TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2018/339 K. 2018/605

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1117

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 2, AVK Madde 34, AVK Madde 134
[ÖZET] * Şikâyetli avukatın dosya kapsamına göre, yasal dayanağı olmadığı halde yaptığı ikinci icra takibinde aynı döneme ilişkin mükerrer alacak ve işlemiş faiz talep ettiği, mükerrer icra takibi başlatarak haksız takip ve yargılamaya neden olduğu tartışmasızdır.
(Av. Yas. m. 2, 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında, “Yasal dayanağı olmadığı halde mükerrer icra takibi başlatarak haksız takip ve mükerrer tahsilata neden olduğu” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli önceki savunmalarında özetle; iddianın gerçek dışı olduğunu, … 7. İcra Müdürlüğünün 2014/11363 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı bu takip ile 02.01.2012-02.10.2014 tarihleri arasındaki haksız kesintilerin talep edildiği, daha sonra … 3. İcra Müdürlüğünün 2015/476 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, bu takip ile 30.05.2008-17.07.2014 tarihleri arasındaki haksız kesintilerin talep edildiği, 30.05.2008 – 02.01.2012 tarihine kadar talep edilen kesintilerin mükerrer olmadığını, ancak müvekkilin son getirdiği ekstrenin şikâyetçi bankada açılan farklı bir hesap olduğu düşünülerek 02.01.2012-17.07.2014 tarihleri arasındaki kesintilerin mükerrer olarak istenildiği, şikâyetçinin süresi içinde icra takip dosyasına itiraz ettiği ve takibin durdurulduğunu, şikâyetçi bankanın hiçbir zararının bulunmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 02.03.2018 günlü kararı ile Şikâyetçi vekiline, şikâyetlinin itiraz dilekçesinin tebliği ile 7 günlük süre geçtikten sonra incelenmek üzere Kurulumuza gönderilmesi için dosyanın Barosuna iadesine karar verildiği, Baro Disiplin Kurulu’nca eksikliğin ikmal edilerek gönderildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 27.01.2016 günlü kararı ile şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verdiği,
Şikâyetçi vekillerinin itirazı üzerine dosyanın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna intikal ettiği, itirazın 22.10.2016 günü “Şikâyetli savunmasında, müvekkilin son getirdiği ekstrenin şikâyetçi bankada açılan farklı bir hesap olduğu düşünülerek 02.01.2012 – 17.07.2014 tarihleri arasındaki kesintilerin mükerrer olarak istenildiği beyan etmiş ise de her iki takipteki ödeme emirlerinde, borcun sebebi olarak ‘müvekkilin, borçlu bankanın … Şubesinin … müşteri ve … hesap numaralı hesaptan almış olduğu kredi sebebiyle’ ibaresinin yazılmış olduğu, yani 2.takip yapılırken, ekstrenin aynı hesaba ait olduğunun açıkça belirtildiği, hesap ekstreleri incelendiğinde, ilk takipteki ekstre başlangıç tarihinin 01.01.2012, bitiş tarihinin 17.10.2014 olarak belirtildiği, ikinci takipte, ekstre başlangıç tarihinin 01.01.2000, bitiş tarihinin 29.12.2014 olarak gösterildiği, başlangıç tarihinin yanlış olduğu, zira şikâyetlinin müvekkilinin ticari hesabı 30.05.2008 yılında açtırmış olduğu, asıl alacağının 01.01.2012-17.10.2014 tarihleri arasında alman masraf ve BSMV olduğu, bu duruma göre, itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere şikâyetlinin müvekkilinin ikinci takipte masraf alacağının ancak 17.10.2014 ila 29.12.2014 dönemini kapsayabileceği, bu tarihler arasındaki alacağın 51,50 TL olduğu, takibin ise 5.993 TL asıl alacak, 3.215,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.148,39 TL üzerinden başlatıldığı, bu sonuca varmak için hesap işlerinden anlar bilirkişi raporuna gerek olmadığı, şikâyetlinin Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesinde belirtilen özen ve doğruluk borcuna aykırı hareket ettiği anlaşıldığından” gerekçesi ile kabul edildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 16.11.2016 günlü kararı ile şikâyetli hakkında Avukatlık Kanunu’nun 2, 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddeleri uyarınca değerlendirilmek üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetlinin talebi gibi disiplin kovuşturmasının duruşmalı yapıldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nun, “Şikâyetli avukatın söz konusu eyleminde her iki takibin ödeme emirlerinde de borcun sebebi olarak müvekkilinin aynı banka hesap numarasını gösterdiği, ilk takipteki ekstre başlangıç tarihinin 01.01.2012, bitiş tarihini 17.10.2014 tarihi olarak belirtildiği, ikinci takipte de aynı dönem dahil edilerek ekstre başlangıç tarihinin 01.01.2000 bitiş tarihinin 29.12.2014 olarak gösterildiği, başlangıç tarihinin yanlış olduğu zira şikâyetlinin müvekkilinin ticari hesabının 30.05.2008 tarihinde açtırmış olduğu, asıl alacağın 01.01.2012-17.10.2014 tarihleri arasında olduğu, şikâyetlinin itiraz dilekçesinde de 01.01.2012-17.07.2014 tarihleri arasında ki döneme ilişkin kesintilerin mükerrer bir şekilde talep edildiğinin kabul edildiği, ikinci takibin 17.10.2014-29.12.2014 tarihleri arasında ki döneme istinaden talep edilebileceği ve bu döneme istinaden talep edilebilecek bedelin de 51,50 TL olduğu nazara alındığında, 2. takipte mükerrer bir şekilde alacak ve işlemiş faiz talep edildiği, şikâyetlinin eylemi ile Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde belirtilen “ Özen ve Doğruluk “ borcuna aykırı hareket ettiği, Avukatlık Kanunu’nun 2, 34, 134. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerine aykırılık teşkil ettiği ve atılı suçun işlendiğine dair tam bir vicdani kanaate varılmıştır.” gerekçesiyle karar verdiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle tekerrüre esas 21.08.2009 ve 30.12.2011 kesinleşme tarihli iki ayrı uyarma, 24.09.2010 kesinleşme tarihli kınama cezası olduğu,
Şikâyetlinin 04.12.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını aynen tekrarla aleyhine tesis edilen cezanın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen şikâyetçi bankanın vekillerinin itiraza cevap vermediği görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın dosya kapsamına göre, yasal dayanağı olmadığı halde yaptığı ikinci icra takibinde aynı döneme ilişkin mükerrer alacak ve işlemiş faiz talep ettiği, mükerrer icra takibi başlatarak haksız takip ve yargılamaya neden olduğu tartışmasızdır.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Bu nedenlerle Baro Disiplin Kurulu’nun, şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ve Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerine aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yerinde bulunmuş ancak; şikâyetli avukatın sicil özeti nazara alındığında Avukatlık Kanunu’nun 136/1. maddesine aykırı olarak uyarma cezası tayini yerinde görülmemiş ise de aleyhe itiraz olmadığından itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 21.09.2017 gün ve 2016/33 Esas, 2017/25 Karar sayılı kararının, aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 22 Haziran 2018
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!