TMK Madde 241 Katılma alacağı için üçüncü kişilere karşı dava

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 241, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamadığı takdirde alacaklı eşin üçüncü kişilere karşı sahip olduğu özel davayı, hak düşürücü süreleri ve mirastaki tenkis hükümlerine yollamayı üç fıkra hâlinde düzenlemektedir.Birinci fıkraya göre tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

Resmi Metin

Üçüncü kişilere karşı dava

Madde 241- (1) Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

(2) Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

(3) Yukarıdaki fıkra hükümleri ve yetki kuralları dışında mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamadığı takdirde alacaklı eşin üçüncü kişilere karşı sahip olduğu özel davayı, hak düşürücü süreleri ve mirastaki tenkis hükümlerine yollamayı üç fıkra hâlinde düzenlemektedir.

Birinci fıkraya göre tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir. Maddenin gerekçesinde bu hakkın, katılma alacağı için borçlunun bütün malvarlığıyla sorumlu olmasının doğal sonucu olduğu belirtilmiştir.

İkinci fıkrada dava hakkının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşeceği öngörülmüştür. Gerekçeye göre uzun süre, mirasta tenkisle paralellik amacıyla beş yıl olarak belirlenmiştir. Üçüncü fıkrada yetki kuralları dışında mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Gerekçe

Madde İsviçre Medeni Kanununun 220 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde bir eşin katılmadan doğan alacağının, borçlu eşin malların ayrılması sonucu ortaya çıkan malvarlığından veya borçlu eş ölmüşse terekeye dahil malvarlığından tahsil edilebilmesini düzenlemektedir. Bu malların kişisel veya edinilmiş mal olmasının önemi yoktur. Bu malvarlığı diğer eşin katılma alacağını karşılamadığı takdirde, bu madde ile alacaklı eşe, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları, bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan kısmın tamamlanmasını isteme hakkı tanınmaktadır. Bu düzenleme, katılma alacağı için borçlunun tasfiye sırasında sahip olduğu veya terekesine dahil bütün malvarlığı ile sorumlu olmasının doğal bir sonucudur.

İkinci fıkrada dava hakkı, alacaklı eşin veya mirasçılarının haklarının ihlal edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulmuştur. Bu maddenin ikinci fıkrasını karşılayan İsviçre Medeni Kanununun 220 nci maddesinin ikinci fıkrasında uzun zamanaşımı süresi on yıl olarak öngörülmüştür. Ancak tenkisle ilgili hak düşümü süresini düzenleyen 571 inci madde ile paralellik sağlamak amacıyla maddede İsviçre aslından ayrılmış ve on yıllık süre yerine beş yıllık süre öngörülmüştür.

Maddenin üçüncü fıkrası yetkiye ilişkin hükümler hariç olmak üzere, mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümlere yollama yapmıştır.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 241 inci maddesinin ikinci fıkrasının sonunda yer alan “zamanaşımına uğrar” ibaresi bu sürenin hak düşürücü süre olması bakımından “düşer” şeklinde değiştirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 241 inci maddesinin ikinci fıkrasının sonunda yer alan “zamanaşımına uğrar.” ibaresi bu sürenin hak düşürücü süre olması bakımından “düşer.” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2015/7580 K. 2015/21450 Bozma
Tanıkla İspat Mal Rejimi Usul

Ziynet (üçüncü kişilere karşı) alacağına ilişkin davada, davalı delil listesinde bildirdiği tanığı dinlemekten açıkça vazgeçmedikçe ve TMK m.241 koşulları gerçekleşmedikçe, tanık HMK m.243 vd. uyarınca dinlenmeli ve deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Boşanmanın fer'isi olan ziynet alacağına ilişkin davalı erkeğin delil listesinde bildirdiği tanığın dinlenmemesinin usule uygun olup olmadığı. Değerlendirme: Davalı bu tanığı dinlemekten açıkça vazgeçmediği ve TMK m.241 koşulları da gerçekleşmediği için, tanığın HMK m.243 ve devamı uyarınca dinlenip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. Sonuç: Hüküm bu sebeple bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/25446 K. 2017/212 Bozma
Velayet Tanıkla İspat Usul

TMK m.241'in (üçüncü kişilere karşı dava) uygulanmasını gerektiren bir durum bulunmadıkça, davacının dinlenmesinden vazgeçmediği tanıkların dinlenmesi zorunludur; bu tanıklar dinlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayetin değiştirilmesi davasında davacı babanın vazgeçmediği tanıklar dinlenmeden ve uzman raporu alınmadan hüküm kurulmasının usule uygunluğu. Değerlendirme: TMK 241. maddenin uygulanmasını gerektiren bir durum gerçekleşmediğinden vazgeçilmeyen tanıkların dinlenmesi; ayrıca çocuğun üstün yararı için her iki ebeveynin ortamında inceleme yapılarak uzman raporu alınması gerekirken eksik inceleme yapılmıştır. Sonuç: Hüküm her iki bent yönünden bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 241, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından üçüncü kişilere karşı dava alanında uygulanır.

edinilmiş mallara katılma rejiminde avukat desteği

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!