MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1816 E., 2023/2214 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/321 E., 2023/186 K.
Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kendisinin dava konusu 458 ada 29 parseldeki 14 numaralı bağımsız bölümü ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalı oğlu …’a 22.09.2017 tarihinde devrettiğini, bununla birlikte yüklenici tarafından yarım bırakılan aynı yerdeki 4, 9, 14 ve 19 numaralı bağımsız bölümlere kredi kullanılacağından satış-ipotek yolu ile devrettiğini, kendisinin 9 numaralı bağımsız bölümde ikamet ettiğini, ancak davalının bu taşınmazı satışa çıkarttığını, davalının ölünceye kadar bakma sözleşmesinde yer alan bakıp gözetme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile davalı adına tescil edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmiş; 12.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; yapılan tescil işleminin yolsuz olduğunu, kendisinin okuma ve yazma bilmediğini, tanıklardan …’ın müvekkilin eşi olduğunu, bu kişinin tanıklık yapamayacağını belirterek, öncelikle yolsuz tescil sebebiyle aksi halde sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi sebebiyle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile 14 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu 4 adet taşınmaz yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacı adına tescil edildiğini, yüklenicinin sözleşme yükümlülüklerine uymadığını, kat sahiplerinin kendi aralarında toplanması suretiyle inşaatın tamamlandığını, 14 numaralı bağımsız bölümün davacının sağlık sorunları sebebiyle ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile kendisine devredildiğini, kendisinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, inşaat sorunu çözmek için 9 numaralı bağımsız bölümü de satın aldığını, davalının fiil ehliyetinin yerinde olmadığını, açtığı davanın ne olduğunun bilincinde olmadığını, tam ıslah yoluna gidilerek dava sebebi ile taleplerinin değiştirilmiş olduğunu, davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve dürüst davranma ilkesine aykırı olduğunu, davacının okuma ve yazması olup, şekil noksanlığının ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve sözleşme edimlerinin yerine getirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2021/321 Esas, 2023/186 Karar sayılı kararında belirtilen “…TMK’nın 536 ncı maddesinde vasiyetnamede tanık olarak yer alamayacak olan kişilerin belirtildiği, Tapu Müdürlüğünün 22.09.2017 tarihli ve 2977 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesinde tanık olarak …’un yer aldığı, nüfus kaydında tanık …’un bakım alacaklısı olan davacı …’un eşi olduğunun onlaşıldığı, TBK’nın 536 ncı maddesi uyarınca mirasbırakanın eşi, üstsoyu ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşlerinin resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamayacaklarının belirtildiği, bakım alacaklısı olan davacının eşinin işlemde tanık olarak dinlenmesi sebebiyle vasiyetnamenin geçerlilik şartının oluşmadığı…” gerekçesiyle davanın kabulü ile “Tapu Müdürlüğünün 22.09/2017 tarihli ve 2977 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline; Çorum ili, Osmancık ilçesi, Yeni Mahallesi, 458 ada 29 parsel, 14 No.lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Dava sebebinin değiştirildiği ıslah dilekçesi ile ona karşı verilmiş olan cevabın içeriğine gerekçeli kararda değinilmediğini,
2. Kararın eksik inceleme sonucunda verildiğini,
3. TBK’nın 612 nci maddesinde tanık sayısı ile ilgili olarak herhangi bir kısıtlamanın getirilmediğini,
4. Tapudaki işlemin ifasından itibaren 5 yıl geçtikten sonra şekil noksanlığının ileri sürülmesinin dürüst davranma ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/1816 Esas, 2023/2214 Karar sayılı kararında belirtilen “…TBK’nın 612 nci maddesinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olamayacağının belirtildiği, TMK’nın 545 inci maddesinde ise miras sözleşmesinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenleneceğinin belirtildiği, ayrıca sözleşmenin taraflarının arzularını resmi memura aynı zamanda bildirecekleri ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalayacakları şeklinde emredici yasal düzenlemelere yer verilmiş olduğu…” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin, kararın doğruluğunu denetlenmesine uygun olmadığını,
2. Davacının fiil ehliyetinin bulunmadığını,
3. Davacının isticvabına yönelik taleplerinin olumlu sonuçlanmadığını,
4. Sözleşmenin ifa edilmesinden sonra bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu,
5. Sözleşme edimlerinin yerine getirilmesinden sonra şekil şartı noksanlığının bertaraf edilmiş olduğunu,
6. Taşınmazın dava tarihinde belirlenen değerine göre harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 612 inci maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 536 ncı maddesinin 2 nci fıkrası ile 545 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ilâ 619 uncu maddeleri, ölünceye kadar bakma sözleşmesini düzenlemiştir. Bunlar arasında yer alan 612 nci maddenin 1 inci fıkrası, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şeklini düzenlemiş olup bunun miras sözlemesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmayacağını belirtmiştir. Bu nedenledir ki; söz konusu hükmün, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun miras sözleşmesinin şeklini düzenleyen 545 inci maddesine atıf yaptığı anlaşılmaktadır. TMK’nın 545 inci maddesinin 1 inci fıkrası da miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için onun resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesinin gerektiğini; 2 nci fıkrası da miras sözleşmenin taraflarının buna yönelik arzularını resmî memura aynı zamanda bildirmelerinin ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Ninayet aynı Kanun’un 536 ncı maddesinin 2 nci fıkrası, “Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz” şeklindeki bir düzenlemeye yer vermiştir.
3. Somut olayda; dosyada bulunan düzenleme şeklindeki 22.09.2017 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinde tanık olarak yer alan …’a ait nüfus kayıt belgesinde onun davacı …’un eşi olarak yer aldığı görülmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi TMK’nın 612 nci maddesinin 1 inci fıkrasının yaptığı atıf nedeniyle miras sözleşmesinin geçerlilik şartını düzenleyen TMK’nın 545 inci maddesinin uygulanması gerekli olup bu madde ile ilişkili olan 536 ncı maddenin 2 nci fıkrasının gereğince tanıklık yasağına uyulmaması sebebiyle dava konusu sözleşmenin geçersizliği konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe