Adana BAM, 2. HD., E. 2018/1050 K. 2020/1353 T. 1.10.2020

İlgili madde: TMK Madde 239

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ERDEMLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1
VEKİLLERİ
: Av. K2, Av. K3
DAVALI
:K4-TC.NO: -N2 – A2
VEKİLİ
: Av. K5- A3
DAVA KONUSU
: Mal Rejiminden Kaynaklanan Davalar (Katılma Alacağı)

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı ile davalının 1997 yılında evlendiklerini, Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/11/2012 tarih 2011/23 Esas 2012/753 Karar sayılı kararıyla boşandıklarını, bu kararın 26/02/2013 tarihinde kesinleştiğini, taraflar arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin boşanma davasının açıldığı 12/01/2011 tarihinde sona erdiğini, davalı adına kayıtlı olan 08/02/2006 tarihinde alınan Mersin İli, Erdemli İlçesi, A4 Mahallesi, 167 ada, 264 parsel, B Blok, 3 nolu bağımsız bölümün evlilik birliği içerisinde edinildiği için edinilmiş mal olduğunu, davacının bu maldan ½ oranında katılma alacağının bulunduğunu, davalının mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaşmaya yanaşmadığını, bu nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle 6100 Sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca davacının katılma alacağının tespiti ile davalı K4’den tasfiye anından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte daha sonra gerçek değerin belirlenmesinden sonra artırmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle;davaya konu taşınmazın Erdemli F1 Bankasının 08/02/2006 tarihli konut kredisine başvurularak alındığını, boşanma davası açılmadan yaklaşık 2 yıl öncesinden davacı ile ayrı yaşamaya başladıklarını, evin alınması için çekilen kredinin kendisi tarafından çekilmiş olup davacının bu kredi taksitlerinin ödenmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını, çekilen krediden de boşanma tarihi itibariyle bankaya 41.957,00 TL bakiye borç gözüktüğünü, dava konusu evin 45.000,00 TL’ye alındığını, boşanma açıldığı tarihe kadar ana borçtan sadece 3.000,00TL ödenebildiğini, ayrıca davacıya ait Mersin İli, Erdemli İlçesi, A5 Mahallesinde kayıtlı yaklaşık 2.000 m² alanındaki taşlık ve çalılık olan yerin imarı ve ağaç dikimi için kendisine ait olan ve işten ayrılma tazminat olarak aldığı paraları da davacıya ait yere harcaması nedeniyle bu davadan dolayı aleyhine katkı çıkması durumunda bu yere ait olan katkısından dolayı temyiz talebinin bulunduğunu belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 12/03/2018 tarih 2013/512 Esas 2018/114 Karar İlamında özetle;davacının davasının kabulü ile 25.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece, davanın kabulü ile 25.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurmuş ise de, faiz konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediğini, istinaf incelemesi ile faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça davaya konu edilen evin alımına bir katkısının bulunduğunun ispat edilemediğini, davacının evlilik birliği içinde çalışmadığını, herhangi bir katkısının olmadığını, verilen kararın kabul edilemeyeceğini, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK’nın 355.maddesine göre; resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad.229) ve denkleştirmeden (TMK mad.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad.219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad.236/1). Katılma alacağı, Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

Artık değere katılma alacağı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK mad.227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad.222).

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı vekili ve davalı vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; tarafların 21/01/1998 tarihinde evlendikleri, Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/23 Esas 2012/753 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları, boşanma dava tarihinin 12/01/2011, boşanmanın kesinleşme tarihinin 26/02/2013 tarihi olduğu, taraflar arasında evlendikleri tarih olan 21/01/1998 tarihinden 01/01/2002 tarihine kadar mal ayrılığı, 01/01/2002 tarihinden boşanma dava tarihi olan 12/01/2011 tarihine kadar başkaca mal rejimini seçmediklerinden edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, davaya konu Mersin İli, Erdemli İlçesi, A4 Mahallesi, 167 ada, 264 parsel B Blok 3 nolu bağımsız bölüm taşınmazın 08/02/2006 tarihinde satış yolu ile edinildiği, hesap bilirkişisi tarafından 09/06/2016 tarihli raporla davacının katılma alacağı olarak 2.873,00 TL’nin hesaplandığı, daha sonra alınan 18/01/2018 tarihli ikinci hesap bilirkişisi raporunda ise davacının katılma alacağı olarak 3.550,73TL’nin hesap edildiği, ilk derece mahkemesince bu rapora itibar edilmeyerek katılma alacağı hesabı yapılması ile davacının 32.024,47TL katılma alacağı bulunduğunun ancak taleple bağlı kalınarak 25.000,00TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı vekilinin faiz konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olmasına yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak; dava dilekçesinde davacı tarafından karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinde bulunulduğu, TMK 239/3. maddesinde
“Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür….” hükmünün düzenlendiği, tasfiye tarihinin karar tarihi olduğu gözetildiğinde, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2019/ 3700- 7228 esas ve karar sayılı ilamı da dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesi’nin karar tarihi olan 12/03/2018 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin gerekeceği, bu nedenle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin, davacının herhangi bir katkıda bulunduğunu ispatlayamadığına ilişkin istinaf başvurusuna ilişkin olarak; edinilmiş mallara katılma alacağının Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunmasının gerek olmadığı evlilik birliği içinde edinilen tüm malların edinilmiş mal olarak kabul edileceği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin istinaf başvurusuna ilişkin olarak; katılma alacağı davalarında taşınmaz kredi ile alınmış ise, Yargıtay’ın yeni uygulamalarına göre borcun doğrudan düşülmesi yerine oranlama ile denkleştirme hesabı yapılmakta ve kalan borç tasfiyeye borç olarak değil denkleştirme miktarı olarak girmekte olup, bu şekilde Yargıtay uygulaması ile şekillenen bir hesaplama yönteminin geliştirildiği, buna göre, yasal mal rejimi içinde ödenen miktarın toplam ödemeye oranlanması ile çıkan oranın mal varlığının tasfiye tarihindeki değeri ile çarpılması neticesinde elde edilen miktarın artık değer olarak kabul edileceği, bu değerin yarısının ise diğer eşin katılma alacağı olacağı, somut olayda davacının F1 Bankasından 240 ay vadeli 45.000TL bedelli konut kredisi kullandığı, taşınmazın edinildiği 08/02/2006 tarihinden boşanma davasının açıldığı 12/01/2011 tarihine kadar 59 taksitinin ödendiği, bu durumda ödenen taksit miktarının toplam taksit miktarına oranının 59/240=0,24 olacağı, bu oranın taşınmazın güncel değeri olan 105.000,00TL ile çarpılması ile bulunacak artık değerin yarısının (105.000,00TL x0,24/2=12.600TL) davacının artık değere katılma alacağının olacağı, bu nedenle ilk derece mahkemesince kredinin kalan borcunun doğrudan taşınmazın güncel değerinden düşülerek hesaplama yapılması suretiyle fazla miktarda katılma alacağına hükmedilmesinin usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu kanaatine varıldığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk derece mahkemesince verilen kararın tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılarak davacının katılma alacağı ile ilgili HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1)

Davalı erkek vekilinin davacı kadının taşınmaza hiçbir katkısının bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun
ESASTAN REDDİNE,

2)

Davacı kadın vekilinin faize ilişkin olarak, davalı erkek vekilinin ise kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 12/03/2018 tarih, 2013/512 Esas 2018/114 karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte
ORTADAN KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda ve eksik kalan yönden yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden,

a)

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, davacının dava konusu Mersin İli, Erdemli İlçesi, A4 Mahallesi, 167 ada, 264 parsel, B Blok, 3 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazdan kaynaklanan 12.600,00TL katılma alacağının ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 12/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 12.400,00TL lik fazlaya ilişkin talebinin reddine,

b) Alınması gereken 860,70TL harçtan peşin alınan 426,95TL harcın mahsubu ile bakiye 433,75TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

c) Davacı tarafça yapılan 672,50TL harç, 232,50TL tebligat, 17,40TL posta, 360TL talimat gideri, 75,00TL araç ücreti, 0,60TL dosya gideri, 1.100,00TL vasıta gideri gideri olmak üzere toplam 2.458,00TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.238,83TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.219,17TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,

d)Davacı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul ve red oranına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.400,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

e) Davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul ve red oranına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.400,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

f) Taraflarca İlk Derece Mahkemesi yargılaması için yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının ilgilisine ödenmesine,

3)

Davacı kadın tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yatırılan 426,24TL istinaf karar ilam harcının, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden kendisine iadesine,

4)

Davalı erkek tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yatırılan 426,94TL istinaf karar ilam harcının, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden kendisine iadesine,

5)

Davacı kadının istinaf nedeni ile yapmış olduğu 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 14,00TL tebligat gideri ve 39,00TL dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 151,10TL istinaf yargılama giderinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,

6)

Davalı erkeğin, istinaf nedeni ile yapmış olduğu 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 14,00TL tebligat gideri ve 39,00TL dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 151,10TL istinaf yargılama giderinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,

7)

Davacının ve davalının istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,

8)

İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

9)

Kararın, HMK 359-(4) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-b-2 maddesi ile aynı kanunun 362/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 01/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!