Saklı pay sahibinin mirasın tamamından yoksun bırakıldığı iddiasıyla açılan vasiyetnamenin iptali davasında, vasiyetname yasa gereği mutlak tenkise tabi olduğundan istemin tenkisi de kapsadığı kabul edilir; hukuki nitelendirmeyi hakim kendiliğinden yapar.
Detaylı özeti gör
Muris 14.06.2007 tarihli düzenleme şeklindeki noter vasiyetnamesini yaptıktan sonra 13.08.2009'da vefat etmiş; yasal mirasçıları davacı oğlu ile davalı kızıdır. Davacı, vasiyetnamenin hata, hile ve muvazaa etkisiyle düzenlendiğini, ayrıca murisin vasiyetnamede anılan eşinden sonradan boşandığını ileri sürerek iptalini istemiş; yerel mahkeme vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı ve murisin tasarruf ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle iptal istemini, tereke ile ilgili bilgi ve belgelerin kesin süreye rağmen sunulmadığı gerekçesiyle de tenkis istemini reddetmiştir. Yargıtay, hakimin maddi vakıaları kendiliğinden nitelendirmekle yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde saklı pay sahibi oğulun mirasın tamamından mahrum edildiğinin ileri sürüldüğünü ve vasiyetnamenin yasa gereği mutlak tenkise tabi bulunduğunu belirterek tenkis isteminin varlığının kabulü gerektiğine; terekenin, murisin ölüm tarihindeki malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi kazandırmalar üzerinden belirlenip saklı payın hesaplanması gerektiğine işaret etmiştir. Ayrıca boşanmadan önce yapılan ölüme bağlı tasarruf yönünden TMK m.181 kapsamının incelenmemesi de isabetsiz görülmüştür.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe