TBK Madde 497 Yayım sözleşmesi: Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı
TBK 497, yayım sözleşmesinde bedel, eser bütün olarak yayımlanacaksa tamamının; cilt, fasikül, forma gibi bölümler hâlinde yayımlanacaksa her bölümün basımından ve satışa hazır duruma getirilmesinden sonra ödenir. Taraflar bedeli satış miktarına bağlamışsa yayımcı, satış hesaplarını tutmak, çıkarmak ve teamüle uygun ispat edici belgeleri hazırlamakla yükümlüdür; aksi kararlaştırılmadıkça yayımlatanın, eserden teamül uyarınca verilmesi gereken miktarda bedelsiz alma hakkı vardır.
Resmi Metin
Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı
Madde 497- (1) Bedel, eser bütün olarak yayımlanacaksa tamamının; cilt, fasikül, forma gibi bölümler hâlinde yayımlanacaksa, her bölümün basımından ve satışa hazır duruma getirilmesinden sonra ödenir.
(2) Taraflar, bedeli satış miktarına bağlamışlarsa yayımcı, satış hesaplarını tutmak, çıkarmak ve teamüle uygun ispat edici belgeleri hazırlamakla yükümlüdür.
(3) Aksi kararlaştırılmadıkça yayımlatanın, eserden, teamül uyarınca verilmesi gereken miktarda bedelsiz alma hakkı vardır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
TBK m.497, yayım sözleşmesinde bedelin ne zaman muaccel olacağını ve satışa bağlı bedelde şeffaflığı belirler. Ödeme zamanı bakımından ayrım pratikte kritiktir: eser bütün olarak basılacaksa tamamının yayımı beklenir; cilt, fasikül ya da forma gibi bölümler hâlinde çıkacaksa her bölümün hem basılması hem satışa hazır duruma getirilmesi aranır, yalnız baskı yeterli değildir. Bedel satış miktarına bağlanmışsa yayımcının satış hesabı tutması, çıkarması ve teamüle uygun ispat belgeleri hazırlaması, yayımlatana royalty denetimi imkânı verir; bu yükümlülüğü sözleşmede somutlaştırmak yararlıdır. Yayımlatan ayrıca teamül ölçüsünde bedelsiz örnek isteyebilir. Bedelin belirlenmesi için TBK m.496’ya, eser teslimden sonra yok olsa bile bedeli yine yayımcının ödemesi yönünden TBK m.498’e, sipariş üzerine yayımda mali hakların yayımcıda kalmasına ilişkin TBK m.501’e bakılmalıdır. Telif ve çeviri hakkının kendisi ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamındadır. Sık atlanan nokta, bölümlü yayımda satışa hazır olma koşulunun gözden kaçırılmasıdır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 497. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 497 nci maddesinde, bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bedelin zamanı tediyesi, satış hesapları ve bedava nüsha” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “satışın neticesine” şeklindeki ibare, Tasarıda “satış miktarına” şekline dönüştürülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “halefinin” sözcüğü, yayım sözleşmesine ilişkin hükümlerin yayımlatan taraf göz önünde tutularak düzenlenmesi nedeniyle, gereksiz görülerek Tasarıya alınmamıştır. Yine 818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “örfün tayin eylediği miktarda” şeklindeki ibare, Tasarıda “teamül uyarınca verilmesi gereken miktarda” şeklinde ifade edilmiştir.
Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe