TMK Madde 722 Arazide kullanılan malzemede mülkiyet ilişkisi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 722, başkasının malzemesinin yapıda kullanılması veya başkasının arazisinde yapı yapılması hâllerinde malzemenin bütünleyici parça olmasını ve sökme istemini üç fıkra üzerinden düzenler.

Resmi Metin

Mülkiyet ilişkisi

Madde 722- (1) Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur.

(2) Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir.

(3) Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, başkasının malzemesinin yapıda kullanılması veya başkasının arazisinde yapı yapılması hâllerinde malzemenin bütünleyici parça olmasını ve sökme istemini üç fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa bu malzemenin arazinin bütünleyici parçası olacağını hükme bağlar; üç olasılık tek kuralla karşılanmıştır. İkinci fıkra sahibinin rızası olmaksızın kullanılan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibinin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebileceğini öngörür. Üçüncü fıkra aynı koşullar altında arazi malikinin de rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebileceğini düzenler. Avukatlık pratiğinde sökme talebi yapan vekili aşırı zarar olup olmadığını bilirkişi raporuyla saptamalı, sökme giderinin yapıyı yaptırana yükletileceğini dilekçeye işlemelidir.

Gerekçe

Eski Kanunun 648 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde kaynak Kanuna uygun olarak üç fıkra haline getirilmiş, konu ve kenar başlıklarıyla birlikle arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Böylece eski Kanunun 648 inci maddesinin birinci fıkrası İsviçre Medeni Kanununda olduğu gibi iki fıkra haline getirilmiştir.

Eski madde yapının, malzeme sahibi tarafından başkasının arazisi üzerine veya başkasının malzemeleriyle kendi arazisi üzerine yapılabileceğini öngörmektedir. Oysa, yapının bir üçüncü kişi tarafından başka birisine ait arazi üzerinde, başkasının malzemeleriyle yapılabileceği olasılığı da bulunmaktadır. Bu nedenle madde, tüm olasılıkları karşılayacak biçimde düzenlenmiştir.

Eski maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “masarifi arsa sahibine ait” ifadesi yanlış olarak Medeni Kanuna geçmiş bulunduğundan, yerine “gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere” sözcükleri konulmuştur. Zira yapıyı yaptıran kimse, arazinin maliki olabileceği gibi, bir üçüncü kişi veya malzemelerin sahibi de olabilir. Bütün bu durumlarda sökme giderlerinin yapıyı yaptırana yüklenmesi gerekir. Başka bir anlatımla, malzeme sahibinin rızası olmaksızın o malzemelerle bir arazi üzerine yapı yaptıran kimse, doğrudan doğruya o arazinin maliki olabileceği gibi, bir üçüncü kişi de olabilir. İşte bu olasılıkların ikisini de kapsamak üzere “malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir.” denilmesi daha uygun bulunmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2006/362 K. 2006/454 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Usul

Taşkın yapı sahibi sübjektif iyiniyetini ispat edemez ve ifraz da mümkün değilse, malikin rızası olmaksızın yapılmış ve yıkımı aşırı zarar doğurmayan yapı bakımından TMK m.722 gereği yıkım suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilir; yıkım gideri yapı sahibine aittir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Başkasının çaplı taşınmazına rızası olmaksızın yapılan taşkın yapıda, yapı sahibi iyiniyetini ispat edemediğinde ve ifraz mümkün olmadığında elatmanın önlenmesinin ne yönde gerçekleşeceği. Değerlendirme: Mahkeme davalı yararına irtifak kurmuşsa da, kadastro gören yerde davalı iyiniyet iddiasını ispat edememiş, İl İdare Kurulu da ifrazın mümkün olmadığını bildirmiştir; bu halde TMK m.722 uyarınca yıkım suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmelidir. Sonuç: Direnme kararı bozma (HGK, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/270 K. 2012/910 Onama
Mülkiyet Usul

Başkasının arazisindeki yapıda kullanılan malzeme TMK m.722 uyarınca arazinin bütünleyici parçası olur; malzeme sahibinin muhtesat bedeli talebi ise, o yapı üzerinde hak sahipliğinin bulunması ve bunun ispatlanmasına bağlıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Başkasının arazisindeki yapıya malzeme koyan davacının, muhtesat bedelinin tazminini TMK m.722-723 kapsamında isteyip isteyemeyeceği. Değerlendirme: Malzeme, TMK m.722 uyarınca arazinin bütünleyici parçası olur; ancak davacının muhtesat üzerinde hakkı bulunmadığı önceki kesinleşmiş mahkeme kararıyla saptanmış olup bu güçlü delilin aksi aynı kuvvette başka delille ispatlanamamıştır. Sonuç: Direnme kararı, davacının talebinin reddi yönünde ONANMIŞTIR.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/714 K. 2020/1410 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmaz maliki ile yapıyı yapan arasındaki ilişki TMK 722-724'te özel olarak düzenlenmiştir. Adana BAM, çap dışına taşan inşaatın iyiniyetli sayılamayacağını ve iyiniyet koşulu gerçekleşmediğinden 722 vd.'ye dayalı temliken tescilin reddini yerinde bulmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacılar, taşınmazlarına komşu parsel malikleri davalıların duvar, sundurma, makine montajı gibi yapılarla tecavüzünün önlenmesini ve kal'i istemiş; davalılar iyiniyetli olduklarını ileri sürerek temliken tescil talebinde bulunmuştur. Adana BAM, çapa bağlı taşınmazda mülkiyetin kapsamını çap kaydının belirlediğini, davacının çap dışına çıkarak taşkın inşaat yapmasının iyiniyetli sayılamayacağını ve iyiniyet koşulu gerçekleşmediğinden temliken tescil talebinin reddinin usul ve yasaya uygun olduğunu saptamıştır. Bu nedenle tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1586 K. 2020/353 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, başkasının arazisindeki yapı ve dikimde kullanılan malzemenin TMK m.722 uyarınca arazinin bütünleyici parçası olacağını, malzemenin sökülmesi aşırı zarar doğurmuyorsa sahibinin sökülüp verilmesini isteyebileceğini esas alarak ağaç bedeli talebini değerlendirdi.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, Hazineye ait taşınmaza dikilip sonradan gövdelerinden kesilen 292 zeytin ağacının bedelinin tahsiline ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabulle yalnızca 584 TL'ye hükmetmiştir. Adana BAM, başkasının arazisindeki dikimin TMK m.722-723 çerçevesinde değerlendirilmesi ve zilyedin iyiniyet durumuna göre belirlenecek tazminatın salt odun değeriyle sınırlandırılmaması gerektiği yönündeki istinaf nedenlerini incelemiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2018/886 K. 2018/953 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.722 uyarınca başkasının arazisine kendi malzemesiyle yapılan haksız yapının malzeme ile arazi arasındaki bağlantı ve mülkiyet ilişkisini düzenleyen hükmün uygulandığı tapu iptali-tescil uyuşmazlığını değerlendirdi.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Asıl davada davacı, paylı mülkiyetteki tarlada davalı K3'in hissesi dışına el atıp narenciye diktiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini; karşı davada K3 ise iyiniyetli olduğunu öne sürerek TMK m.724 uyarınca tazminat karşılığı temliken tescil istemiştir. İlk derece mahkemesi taraflar arasında fiili taksim bulunduğu ve temliken tescil şartları oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davayı ayrı ayrı reddetmiştir. Adana BAM, paylı mülkiyette davalının hissesi oranında kullanıp kullanmadığını bilebilecek durumda olduğunu ve ağaç değerinin zemin değerinden açıkça fazla olmadığını belirterek kararı yerinde bulmuş, tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili Hizmet

TMK 722, taşınmaz mülkiyeti ve mülkiyet hakkının kapsamı bakımından mülkiyet ilişkisi hükümlerindendir.

taşınmaz mülkiyeti uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!