TBK Madde 304 Kiralananın teslim anındaki ayıplarından sorumluluk

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 304, kiralanan önemli ayıplarla teslim edilirse kiracı, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir; ayıp önemli değilse kiracı yalnızca kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.

Resmi Metin

Kiralananın teslim anındaki ayıplarından sorumluluk

Madde 304- (1) Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.

(2) Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Uygulamada en sık yapılan hata, teslim anındaki ayıbı sonradan çıkan ayıpla bir tutup yanlış hak grubuna dayanmaktır. Burada kullanılabilecek yol ayıbın önemli mi yoksa önemsiz mi olduğuna göre ayrışır ve bu ayrım doğrudan erişilecek yaptırıma erişimi belirler: önemli ayıpta temerrüt hükümlerine ve fesih dahil geniş bir seçeneğe ulaşılabilirken, önemsiz ayıpta fesih ve temerrüt yolu açılmaz; yalnızca sonraki-ayıp rejimindeki giderim, kira indirimi ve zarar talepleri elde kalır. Önem değerlendirmesi sözleşmenin amacına ve kiralananın olağan kullanımına göre yapılır ve somut tartışmaya açıktır.

İspat ekseni kritiktir: ayıbın teslim anında mevcut olduğunu kural olarak kiracı ortaya koymalıdır; bu yüzden teslim tutanağı, fotoğraf ve varsa ekspertiz baştan alınmalıdır. Kira ayıp rejimi, satıştaki gibi katı süreli muayene-ihbar külfeti dayatmaz; ancak ayıbı bilerek devralma veya dürüstlük kuralına aykırı davranış, sonradan ileri sürme imkanını zayıflatabilir. Ağır durumlarda fesih (m.306) ve onarım/gider yolları da değerlendirilmelidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 304. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 249 uncu maddesinin ikinci ve son fıkrası ile 250 ve 251 inci maddelerini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 303 üncü maddesinde, kiraya verenin, kiralananın teslim anındaki ayıplarından sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 249 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “1. Kullanılmağa salih bir halde”, 250 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bilahare akde muhalif hal hudusu” ve 251 inci maddesinin kenar başlığından kullanılan “3. Ayıp halinde muamele” şeklindeki ibareler kısmen kullanılarak, Tasarının 303 üncü maddesinin kenar başlığında “IV. Kiraya verenin kiralananın ayıplarından sorumluluğu / 1. Kiralananın teslim anındaki ayıplarından sorumluluk” şeklinde ifade edilmiştir.

Maddede, kiralananın teslimi sırasında taşıdığı ayıplar bakımından önemli ayıp – önemli olmayan ayıp ayırımı yapılmış; önemli ayıplardan, kiracının, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümler çerçevesinde de kiraya vereni sorumlu tutabileceği kabul edilmiştir. Gerçekten, kira sözleşmesi sürekli borç ilişkisi doğurduğu için, kiraya verenin kiralananın sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan ayıplarından da sorumluluğu söz konusu olabilir. Bu durumda, kiraya veren kiralananı teslim borcunu ifada temerrüde düşebilir. Çünkü, kiraya verenin kiralananı teslim borcu bir defalık (ani) edim niteliğinde değildir. Bu sebeple, maddenin birinci fıkrasında, kiracının duruma göre, Tasarının 303 ve devamı maddelerinde düzenlenen ayıptan sorumluluğa veya Tasarının 122 ila 125 inci maddelerinde düzenlenen temerrüde ilişkin hükümlerden yararlanabileceği kabul edilmiştir.

Her iki durumda da, kiracı sözleşme ilişkisini ortadan kaldırma hakkına sahiptir. Ancak, kiracı bu hakkını kiraya verenin ayıptan sorumluluğuna dayanarak kullanırsa, sözleşmenin feshi; borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere dayanarak kullandığı takdirde, sözleşmeden dönme söz konusu olacaktır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 258 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.304 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2431 K. 2025/1733 Onama

Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir; ancak sözleşmeyi feshetmeyip kiralananı tahliyeye kadar kullanmaya devam eden kiracı, kullanım süresine ilişkin kira bedellerini ödemekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

13.06.2013 tarihli sözleşmeyle kiracı olan davacı, projeye aykırı imalat nedeniyle iş yeri açma ve çalışma ruhsatının 12.11.2013'te iptal edilip iş yerinin mühürlenmesi sebebiyle kira ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ileri sürerek, kiraya veren davalının 01.07.2016-01.06.2018 dönemi kira alacağı için başlattığı icra takibinde borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, hukuki tahliyenin anahtar teslimiyle 01.06.2018'de gerçekleştiğini ve bu tarihe kadarki bedellerin talep edildiğini belirterek davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davacının temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/1503 K. 2025/791 Onama

Teslim anındaki ayıp nedeniyle kiracı, TBK m.304 yollamasıyla borçlu temerrüdü veya sonraki ayıp sorumluluğu hükümlerine göre ayıbı uygun sürede ihbar etmelidir; ihbar etmeden kiralananı uzun süre kullanan kiracı, mevcut hâliyle kabul etmiş sayılır.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı ile davalı şirket arasında 12.10.2013-31.12.2015 dönemi için Su Sporları ve Diving Ünitesi kira sözleşmesi yapılmış; kiracı, kiralananın kullanıma uygun tahsis edilmediğini ve işletme izni bulunmadığından kullanılamadığını ileri sürerek yaptığı ödemelerin iadesi ile mahrum kalınan kazancın tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının kiralananı yaklaşık iki yıl boyunca mevcut hâliyle kullanıp uyuşmazlık çıkarmadığını, dolayısıyla kiralananı bu hâliyle kabul etmiş sayıldığını ve kiraya verenin ayıptan sorumlu tutulamayacağını belirterek davayı reddetmiş, diğer davalı yönünden ise sözleşme tarafı olmadığından pasif husumet yokluğuna hükmetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının kiralananı uzun süre mevcut hâliyle kullandığı, ayıp ihbarında bulunmadığı ve iade ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2619 K. 2022/2602 Bozma

Kiraya veren kiralananı kullanıma elverişli teslim ve bu hâlde bulundurmakla yükümlüdür; yükümlülüğünü yerine getirmezse kiracı, TBK m.304 uyarınca borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin sonradan doğan ayıp sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı sitenin o dönemki yönetimiyle 01.01.2005 başlangıç tarihli üç yıllık kira sözleşmesi yaparak binanın dış cephe duvarını ışıklı reklam panosu için kiralamış; davalı yönetimin 05.01.2008'de reklamları indirip alanı kullandırmaması nedeniyle uğradığı zarara karşılık şimdilik 50.000 TL tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi önceki davanın kesin hükmü nedeniyle davayı usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise seçimlik hakkın kullanılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, kiraya verenin kiralananı kullanıma hazır teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kiracının kâr kaybını isteyebileceğini; bu kaybın aynı şartlarla benzer bir yeri kiralamak için gereken makul süre ve bu süredeki muhtemel kâr tespit edilerek belirlenmesi gerektiğini belirtip, davanın tümden reddini hatalı bularak ilk derece kararını davacı yararına bozmuş, bölge adliye kararını kaldırmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/5651 K. 2019/6136 Bozma

Kiralananın kullanılabilirliğini etkileyen bir durumun ayıp sayılıp sayılmayacağı ve sayılıyorsa TBK m.304 anlamında önemli ayıplardan olup olmadığı, konusunda uzman bilirkişilere yeterli inceleme yaptırılmadan karara varılamaz.

Detaylı özeti gör

Kiracı davacı, Hazine mülkiyetindeki ve davalı Belediye lehine irtifak hakkı bulunan parseldeki 2 nolu barı devralmış; kiralananın önündeki yeşil alanda projesi Belediyece onaylanan işletmenin sonradan kaçak yapı gerekçesiyle yıkılması üzerine, inşa edip yıkımla kullanılamaz hale gelen tesise harcadığı bedelin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, yıkılan yapının ruhsatsız olduğunu ve kiralananla ilgisinin bulunmadığını, kiralananın halen kullanılabilir olduğunu savunmuş; yerel mahkeme davayı kabul etmiştir. Yargıtay ise sözleşmenin devam edip etmediği ile faydalı ve zorunlu imalat bedelinin vekaletsiz iş görme hükümleri ve sözleşmedeki bedelsiz terk şartı çerçevesinde, imal tarihi belirlenip yıpranma payı düşülerek ve kalan süre oranlanarak değerlendirilmesi gerekirken, yeterli bilirkişi incelemesi yapılmadan ve dava tarihine göre yapılan hesaba dayanılarak hüküm kurulmasını hatalı bularak kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!