TBK Madde 446 Rekabet yasağı: Aykırı davranışların sonuçları

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 446, rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür; aykırılık bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine hüküm yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir, ancak bu miktarı aşan zararı da gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararların ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

Resmi Metin

Aykırı davranışların sonuçları

Madde 446- (1) Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.

(2) Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.

(3) İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu kural, TBK m.444 koşullarını taşıyan ve TBK m.445 ile en çok iki yıl sınırlanan sözleşme sonrası rekabet yasağının ihlalinde işverenin yaptırımlarını kademelendirir. İlk halkada işçi, ispatlanan bütün zararı giderir. Sözleşmede ceza koşulu varsa ve aksi kararlaştırılmamışsa işçi cezayı ödeyip yasaktan kurtulabilir; ancak cezayı aşan zarar ispatlanırsa bu farkı da öder. Yasağa aykırı davranışın fiilen durdurulması (aynen ifa) otomatik değildir: yalnız sözleşmede yazılı ve açıkça saklı tutulmuşsa, işverenin menfaatinin önemi ile işçinin davranışı bunu haklı kılıyorsa istenebilir. Pratikte sık görülen hata, cezanın her koşulda kurtardığını ya da durdurmanın her durumda istenebildiğini varsaymaktır. Bu yasak İş Kanunu’nda değil TBK’da düzenlenir; hizmet süresince sadakatten doğan rekabet yasağı ise TBK m.396 kapsamındadır, karıştırılmamalıdır. Yasağın işverenin gerçek yararı kalmadığında veya haksız fesihte sona ermesi için TBK m.447’ye bakılır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 446. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 351 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 445 inci maddesinde, rekabet yasağına aykırı davranışların sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 351 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Muhalefetin hükümleri” şeklindeki ibare, Tasarıda, “3. Aykırı davranışların sonuçları” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında, rekabet yasağına aykırı davranan işçinin, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, yasağa aykırı davranışın bir ceza koşuluna bağlanması ve sözleşmede aksine bir hükmün bulunmaması durumunda, işçinin kararlaştırılan miktarı ödeyerek, rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabileceği; ancak, işçinin bu miktarı aşan zararı giderme yükümlülüğünün varlığını sürdüreceği ifade edilmiştir.

Maddenin son fıkrasında ise, işverenin, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışının haklı göstermesi durumunda, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebileceği öngörülmüştür. Buna göre, işverenin, rekabet yasağına aykırı davranışa son verilmesini isteyebilmesi için, belirtilen koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 340b maddesi göz önünde tutulmuştur.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.446 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/524 K. 2023/210 Direnme Bozuldu

Rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulu öngörülebilir ve bu koşulun geçerliliği işverenin karşılık olarak bir edim üstlenmesine bağlı değildir; kanun, sözleşmede aksi öngörülmedikçe işçinin öngörülen miktarı ödeyerek yasağa ilişkin borcundan kurtulabileceğini kabul ederken karşılıklılık aramamıştır.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, 26.03.2003 tarihinden beri yanında pazarlama elemanı ve müdür olarak çalışan davalının 09.09.2013 tarihli rekabet yasağı taahhütnamesi imzaladığını, 21.08.2014 tarihli noter ihtarnamesiyle ayrıldıktan sonra rakip şirkette çalışarak yasağı ihlal ettiğini ileri sürerek 250.000,00 TL cezai şart istemiştir. İlk derece mahkemesi ihlali sabit görüp bedeli 25.000,00 TL'ye indirerek davayı kısmen kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise taahhütnamede yalnız işçi aleyhine ceza koşulu öngörüldüğü, işverene karşı edim yüklenmediği gerekçesiyle TBK m.420/1 uyarınca hükmü geçersiz sayarak davayı reddetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, rekabet yasağı sözleşmesinin hizmet sözleşmesinden bağımsız niteliği ve TBK m.446'nın özel hüküm olması karşısında m.420/1'in burada uygulanamayacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/477 K. 2023/179 Direnme Bozuldu

Rekabet yasağına aykırılığa bağlanan ceza koşulu, hizmet sözleşmesinden bağımsız nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin özel düzenlemeye tabidir; bu nedenle hizmet sözleşmelerine yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz sayan genel kural, rekabet yasağı sözleşmesinde kararlaştırılan ceza koşuluna uygulanmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, petrol sektörüne tank imalatı yaptığını, davalının 18.08.2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesiyle tasarım ve üretim personeli olarak çalışıp 17.05.2014 tarihinde istifa ettiğini, çalışırken imzalanan 03.09.2011 tarihli gizlilik anlaşmasına aykırı biçimde rakip bir şirkette çalışmaya başladığını ileri sürerek 70.000,00 TL cezai şart istemiştir. Davalı, sözleşmenin boş imzalatıldığını ve coğrafi sınırlama içermediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi sözleşmeyi geçerli saymış; sözleşmede 150.000 USD ceza koşulu kararlaştırılmış olsa da talep edilen 70.000,00 TL üzerinden yüzde altmış tenkis yaparak 28.000,00 TL üzerinden davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi TBK'nın 420/1 inci maddesi uyarınca yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz sayıp davayı reddetmiş, Özel Daire bozmasından sonra direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, gizlilik anlaşmasının hizmet sözleşmesinden bağımsız bir rekabet yasağı sözleşmesi olduğu gerekçesiyle direnmeyi bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2020/670 K. 2022/1544

Rekabet yasağının ihlali hâlinde işçi, işverenin bu ihlal nedeniyle uğradığı tüm zararı gidermekle yükümlüdür; aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa, sözleşmede aksine düzenleme bulunmadıkça işçi ceza koşulu olarak belirlenen bedeli ödeyerek yasağa ilişkin borcundan kurtulur, ancak bu miktarı aşan zararı da tazmin eder.

Detaylı özeti gör

Davacı lojistik şirketi, operasyon sorumlusu ve hat geliştirme lideri olarak çalışan davalı işçinin 19.08.2013 tarihinde kendi isteğiyle istifa edip 02.10.2013 tarihinde aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başlamasının, 01.03.2012 tarihli iş sözleşmesinin rekabet yasağını düzenleyen 11. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek son brüt ücretin on iki aylık tutarı kadar ceza koşulu ile 15.000 TL zararın tahsilini istemiş, talebini ıslahla 83.184 TL tutarına yükseltmiştir. Yerel mahkeme, davalının eriştiği bilgilerin şirketteki tüm personelin görebildiği bilgisayar programında bulunduğunu, bu nedenle ticari sır sayılamayacağını belirterek davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararı üzerine de önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının konumu gereği müşteri portföyüne, müşterilerle yapılan anlaşmalara ve fiyatlandırmalara vakıf olduğunu, bu bilgilerin ticari sır niteliğinde bulunduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2021/7273 K. 2022/7857 Bozma

Rekabet yasağına aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa, aykırılığın sonuçları bu özel düzenlemeye göre belirlenir ve işveren ceza koşulu alacağının tahsilini isteyebilir; ceza koşulu alacağı talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bunun yerine maddi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, yurt dışı satış takım lideri olarak çalışan davalı işçinin 20.12.2012 tarihinde işten ayrıldıktan sonra, 01.07.2010 tarihli iş sözleşmesinin 12. maddesindeki rekabet yasağına aykırı biçimde aynı organize sanayi bölgesindeki rakip şirkette 12.01.2013 tarihinde işe girdiğini ileri sürerek 23.730 TL cezai şart ve 9.792,29 TL ihbar tazminatı istemiştir. Davalı, yeni sözleşmeyi Almanya'da çalışmak üzere imzaladığını, yasağın yer bakımından getirdiği sınırlar nedeniyle cezai şartın geçersiz ve miktarının fahiş olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, yasağı süre ve konu yönünden geçerli, yer yönünden aşırı görüp TBK m. 445/2 uyarınca değerlendirme yaparak davayı kısmen kabul etmiş ve takdiren 5.000 TL maddi tazminata hükmetmiştir. Daire, cezai şart alacağı talep edilmiş olmasına rağmen maddi tazminata hükmedilmesini doğru bulmayarak kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2021/6064 K. 2021/13141 Bozma

Rekabet yasağına aykırı davranan işçinin sorumluluğu işverenin uğradığı bütün zararları kapsar; bu zarar hesaplanırken aykırı davrananın elde ettiği menfaat değil, işverenin malvarlığının mevcut durumu ile yasağa uyulsaydı arz edeceği durum arasındaki fark, yani yoksun kalınan kâr esas alınır.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, 07.10.2003 tarihinde Güney Kore menşeli dava dışı bir üretici ile Türkiye genelinde tek satıcılık sözleşmesi imzalamış; davalı iki çalışan ise yaklaşık on yıl boyunca bu markanın tanıtım ve pazarlamasında görev yapmıştır. Davacı, çalışanların iş ilişkisi sürerken 24.09.2013 tarihinde aynı iştigal konulu davalı şirketi kurduklarını, iş sözleşmelerinin feshedildiği 12.12.2013 tarihinde üreticinin de tek satıcılık sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, sadakat yükümlülüğüne aykırılığın bulunduğunu, ancak yazılı rekabet yasağı sözleşmesi olmadığından sorumluluğun davalı şirketin kuruluşu ile fesih tarihi arasındaki dönemle sınırlı olduğunu, sonraki zararın 08.09.2016 tarihli tahkim kararıyla hükmedilen 150.000 Avro ile karşılandığını belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.446 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/612 K. 2024/111 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Rekabet yasağına aykırılığa bağlanan ceza koşulu için işverenin somut zararını ispatının gerekmediği; aynı alanda faaliyet gösteren şirkete geçen satış destek personelinin edindiği bilgileri üçüncü kişilere aktarma ihtimalinin bile ceza koşulunun uygulanması için yeterli olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle işverence ceza koşulu alacağı istenmiş; ilk derece mahkemesi takdiri indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, rekabet yasağı içeren hizmet sözleşmesinin aynı zamanda sözleşme sonrası için rekabet etmeme sözleşmesi sayılacağını, bu nedenle yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz kılan hükmün burada uygulanmayacağını belirtmiştir. Satış destek personeli olan işçinin edindiği bilgileri üçüncü kişilere aktarma ihtimalini ceza koşulunun uygulanması için yeterli gören daire, aşırı ceza koşulunda yapılan takdiri indirimi ve buna bağlı vekalet ücreti uygulamasını da yerinde bularak her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!