Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1060
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134, 166 TBB Mes. Kur. m. 3,4, 43, 45) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 23.07.2006 günlü “Olur”u ile “Alacaklı müşteki V.K. vekili sıfatıyla, borçlu … Belediye Başkanlığı hakkında … Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 2005/121 esas, 2005/284 karar sayılı ilâmına istinaden toplam 30.037,90 Yeni Türk Lirası alacağın tahsili için … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/5746 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında, 02.08.2005 tarihi itibarıyla dosya alacağı 34.637,58 Yeni Türk Lirası olduğu hâlde, müvekkilinin bilgi ve talimatı olmaksızın alacağın 3.637,58 Yeni Türk Lirasından feragat edip, 31.000,00 Yeni Türk Lirasını 02.08.2005 tarihinde borçlu Belediyeden tahsil etmesine rağmen müvekkiline bildirmeyip altı ay süreyle uhdesinde tuttuğu ve azledildiği 17.01.2006 tarihine kadar da henüz dosyadan tahsilât yapmadığını söyleyerek şikâyetçiyi oyaladığı” iddiası ile kovuşturma izni verilmesi ve şikâyetçi vekilinin 01.03.2006 kayıt tarihli dilekçesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli Avukat önceki savunmalarında özetle; V.K.’nin … de bulunan taşınmazları ile ilgili olarak kamulaştırmadan doğan tazminat davaları ile ilgili verilen vekâletnameye dayalı olarak … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 4 ay gibi kısa bir sürede davaları sonuçlandırdığını, daha sonra da ilamlı icra takibine geçtiğini, … Belediyesi ile görüşmelerde bulunduğunu, belediye görevlilerinin alacağın bir kısmından feragat edilmesi halinde kalanı tamamen verebileceklerini söylemesi üzerine, durumu müştekiye ilettiğini, onun rızası dâhilinde vekâletnamedeki özel yetkiye dayanarak alacağın bir kısmından feragat ettiğini, 31.000,00 YTL civarındaki parayı belediyeden tahsil ettiğini, feragatten müştekinin haberinin olmadığına dair iddiaların asılsız olduğunu, tahsil edilen bu paradan dilekçesinde belirttiği miktarlar çıktıktan sonra 20.000,00 YTL civarında paranın elinde kaldığını, şikâyetçi ile aralarında yaptığı konuşmada … Belediyesi aleyhine açılan 3 dosyanın sonuçlanmasından sonra aralarındaki alacak verecek hesaplaşmasına başlayacaklarını, bu nedenle yukarıda belirtilen para ile ilgili hesaplaşma yapmadıklarını, açılan diğer davaların da tahsilât aşamasına geldiğini, müşteki ile aralarında yaptığı konuşmada kararlarda gösterilen ücreti vekâletin kendisine ait olacağını söylediğinde müştekinin kendisi ile tartışmaya girdiğini, anlaştıkları 6.000,00 YTL dışında her hangi bir bedel ödemeyeceğini söylediği ve bu olaydan sonra kendisine karşı kötü tutum sergilemeye başladığı, daha sonra da bu anlaşmazlıklara bağlı olarak kendisini vekâletten azlettiğini bu işler ile ilgili olarak avukatlık ücretine el konulmasını önlemek amacı ile ihtiyati tedbir koydurduğunu, Ağustos ayında tahsil ettiği müştekinin parasından arta kalan miktarı Ekim’e kadar onun rızası ve bilgisi dâhilinde tutmuş ise de ondan sonra azledilme şüphesi ile kendi avukatlık ücretini tahsil etmeye yönelik olarak yasal hapis hakkını kullandığını ancak müştekinin istemesi halinde bu parayı yine de kendisine vermeyi düşündüğünü, bu hususun azledilmeden önce olması durumunda parayı öncelikle iade edebileceğini, müştekinin net adresi olmadığından İş Bankası … Şubesine bedeli yatırıp kendisine ihtarname çektiğini ve kendisine karşı alacak davası açtığını, alacak davası sonrasında müştekinin kendisine kötü davranmaya başladığını, bürosuna gelip eşyalarına zarar verdiğini, davanın … 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nde sürdüğünü, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Baro Yönetim Kurulu’nun 12.08.2010 günlü kararı ile şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın … 6. Noterliği’nin 31.01.2005 günlü vekâletnamesi ile şikâyetçi tarafından vekil tayin edildiği, aynı Noterliğin 17.1.2006 günlü azilnamesi ile azledildiği,
Taraflar arasında 31.05.2005 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin konusunun taşınmaz davası olduğu, avukatlık ücretinin 3.000,00 YTL olarak belirlendiği,
Şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylem nedeniyle … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/248 esasına kayden “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan açılan kamu davasında Mahkemenin 27.06.2007 gün ve 2017/203 karar sayılı ilamı ile şikâyetli avukatın; TCK’nın 155/2, 62/1, 50 ve 52. maddeleri uyarınca neticeten 6.000,00 YTL ve 2.000,00 YTL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına, karar verildiği,
Kararın temyiz edildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 24.12.014 günlü kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK’nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, sanık hakkında aynı Yasa’nın 53/5 maddesinin uygulanmaması gerekçesi ile mezkûr kararın bozulduğu,
Bozma sonrası … 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/59 esasına kayden yeniden yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 12.10.2015 gün ve 2015/373 Karar sayılı ilamı ile TCK 155/2, 168/2, 62, 52/2 maddesi uyarınca neticeten 5 Ay Hapis ve 1.000,00 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 30.10.2015 günü kesinleştiği,
Mahkemece, “…Avukat olan sanığın 02.08.2005 tarihinde mağdur vekili olarak … Belediye Başkanlığı’ndan tahsil ettiği 31.000 TL parayı şikâyet tarihi olan 2006 yılı Ocak ayına kadar üzerinde tutmasının Avukatlık Kanunu ve Barolar Birliği Meslek Kurallarında yer alan yasal düzenlemelere aykırı olduğu… Mağdur vekilinin mahkememize gönderdiği 12.10.2015 tarihli dilekçe ile sanık ile anlaşma sağlandığını, bu nedenle şikâyetten vazgeçip, lehine etkin pişmanlık hükümlerine onay verdiklerini bildirmesi nedeni ile yargılama aşamasında mağdurun zararı giderilmiş olduğundan lehine TCK’nın 168/2 maddesi uygulanarak…” gerekçesiyle hüküm kurulduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nca; Şikâyetli avukatın … 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/59 esas sayılı dosyasında görülen kamu davasındaki yapılan yargılama neticesinde, 2015/573 K. 12.10.2015 tarihli kararda da belirtildiğinden mağdurun zararının giderilmiş olması, sicil durumu ve özellikle kararda belirtilen cezanın 6 ay olması disiplin cezasının da daha uzun süreyi içermemesi nedeniyle şikâyetli avukatın eylem ve işlemleri hakkında Avukatlık Yasası’nın 2, 34, 135/4. maddesi gereğince 6 Ay Süre ile İşten Yasaklama Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın yaptığı tahsilâtla ilgili olarak Şikâyetçiye bilgi verdiğine, hesaplaştığına, hapis hakkını kullandığına ilişki belge olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 10.03.2016 kayıt tarihli dilekçe ile şikâyetten vazgeçtiklerini bildirdiği,
Şikâyetli avukatların disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.03.2016 günlü itiraz dilekçesinde; Şikâyetli avukat hakkında TCK 155/2 maddesi uyarınca verilen … 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/59 Esas 2015/373 Karar sayılı ilamının kesinleştiği, bu halde 1136 sayılı Yasa’nın 136(1) maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası verilmesi gerekirken, 6 ay süre ile işten yasaklama cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden; bir kere de Kurulumuzca incelenerek, anılan kararın itirazen kaldırılmasına karar verilmesinin kamu adına istendiği,
Şikâyetlinin 01.03.2016 kayıt tarihli itiraz ve 06.05.2016 itiraza cevap dilekçesinde özetle; Ceza Mahkemesi tarafından hakkında 5 ay ceza verilmesine rağmen Baro Disiplin Kurulunca 6 ay ceza verildiğini, sehven yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini, orantısız ceza uygulandığını alt sınırın 3 ay olduğunu, … 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/67 esasına kayden açmış olduğu vekâlet ücreti davasında bilirkişi raporu ile 72,00 TL borçlu olduğu tespit edildiği halde, ceza mahkemesince uzlaşın dendiği için şikâyetçiye 19.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, maddi zarara uğradığını, şikâyetçinin şikâyetten vazgeçtiğini, buna göre de cezanın iptal edilmesi gerektiğini, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının haksız olduğunu ve reddine, kendi itirazlarının ise kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gerekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Avukatlık Yasası’nın 166. maddesi, “Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.” hükmünü içermektedir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesi, “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkil ile ilgili bir hesap var ise uygun sürede durum yazıyla bildirilir.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 45. maddesi, “Avukat “hapis hakkı”nı alacağı ile orantılı olarak kullanabilir.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın, müvekkili adına tahsil ettiği paraları geciktirmeksizin müvekkiline ödemediği, bu tahsilâtlardan bir kısmını uhdesinde tuttuğu, ücret alacaklarını ve aldığı avansın hesabını müvekkiline uygun bir sürede yazı ile bildirmeyerek hapis hakkını kullandığı, dosya kapsamından ve şikâyetli avukatın beyanlarından anlaşılmaktadır.
Avukatlık Yasası 166 ve TBB Meslek Kuralları 45. madde gereği hapis hakkının kullanımı için hangi alacaktan ötürü ne kadar alacak için müvekkile yazılı ihtar gönderilmeli ve alacakla orantılı olarak hapis hakkı kullanılmalıdır.
Yargıtay 13. HD 04.05.2009 gün ve (13260/5950) sayılı karar gerekçesi de “Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur.” bunu gerektirmektedir.
Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ve Avukatlık Yasası’nın 34, 134, 166 ve TBB Meslek Kuralları’nın 3, 4, 43, 45. maddelerine aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yerinde olmakla Avukatlık Yasası’nın 158. maddesindeki ilkelere de gözetilerek Şikâyetli avukatın itirazının reddi, her ne kadar Şikâyetli avukat hakkındaki kesinleşen ceza Avukatlık Yasası’nın 5/a maddesinde bildirilen suç ise de hakkında HAGB kararı verilmiş ve zarar giderilmiş olmakla meslekten çıkarma cezası verilemeyeceğinden … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da itirazının reddi ile kararın onamasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı ve Şikâyetli avukatın itirazının reddi ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Altı Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 18.01.2016 gün ve 2007/83 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe