BAŞKAN : …
ÜYE : …
ÜYE : …
KATİP : …
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2020
NUMARASI : … Esas – … Karar
DAVACI : … Yapı İnşaat Taah. Kozm. Temizlik Hiz. Yem. Taş. Otomotiv Ajans İş Sağlığı ve Güvenliği Nakliye İth. ve İhr. Ltd. Şti
VEKİLİ : Av…
DAVALI : … Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av…
İHBAR OLUNAN : … Car Turkey Otomobil Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av…
Av…
DAVA : Maddi tazminat (Araç Tamirinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2018
İSTİNAF TALEP TARİHİ : 02/02/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ : 26/06/2024
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/11/2020 tarih ve … Esas-… Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin … yetkili bayisinden 2011 yılında 2011 model … … marka ve model araç aldığını, aracın plakasının … olduğunu, tüm bakımlarını 2011 yılından itibaren düzenli olarak … yetkili servisinde yaptırdığını, 05/08/2017 tarihinde yağ basıncı için ve yıllık bakım için yetkili servise götürüldüğünü, 12.08.2017 tarihinde cumartesi günü aracın Mersin ilindeyken motor arıza lambasının yandığı ve davacının hemen Mersin ilindeki … yetkili servisini aradığı, aracın servise götürüldüğü, akabinde aracın 14.08.2017 tarihinde pazartesi günü bir çekici ile Adana … yetkili servisine getirildiğini, davalı yetkili servisin, aracın motor bloğunun çatlamış olduğunu ve komple motorunun değişmesi gerektiğini belirttiğini, oysa ki aracın 05.08.2017 tarihinde servise motor bakımı için teslim edildiği, motordaki yağ tüketiminin fazla olmasının biliniyor olmasına rağmen bu arızanın sebebi tespit edilmeden ve giderilmeden, araçta ciddi bir arıza olduğu bilinmesine rağmen yapılmadan davacıya teslim edildiğinin sonradan ortaya çıktığını,
Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D.İş sayılı dosyası ile tespit davası açıldığı ve üniversitenin ilgili bölümünden uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, “Servis tarafından 05.08.2017 tarihinde yapılan bakım esnasında motorda yağ basıncı uyarısına istinaden yapılan kontrol ve incelemelerin eksik ve yetersiz olması nedeniyle yağ basıncının düşük olmasının kaynağı bulunup çözülmeden aracın bakımı yapılarak müşteriye teslim edilmesi 9 gün sonra tespit konusu otomobilin motorunda hasar meydana geldiğinden servis tarafından sunulan 05.08.2017 tarihli hizmetin ayıplı olduğu ve servisin kusuru nedeniyle tespit konusu otomobilin motorunda oluşan hasardan sorumlu olduğu görüşüne varılmıştır” denildiğini,
Bilirkişi raporunun üçüncü sayfasının başlangıç kısmında, davalı servis tarafından bilirkişiye teslim edilmiş olan 05.08.2017 tarihli iş emri üzerinde el yazısı ile yazılmış “motorda aşırı yağ tüketimi olduğu ve detaylı inceleme yapılması şeklinde bilgi notu olduğunun görüldüğüne yer verildiği, kendilerine teslim edilen iş emrinde böyle bir bilgi notu bulunmadığını,
Davacıya ait aracın halen 5,5 aydır serviste yapılmamış halde bulunduğu süre içerisinde (yaklaşık 5,5 aydır) Avis firmasından araba kiralamak suretiyle 11.069,58 TL ödemek zorunda kaldığı, davalı firmanın motorun değişmesi için müvekkilinden 34.000,00 TL ücret istediği, daha sonra bu miktarı 15.842,62 TL’ye indirdiği, ayrıca 1.500,00 TL yeni ruhsat için bedel istenildiği, davacı tarafından toplam 29.134,00 TL masrafa sebebiyet verilmiş olmasından dolayı davalının bu miktardan sorumlu tutulmasının gerektiğini belirterek, söz konusu bedelin davalı firmadan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: 05/08/2017 tarihinden 4-5 gün önce davacı şirketin yetkilisi tarafından davalı şirketin baş teknisyeni telefonla aranmak sureti ile araçta yağ eksik verme uyarısının bulunduğunu ve aracın çalışmasında sıkıntılar olduğunun beyan edildiğini ve aracın acilen servise getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak davacının 4-5 gün aracı kullandığı ve 05/08/2017 tarihinde servise getirdiğini, müvekkili şirket tarafından talep edilen yıllık bakım işlemlerinin usulünce yapılmış ve bizzat davacıya kendisinin bahsetmiş olduğu “Yağ basıncı yok mesajının” ne olduğunun ve neyden kaynaklandığının tesbit edilmesi için “detaylı bir incelemenin ve test yol sürüşünün yapılması gerektiği, bu incelemeler neticesinde ise olayın aydınlanabileceğinin” bildirildiğini, davacının, işlerinin yoğun olduğunu ve araca acilen ihtiyacı bulunduğunu bildirerek aracın incelenmesi için gerekli süreye ihtiyaç duyulmasından dolayı aracı servise bırakmayarak teslim aldığı ve kullanmaya devam ettiğini, bu aşamaya kadar müvekkili tarafından gerekli bütün ihtimamın gösterilerek bütün işlemlerin eksiksiz olarak tamamlandığını, davacının da yapılan yıllık bakım işlemlerinden dolayı hiçbir eksik olmaksızın aracını kendi talep ve insiyatifi ile uyarılara rağmen geri teslim aldığını, bu aşama itibari ile müvekkil firmanın hiçbir hatası,ihmali veya kusurunın bulunmadığını,
Devam eden süreçte yine davacının kendi kusur ve ihmali ile aracı kullanmaya devam etmesi akabinde 12/08/2017 tarihinde davacı, aracının Mersin ili … ilçesinde büyük bir problem yaratması üzerine kurtarıcı vasıtasıyla en yakın servis olan Mersin ilindeki … Otomotive kurtarıcı vasıtası ile çekilerek getirildiğini, ilgili servis tarafından aracın kurtarıcı bedelinin ödenmesi halinde Adana İline götürülmesi gerektiğini bildirilmesine rağmen davacının, aracı Adana’ya sürerek getirdiği esnada aracın arızalanması nedeniyle kurtarıcı vasıtasıyla servise getirildiğini, bütün hata ve kusur davacıda olmasına rağmen müşteri memnuniyeti de gözetilerek davacıya %50 indirim yapılmak kaydı ile aracın yapılmasını teklif edildiğini ve bu teklifin davacı tarafından kabulü neticesinde yurt dışından 0 Km. motor siparişi verildiği ve temin edilen motorun davacının aracına 15.842,62 TL bedel ile montajının yapıldığını, davalının aracın üretici firması olmaması nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceği, ayrıca davacının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığının, davalının hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri içerisinde açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: “Davacının kendisine ait … marka, … tipi, 2011 model, … şase numaralı … plaka sayılı aracının 88.114 km’de iken motor yağ basıncının olmadığı şikayeti ve ön düzen rot balans ve yıllık bakım yapılması talepleri ile 05/08/2017 tarihinde … yetkili servisi olarak hizmet veren davalı … Otomotiv San. A.Ş’ye başvurduğu, davalı tarafından servis hizmeti verildikten sonra aracın davacıya teslim edildiği, aradan 9 gün geçtikten sonra 14/08/2017 tarihinde davacının motor arıza lambasının yandığı belirtilerek arızanın giderilmesi için çekici ile davalıya ait servis işyerine getirildiği, servis hizmeti sırasında arızanın motor değişimi suretiyle giderilebilecek mahiyette olduğu belirtilerek motor değişiminin yapıldığı, konusunda uzman İTÜ Öğretim Üyesi bilirkişi heyeti marifetiyle yapılan değerlendirme sonucunda davacının 05/08/2017 tarihinde aracındaki motor yağ eksiltme sorunu giderilmesi talebiyle servis hizmeti almak için başvurduğu halde servis hizmeti veren davalı şirket tarafından gerekli ve yeterli muayene test ve kontroller yapılmayarak sadece yağ deşimi yapılmak suretiyle eksik ve ayıplı servis hizmeti verildiği, bu şekilde aracı kendisine teslim edilen davacının aracını kullanmaya devam etmesi sırasında aracın tesliminden 7 gün sonra olmak üzere 12/08/2017 tarihinde aracını Mersin ilinde faaliyet gösteren … Yetkili Servisi (… Otomotiv)’ne götürdüğü, aracın buradan da 14/08/2017 tarihinde çekiciyle taşınarak davalı şirkete ait yetkili servise getirildiği, burada yapılan incelemeler sonucunda araçtaki motor arızasının motor değişimi suretiyle giderildiği, motor değişimine neden olan arızanın 4.silindir yanma odasına yağ kaçması ve motorun aşırı yağ tüketmesinden kaynaklandığı, araçtaki motor değişimine neden olan motor azırasını daha önce 05/08/2017 tarihinde arıza sebebiyle başvurulduğu halde davalı yetkili servis tarafından ayıplı ve eksik servis hizmeti verilmesinden kaynaklandığı, bu sebeple davacının yeni motor bedeli olarak davacıya ödediği 15.842,62 TL, motor değişimi sebebiyle sarf ettiği 1.500,00 TL ve yine en son arızalı aracın davalı yetkili servise onarım için teslim edildiği 14/08/2017 tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde emsali nitelikteki araç için ikame araç bedeli olarak sarf ettiği (9.381,00 TL+ bu tutarın %18 KDV’si 1.688,58 TL=) 11.069,58 TL tutarında alacaklı olduğu, davacı tarafça Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin … Değişik iş sayılı dosyasında yapılan 722,00 TL tutarındaki tespit masrafı da müddeabbihe dahil edilerek talep edilmiş ise de davacının yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gerekli delil tespiti masrafına ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerektiği, ancak bu suretle reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, aynı kısım bakımından ayrıca yargılama gideri yapılmadığından yargılama giderinin tamamının davalı tarafa yüklenmesi gerektiği,” gerekçeksiyle,
“Davanın Kısmen Kabul ve Kısmen Reddine, 15.842,62 TL yeni motor bedeli, 1.500,00 TL motor değişimi sebebiyle tescil işlem bedeli ve 11.069,58 TL ikame araç bedeli alacağından ibaret toplam 28.412,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gerekli delil tespiti masrafına ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine,” şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili 02/02/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkili şirket tarafından talep edilen yıllık bakım işlemlerinin usulünce yapılmış ve bizzat davacıya kendisinin bahsetmiş olduğu “yağ basıncı yok mesajının” ne olduğunu ve neyden kaynaklandığının tesbit edilebilmesi için “detaylı bir incelemenin ve test yol sürüşünün yapılması neticesinde bu olayın aydınlanabileceği” bildirilmişse de, davacının “işlerinin yoğun olduğunu ve ilgili araca acilen ihtiyacının bulunduğunu” bildirmesi nedeniyle aracı servise bırakmayarak teslim aldığı ve kullanmaya devam ettiğini, aracının motorunun değişmesine sebep olan arızanın, davacının kullanılmaması gerektiği kendisine bildirilen aracı kullanmakta ısrarcı olması sebebiyle meydana geldiğini,
İlk derece mahkemesince dosyada alınan bilirkişi raporunda bir çok eksiklik ve hatalı değerlendirilme bulunması sebebiyle rapora itiraz edildiğini, yapılan itiraz üzerine dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine geri gönderildiğini, ancak bilirkişi heyetinin itirazlarına ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunmadan kök raporu tekrarlamakla yetindiğini, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davanı hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri nedeniyle reddi gerektiğini,
Davacının istemiş olduğu motorun takılması için ödenen bedelin, ayıplı hizmet sonucunda değil doğrudan yapılan ihtara rağmen davacının kusurlu davranışları neticesinde meydana geldiği, ödemelerin davacı tarafından gerçekleştirildiği de göz önüne alındığında eserin olduğu haliyle kabul edilmesi durumunda TBK’nın 476. maddesinde yer verilen: “Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.” hüküm gereğince davacı talebinde haksız olduğunu,
Taraflar arasındaki uyuşmazlık hususu ticari bir alacaktan kaynaklanmadığından talep edilen faizin yasal faiz olması gerekirken, ticari faiz talebinin de yerinde olmadığı, kararda avans faizine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını,
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine vekalet ücreti takdirinde bulunulmaması ve yargılama giderlerinin tamamının müvekkili şirkete yükletilmesinin kabul edilemeyeceğini,
Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın husumet ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle ayıplı araç tamirinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Davacı taraf iddiasında, yıllık bakım ve aracın motorundaki yağ basıncı sorunu nedeniyle aracın bakımının 05/08/2017 tarihinde yetkili servis olan davalı şirkette yapıldığını, bakımdan yaklaşık 1 hafta sonra aracın motor arıza lambasının yanması ve akabinde motorunun kilitlenmesi neticesinde aracın tekrar çekici vasıtasıyla davalı servise getirildiği, yapılan kontrollerde, aracın motor bloğunda çatlama olduğunun tespit edildiğini, aracın yağ eksilttiğinin 05/08/2017 tarihli bakım sırasında bilinmesine ve bu hususun servisteki iş emri üzerine el yazısı ile yazılmış olmasın rağmen gerekli özenin gösterilmeyerek aracın tam olarak tamir edilmediğini belirterek, davalının kusuru nedeniyle ortaya çıkan motor değişim bedeli, yeni ruhsat bedeli ve tamir süresince kiralamak zorunda kaldığı ikame araç bedelinin davalı tarafça kedisine ödenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı taraf ise, aracın bakımının yapıldığı 05/08/2017 tarihinde 4-5 gün önce şirketleri baş teknisyeninin telefonla aranmak suretiyle, araçta yağ eksik verme uyarısının bulunduğu ve aracın çalışmasında sıkıntılar olduğunu beyan edildiğini, bunun üzerine aracın servise getirilmesi istenildiği, ancak aracın 4-5 gün sonra servise getirildiğini, aracın rutin bakımının yapıldığını, yağ eksiltme sorunu ile ilgili araştırma yapılması için aracın servise bırakılması önerisinin davacı tarafça kabul edilmeyerek aracın teslim alındığını, araç teslim alındıktan kısa bir süre sonra davaya konu arızanın ortaya çıktığını, servis çalışanlarınca gerekli özenin gösterildiğini, arızanın ortaya çıkmasına davacının kendisinin sebebiyet verdiğini iddia etmiştir.
Mahkemece, yargılama aşamasında iki ayrı bilirkişi raporu alınmış, her iki raporda da otomobilin motor arızasının (motor değişimi gerektirir nitelikteki) davalının eksik ve ayıplı servis hizmeti vermesinden kaynaklandığının tespit edildiği, davacı tarafça talep edilebilecek motor değişim bedeli, yeni motor sebebiyle trafik tescil bedeli ve ikame araç bedelinin hesaplandığı görülmüştür.
Davalı tarafça, 05/08/2017 tarihinde aracın servis bakımının yapıldığı ve davacının talebi üzerine yağ eksiltme sorunu ile ilgili araştırma yapılmadan aracın davacıya teslim edildiği ve arızanın bu sebeple ortaya çıktığı iddia edilmişse de, gerekli özen yükümlülüğünün gösterilerek, davacının aracı o şekilde teslim alması durumunda meydana gelebilecek durumlar hakkında davacının bilgilendirildiğine dair herhangi yazılı bir delil dosyaya sunulmamıştır.
6098 sayılı TBK’nın 471. maddesi: “Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.” hükmünü içermekte olup, davalının, aracın servis bakımını yaptığı sırada araç sahibinin menfaatlerini gözeterek, işini özenle yapma yükümlülüğü vardır. Bu kapsamda aracın tamir ve bakımını, basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun şekilde yaparak, aracın tamir ve bakımı tam olarak yapılmadan aracın tesliminin yapılmaması, araç sahibi tarafından aracın tesliminin yapılmasında ısrar edilmesi halinde, bu hususta ortaya çıkabilecek sorunlarla ilgili araç sahibinin aydınlatılarak buna rağmen aracın tesliminin istenmesi durumunda araç sahibinin yazılı onayını aldıktan sonra aracın teslim edilmesi gerekir. Davalı tarafça bu şekilde bir teslim yapıldığına ilişkin yazılı delil sunulmamakla birlikte davacı tarafça da bu husus kabul edilmemiştir.
Bu haliyle dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları ile araçta yaşanan motor arızası davalının servis bakım hizmetini eksik ve ayıplı yapmasından kaynaklanmıştır. Davacı tarafça, arıza ortaya çıktıktan hemen sonra davalı servise müracaat edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 13/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ve 12/10/2020 tarihli ek rapor dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun, hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.
Dava konusu servis hizmetinin eksik ve ayıplı yapılmasından kaynaklanan maddi tazminat olup, aracın üretimi ile ilgili bir iddia söz konusu değildir. Belirtilen sebeplerle davalının zamanaşımı, husumet ve ayıbın zamanında ihbar edilmediği yönündeki iddia ve istinaf nedenleri yerinde değildir.
Tarafların her ikisinin de tacir olması nedeniyle avans faizi hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranlarına göre taraflara paylaştırılması gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamından davalı sorumlu tutulması yerinde değildir.
Davalı vekilinin, diğer istinaf sebepleri yerinde olmamakla birlikte, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin istinaf sebepleri yerindedir.
Sonuç olarak: HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı vekili istinaf talebinin kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı vekili İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü ile, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/11/2020 tarih ve … Esas – … Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINA GEREK BULUNMADIĞINDAN DÜZELTİLMEK SURETİYLE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
2-Davanın Kısmen Kabul ve Kısmen Reddine, 15.842,62 TL yeni motor bedeli, 1.500,00 TL motor değişimi sebebiyle tescil işlem bedeli ve 11.069,58 TL ikame araç bedeli alacağından ibaret toplam 28.412,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gerekli delil tespiti masrafına ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 1.940,82 TL nispî karar ve ilam harcından 497,54 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.443,28 TL nispî karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 497,54 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 253,80 TL keşif harcı ve 2.005,70 TL tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.295,4 TL yargılama giderinin, davanın kabulü oranında 2.238,51 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin ilgili maddesi gereğince (istinaf edenin sıfatı ve istinafın kabul sebebine bağlı olarak usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle) 4.261,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/2. maddesi gereğince hesaplanan 722,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İstinaf incelenmesi yönünden:
1-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yatırılan 486,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVALIYA İADESİNE,
2-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 48,50 TL posta masrafı toplamı 210,60 TL’nin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-İstinaf aşamasında kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan tarafa İADESİNE,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 ve 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2024
Başkan
*e-imzalıdır.*
Üye
*e-imzalıdır.*
Üye
*e-imzalıdır.*
Katip
*e-imzalıdır.*
” Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.”
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe