın da davacılar vekili sıfatıyla yer aldığı, … Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2015/338 esasına kayden görülen tapu iptal ve tescil davasına konu taşınmazlara ait tapu kayıtlarına tedbir konulmasına dair 09.12.2009 tarihinde verilen ara karara istinaden bahse konu taşınmazlara tedbir konulmasını müteakip, davacı vekilleri ile müştereken düzenledikleri davacı M.Ç. mirasçılarından Z.Ç. ve T.Ç. haricindeki davacılar yönünden dava konusu taşınmazdaki ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına dair verilen ara karara istinaden mahkemece tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına rağmen, tapu müdürlüğü görevlileri tarafından davaya konu taşınmazlar üzerindeki tedbirlerin bütün davacılar yönünden kaldırılması üzerine, davaya konu … İlçesi … Mahallesi 6604 ada 6 parsel sırasına kayıtlı 2 numaralı bağımsız bölümü 06.07.2012 tarihinde satın aldıktan sonra 10.05.2013 tarihinde Y.G. isimli şahsa satıp yine aynı yerde bulunan 8 numaralı bağımsız bölümü 06.07.2012 tarihinde, 20256 ada 3 parselde bulunan bölümü de 30.01.2014 tarihinde satın almak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 47. maddesinde düzenlenen çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı hareket ettiği” iddiası ile kovuşturma izni verilmesi üzerine disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle; takip edilen davalarda tarafların uzlaşma yoluna gittiğini, sonrasında karşı tarafın uzlaşmaktan vazgeçtiğini ve uzlaşma tutanağını imzalamadığını, bu aşamada kat irtifakına izin verilmesi yönünde baskı ve tehdit gördüğünü bununla ilgili şikâyette bulunduğunu, soruşturmaya konu edilen parsellerin daha önce uzlaşma ile geri alınan davalardan doğan vekâlet ücreti para olarak ödenemediği için alacağına mahsuben alındığını, geçimini sağlamak için sonrasında sattığını, şikâyetçi avukatının iyi niyetli olmadığını, tedbirlerin yanlışlıkla kalktığı anlaşılınca yeniden tedbir konulduğunu, karşı tarafın zararının olmayacağını, soruşturma konusu suçla ilgili zamanaşımı süresinin dolduğunu beyan etmiş, suçlamaları kabul etmemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 20.02.2019 günlü toplantısında Şikâyetli Avukat hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 47/1, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4.maddeleri gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/350 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 16.04.2019 gün ve 2019/190 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın; eylemine uyan TCK’nın 257/1 62.maddesi gereğince neticeten 5 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, CMK’nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile 24.05.2019 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “…tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık Avukatın bir kısım davalıların avukatı olduğu asliye hukuk mahkemesinde görülen dava esnasında, mahkeme müzekkeresinden farklı olarak tapu müdürlüğü tarafından sehven taşınmazda üzerinde bulunan tüm tedbirlerin kaldırılması sonucu vekâlet ücreti karşılığı olarak dava konusu, üzerinde bir kısım davacılar yönünden tedbir bulunması gereken taşınmazı tapuda yapılan hataya rağmen hiç bir bildirimde bulunmayarak devraldığı ve 3. kişilere devrettiği, avukatın el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları işin sona ermesinden itibaren 1 yıl sonuna kadar edinmekten veya aracılık etmekten yasaklı olduğunun açıkça düzenlendiği 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 47/1 maddesine aykırı davrandığı, dava konusu taşınmazda taraflar arasında anlaşmazlık olduğunu bilmesine rağmen bu yeri devraldığı, böylelikle üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği sabit olduğu” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca; “…Şikâyetlinin dava konusu olan taşınmazları, bu taşınmazlar üzerindeki uyuşmazlık devam ederken satın aldığı tapu kayıtları ve ceza dosyası ile sabittir. Her ne kadar şikâyetli bu taşınmazları vekâlet ücretine karşılık olarak üzerine geçirdiğini savunduysa da Avukatlık Kanunu’nda çekişmeli hakları edinme yasağı açık bir şekilde düzenlendiği ve yasağın bir yıl devam ettiği göz önüne alınarak, kınama cezası verilmesi düşünülmüştür.” şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 11.11.2021 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, savunmalarını aynen tekrarla, ceza kovuşturmasındaki hukuksuzluklara ilişkin olarak Avukat Hakları Merkezine başvuruda bulunduğunu talep ettiği, yargılamanın adil yargılanma aykırı olduğuna ilişkin gözlemci talebine rağmen talebine ilgisiz kalındığını, bu nedenle verilen Baro Disiplin Kurulu kararına itiraz ettiğini, aynı eylemle ilgili olarak Z.Ç.’nin şikâyeti üzerine … Barosu’nca 08.02.2017 günlü kararı ile zamanaşımı nedeniyle soruşturmanın ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, mahkemece taşınmazlara ilişkin açılan davanın reddedildiğini, böylece açılan davanın ve tedbirin haksızlığının anlaşıldığını, zamanaşımı hükümlerinin uygulanmadığını belirterek haksız Baro Disiplin Kurulu kararının iptali ile ortadan kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçi Avukatın 15.11.2021 kayıt tarihli itirazında özetle; verilen cezanın eylem karşısında düşük kaldığını belirterek şikâyetlinin daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasını talep ettiği
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesindeki, “Avukatlar yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Kanunu’nun 47/1 maddesindeki; “Avukat, el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer.”
Avukatlık Kanunu’nun 134.maddesindeki “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Hukuki düzenlemeleri ve tüm dosya kapsamına göre şikâyetli avukatın dava konusu olan taşınmazları, bu taşınmazlar üzerindeki uyuşmazlık devam ederken satın aldığı gerek tapu kayıtları ile ve gerekse de ceza dosyası ile sabit olduğu, her ne kadar şikâyetli bu taşınmazları vekâlet ücretine karşılık olarak üzerine geçirdiğini beyan etmekte ise de hukuksal düzenlemelere göre çekişmeli hakları edinme yasağının ihlal ettiği anlaşılmıştır.
Bu sebeplerle Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede hukuksal isabetsizlik görülmemiş itirazların reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçinin ve Şikâyetli Avukatın itirazlarının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe