TBK Madde 445 Rekabet yasağı: Sınırlandırılması

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 445, rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz; hâkim, aşırı nitelikteki yasağı, işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutarak kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.

Resmi Metin

Sınırlandırılması

Madde 445- (1) Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.

(2) Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.445, TBK m.444 uyarınca geçerli kurulmuş sözleşme sonrası rekabet yasağının sınırlarını çizer; kayıtsız kaleme alınmış geniş bir kaydı fiilen daraltarak işçiyi korur. Yasak yer, zaman ve işlerin türü bakımından ölçülü olmalı ve işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürmemelidir. Süre, özel durum ve koşullar dışında en çok iki yıl olabilir. Aşırı kayıt kendiliğinden geçersiz sayılmaz; hâkim, işverenin varsa üstlendiği karşı edimi de gözeterek yasağı kapsam veya süre bakımından sınırlar, yani daraltarak ayakta tutar. Sık hata, iş görme sürerkenki sadakat kaynaklı rekabet yasağı (TBK m.396) ile sözleşme sonrası yasağı karıştırmaktır; ikincisi yalnız TBK m.444-447 çerçevesinde ve yazılı kayıtla doğar. Rekabet yasağı İş K. (4857) değil TBK kaynaklıdır; bağımlı pazarlamacı da bağımsız acenteyle (TTK m.102) eşitlenmemelidir. Pratikte dilekçede salt geçersizlik yerine, sınırlama yetkisine dayalı terditli talep kurmak yerinde olur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 445. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 349 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 444 üncü maddesinde, rekabet yasağının sınırlandırılması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 349 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Hududu” şeklindeki ibare, Tasarıda, “2. Sınırlandırılması” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında, rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresinin, 818 sayılı Borçlar Kanununun 349 uncu maddesinden farklı olarak, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, hakime, aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir. Buna göre hakim, kendisine tanınan yetkiyi, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kullanabilecektir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 340a maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.445 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2025/608 K. 2025/5578 Bozma

Rekabet yasagi kaydinda yer sinirlamasinin bulunmamasi, kaydi kendiliginden gecersiz kilmaz; hakim butun durum ve kosullari serbestce degerlendirerek yasagi kapsami veya suresi bakimindan sinirlayabilecegiden, bu sinirlama olanagi tartisilmaksizin kaydin dogrudan gecersiz sayilmasi dogru olmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, bünyesinde çalışan davalı gerçek kişilerin ticari bilgi ve müşteri portföyüne eriştikten sonra istifa edip davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, müşterilerin bu şirkete kaydırıldığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve menini, şimdilik 1.000'er TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat ile rekabet yasağı cezai şartından 1.000 TL tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, sözleşmedeki rekabet yasağında yer sınırlaması bulunmadığı için kaydı geçersiz sayarak gerçek kişiler yönünden davayı reddetmiş, davalı şirket bakımından müşteri geçişinin 2015 hasılatının yüzde 71'ine ulaşması nedeniyle TTK 54 uyarınca haksız rekabeti kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davayı belirsiz alacak sayıp zamanaşımının dolmadığını kabul ederek 101.545,92 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Daire, gerçek kişiler yönünden de haksız rekabetin oluştuğunu, ayrıca TBK 445/2'deki sınırlama olanağı tartışılmadan kaydın geçersiz sayılamayacağını belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2023/366 K. 2024/2318 Bozma

Rekabet yasağındaki yer sınırlamasının aşırılığı giderilirken ölçüt idari il sınırı değil, bölgenin ekonomik yapısı ve ticari yaşamdaki gerçek durumdur; iş hayatı bakımından birbirine bitişik ve fiilen bütünleşmiş yerleşim alanları tek bir ekonomik çevre sayılarak sınırlama buna göre belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı, aerosol dolum sektöründeki davalı şirketlerin kurucu ortaklarındandı; 02.07.2009 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmış, iş sözleşmesi 27.06.2012 tarihinde sona ermiş, kalan yüzde 8,125 hissesini 15.06.2015 tarihli sözleşmeyle diğer ortağa devretmişti. Devirle birlikte imzaladığı taahhütnamede, ekte sayılan 115 şirketle 5 yıl boyunca iş yapmamayı üstlenmiş; ardından bu taahhüdün butlanla malul olduğunun tespitini istemiş, şirketler de birleşen davada aykırılıktan doğan zararın tazminini talep etmişti. İlk derece mahkemesi taahhüdü kısmen geçersiz sayarak süreyi iki yıla indirmiş, yeri Kocaeli il sınırlarıyla daraltmış, birleşen davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, TBK m.445 uyarınca aşırılığın giderilmesini yerinde buldu; ancak Gebze ilçesinin ticari yaşamda İstanbul ile bütünleşmiş olması karşısında sınırlamanın İstanbul ilini de kapsaması gerektiğini belirterek kararı bozdu.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/477 K. 2023/179 Direnme Bozuldu

İşverenin üstlendiği karşı edim, rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine kararlaştırılan ceza koşulunun geçerlilik şartı değildir; karşı edim yalnızca aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsam veya süre bakımından sınırlanmasında hâkimin gözeteceği unsurlardan biri olarak düzenlenmiş olup bunun dışında karşılıklılık aranmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, petrol sektörüne tank imalatı yaptığını, davalının 18.08.2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesiyle tasarım ve üretim personeli olarak çalışıp 17.05.2014 tarihinde istifa ettiğini, çalışırken imzalanan 03.09.2011 tarihli gizlilik anlaşmasına aykırı biçimde rakip bir şirkette çalışmaya başladığını ileri sürerek 70.000,00 TL cezai şart istemiştir. Davalı, sözleşmenin boş imzalatıldığını ve coğrafi sınırlama içermediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi sözleşmeyi geçerli saymış; sözleşmede 150.000 USD ceza koşulu kararlaştırılmış olsa da talep edilen 70.000,00 TL üzerinden yüzde altmış tenkis yaparak 28.000,00 TL üzerinden davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi TBK'nın 420/1 inci maddesi uyarınca yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz sayıp davayı reddetmiş, Özel Daire bozmasından sonra direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, gizlilik anlaşmasının hizmet sözleşmesinden bağımsız bir rekabet yasağı sözleşmesi olduğu gerekçesiyle direnmeyi bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2023/283 K. 2023/1189 Direnme Bozuldu

Asiri oldugu ileri surulen rekabet yasagi kaydi bakimindan hakim, kapsam veya sure yonunden sinirlama olanagini degerlendirmekle yetinemez; kaydin gecersizligine dayanan savunmanin somut olayin ozelliklerine gore hakkin kotuye kullanilmasi niteliginde olup olmadigini da belirlemek ve sonucuna gore karar vermek zorundadir.

Detaylı özeti gör

Davacı turizm ve seyahat acentesinde davalı, 19.06.2014 tarihli iş sözleşmesiyle kontrat müdürü olarak çalışmaya başlamış, sözleşmeye şirketin Türkiye sınırları içinde faaliyet gösterdiği coğrafyada 6 ay süreli rekabet yasağı ve gizlilik kaydı konulmuştur. Davalı 12.07.2015 tarihinde kendi isteğiyle ayrılıp 14.07.2015 tarihinde aynı ildeki rakip şirkette aynı pozisyonda işe başlayınca işveren, son net ücret 3.500,00 TL üzerinden on beş kat cezai şart olan 52.500,00 TL ile şimdilik 500,00 TL tazminat istemiştir. İlk Derece Mahkemesi coğrafi alan sınırlaması bulunmadığı ve kaydın işçinin iktisaden mahvına yol açacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi başvuruyu esastan reddetmiştir. Daire, hâkimin TBK 445/2 uyarınca sınırlama yetkisini tartışması ve geçersizlik savunmasının hakkın kötüye kullanımı olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini belirterek kurulan hükmü bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2022/935 K. 2022/6867 Bozma

Rekabet yasağının aşırı olması, kayda doğrudan ve mutlak bir geçersizlik sonucu bağlanmasını gerektirmez; hâkime yasağın kapsamı ve süresi bakımından uyarlama yetkisi tanınmıştır ve bu yetki gerek müstakil olarak açılan bir uyarlama davasında gerekse ihlal nedeniyle açılan tazminat davasında kullanılabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, 04.11.2010 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışmaya başlayan davalı işçinin 21.09.2012 tarihinde işten ayrıldığını ve 26.09.2012 tarihinde rakip bir mağazada işe girdiğini, oysa taahhütnamede ayrılıştan sonraki bir yıl boyunca aynı iş kolunda çalışmayacağını, aksi hâlde son brüt maaşının beş katını cezai şart olarak ödeyeceğini üstlendiğini ileri sürerek 10.643,85 TL cezai şartın tahsilini istemiştir. Davalı, işçilik alacakları ödenmediği için sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, davacının haksız rekabet nedeniyle zarara uğradığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, iş sözleşmesinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibarıyla 6098 sayılı Kanun'un 444 ve devamı maddelerinin uygulanacağını, işverenin somut bir zarara uğramasının aranmadığını, mahkemenin önce rekabet yasağının geçerliliğini, sonra ihlali ve TBK m.445/2 uyarınca uyarlamayı değerlendirmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Diğer kararlar (3)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2022/3035 K. 2022/4680 Direnme Bozuldu

Rekabet yasagi kaydinin suresinin uzun tutulmus ya da cografi sinirlama icermemis olmasi, kaydin salt bu nedenle kesin hukumsuz sayilip davanin reddedilmesini hakli kilmaz; Turk Borclar Kanunu'na tabi bir kayitta mahkeme, yasagin asiri olup olmadigini tartismak ve asiri buldugu takdirde kapsam veya sure yonunden sinirlama yaparak sonuca gitmek zorundadir.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, 06.07.2010 tarihli iş sözleşmesinin eki rekabet yasağı sözleşmesine dayanarak, 08.11.2012 tarihinde işten ayrılıp aynı iş kolunda faaliyete başlayan eski çalışanı aleyhine 5.000 USD cezai şart için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Yerel mahkeme, TBK'nin 445. maddesindeki iki yıllık sürenin takip tarihi itibarıyla dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu karar Dairece bozulmuştur. Mahkeme bu kez, sözleşmenin süresi ve tüm Türkiye'yi kapsaması nedeniyle 818 sayılı BK'nin 19 ve 20. maddelerine aykırı ve kesin hükümsüz olduğunu belirterek direnmiş; bu değerlendirme ilk karardan tamamen farklı olduğundan yeni hüküm sayılıp dosya Daireye gönderilmiştir. Daire, 6101 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığa 6098 sayılı TBK'nin uygulanacağını, sözleşmede 5 yıllık yasak süresi öngörüldüğü ve coğrafi kısıtlama yapılmadığı gözetilerek kaydın TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde tartışılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/447 K. 2022/315 Onama

Hâkimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını sınırlama yetkisi, ancak geçerli biçimde kurulmuş bir rekabet yasağı sözleşmesi bakımından kullanılabilir; yapıldığı anda geçersiz olan bir yasak kaydı, ihlalin daha sonraki bir tarihte gerçekleşmiş olmasına dayanılarak geçerli sayılıp kapsam veya süre yönünden daraltılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı telekomünikasyon şirketi, davalı işçisiyle 10.03.2006 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalamış; sözleşmenin 10. maddesinde iş ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle işverenin faaliyet alanındaki şirketlerde çalışmama yükümlülüğü ve aykırılık halinde son brüt ücretin on katı cezai şart kararlaştırılmıştı. İşçinin 23.07.2012 tarihinde rakip bir şirkette işe başladığı gerekçesiyle davacı, 40.000 TL cezai şartın davalılardan tahsilini istedi. Asliye ticaret mahkemesi, yasak kaydında yer sınırlaması bulunmadığından sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 349. maddesi uyarınca kaydın geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı reddetti; Özel Daire ihlal tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek bozdu, mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, 6101 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca geçerliliğin sözleşme anındaki kanuna göre belirleneceğini vurgulayarak direnme kararını onadı.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2020/2195 K. 2021/2807 Onama

Hâkimin rekabet yasağını sınırlama yetkisi her uyuşmazlıkta kullanılması zorunlu bir yetki değildir; işçinin rakip işletmede çalışmaya başladığı tarih, kararlaştırılan yasak süresi bakımından değerlendirildiğinde bir aşırılık ortaya koymuyorsa, süre yönünden ayrıca daraltmaya gidilmesine yer yoktur.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, kurumsal satış genel müdür yardımcısı olarak çalışan davalının istifa ederek işten ayrıldıktan sonra hizmet sözleşmesinin 9. maddesindeki rekabet yasağına aykırı biçimde aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı bir firmada çalışmaya başladığını ileri sürerek, aykırılığın tespitiyle cezai şartın şimdilik 10.000 TL'sinin tahsilini istemiş, sonradan talebini 152.299,92 TL'ye çıkarmıştır. Davalı, iş sözleşmesindeki rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğunu ve TBK'nın 444/2. maddesindeki koşulların oluşmadığını savunmuştur. Bozmaya uyan yerel mahkeme, davalının pozisyonu gereği şirkete ilişkin birçok önemli bilgiye vakıf olduğunu, istifayla ayrılıp aynı faaliyet alanındaki başka bir şirkette çalışmaya başlamakla yasağı ihlal ettiğini kabul etmiş; işverenin sözleşmede karşı bir edim üstlenmemiş olmasını ve hakkaniyeti gözeterek TBK'nın 182/2. maddesi uyarınca cezai şartta 7/10 oranında indirim yapıp 45.689,98 TL üzerinden hüküm kurmuştur. 11. Hukuk Dairesi, davalının rakip şirkette işe giriş tarihi karşısında TBK'nın 445/2. maddesi kapsamında yasak süresinin ayrıca sınırlandırılmasının gerekmediğini belirterek taraf vekillerinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmü oy çokluğuyla onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.445 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/612 K. 2024/111 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Rekabet yasağının bölge ve iki yıl süre ile sınırlandırıldığı saptanarak, işçinin çalışma özgürlüğünün ve ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı biçimde sınırlandırıldığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle işverence ceza koşulu alacağı istenmiş; ilk derece mahkemesi takdiri indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, rekabet yasağı içeren hizmet sözleşmesinin aynı zamanda sözleşme sonrası için rekabet etmeme sözleşmesi sayılacağını, bu nedenle yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz kılan hükmün burada uygulanmayacağını belirtmiştir. Satış destek personeli olan işçinin edindiği bilgileri üçüncü kişilere aktarma ihtimalini ceza koşulunun uygulanması için yeterli gören daire, aşırı ceza koşulunda yapılan takdiri indirimi ve buna bağlı vekalet ücreti uygulamasını da yerinde bularak her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/334 K. 2022/411 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Rekabet yasağı süresini iki yıl yerine üç yıl olarak belirleyen ve yer bakımından hiçbir sınırlandırma içermeyen sözleşme kaydının TBK 445'e aykırı olduğu; bu kayda dayanılarak ileri sürülen haksız rekabet ve tazminat isteminin reddinin usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Fuar organizasyonu alanında faaliyet gösteren davacı şirket, eski çalışanının rakip şirkette çalışmasının haksız rekabet oluşturduğunu ve iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart borcu doğduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi asıl davayı ispatlanamadığından, birleşen davayı aktif husumet yokluğundan reddetmiştir. Daire, muhasebe elemanı olarak çalışan işçinin rakip şirkette çalışmasının tek başına haksız rekabet sayılamayacağını, ayrıca dayanılan sözleşmedeki rekabet yasağının süresinin üç yıl olarak belirlenmesi ve yer bakımından sınırlandırma içermemesi nedeniyle TBK 445'e aykırı olduğunu; davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığından cezai şart isteme hakkı da bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!