TBK Madde 526 Vekâletsiz işgörme: İşin görülmesi

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 526, vekâleti olmaksızın başkasının hesabına iş gören kişinin, o işi işsahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun biçimde görmekle yükümlü olduğunu düzenler.

Resmi Metin

İşin görülmesi

Madde 526- Vekâleti olmaksızın başkasının hesabına işgören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Vekaletsiz işgörme, arada bir sözleşme veya yetki olmadan bir kişinin başkasının işini üstlenmesi halinde devreye girer; örneğin komşunun evindeki su kaçağını onun yokluğunda tamir ettirmek ya da tehlike altındaki bir malı kurtarmak. Bu kişi, işgören sıfatıyla işi keyfi biçimde değil, iş sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun yürütmekle yükümlüdür; ölçüt budur. Pratikte sık yapılan hata, işgörenin kendi bildiğince, iş sahibinin isteyebileceğinden daha kapsamlı veya masraflı bir müdahaleye girişmesidir. Bu ölçüt aşılırsa, işgörenin sorumluluğu TBK m.527‘ye göre değerlendirilir; özellikle işsahibinin açık veya örtülü yasağına rağmen müdahale edilmişse beklenmedik hâlden dahi sorumluluk doğabilir. Buna karşılık işi bu ölçüte uygun ve iş sahibinin yararına götüren işgören, yaptığı zorunlu ve yararlı masrafları TBK m.529 çerçevesinde talep edebilir. Girişmeden önce iş sahibine ulaşıp onay almak, hem sorumluluğu hem uyuşmazlığı büyük ölçüde önler.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 526. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 410 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 526 ncı maddesinde, vekaletsiz işgörenin işi yapma biçimi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 410 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. İş yapan kimsenin hakları ve borçları / I. İşin icrası” şeklindeki ibareler, Tasarıda “A. İşgörenin hak ve borçları / I. İşin görülmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 410 uncu maddesinde kullanılan “tasarrufta bulunan kimse” şeklindeki ibare, Tasarıda “işgören” şekline; “tahmin olunan maksadına göre” şeklindeki ibare ise “varsayılan iradesine uygun olarak” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.526 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2011/562 K. 2011/675 Bozma

Vekâleti olmaksızın başkasının hesabına işgören, işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür; iş görme, işin başkasına ait olması, vekaletin bulunmaması ve iş görme iradesi unsurları gerçekleştiğinde ilişki vekâletsiz iş görme hükümlerine göre çözümlenir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, doğalgaz boru hattı işinde Botaş'a çelik boru teslim etmiş; siparişteki 10.000 metrenin bedeli ödenmiş, ancak Botaş'ın 18.01.2005 talebiyle fazladan teslim edilip işyerinde kullanılan 1.054,81 metre borunun bedeli ödenmediğinden tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme davayı reddetmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine karar bozulmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu; taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunmadığını, borunun davalı işyerinde kullanılmasıyla iş görme unsurunun gerçekleştiğini, işin davalıya ait olduğunu ve davacıların iş görme iradesi bulunduğunu saptayarak uyuşmazlığın mülga 818 sayılı BK m.410 (güncel TBK m.526) uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini belirtmiş; direnme kararını değişik nedenlerle oyçokluğuyla bozmuştur (02.11.2011).

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.526 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/555 K. 2026/1169 Kısmen Kabul

Yüklenicinin sözleşme kapsamı dışında yalnız iş sahibinin yararına yaptığı işlerin bedelini vekaletsiz iş görme hükümlerine göre isteyebileceği; sözleşmede iş artışı yazılı mutabakata bağlanmadığı ve ilave işler keşif ile tanık beyanıyla saptandığından bu bedelin istenmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Asıl dava, eser sözleşmesinden doğan bakiye iş bedeli ve sözleşme dışı ek işler bedeli için başlatılan takibe itirazın iptali; birleşen dava eksik ve ayıplı işler ile mahrum kalınan kâr istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen, birleşen davayı tümden kabul etmiştir. Daire, sözleşmede iş artışının yazılı mutabakat koşuluna bağlanmadığını ve ilave işlerin keşif ile tanık beyanlarıyla saptandığını belirterek yüklenicinin ek iş bedelini istemesini hukuka uygun bulmuş, yüklenicinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Birleşen davada ise talep sonucunun hangi alacak kalemi için ne kadar olduğu açıklattırılmadan ve mahrum kalınan kâr istemi hakkında olumlu olumsuz karar verilmeden hüküm kurulmasını hatalı görerek iş sahibinin istinafını kısmen kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/523 K. 2022/669 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmasa da, yüklenicinin çizip onaya sunduğu projelerin iş sahibi yararına olduğu saptandığında, TBK m.526 vd. uyarınca bedelin yapıldığı tarihteki piyasa fiyatı üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yüklenici şirket, idare için çizdiği altyapı projelerinin bedelini alamadığını belirterek başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. Yazılı sözleşme bulunmadığı ve ticari defterlerde kayıt olmadığı gerekçesiyle verilen ilk red kararı daire tarafından kaldırılmış; kaldırma kararında projelerin onay mercii tarafından tasdik edilip edilmediğinin sorulması ve iş sahibi yararına olup olmadığının bilirkişi ile incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine alınan ek raporla projelerin tasdik edildiği ve idare yararına olduğu saptanmış, dava kısmen kabul edilmiştir. Daire, vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca bedelin yapıldığı tarihteki piyasa fiyatı üzerinden hesaplanmasını yerinde bulup davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!