Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz; taraflar arasında bu şekilde kurulmuş geçerli bir bakım sözleşmesi bulunmadıkça, kendisine bakılacağı vaadiyle taşınmazını devrettiğini ileri süren kişi sözleşmeye aykırılığa dayanamaz, kandırıldığı iddiasını ise ayrıca kanıtlamak zorundadır.
Detaylı özeti gör
Davacı, seksen yaşında, okuma yazması olmayan ve sık bayılma rahatsızlığı bulunan kişi olarak, kızları ve yeğeni olan davalıların ölünceye kadar bakacakları vaadiyle kendisini kandırıp dükkanını ve dairelerini elinden aldıklarını ileri sürerek tazminat istedi; bedel artırımıyla talebini bir davalı yönünden 192.000 TL, diğer iki davalı yönünden 205.000 TL olarak belirledi. İlk derece mahkemesi iradenin kandırma yoluyla sakatlandığı gerekçesiyle davayı kabul etti. Bölge Adliye Mahkemesi, Adli Tıp raporuna göre davacının işlem tarihlerinde ehliyetli olduğunu, kandırıldığının tanık beyanlarıyla kanıtlanamadığını belirterek kararı kaldırıp davayı reddetti. Daire, taraflar arasında geçerli bir bakım sözleşmesi bulunmadığını ve hile iddiasının ispatlanamadığını kabul etmekle birlikte, vekaletnameyle 17.02.2015 tarihinde bedelsiz devredilen meskenin o tarihteki 195.000 TL rayiç değeri yönünden vekilin hesap verme yükümlülüğü gözetilmeden ret kararı verilmesini isabetsiz bularak kararı bozdu.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe