TBK Madde 308 Ayıba karşı haklar: d. Zararın giderimi

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 308, kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür; kusursuzluğunu ispat yükü kiraya verendedir.

Resmi Metin

d. Zararın giderimi

Madde 308- Kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm kusur karinesini kiraya verene yükler: kiralananın ayıbından (rutubet, elektrik/su tesisatı arızası, yapısal kusur) bir zarar doğmuşsa, kiracının yalnız ayıbı, zararı ve aralarındaki illiyet bağını ispatı yeterlidir; kiraya veren sorumluluktan ancak kusursuzluğunu kendisi ispatlayarak kurtulur. Pratikte en sık hata, kiracının teslim anında durum tespiti (ihtar, fotoğraf, tutanak, bilirkişi) yaptırmadan ayıbı sonradan iddia etmesi; bu da illiyet bağını zayıflatır. Tazminat, ayıbın giderimine (TBK m.306) ek bir kalemdir; eşyaya/sağlığa gelen fiili zararı ve mahrum kalınan kullanımı kapsar.

Kiraya veren tarafında savunma, ayıbın kiracının kullanım kusurundan veya sonradan oluşan bir sebepten doğduğunu göstermeye dayanır. İhtara rağmen ayıbın giderilmemesi halinde kiracının fesih ve tahliye yolları ayrıca gündeme gelebilir; ancak tazminat talebi bu hükümle bağımsız biçimde ileri sürülebilir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 308. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 250 nci maddesinin ikinci fıkrasını kısmen karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 307 nci maddesinde, ayıp sebebiyle uğranılan zararın giderimi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 250 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bilahare akde muhalif hal hudusu” ibaresi, Tasarının 307 nci maddesinde “d. Zararın giderimi” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede, kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe kiracının, kiraya verenden, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararlarının giderilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 259e maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.308 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/2952 K. 2026/117 Bozma

Kiralananı kullanıma hazır teslim etmeyen ve kusursuz olduğunu kanıtlayamayan kiraya veren, kiracının bu nedenle uğradığı kâr kaybı zararını ödemekle yükümlüdür; kâr kaybı denetime elverişli uzman bilirkişi raporuyla hesaplanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, davalı sitenin dış cephesine ışıklı reklam panosu koymak üzere 01.01.2005 başlangıçlı üç yıllık kira sözleşmesi yapmış; davalının reklamları indirip kiracılık sıfatının devamına ilişkin tespit kararına rağmen alanı kullandırmaması nedeniyle uğradığı kâr kaybını (ıslahla 3.099.719,14 TL) talep etmiştir. Yargıtay, hükme esas alınan raporda makul sürenin soyut ve varsayımsal biçimde saptandığını, kâr kaybının davacının diğer gelirleri araştırılmadan yalnız vergi beyannameleri üzerinden hesaplandığını, bu nedenle raporun denetime elverişli olmadığını belirterek; gayrimenkul değerleme uzmanını da içeren heyetten makul süre ve kâr kaybının yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararı taraflar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/3834 K. 2025/2840 Onama

TBK m.308 gereği kiraya verenin ayıptan doğan zararlardan sorumlu tutulabilmesi için kiracının, kiralanandan kaynaklanan ayıplı ifayı ispatlaması gerekir; kiralananı görüp inceleyerek kabul eden kiracı bu ayıbı ispatlayamazsa kâr kaybı ve zarar tazminatı isteyemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, 2886 sayılı Kanun kapsamındaki ihaleyle Belediye Evlendirme Dairesi yanındaki fotoğraf-video dükkânını kiralamış; sonradan nikâh saatlerinin öne çekilmesi ve kokteyl salonlarının çekim işinin başka şirkete verilmesiyle nikâh sayısının düştüğünü ileri sürerek mahrum kalınan kâr tazminatı ile kira bedelinin indirilmesini istemiştir. Davalı idare, sözleşme ve şartnamede nikâh sayısı ile saatine dair taahhüt bulunmadığını, kokteyl salonlarının ayrı ihale konusu olduğunu savunmuştur. Yargıtay, basiretli tacir gibi davranması gereken davacının kiralananı ihaleden önce gezip görerek kabul etmiş sayılacağını, kokteyl salonlarının kiralanana dâhil olmadığını ve nikâh sayısı/saatine ilişkin bir taahhüt verilmediğini belirterek temyiz itirazlarını reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/562 K. 2025/442 Bozma

Kiralananın ayıplı olması nedeniyle doğan zararın tazmininde kiraya verenin kusuru karine olarak kabul edilir; sorumluluktan kurtulabilmek için kusurunun bulunmadığını ispat yükü kiraya verene aittir.

Detaylı özeti gör

Davalıya ait taşınmazda 2007'den beri kiracı olan davacılardan biri, 25.05.2013'te fare girişini önlemek için pencere önündeki erik ağacının dallarını kırarken pencere ile korkuluk arasından düşmüş ve üzerine devrilen korkuluk nedeniyle omurilik felci geçirip %98 malul kalmıştır. Davacılar, korkuluğu tutan ahşap pencere kasasının yalnızca dört vidayla tutturulmasının gizli ayıp oluşturduğunu ve evin bakımsızlığını davalıya defalarca bildirdiklerini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş; davalı ise zamanaşımını ve zarar görenin ağır kusuruyla illiyet bağının kesildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, ayıp ve zararın davalının kusuruyla meydana geldiğinin kabul görmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, korkuluğun düşmesinin binanın yapımındaki bozukluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve kiraya verenin sorumluluğunun araştırılması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararı davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2619 K. 2022/2602 Bozma

Kiralananın ayıplı olması nedeniyle kullanıma hazır biçimde teslim edilmemesinde, kusursuz olduğunu kanıtlayamayan kiraya veren, kiracının bu yüzden uğradığı kâr kaybı zararını da gidermekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı sitenin o dönemki yönetimiyle 01.01.2005 başlangıç tarihli üç yıllık kira sözleşmesi yaparak binanın dış cephe duvarını ışıklı reklam panosu için kiralamış; davalı yönetimin 05.01.2008'de reklamları indirip alanı kullandırmaması nedeniyle uğradığı zarara karşılık şimdilik 50.000 TL tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi önceki davanın kesin hükmü nedeniyle davayı usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise seçimlik hakkın kullanılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, kiraya verenin kiralananı kullanıma hazır teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kiracının kâr kaybını isteyebileceğini; bu kaybın aynı şartlarla benzer bir yeri kiralamak için gereken makul süre ve bu süredeki muhtemel kâr tespit edilerek belirlenmesi gerektiğini belirtip, davanın tümden reddini hatalı bularak ilk derece kararını davacı yararına bozmuş, bölge adliye kararını kaldırmıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.308 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/751 K. 2022/1229 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sigortacının rücuen tazminat davasında istinaf sebebi olarak taşıyıcının, TBK m.308 uyarınca konteyneri kiraya veren sıfatıyla ayıptan doğan zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüş; daire, davalının taşıyıcı olduğunu, kiralayan sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını belirterek istinafı reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, sigortalı mercimek yükünün limanda beklerken yağmur sularına maruz kalması sonucu oluşan zararın sigortacı tarafından ödenmesi üzerine açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, konteynerlerin elverişsizliği ile liman sahasında koruyucu önlem ve drenaj eksikliğini ileri sürerek 342.105,47 TL istemiş; ilk derece mahkemesi 29/12/2016 tarihli yağışın yol açtığı selin mücbir sebep niteliğinde olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, meteoroloji kayıtlarına göre bu yağışın uzun yıllar ortalamasının çok üzerinde ve aşırı yağış niteliğinde olduğunu, valilikçe afet olarak nitelendirildiğini, taşıyıcının konteynerleri kiraya veren sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!