TBK Madde 305 Kiralananın sonradan ayıplanması: a. Genel olarak

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 305, kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir; zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasını önlemez, önemli ayıp durumunda kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır.

Resmi Metin

a. Genel olarak

Madde 305- (1) Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir. Ancak, zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasını önlemez.

(2) Önemli ayıp durumunda kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Buradaki üç seçimlik hak (giderim, kira indirimi, zarar tazmini) kiracının elindedir; kiraya veren hangisinin uygulanacağını dayatamaz. Pratikte kilit nokta ispat: ayıbın teslimden sonra ortaya çıktığını, kiracının kusurundan kaynaklanmadığını ve kullanımı etkilediğini gösterecek delil (tespit davası, fotoğraf, bilirkişi, tutanak) önceden toplanmalıdır. Kira indirimini tek taraflı hesaplayıp ödemeyi kısmen kesmek riskli olabilir; orantı tartışmalıysa eksik ödeme temerrüt ve tahliye gerekçesine dönüşebilir, bu yüzden indirim talebini yazılı bildirimle ve mümkünse tespitle desteklemek isabetlidir.

Sık yapılan hata, önce makul süre verip giderim istemeden doğrudan ağır sonuçlara geçmektir. Ayıp önemli değilse fesih gündeme gelmez; önemli ayıpta ise fesih m.306 çerçevesinde değerlendirilir. Zarar tazmini diğer hakları kapatmaz, ancak kiraya verenin kusursuzluğunu ileri sürmesi tazminat bakımından tartışma yaratabilir. Ayıp rejimini m.304-308 bütünüyle birlikte okumak gerekir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 305. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 249 uncu maddesinin ikinci ve son fıkrası ile 250 nci maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 304 üncü maddesinde, kiraya verenin, kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesinden sorumluluğunun genel olarak kapsamı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 249 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “1. Kullanılmağa salih bir halde” ve 250 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bilahare akde muhalif hal hudusu” ibareleri, Tasarının 304 üncü maddesinde “2. Kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesinden sorumluluk / a. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, kiralananın sonradan, yani kiracının egemenlik alanında bulunduğu sırada, kendisine yüklenemeyen bir sebeple ayıplı hale gelmesi durumunda, kiracıya ayıpların giderilmesini (bunların ortadan kaldırılması amacıyla onarım) veya kira bedelinden indirim yapılmasını ya da zararın giderilmesini isteme biçiminde üç seçimlik hak tanınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, ayıbın önemli olması durumunda, maddenin birinci fıkrasında sayılan seçimlik haklara ek olarak, dördüncü bir seçimlik hak niteliğinde olmak üzere, kiracının sözleşmeyi fesih hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 259a maddesi göz önünde tutulmuştur. Ancak, kaynak Kanunun 259a maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, Tasarının “kiraya verenin üçüncü kişinin ileri sürdüğü haklar sebebiyle sorumluluğu” başlığı altında yer verilen 308 ve devamı maddelerinde ayrıca düzenlendiği için, Tasarının 304 üncü maddesine alınmamıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.305 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/5067 K. 2024/3890 Onama

Kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesi hâlinde, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak TBK m.305 uyarınca kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılması gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı taşımacılık şirketi, davalı Belediye ile 32 araçla 6 toplu taşıma güzergâhını on yıllığına kiraladığı sözleşmede asıl davada kiralananın ayıbı nedeniyle aylık 156.078 TL kira bedelinin 60.000 TL'ye indirilmesini, birleşen davada ise vaat edilen yolcu sayısının sağlanmaması nedeniyle tazminat istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak asıl davayı kısmen, birleşen davayı kabul etmiştir. Yargıtay 3. HD, davalının birleşen davaya yönelik temyizini kesinlik sınırı altındaki 10.000 TL nedeniyle miktardan reddetmiş; kararın bozma ilamına ve hakkaniyete uygun verildiğini belirterek hükmü onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6595 K. 2019/2530 Kısmi

Kiralananda sonradan doğan önemli ayıp halinde kiracının kiralananı tahliyesi/feshi TBK m.305/2 uyarınca haklı nedene dayanır; kiraya veren makul süre tazminatı isteyemez, ancak kiracı tahliye tarihine kadar kira bedelinden sorumludur.

Detaylı özeti gör

2014'te aylık 400 TL bedelle konut kiralayan kiracı, kış aylarında tavan ve duvarların küflenip evin oturulamaz hale geldiğini ileri sürerek 14.04.2015'te tahliye etmiş ve ödediği kiralar ile yakıt/nakliye bedellerinin iadesini istemiş; kiraya veren karşı davada ödenmeyen dört aylık kira ile makul süre tazminatı talep etmiştir. Yerel mahkeme her iki davayı da reddetmiştir. Yargıtay, asıl davada ayıbın kiraya verene ihtar edildiğinin dosyadan anlaşılamaması ve diğer taleplerin ispatlanamaması nedeniyle red kararının gerekçesini düzelterek onamış; karşı davada ise ödendiği ispatlanamayan kira bedelleri yönünden kısmen kabul gerekirken davanın tümden reddedilmesini hatalı bularak bu yönden hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 305 - Kiralananın sonradan…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!