Sözleşme sonrası rekabet etmeme taahhüdü, işçinin kanundan doğan özen ve sadakat borcunun sözleşme sona erdikten sonraya uzayan bir devamı değildir; taraf iradesine bağlı olarak doğan bağımsız bir yükümlülüktür ve kanundan kaynaklanan sır saklama borcundan hukuki karakteri itibarıyla ayrışır.
Detaylı özeti gör
Davacı şirket, iş sözleşmesine ek olarak rekabet yasağı ve ticari sır saklama taahhüdüne ilişkin sözleşmeyi de imzalayan davalı işçisinin işten ayrıldıktan kısa süre sonra rakip firmada çalışmaya başladığını ileri sürerek, sözleşmedeki cezai şartın şimdilik 35.000 TL'sinin tahsilini istemiştir. Davalı, uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunmuştur. Ticaret mahkemesi önce görevsizlik nedeniyle davayı usulden reddetmiş, bu karar bozulmuş; bozmaya uyularak verilen ret kararı da ikinci kez bozulduktan sonra mahkeme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesini esas alarak yeniden görevsizlikten usulden ret kararı vermiştir. Daire, rekabet yasağının hizmet sözleşmesinin bir unsuru sayılamayacağını, TBK m. 396'daki sır saklama borcundan hukuki karakteri itibarıyla ayrıştığını ve davanın TTK m. 4/1-c uyarınca mutlak ticari dava niteliği taşıdığını belirterek hükmü bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe