Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1073
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 171, 134, 136/2 TBB Mes. Kur. m. 3,4,) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.01.2015 günlü “Oluru” ile Kurulumuzun 09.11.2014 gün ve 2014/628 Esas, 2014/753 Karar sayılı kararı “Adı geçen Avukatın, müşteki vekili sıfatıyla başlattığı icra takibine itiraz tarihinin 17.05.2010 olduğu görülmekle şikayet edilen Avukatın dava açması gereken süre nazara alındığında eylem tarihinin 2011 yılı olduğu kabul edilerek şikayet edilen Avukatın sicilinde, disiplin kovuşturmasına konu eylemin işlendiği 2011 tarihinden itibaren geriye doğru beş yıllık dönem içinde tekerrüre esas kesinleşmiş para cezalarının bulunduğu görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 136/2. maddesinde beş yıllık dönem içinde iki veya daha fazla disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suç için bir Öncekinden daha ağır ceza uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, Baro Disiplin Kurulunca, eylemin sabit olduğu nazara alınarak verilen 6 ay süre ile işten çıkarma cezası dahi yetersiz olduğu halde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca düzeltilerek onama sonucu tayin edilen üç ay süre ile işten çıkarma cezasının Avukatlık Kanununun 158/1. maddesinde düzenlenen ilkeler uyarınca eylemin niteliği ve ağırlığı karşısında hafif kaldığı, eylem ile ceza arasında adaletli bir dengenin kurulamadığı, hak ve nesafet kurallarına uygun olmadığı, ancak şikayet edilen Avukatın kazanılmış hakkı gözetilerek Baro Disiplin Kurulu kararının onanması gerekmektedir.
Bu sebeple, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun sözü edilen kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi hususunu takdirlerine arz ederim.” Gerekçesi ile Avukatlık Yasası 157. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dosya yeniden incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukat hakkında “şikâyetçi tarafından şikâyetli avukata vekâletname verilerek dava açmak ve kira alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi yapmak üzere anlaşıldığı, buna istinaden 1.000,00 TL’nin banka hesabına gönderildiği, ancak şikâyetli avukatın dava açılmadığı halde davayı açtığını, sonrasında da şikâyetçiye dosyayı geri alabileceğini söylediği” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda şikâyetli avukatın 6 ay işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli Avukat disiplin soruşturma ve kovuşturmasında savunma sunmamış olup itirazında özetle; şikâyetçiden 29.04.2010 tarihinde vekâletname ile işlemlere başlanması için 1.000,00 TL alındığını, şikâyetçinin kiracılarına kira sözleşmesinin damga vergisinin de yatırılması suretiyle 06.05.2010 tarihinde … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/27784 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip borçlularının her ikisinin de takibe itiraz ettiğini, bu itirazın da şikâyetçiye bildirildiğini, şikâyetçi ile anlaşmalarının sadece icra takibi yapılarak paranın tahsiline, eğer paranın tahsili sağlanamaz ise, o takdirde yeniden konuşularak ve ayrıca bir ücret belirlenerek tahliye davası açılması yönünde olduğunu, tahliye davası açılması için ayrıca anlaşma yapmamız gerektiği ve tahliye davası ücretinin ödenmesi gerektiğinin kendisine ve kızına defalarca bildirildiğini, ancak kendilerince verilen paranın yeterli olduğunun dile getirilerek yaklaşık bir yıl süre ile oyalandıklarını, daha sonra bu işi başka bir avukata vereceklerini beyan ederek dosyayı aldıklarını, verdikleri parayı da hiçbir iş yapmadığı gerekçesi ile geri istediklerini, bunu kabul etmemesi üzerine de … barosuna şikâyette bulunduklarını, gerek şikâyette bulunulan dönemde ve gerekse disiplin soruşturması açıldığı tarihte ağır bir böbrek yetmezliği çektiği için işiyle ilgilenemediğini ve barodan gelen disiplin kovuşturması açıldığına ilişkin yazıya karşı kendini savunamadığını, şikâyetçinin işinin savsaklanması veya parasını aldığı halde işini yapmadığı iddialarının ekte sunduğu belgeler doğrultusunda doğru olmadığını, 2005 – 2010 yılları arasında kesinleşen disiplin cezalarına konu fillerin ne zaman oluştuğunun dikkate almaksızın karar oluşturulmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukatın şikâyetçi tarafından … 24. Noterliğinin 24.09.2010 tarihli vekâletnamesi ile vekil tayin edildiği,
Şikâyetli avukatın hesabına M.Y.tarafından “M.Y.’nin davasına mahsuben” açıklamasıyla 1.000,00 TL’nin gönderildiği,
ikâyetli avukat tarafından itiraza ekli belgelere göre; Şikâyetli avukatın alacaklı şikâyetçi vekili sıfatıyla borçlular A.A.Ş. ve K.U. aleyhine 06.05.2010 tarihinde … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/27784 Esas sayılı dosyası ile 900,00 TL olan Nisan 2010 ayı kira bedelinin yasal faizi ve avukatlık ücreti ile tahsili ile borçluların tahliyesi talepli icra takibi başlatmış olduğu, takibe borçlu A.A.Ş. tarafından 11.05.2010 tarihinde, borçlu K.U. tarafından 17.05.2010 tarihinde itiraz edilmiş olduğu,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde 06.11.2005 tarihinde kesinleşmiş kınama, 09.04.2010 tarihinde kesinleşmiş 214,00 TL para cezası, 24.05.2010 tarihinde kesinleşmiş 214,00 TL para cezası, 19.06.2010 tarihinde kesinleşmiş 214,00 TL para cezasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Avukatlık Yasası’nın 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ”
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Tüm dosya kapsamına göre şikâyetli avukatın kira alacağı ve tahliye talepli icra takibi başlattığı, takibin itiraz üzerine durmasından sonra hiçbir işlem yapmadığı anlaşılmaktadır. Avukatlık Yasasının 171. maddesine göre avukat üzerine aldığı işi sonuna kadar yürütmekle yükümlüdür.
Şikâyetli avukatın şikâyetçi ile arasındaki iş ilişkisinin sadece icra takibi yapmak olduğu ve itiraz üzerine itirazın iptali ya da kaldırılması için gereken davaları açmayı kapsamadığı itirazı bu nedenle yerinde görülmemiş itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar Adalet Bakanlığı geri gönderme gerekçesinde eylemin niteliği ile eylemle ceza arasında adaletli bir denge sağlanamadığını bildirerek kararın bir daha görüşülmesini isteyerek itirazda bulunmuş ise de; Avukatlık Yasasının 158. madde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplin kurulları, gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederler. (Değişik: 2.5.2001 – 4667/75 md.) Bu kurullar disiplin cezalarının verilmesinde; avukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarını korumak, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkelerini göz önünde tutarlar.” hükmü gereği disiplin cezasını tayin ve takdiri Avukatlık Yasasında bildirilen 3 aydan 3 yıla arasında ceza verileceği yetkili olduğu açıktır.
Kurulumuz bu taktir yetkisi kullanırken eylemin niteliğine, sonuçlarına, şikâyetçi zararının giderilerek TCK 168. maddede bildirilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığına, Şikâyetli avukatın savunmasına disiplin sicil özetinde bulunan cezaların niteliği gibi birçok hallere bakmakta, özellikle cezaların caydırıcılığı ilkesini de gözeterek eylemle ceza arasında adaletli bir denge kurulmaya çalışılmaktadır.
Bu nedenlerle Adalet Bakanlığı geri gönderme gerekçesi yerinde bulunmamış ve eylem ile ceza arasında adaletli bir denge kurulmadığı görülmekle Baro Disiplin Kurulu’nun altı ay süre ile işten çıkarma cezası verilmesineilişkin kararının üç ay süre ile işten çıkarma cezasına çevrilmek suretiyle düzelterek onanması kararında ısrar gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetli avukatın itirazının kabulü ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“6 Ay İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 28.04.2014 gün ve 2012/798 Esas, 2014/354 Karar sayılı kararının Üç Ay Süre İle İşten Çıkarma cezasına çevrilmek suretiyle kararın
Düzeltilerek Onanmasına,
Şikâyetli avukatın “
Üç Ay Süre İle İşten Çıkarma Cezası İle Cezalandırılmasına”
ilişkin 09.11.2014 gün ve 2014/628 Esas, 2014/753 Karar sayılı kararda
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun Avukatlık Yasası 157/7. maddesi gereği Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe