TMK Madde 125 Ayırt etme gücü olmayanın evlenememesi

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 125, ayırt etme gücünün evlenme koşulu olarak düzenlenmesini içermektedir.

Resmi Metin

Ayırt etme gücü

Madde 125- Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, ayırt etme gücünün evlenme koşulu olarak düzenlenmesini içermektedir. Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez. Bu düzenleme, evlenme iradesinin geçerli biçimde açıklanabilmesi için kişinin ayırt etme gücüne sahip olmasını mutlak bir koşul olarak aramaktadır.

4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, eski metindeki “mümeyyiz” sözcüğü yerine “ayırt etme gücü” ifadesinin kullanıldığı belirtilmiştir. Ayrıca eski metnin ikinci fıkrasındaki akıl hastalarının asla evlenemeyeceğine ilişkin hüküm bu maddeden çıkarılmış ve 133. maddede ayrı bir madde olarak düzenlenmiştir. Bu ayrım, ayırt etme gücü yoksunluğu ile akıl hastalığının farklı hukuki sonuçlara bağlandığını yansıtmaktadır.

Gerekçe

Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasındaki “mümeyyiz” sözcüğü yerine “ayırt etme gücü” sözcüğü kullanılmıştır.

Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında yer alan “akıl hastalarının” asla evlenemeyeceği hükmü metinden çıkarılmış, 133 üncü maddede ayrı bir madde halinde düzenlenmiştir. Bu maddede, akıl hastalarının evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi halinde evlenmesi olanaklı hale getirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay HGK E. 2017/2672 K. 2018/1717

Akıl hastalığına dayalı kesin evlenme engeli yalnız ayırt etme gücünü sürekli ortadan kaldırmayan hastalıkları kapsar; ayırt etme gücü sürekli yoksa kişinin zaten evlenme ehliyeti bulunmaz. Evlenme anındaki durum Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu raporuyla saptanır.

Detaylı özeti gör

1979 yılında evlenen ve evlilik sürerken her ikisine de akıl zayıflığı tanısı konularak TMK m.405 uyarınca kısıtlanıp vasi atanan eşlerden davacı kadın, evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptalini, bu mümkün olmazsa boşanmayı istemiştir. Yerel mahkeme, otuz yıl sonra açılan davanın iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı ve BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme uyarınca evlenmenin engellilerin insan hakkı olduğu gerekçesiyle butlan istemini, davalıdan kaynaklanan bir kusur kanıtlanmadığı gerekçesiyle de boşanma istemini reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin TMK m.125 uyarınca evlenme ehliyetine sahip olmadığını, bu nedenle m.133'teki akıl hastalığı engelinin ayırt etme gücünü sürekli kaldırmayan hastalıkları kapsadığını; Sözleşmenin ise evlenme hakkını eşlerin serbest irade ve rızasına bağladığından butlan hükümlerini bertaraf etmediğini belirtmiştir. Buna göre davalının evlenme tarihinde sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunup bulunmadığının veya evlenmeye engel derecede akıl hastası olup olmadığının askerlik belgeleri, doktor raporları ve hasta gözlem kâğıtları eksiksiz getirtilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu raporuyla saptanması, mutlak butlan davası süreye tabi olmadığından geçen sürenin tek başına sonuca etkili olmaması gerektiği belirtilerek direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!