TMK Madde 238 Mahkeme kararı hâlinde farklı katılma anlaşmaları

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 238, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesi ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, artık değere katılmada kanunun öngördüğü düzenlemeden farklı anlaşmaların geçerlilik koşulunu tek fıkra hâlinde belirleyen özel bir geçerlilik normu getirmektedir.Düzenlemeye göre bu hâllerde kanundaki artık değere katılmaya ilişkin düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması koşuluyla geçerlidir.Maddenin gerekçesinde evliliği sürdürmenin asıl olduğu, eşlerin genelde boşanmayı düşünmedikleri; bu nedenle mal rejimi sözleşmesinde öngörülen farklı paylaşım şekillerinin özünde bundan yararlanan eşe bir atıfet niteliği taşıdığı belirtilmiştir.

Resmi Metin

İptal, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında

Madde 238- Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, kanundaki artık değere katılmaya ilişkin düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesi ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, artık değere katılmada kanunun öngördüğü düzenlemeden farklı anlaşmaların geçerlilik koşulunu tek fıkra hâlinde belirleyen özel bir geçerlilik normu getirmektedir.

Düzenlemeye göre bu hâllerde kanundaki artık değere katılmaya ilişkin düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması koşuluyla geçerlidir.

Maddenin gerekçesinde evliliği sürdürmenin asıl olduğu, eşlerin genelde boşanmayı düşünmedikleri; bu nedenle mal rejimi sözleşmesinde öngörülen farklı paylaşım şekillerinin özünde bundan yararlanan eşe bir atıfet niteliği taşıdığı belirtilmiştir. Gerekçeye göre bu tür sözleşme hükümlerinin boşanma, evliliğin iptali veya hâkim kararıyla mal ayrılığına geçiş hâllerinde uygulanabilmesi, sözleşmede bu hususun açıkça yer almasına bağlı tutulmuştur. Gerekçede ayrıca İsviçre Medeni Kanununun 217 nci maddesinde sayılan ayrılık hâlinin, evliliği sona erdirmediği için Türk düzenlemesine alınmadığı vurgulanmıştır.

Gerekçe

Madde İsviçre Medeni Kanununun 217 nci maddesini karşılamaktadır.

Evlenmeyi sürdürmek asıl olduğundan eşler genelde boşanmayı düşünmezler. Mal rejimi sözleşmesinde öngörülen farklı paylaşım şekilleri, özünde bundan yararlanan eşe bir atıfet, mükafat niteliğindedir. Dolayısıyla buna ilişkin sözleşme hadimlerinin boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle son bulması veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş hallerinde uygulanabilmesi için, bunun sözleşmede açıkça öngörülmüş olması gerekir. Bu nedenle maddede eşler arasındaki evliliğin iptali veya boşanma sebepleriyle veya edinilmiş mallara katılma rejimi yerine mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş durumunda artık değere katılmanın farklı oranlarda olacağına ilişkin bir anlaşmanın geçerli olabilmesi, mal rejimi sözleşmesinde bu hususun açık bir şekilde belirtilmiş olması koşuluna bağlanmıştır. İsviçre Medeni Kanununun 217 nci maddesinde boşanma ve evliliğin iptali yanında ayrılık hali de sayılmıştır. Fakat ayrılık ile evlilik sona ermediğinden bu konuda düzenleme yapılmamıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/7024 K. 2024/6794 Bozma

Yasal edinilmiş mallara katılma rejiminde, sözleşmenin değer artış payı ve artık değere katılmaya ilişkin kısmının geçerliliği, TMK'nın 237, 238 ve 227. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında birlikte değerlendirilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, eşler arasında İzmir 32. Noterliğinde düzenlenen mal rejimi değişikliği sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti talebine ilişkin olup; davacı erkek, sözleşmeyi ailesinin ve büyük kızının manevî baskısı altında, irade sakatlığı ve gabin hâlinde imzaladığını, ayrıca sözleşmenin 4721 sayılı Kanun'da çizilen sınırları aştığını ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi davacının irade sakatlığını ispatlayamadığını, ancak 01.01.2002 öncesi ve sonrasına ait tüm menkul ve gayrimenkullerin davalıya bırakılarak rejimin geçmişe etkili biçimde mal ayrılığına dönüştürülmesinin kanunî sınırları aştığını kabul ederek davanın kabulüne hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece hükmünü kaldırıp davanın reddine karar vermiştir. Davalı kadın savunmasında, TMK kapsamında eşlerin değer artış payı almaktan vazgeçebileceğini ve artık değere katılmada başka bir esasın kabul edilebileceğini ileri sürerek mal ayrılığına dönüş içeren düzenlemenin geçerli olduğunu savunmuştur. Böylece uyuşmazlık, edinilmiş mallara katılma rejiminde sözleşme serbestisinin sınırları ile değer artış payı ve artık değere katılmaya ilişkin düzenlemelerin TMK m.237, 238 ve 227/3 çerçevesinde geçerliliğinin değerlendirilmesi noktasında toplanmaktadır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 238, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından i̇ptal, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında alanında uygulanır.

eşler arası mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!