TBK Madde 478 Eserde ayıp: e. Zamanaşımı

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 478, yüklenicinin ayıplı bir eser meydana getirmesi hâlinde bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, taşınmaz yapılarda ise beş yılın, yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Resmi Metin

e. Zamanaşımı

Madde 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ayıplı eser davalarında zamanaşımı, eserin niteliğine göre kademelenir: taşınmaz yapı dışındaki eserlerde teslimden itibaren iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl işler. Yüklenicinin ağır kusuru varsa eser taşınır ya da taşınmaz olsun ayrımı gözetilmeksizin süre yirmi yıla çıkar; gizli ayıp ve özensiz imalat iddialarında bu uzun süreye dayanmak pratikte belirleyicidir. Sürenin başlangıcı fiili teslim anıdır, sözleşme tarihi değil. Bu süre, TBK m.475’teki seçimlik hakların (dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım) dava yoluyla ileri sürülmesini sınırlar; ayrıca TBK m.474’teki gözden geçirme ve ayıbı bildirme (ihbar) külfeti de göz ardı edilmemelidir. Sık karşılaşılan hatalar: satış ayıbına ilişkin TBK m.231 süreleriyle karıştırmak, iş sonucunu taahhüt eden bağımsız yükleniciyi bağımlı işçinin çalıştığı hizmet sözleşmesiyle (TBK m.393) eş tutmak ve ağır kusur halinde davayı beş yıla sıkıştırmak. Ağır kusurun ispatı, uzun süreden yararlanmak isteyen tarafa düşer.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 478. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 478 inci maddesinde, işsahibinin kendisine ayıplı eser teslim edilmesi sebebiyle, yükleniciye karşı açabileceği davaların tabi olduğu zamanaşımı süreleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “e. Müruruzaman” şeklindeki ibare, Tasarıda “e. Zamanaşımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “gayrimenkul inşaata müteallik” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 478 inci maddesinde “…taşınmaz yapılarda” şeklindeki ibare kullanılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin birinci fıkrasından ve bu fıkrayı karşılayan kaynak İsviçre Borçlar Kanununun birinci fıkrasından farklı olarak, Tasarıda, kendisine ayıplı mal teslim edilen alıcının, ayıptan doğan haklarının tabi olduğu zamanaşımı süresine yollama yapılması yerine, çeşitli olasılıklar ve eserin niteliği göz önünde tutularak, her birinin tabi olduğu zamanaşımı süresi ayrı ayrı belirtilmiştir. Buna göre:

1. Yüklenicinin, eserin ayıplı olarak meydana getirilmesinde ağır kusurunun (kastının veya ağır ihmalinin) bulunmaması koşuluyla açılacak davalar, eserin teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıllık; taşınmaz yapılarda ise beş yıllık zamanaşımına tabi olacaktır.

2. Yüklenicinin, eserin ayıplı olarak meydana getirilmesinde ağır kusuru varsa bu takdirde açılacak davalar, eserin niteliğine bakılmaksızın, teslim tarihinden başlayarak yirmi yıllık zamanaşımına tabi olacaktır.

Böylece, 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak, haksız fiillerde zamanaşımına ilişkin Tasarının 71 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesiyle uyumlu bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, haksız fiiller için öngörülen iki yıllık kısa zamanaşımına, taraflar arasındaki ilişkinin bir eser sözleşmesi olduğu göz önünde tutularak Tasarıda yer verilmemiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “…işsahibinin müteahhide ve inşaata iştirak eyleyen mimar ve mühendise karşı mütalebesi” şeklindeki ibarenin, Tasarının 478 inci maddesinde “ayıplı eser sebebiyle açılacak davalar” söz konusu olduğu için, madde metnine alınması gereksiz görülmüştür.

Maddede yapılan düzenleme karşısında, Tasarının 146 ncı maddesinin (6) numaralı bendi, yüklenici yönünden, ayıplı eser meydana getirilmesi dışında kalan diğer sözleşmeye aykırılık hallerinde uygulama alanı bulacaktır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.478 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2026/91 K. 2026/1886

Yürürlükten önce kurulan eser sözleşmelerinde zamanaşımı eski kanuna tabi olmaya devam etse de, taşınmaz yapı dışındaki eserlerde yeni kanunun daha kısa iki yıllık süresi yürürlük tarihinden itibaren dolmuşsa zamanaşımı gerçekleşmiş sayılır; ağır kusur hâlinde ise yirmi yıllık yeni süre geçmişe uygulanmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı diş hekimince 28.07.2010 tarihinde üst çenesinde başlatılan implant tedavisi sonrasında 13.04.2011 tarihinde protez işleminin yapıldığını, süren ağrılar üzerine 11.07.2011 tarihinde Diş Hekimleri Odasına başvurduğunu ve 05.08.2011 tarihli raporda işlemin hatalı olduğunun belirtildiğini, toplam 35.500,00 TL ödediğini, kemik kaybı ve yüzünde çökme oluştuğunu ileri sürerek 27.12.2022 tarihinde şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi ilişkiyi eser sözleşmesi sayıp davayı zamanaşımından reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Daire, sözleşmenin 01.07.2012 öncesine ait olması nedeniyle 6101 sayılı Kanun'un 1 ve 5 inci maddeleri uyarınca 818 sayılı Kanun'un uygulanacağını, taşınmaz yapı dışındaki eserde TBK'daki iki yıllık sürenin 01.07.2014 tarihinde, ağır kusur yönünden on yıllık sürenin ise 13.04.2021 tarihinde dolduğunu belirterek sonucu doğru olan kararı gerekçesi değiştirilerek onamıştır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2024/2700 K. 2025/3216

Ayıplı eser için öngörülen özel zamanaşımı, ancak talep münhasıran eserin ayıplı şekilde teslim edilmesinden kaynaklandığında uygulanır; aynı davada istenen cezai şart ve kazanç kaybı gibi ayıp dışı alacaklar bu özel süreye değil, eser sözleşmesinden doğan alacaklara ilişkin genel beş yıllık süreye tabidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı ile 15.10.2020 tarihinde 10 adet maske üretim makinesinin satışı, kurulumu ve çalışır halde teslimi için eser sözleşmesi imzalamış; sözleşmeye göre en geç 22.10.2020 tarihinde teslim edilmesi gereken makineler 04.12.2020 tarihinde teslim edilmiş, delil tespiti dosyasıyla ayıplı oldukları saptanmıştır. Davacı şimdilik 25.000 USD bedel indirimi ile 100.000 TL cezai şart ve 100.000 TL kazanç kaybı istemiştir. İlk derece mahkemesi makinelerin gizli ayıplı olduğunu kabul ederek dava dilekçesindeki tazminat taleplerinin kabulüne, 26.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle artırılan kısmının ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, bedel indirimi isteminin TBK m.478'deki iki yıllık süreye tabi olduğunu, cezai şart ve kazanç kaybı için TBK m.147/6 uyarınca beş yıllık sürenin uygulanacağını ve bu sürenin ıslah tarihinde dolmadığını belirterek ilk derece kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/71 K. 2024/156

Ayıplı eser sebebiyle öngörülen zamanaşımı süreleri, ancak taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu hâllerde uygulanır; kooperatif ile üyesi arasındaki üyelik ilişkisinden doğan ayıp uyuşmazlığında, yüklenicinin ağır kusuruna bağlı yirmi yıllık süre değil, bu ilişkiye özgü beş yıllık süre işletilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, üyesi olduğu davalı yapı kooperatifinin tamamlayıp teslim ettiği konutun duvarlarında çatlaklar, parkelerinde kırılmalar oluştuğunu, yaptırdığı delil tespitinde binanın temeline güçlendirme gerektiğinin saptandığını ileri sürerek 40.000,00 TL temel güçlendirme masrafı ile boya, sıva ve onarım giderlerinin tahsilini istemiştir. Davalı kooperatif, 2005 yılında ferdileşmeyle ortaklarına oturma ruhsatı ve müstakil tapularını verdiğini, inşaatı dava dışı yüklenici şirketlerin yaptığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Yerel mahkeme, uyuşmazlığın kooperatif üyelik ilişkisinden doğduğunu, taşınmazın 2004 yılında teslim alındığını ve beş yıllık sürenin dolduğunu belirterek davayı zamanaşımından reddetmiştir. Özel Daire, yüklenicinin ağır kusuruna dayalı gizli ayıpta yirmi yıllık süre işleyeceği gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2023/3760 K. 2023/4011 Onama

Taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde ayıp sebebiyle açılan dava, teslimden itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; yirmi yıllık süreden yararlanmak isteyen iş sahibi, yüklenicinin ağır kusurunu ve zamanaşımını kesen ya da durduran sebepleri ispat etmekle yükümlüdür, aksi hâlde dava zamanaşımından reddedilir.

Detaylı özeti gör

Davacı iş sahibi, davalı yükleniciyle 22.05.2018 tarihinde bir kolejin konferans salonuna 845 adet koltuk yapılması için sözleşme imzalamış, koltuklar imal edilip 2018 yılında tutanakla teslim edilmişti. Davacı, koltukların açılır kapanır mekanizmalarının kırıldığını, sorunun ilk yapımdan gelen gizli ayıptan kaynaklandığını ileri sürerek 10.10.2022 tarihinde açtığı davada şimdilik 10.000,00 TL tazminat istedi. Davalı, taşınır nitelikteki eserde iki yıllık zamanaşımının dolduğunu savunarak zamanaşımı definde bulundu. İlk Derece Mahkemesi, koltukların taşınır olduğunu, davanın teslimden itibaren iki yıl içinde açılmadığını, yüklenicinin ağır kusuru ile zamanaşımını kesen veya durduran sebeplerin ispatlanamadığını belirterek davayı zamanaşımından reddetti; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Daire, TBK 478 uyarınca yapılan bu değerlendirmede isabetsizlik görmeyerek kararı oy çokluğuyla onadı.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/4256 K. 2023/3843 Bozma

Zamanaşımının teslimle başlamasını öngören kural, ayıplı ve eksik işlere ilişkin olup gecikme tazminatını kapsamaz; ayıp ve eksik iş bedeli ancak teslimle muaccel olduğundan süre teslim tarihinden, gecikme tazminatında ise eserin teslim edilmesi gereken tarihten işlemeye başlar.

Detaylı özeti gör

Davacı arsa sahibi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle kendisine 2009 yılı Haziran ayına kadar teslim edilmesi kararlaştırılan 7 daire ve 1 dükkandan dükkanın hiç teslim edilmediğini ileri sürerek 13.02.2018 tarihinde dükkanın aynen teslimi ya da rayiç bedeli, kira kaybı ve cezai şart istemiyle dava açmış, taleplerini 02.09.2021 tarihli ıslahla artırmıştır. İlk derece mahkemesi 240.000,00 TL dükkan bedeli ile 271.000,00 TL cezai şarta hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise sözleşmedeki cezayı seçimlik ceza sayarak aynen ifayı seçen arsa sahibinin ceza isteyemeyeceğini belirtmiş, cezai şart talebini reddedip 101.500,00 TL gecikme tazminatına hükmetmiştir. Daire, seçimlik ceza değerlendirmesini yerinde bulmuş; ancak gecikme tazminatında sürenin teslim tarihinden değil teslim edilmesi gereken tarihten işlediğini, dava ve ıslah tarihlerinden geriye doğru beş yıllık sürenin aşıldığını, 35.697,00 TL'lik kısmın zamanaşımına uğradığını belirterek hükmü davalı yararına bozmuştur.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/1651 K. 2023/2026 Bozma

Taşınmaz yapılarda ayıplı iş giderim bedeli istemi, teslim tarihinden başlayarak beş yıllık zamanaşımına tabidir; yirmi yıllık süre yalnızca yüklenicinin ağır kusuru bulunduğunda işler ve bilirkişi raporlarında ağır kusur saptanmamışsa beş yıllık sürenin işletilmesi hukuka uygundur.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, 16.07.2007 tarihli sözleşmeyle bir toplu konut projesindeki giydirme cephe, alüminyum doğrama ve cam işlerini davalı taşerona yaptırmış; işlerin süresinde bitirilmediğini ileri sürerek 20.04.2009 tarihli faturalarla gecikme cezası ile parke ve boyalarda oluşan zararı istemiş, 30.01.2017 tarihli ıslahla taleplerini artırmış, birleşen davada da eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi asıl davada 100.000,00 TL'ye hükmedip ıslahla artırılan kısmı zamanaşımından reddetmiş, birleşen davayı 10.000,00 TL üzerinden kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi asıl davaya yönelik istinafları reddedip birleşen davayı tümüyle reddetmiştir. Daire, işin 09.03.2009 tarihinde teslim edildiğini ve bilirkişi raporlarında taşeronun ağır kusuru saptanmadığını gözeterek beş yıllık zamanaşımını hukuka uygun bulmuş; boya ve parke zararının ispatlanamaması ile ödemelerde önce davacının temerrüde düşmesi nedeniyle kararı davalı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.478 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/837 K. 2020/662 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ayıplı eser nedeniyle açılan tazminat davasında, yüklenicinin TBK m.478'e dayalı zamanaşımı defi hiç karşılanmadan ve zararda iş sahibinin kullanımı ile olağan yıpranmanın payı araştırılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme oluşturduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, çiftlikteki ahırın üzerine yapılan sac sundurmanın rüzgarla uçarak duvara zarar vermesi nedeniyle yükleniciden istenen maddi tazminata ilişkindir. İlk derece mahkemesi, işi yapan davalı yönünden davayı kabul etmiş, diğer davalı yönünden husumetten reddetmiştir. Daire, yüklenicinin ayıplı eser nedeniyle ileri sürdüğü zamanaşımı definin hiç değerlendirilmediğini, ayrıca iş sahibinin kullanımından kaynaklı bir kusurun, aradan geçen sürede olağan yıpranmanın ve rüzgarın şiddetinin sonuca etkisinin keşif ve bilirkişi incelemesiyle saptanması gerektiğini belirterek eksik inceleme nedeniyle yüklenicinin istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!