Adana BAM, 8. HD., E. 2019/2151 K. 2020/303 T. 6.2.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 408

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI:

K1

VEKİLİ:

Av. K2

DAVALI:

F1 Rehabilitasyon Sağlık Medikal İnşaat Gıda Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi – A1

VEKİLİ:

Av. K3

DAVANIN KONUSU :

Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)

İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. maddesi gereğince kamu düzeni ve istinaf edenin taraf sıfatına göre istinaf sebepleri ile bağlı kalınarak dosya ve inceleme raporu okundu. Gereği düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili, sınıf öğretmeni olarak 1.825,00 TL ücretle 09/02/2015- 30/03/2017 tarihleri arasında çalışan davacının; sözleşmesinin haksız olarak sözlü şekilde feshedildiğini, Hatay 4. Noterliği 04/04/2017 tarih, 14038 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, işçilik alacaklarının tamamının ödenmesini talep ettiğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, davacının ilk dönem çalışması davalı şirket ortaklarına ait F2 Sağlık Medikal İletişim Tekstil Otomotiv Gıda Tur. Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. Nezdinde geçmiş olduğunu, bu şirkete ait özel eğitim kurumunun kapandığını, şirketin faaliyetinin durduğunu, şirket ortakları davalı şirketi faal hale getirerek yeni bir özel eğitim kurumu açtığını, davacı ile işyerinde çalışan diğer öğretmenleri bu okulda çalıştırmaya devam ettiğini, davalı ile dava dışı F2 Ltd. Şti. Arasında organik bağ bulunduğunuiddia etmiş, kıdem tazminatı, bakiye süre ücreti, yıllık ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözlü olarak fesihte bulunulmadığını, davacının işe gelmediğini bu nedenle devamsızlık tutanakları tutulduğunu, davacının noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile işçilik alacaklarını talep ettiğini, davalı kurum tarafından gönderilen ihtarname ile mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeninin açıklanmasının talep edildiğini, davacı tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği F2 Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece
“…

İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri, izin formları, bordro veya eşdeğer yazılı belgelerle ispatlamalıdır. Somut olayda; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının tüm çalışması boyunca 2 tam yıl kıdemine karşılık 28 gün yıllık ücretli izin hak ettiği, davalı işverenliğin ise bu izinlerin kullandırıldığına dair dosyaya herhangi bir imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge sunmadığı tespit edildiğinden davacının almaya hak kazandığı 28 gün tutarındaki yıllık izin ücreti alacağının 1.703,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

Somut olayda; Davacının son iki aylık çalışması olan 01/04/2017 ile 18/06/2017 tarihleri arasındaki ücretinin ödendiğine dair dosyada somut herhangi bir delil bulunmadığı görüldüğünden bakiye almaya hak kazandığı maaş ücretinin 6.637,00 TL olduğu anlaşılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davanın kabulü ile:

Net 5.254,00 TL kıdem tazminatının fesih tarihli olan 30/03/2017 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-6637,00 TL ücret alacağının 100 TLlik kısmı dava, bakiye kısmı ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Net 1703,00 TL yıllık izin ücreti alacağının 100 tl sinin dava, bakiye kısmının ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
..” karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili, davaya cevaplarını tekrarlamış, davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, Mahkeme tarafından davacının hizmet süresinin belirlenmesinde hataya düşüldüğünü savunmuş Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Taraflara ait SGK kayıtları, davacının iş yeri sicil dosyası, karşılıklı gönderilen ihtarnameler, banka hesap cetvelleri dosyadadır.

Bilirkişi raporunda; SGK kayıtlarında belirli kıdem süresine göre kıdem tazminatını, davacının 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğunun, kabulüyle çalışma ücretlerini hesaplamıştır.

Davacının yeniden işe girdiği tarihe göre 2 ay 18 günlük bakiye süre ücreti hesaplanmıştır.

DEĞERLENDİRME VE KABUL:

HMK 190.,4857 Sayılı İş Kanunu 17, 19, 20 / 2, 25 / ll, 56/6, 120. maddeleri ve geçici 1/2. maddesi yollaması ile 1475 Sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince iş sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanarak feshedildiğinin, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödediğinin, yıllık izinlerin kullandırıldığı veya bedelini ödediğinin ispatı külfeti işveren üzerindedir.

Davalı şirket ile dava dışı şirket ortaklarının aynı oldukları, davacının sözleşmesinin devam ettiği, bu haliyle şirketler arasında organik bağ bulunduğu işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olacakları kanaatine varılmıştır.

Davacı, 04.04.2017 tarihli ihtarnameyle işverene, sözleşmesinin işveren tarafından sözlü olarak feshedildiğini ihtar etmiştir. İşveren davacının feshi daha sonraki tarihlidir. Devamsızlık tutanakları da her zaman düzenlenebilecek nitelikte olmakla beraber, davacının da sözleşmesinin feshedildiğini bildirdiği tarihten sonraki günler için düzenlendikleri görülmektedir. İşten çıkarılan davacının, işyerine devamının beklenilemeyeceği de açıktır. Davacı kıdem tazminatını hak edecektir.

Kullandırıldığı ya da karşılığının ödendiğini ispatlanamayan yıllık izin ücretinin davacı lehine hüküm altına alınması kanuna ve olaya uygundur.

Bakiye süre ücreti, davacının SGK kayıtlarına göre yeniden işe girdiği tarihe kadar boşta geçirdiği süreler için hesaplanılmıştır. Bu süre 2 ay 18 gündür. Belirli süreli iş sözleşmesi, haklı bir neden bulunmaksızın feshedilen davacının mahrum kaldığı ücretin hüküm altına alınması, olaya ve kanuna uygundur.

Açıklanan nedenlerle aşağıdaki bentler dışında kalan istinaf talepleri yerinde olmayıp reddine karar vermek gerekmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar kanunu Madde 408- İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.

Dosya kapsamında, bakiye süre ücreti davacının yeni bir iş bulduğu tarihe kadar hesaplanmıştır. Ancak mahkemece davacının işe gitmeyerek yapmaktan kurtulduğu giderlerle ilgili bir araştırma yapmadığı görülmektedir. Söz konusu sürenin kısalığı göz önüne alınarak bu yönde araştırma yapmak yerine, yargılamanın makul sürede bitirilmesi ve usul ekonomisi açısından hesaplanan tutardan %5 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davacı lehine 6.305,42 TL bakiye ücret alacağına hükmetmek gerekmiştir.

Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b2. Maddesi gereğince mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle yeniden hüküm vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki istinaf taleplerininesastan reddine.

2-
HMK 353/1-b.2 ve 355. Maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere
ORTADAN KALDIRILMASINA.

3-
Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddine; a

Net 5.254,00 TL kıdem tazminatının fesih tarihli olan 30/03/2017 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-
Net 6.305,42 TL ücret alacağının 100 TLlik kısmı dava, bakiye kısmı ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-
Net 1703,00 TL yıllık izin ücreti alacağının 100 tl sinin dava, bakiye kısmının ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-
Alınması gerekli 905,96 TL harçtan davacının peşin olarak yatırdığı (ıslah dahil) 261,40 TL nin düşülmesi sonucu kalan 644,56 TL harcın davalıdan tahsiline, ile hazineye gelir kaydına, e-
Davacı lehine hesap ve takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden tarifenin 13. maddesi de dikkate alınarak takdir olunan 331,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-
Alınması gerekli 905,96 TL istinaf karar ve ilam harcından harçtan peşin alınan 232,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 673,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-
Davacı tarafından yapılan toplam 604,20 TL yargılama giderinin kabul ve talep oranına göre 586,07 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-
Davacı tarafından yatırılan 261,40 TL peşin harcın (ıslah dahil) yargılama gideri olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-
Davalı tarafından yapılan toplam 139,38 TL yargılama giderinin kabul ve talep oranına göre 4,18 TL nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

8-
HMK’nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansı bulunması durumunda yatırana iadesine,

9-
Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere 06/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!