Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1145
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 63, 136/3) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Hakkında verilen üç yıl işten çıkarma cezası ile cezalandırılması kararının infazı aşamasında işten yasaklı olduğu halde Avukat S.A.’nın bürosunda avukatlık faaliyetini yapmaya devam ettiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen soruşturma ve kovuşturma aşamasında şikâyetli avukat savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Şikâyetçinin … Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş olduğu 25.03.2015 tarihli dilekçesinde; “2014 yılı Haziran aynında … ile … ilçesinde bir av sırasında arkadaşı tarafından silahla yaralandığını, … Ağır Ceza Mahkemesinde M. isimli şahıs aleyhine kamu davası açıldığını, davayı takip etmesi için bir tanıdık vasıtasıyla …’da ofisi bulunan Avukat E.Y. isimli şahsın yanına gittiğini, elden 2.500 TL verdiğini, daha sonra da 500 TL ATM aracılığıyla avukatın hesabına gönderdiğini, kendisinin davayı takip edeceğini, aynı büroda çalışan Avukat S.A.’ya vekâletname çıkarmalarını istediğini, bu avukata vekâletname çıkarttığını, … Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan ilk duruşmaya kendisinin katıldığını ancak avukatların duruşmaya gelmediklerini, birkaç kez Avukat E.Y.’yi aramasına rağmen telefonuna cevap vermediğini, oyaladığını, daha sonra bu şahsın meslekten yasaklı olduğunu, vekâletnameyi bu nedenle Avukat S.A. adına çıkartmasını söylediğini öğrendiğini, daha sonra bu avukatı azlettiğini, kendisi ile yaptığı görüşmede vekâletten haberi olmadığını söylediğini, …’daki avukatlık bürosunun aslında Avukat S.A. adına olduğunu, diğer avukatın da burada iş takip ettiğini öğrendiğini, bu itibarla her iki avukattan şikâyetçi olduğunu” beyan ettiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 24.03.2016 günlü toplantısında şikâyetli avukat ve diğer şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Avukat S.A. hakkında; “Şikâyetçinin katılan sıfatıyla yer aldığı, … Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasını takip etmesi için görüştüğü Avukat E.Y.’nin 3 yıl süreyle meslekten el çektirildiğini bildiği hâlde, bürosunu kullanmasına izin vererek ve adı geçen ile birlikte çalıştıkları intibaını uyandırarak, müştekinin adı geçen avukatı … 2. Noterliğince düzenlenen 11.07.2014 tarih ve 10610 vekâletname ile vekil tayin etmesine ve 3.000 TL vekâlet ücreti ödemek suretiyle şikâyetçiyi yanıltıp mağdur ettiği” iddiasıyla “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/130 esasına kayden kamu davası açıldığı, Mahkemenin 13.12.2016 gün ve 2016/395 karar sayılı ilamı ile, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 20.01.2017 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “…sanığın savunmasında E.Y.’nin aynı ilçede avukatlık yaptığı için tanıdığını, işten yasaklandığını bildiğini, kendi bürosunun yanında bir oda kiralayıp yaşadığını, tuvalet ve banyo ihtiyacını gidermesi için ofisinin anahtarlarını verdiğini, E.Y.’nin şikâyetçiye karşı eylemlerini kendisinde habersiz yaptığını, olay şikâyetçinin kendisini azletmiş olması nedeniyle öğrendiğini, şikâyetçinin de sanığın savunmalarını destekler nitelikte beyanda bulunduğu görülmüştür…” gerekçesiyle hüküm kurduğu,
Şikâyetçinin Baro Disiplin Kurulu’na sunmuş olduğu 24.08.2016 kayıt tarihli dilekçesinde mağduriyetine sebep olanın Avukat E.Y. olduğunu, Avukat S.A. hakkındaki şikâyetini geri aldığını beyan ettiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca Avukat S.A. hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, işbu karara karşı herhangi bir itirazın olmadığı,
İncelemeye konu Şikâyetli avukat E.Y.’nin Baro Disiplin Kurulu’nun 2011/D.63 esas sayılı davasında 06.06.2011 günü, üç yıl süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, kararın 20.01.2012 günü kesinleştiği, 24.05.2012 – 24.05.2015 tarihleri arasında anılan cezanın infaz edildiği,
Şikâyetlinin avukat olmaması nedeniyle; disiplin davasına konu eylemi nedeniyle Avukatlık Kanunu’na muhalefetten … Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosunca 24.11.2015 günü, 500 TL İdari Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, idari yaptırım kararının itirazın reddi üzerine 13.04.2016 günü kesinleştiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun “…Şikâyetli Avukat E.Y.’nin 24.05.2012-24.05.2015 tarihleri arasında … Barosu Başkanlığınca işten yasaklı bulunduğu tarihler içerisinde, 11.07.2014 tarihinde vekâletname aldığı, 28.12.2014 tarihinde 500 TL’yi Avukatlık ücreti olarak ATM’den çektiği sabittir. Hakkındaki şikâyet nedeniyle … Cumhuriyet Savcılığı İdari Yaptırım Kararı ile 1136 sayılı Yasaya aykırılık nedeniyle 500 TL para cezası verilmiş, şikâyetlinin itirazı reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Bu durumda, dosya tetkikinde Avukat E.Y.’nin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 155/2. maddesine aykırı hareket eden Avukatın sicil durumu da gözetilerek…” gerekçesiyle ceza tayin ettiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde; eylem tarihi (07/2014) itibariyle 02.08.2011 kesinleşme tarihli kınama, 20.01.2012 kesinleşme tarihli 3 yıl süreli işten çıkarma cezası olduğu,
Şikâyetli avukatın 12.03.2018 kayıt tarihli duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, 24.05.201-24.05.2015 tarihleri arasında herhangi bir avukatlık faaliyetinin olmadığını, şikâyetçinin aile dostu olduğunu, daha önce başka akrabalarının avukatlığını yaptığını, şikâyetçi ile görüştüğünü, yaralama olayı ile ilgili olarak …’dan bir avukatın …’ya gitmesi zor olacağını belirttiğini, şikâyetçinin …’dan bir avukat ile davasını takip ettiğini, yasaklı olduğu dönemde avukatlık mesleğini icra etmesinin hukuken ve fiilen imkânsız olduğunu Baro’nun da bildiğini, UYAP kaydının silindiğini, Baro Levhasında isminin dahi gözükmediğini, bu nedenle o dönemde tebligatların ev adresine gönderildiğini, şikâyetçinin sil baştan yalan söylediğini, …’daki dava için kendisine ücret ödemediğini, şikâyetçinin Avukat S.A.’ya 11.07.2014 tarihinde vekâletname verdiğini, bu dönemde bir ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosya içerisinde yer almadığını, 28.12.2014 tarihinde gönderilen 495 TL’nin bu konu ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı disiplin cezasının kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 16.04.2018 kayıt tarihli itiraza cevabında özetle, asıl şikâyetlinin yalan söylediğini, önceki iddialarını tekrarla, şikâyetli ile savcılık aşamasında görüştüğünü, kendisinin işi kabul ettiğini, şikâyetliye 2000 TL ödeme yaptığını, Avukat S.A. ile çalıştığını söyleyerek onun kartvizitini verdiğini ve vekâletname çıkarmasını söylediğini, duruşma için …’ya gidiş geliş yol masrafı olarak da sonradan 500 TL istediğini, şikâyetlinin kendisini dolandırdığını beyan ettiği görülmüştür.
Şikâyetli avukatın talebi uyarınca önceden tayin edilen 06.07.2018 tarihinde duruşma yapılmış, şikâyetçi duruşmaya katılmış, şikâyetli taraf kendisine yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmemiştir. Şikâyetçi duruşmada şikâyetinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Dosya kapsamı ile, şikâyetli avukatın, işten yasaklı bulunduğu tarihler içerisinde vekâletname aldığı, avukatlık ücretini de tahsil ettiği, bu eylemi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosunca idari para cezası ile cezalandırıldığı, şikâyetlinin itirazının reddedilerek idari yaptırım kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Baro Disiplin Kurulu tarafından şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu’nun 155/2. maddesine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle ceza tayin edilmiş ise de Avukatlık Kanunu’nun 155/2. maddesi, tedbiren işten yasaklamaya ilişkin hükmü düzenlemiş olup bu maddenin incelemeye konu disiplin davasına tatbik edilmesi doğru değildir.
Şikâyetlinin, hakkında verilen üç yıl işten çıkarma cezası ile cezalandırılması kararının infazı aşamasında işten yasaklı olduğu halde Avukat S.A.’nın bürosunda avukatlık faaliyetini devam ettirme eyleminin Avukatlık Kanunu’na aykırılık ve disiplin suçu olduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nun değerlendirmesi isabetli olmakla birlikte; Avukatlık Kanunu’nun 136/3. maddesinde düzenlenen “Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.” hükmü gereğince; Avukatlık Kanunu’nun 63.maddesine aykırı davranan ve özen yükümlüğüne uymayan şikâyetlinin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aleyhe itiraz olmadığından, şikâyetlinin itirazın reddi ile kararın gerekçesinin bu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“3 Yıl Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 25.12.2017 gün ve 2016/309 Esas, 2017/740 Karar sayılı kararının, aleyhe itiraz olmadığından, gerekçesinin
DÜZELTİLEREK ONANMASINA
,
2-Kararın, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe