TBK Madde 496 Yayım sözleşmesi: Bedelin belirlenmesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 496, yayım sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça yayımlatan bedel ödenmesini isteyebilir; ödenecek miktar belli değilse bedeli hâkim belirler. Yayımcının birden fazla basım yapma hakkı varsa, ilk basım için kararlaştırılan bedel ve diğer koşullar sonraki basımlar için de uygulanır.

Resmi Metin

Bedelin belirlenmesi

Madde 496- (1) Sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça yayımlatan, bedel ödenmesini isteyebilir.

(2) Bedel ödenmesi gereken hâllerde ödenecek miktar belli değilse bedel, hâkim tarafından belirlenir.

(3) Yayımcının birden fazla basım yapma hakkı varsa, ilk basım için kararlaştırılan bedel ve diğer koşulların, sonraki basımlar için de uygulanacağı kabul edilmiş sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Yayım kural olarak ivazlıdır; ücretsiz olması için sözleşmeye açık kayıt konulmalıdır, aksi hâlde yayımlatan bedel isteme hakkını korur. Bedel kararlaştırılmış ama miktar belirsizse taraflar tıkanmaz; boşluğu hâkim doldurur, dolayısıyla rakamın yazılmamış olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz. Birden fazla basım hakkı tanınmışsa, ilk basım için belirlenen bedel ve diğer koşulların sonrakilere de uygulanacağı kabul edilmiş sayılır; her yeni baskı için ayrı pazarlık istiyorsanız bunu açıkça yazmak gerekir, yoksa karine aleyhinize işler. Bedelin ne zaman muaccel olacağı ayrı bir sorundur ve TBK m.497 kapsamındadır. Eser teslimden sonra beklenmedik hâlle yok olsa dahi bedeli yayımcı öder (TBK m.498); sipariş üzerine yayımda ise mali haklar yayımcıya ait olup üstlenen yalnızca ücret alır (TBK m.501). Bu madde yalnız borç ilişkisinin bedel yönünü kurar; telif ve çeviri hakkının kendisi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamındadır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 496. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 496 ncı maddesinde, eser sahibinin bedel isteme hakkı kapsamında bedelin belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “VIII. Eser Sahibinin Bedele İstihkakı / 1. Bedelin Miktarı” şeklindeki ibare, Tasarıda “VIII. Bedel isteme hakkı / 1. Bedelin belirlenmesi” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesinin birinci fıkrasının “Eser sahibinin bedelden feragat eylediği hal icabından anlaşılmadıkça, bedele istihkakı, asıldır.” şeklindeki metni, Tasarıda “Sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça yayımlatan, bedel ödenmesini isteyebilir.” şeklinde değiştirilmiştir.” Böylece, yayımlatanın bedel ödenmesini isteyememesi için, “hal icabı” yeterli görülmemiş, bunun aksinin kararlaştırılmış olması gerektiği kabul edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, hakim tarafından, yayımlatana ödenecek bedelin miktarının belirlenmesi, her zaman değil, sadece bu miktarın belli olmaması durumunda söz konusu olacaktır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!