TMK Madde 239 Katılma alacağı ve değer artış payı: Ödeme ve erteleme

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 239, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde katılma alacağı ile değer artış payının ödeme biçimini, ödeme erteleme istemini ve faiz-güvence rejimini üç fıkra hâlinde düzenlemektedir.Birinci fıkraya göre katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.

Resmi Metin

Ödeme ve ertelenmesi

Madde 239- (1) Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır; bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.

(2) Katılma alacağının ve değer artış payının derhâl ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerinin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.

(3) Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde katılma alacağı ile değer artış payının ödeme biçimini, ödeme erteleme istemini ve faiz-güvence rejimini üç fıkra hâlinde düzenlemektedir.

Birinci fıkraya göre katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir. Komisyon raporunda bu fıkranın aynî ödeme imkânı, sürüm değeri ölçütü ve ekonomik bütünlüğün korunması amacıyla maddeye eklendiği kaydedilmiştir.

İkinci fıkrada borçlu eşin, alacağın derhâl ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebileceği öngörülmüştür. Maddenin gerekçesinde bu olanağın borçlu eşin nakit sıkıntısı çekmesi gibi durumları gözettiği belirtilmiştir.

Üçüncü fıkraya göre aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan ayrıca güvence istenebilir.

Gerekçe

Madde İsviçre Medeni Kanununun 218 inci maddesini karşılamaktadır.

Eşlerden birinin katılma alacağının derhal ödenmesi, borçluyu ciddi güçlüklere sokabilir. Borçlunun bir ticari işletme işletmesi ve nakit sıkıntısı çekmesi halinde böyle bir durum söz konusudur. Bu tür sakıncaları gidermek amacıyla maddenin birinci fıkrasında katılma alacağının ve değer artış payının derhal ödenmesinin borçlu eş için ciddi güçlükler doğuracağı hallerde, borçlu eşe ödemelerin uygun süre ertelenmesini isteme yetkisi tanınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası katılma alacağı ve değer artış payına, aksine anlaşma olmadıkça faiz yürütülmesini ve durum ve koşulların gerektirmesi halinde borçlu eşten güvence istenmesini kabul etmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 239 uncu maddesinin “Ödemenin ertelenmesi” olan kenar başlığı “Ödeme ve ertelenmesi” olarak, son fıkrasında yer alan “güvence de” ibaresi “güvence” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye katılma alacağı ve değer artış payının para yanında ayın olarak ödenmesine olanak getirmek, esas alınacak değerin sürüm değeri olduğunu belirlemek ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğünün gözetilmesini sağlamak amacıyla maddeye birinci fıkra ilave edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2022/1738 K. 2022/10357 Onama

Aksine bir anlaşma bulunmadıkça, katılma alacağına ve değer artış payına, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür (TMK m. 239/son).

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, katılma alacağı niteliğindeki alacağa hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceğine ilişkin olup, yerel mahkeme faizi karar tarihinden başlatmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK m. 239/son uyarınca aksine anlaşma yoksa katılma alacağına ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz yürütüleceğini, Yargıtay'ın ve Dairenin kökleşmiş uygulamasına göre tasfiye tarihinin karar tarihi olduğunu belirtmiştir. Somut olayda tasfiyeye konu eşyalar yönünden 28.04.2015 tarihli kararla hükme esas alınan güncel değere göre tasfiye gerçekleştiğinden, faizin bu tarihten itibaren yürütülmesi gerekirken farklı şekilde faize hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Daire, bu hatanın yeniden yargılama gerektirmediğini belirterek HMK m. 370/2 uyarınca hüküm fıkrasındaki faiz başlangıcına ilişkin ibareleri (ev eşyasından ve taşınmazdan kaynaklı alacaklar için ayrı başlangıç tarihleri) düzeltmiş, diğer temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek hükmü düzeltilmiş şekliyle oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2021/10260 K. 2022/3651 Onama

Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacağına -aksine bir anlaşma yoksa- TMK m.239/son uyarınca tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde davacı kadın lehine hükmedilen artık değere katılma alacağına faizin hangi tarihten itibaren işletileceğine ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK m.239/son uyarınca aksine anlaşma yoksa katılma alacağına ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütüleceğini, Yargıtay'ın ve Dairenin yerleşik uygulamasına göre de tasfiye tarihinin karar tarihi olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda, ilk derece mahkemesinin karar tarihine en yakın 23.10.2018 tarihli bilirkişi raporundaki değerler esas alındığından, tasfiye tarihi ilk derece mahkemesi karar tarihi (06.02.2019) olarak kabul edilmiş ve faizin bölge adliye mahkemesince belirlenen tarih yerine bu tarihten itibaren yürütülmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasındaki ''karar'' sözcüğü çıkarılıp yerine ''ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 06.02.2019'' ibaresi eklenmek suretiyle HMK m.370/2 gereğince hüküm düzeltilerek onanmış, davacı kadının diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2021/5607 K. 2021/6773 Onama

TMK m.239/son uyarınca, aksine anlaşma yoksa, katılma alacağına ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, katılma rejiminin tasfiyesinde 2679 ada 2 parsel sayılı taşınmaz nedeniyle davacı kadın lehine hükmedilen artık değere katılma alacağına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK m.239/son uyarınca aksine anlaşma yoksa faizin tasfiyenin sona ermesinden başlatılacağını, yerleşik uygulamada tasfiye tarihinin kural olarak karar tarihi olduğunu vurgulamıştır. Ancak somut olayda artık değer katılma alacağı, bozma öncesi 27.03.2014 tarihli ilk kararda belirlenen sürüm değeri üzerinden hesaplandığından, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek tasfiye tarihinin bu ilk karar tarihi (27.03.2014) olduğunun kabulü ve faizin bu tarihten yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Daire, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmü bu yönden düzelterek onamış (HUMK m.438/7); hüküm fıkrasından "karar" kelimesini çıkarıp yerine "27.03.2014" tarihini yazdırmış, diğer temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek hükmün kalan bölümlerinin onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2025/1304 K. 2025/4536 Onama
m.239/3

TMK m.239 uyarınca tasfiyede katılma alacağı ile değer artış payı kural olarak para şeklinde ödenir ve aksine anlaşma yoksa her ikisine de tasfiye tarihinden itibaren yasal faiz işletilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde davacı erkek lehine hükmedilen değer artış payı alacağına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkindir; yerel mahkeme hüküm fıkrasında TMK m.239/3 gereğince "karar tarihi" olarak 28.09.2023 tarihini esas almıştır. Yargıtay, somut olayda tasfiyenin mahkemenin 08.07.2021 tarihli kararıyla yapıldığını, bu kararla davacı lehine hem 39.360,00 TL değer artış payı hem de 11.655,00 TL katılma alacağı belirlendiğini, sonradan (09.05.2022) yalnızca değer artış payı yönünden bozma yapıldığını saptamıştır. Daire, katılma alacağı gibi değer artış payı alacağına da tasfiye tarihi olan 08.07.2021'den itibaren faiz işletilmesi gerektiğine hükmederek, davacı erkeğin karar düzeltme talebinin kısmen kabulüyle önceki düzelterek onama kararının ilgili bendini kaldırmış ve faiz başlangıç tarihini "28.09.2023" yerine "08.07.2021" olarak değiştirmek suretiyle hükmü düzelterek onamıştır. Yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu yanlışlık, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 atfıyla mülga 1086 sayılı Kanun'un (HUMK) m.438/7 uyarınca giderilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/317 K. 2024/1080 Onama

TMK m.239 uyarınca, katılma alacağının (ve değer artış payının) derhâl ödenmesi borçlu eş için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerinin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, eşler arasındaki değer artış payı, katılma ve eşya alacağı davasında; davalı-davacı erkeğin, aleyhine hükmedilecek katkı/katılma alacağının derhâl ödenmesinin kendisi için ciddi güçlükler doğuracağı gerekçesiyle TMK m.239 uyarınca ödemenin uygun bir süre ertelenmesi talebiyle ilgilidir. İlk Derece Mahkemesi, asıl davada kadın lehine çeşitli kalemlerde (12031/10231 ada 2 parsel yönünden katkı payı; 363 ada 3 parsel ile 706 ada 1 parsel 14 nolu bağımsız bölüm ve banka mevduatı yönünden katılma alacakları) alacaklara hükmetmiş; ancak dosya kapsamı ile davalı-davacı adına kayıtlı taşınmazlar göz önüne alındığında ödemenin onun yönünden ciddi güçlükler doğurmayacağı sonucuna vararak m.239'a dayalı erteleme talebini reddetmiştir. TMK m.239 erteleme imkânını borçlu eş için "ciddi güçlük" koşuluna bağladığından, mahkeme borçlunun malvarlığı ve dosya kapsamı itibarıyla bu koşulun somut olayda gerçekleşmediğini değerlendirmiştir. Sunulan karar metni İlk Derece Mahkemesinin son kararının gerekçesi aktarılırken kesildiğinden, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bu hususa ilişkin nihai sonucu (onama/bozma) metinde yer almamaktadır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2018/1050 K. 2020/1353 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK m.239/3 uyarınca aksine anlaşma yoksa katılma alacağına faizin tasfiyenin sona ermesinden işleyeceğini ve tasfiye tarihinin karar tarihi olduğunu belirterek, faize karar vermeyen ilk derece hükmünü kaldırıp karar tarihinden yasal faiz gerektiğini saptamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Boşanma sonrası edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde davacı kadının katılma alacağı davasında ilk derece mahkemesi 25.000 TL'ye hükmetmiş ancak faiz konusunda karar vermemiştir. Adana BAM, tasfiye tarihinin (karar tarihi) esas alınarak faize hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca kredi ile alınan taşınmazda kalan borcun doğrudan düşülmesi yerine oranlama ile denkleştirme yapılması gerektiğini belirtmiş; bu yöntemle katılma alacağını 12.600 TL olarak yeniden hesaplamıştır. Davalının katkı olmadığı yönündeki itirazı ise reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili Hizmet

TMK 239, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından ödeme ve ertelenmesi alanında uygulanır.

aile hukuku alacakları ve tasfiye davalarında profesyonel destek

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!