TBK Madde 227 Alıcının seçimlik hakları: a. Genel olarak

Özet 5 fıkra · ~4 dk okuma

TBK 227, satıcının satılanın ayıbından sorumlu olduğu hâllerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı masraf gerektirmiyorsa bütün masraflar satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme veya imkân varsa ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir; genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, aynı malın ayıpsız benzerini hemen verip uğradığı zararı tamamen giderirse alıcının seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

Resmi Metin

a. Genel olarak

Madde 227- (1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  1. 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
  2. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
  3. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
  4. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

(4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

(5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ayıbı süresinde ihbar eden alıcı (TBK m.223), TBK m.227’deki dört seçimlik haktan birini kullanabilir: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız benzeriyle değiştirme; genel hükümlere göre tazminat hakkı ayrıca saklıdır. Pratikte muayene-ihbar külfeti yerine getirilmezse satılan kabul edilmiş sayılır ve seçimlik haklar düşer; ayıbın devir anında mevcut olduğunu ispat yükü kural olarak alıcıdadır. Dönme mutlak değildir: durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim onarıma veya bedel indirimine karar verebilir. Talep, kural olarak devirden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.231; taşınır/taşınmaz ayrımı olmaksızın iki yıl; satıcı ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz). Satıcı ağır kusurluysa aksine sorumsuzluk anlaşması kesin hükümsüzdür (TBK m.221). Alıcı tüketici ise TKHK (6502) öncelikli uygulanır. Sık hata: seçimlik hakkın makul sürede açıkça bildirilmemesi.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 202 nci ve 203 üncü maddelerini karşılamaktadır.

Tasarının beş fıkradan oluşan 226 ncı maddesinde, satıcının ayıptan sorumluluğu çerçevesinde, alıcının seçimlik hakları ve sınırları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 202 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “7. Tekeffüle müstenit dava / a. Satımın feshi yahut semenin tenzili” şeklindeki ibareler, Tasarıda “7. Alıcının seçimlik hakları / a. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 203 üncü maddesinde düzenlenen satılanı değiştirme hakkına ve bunun sınırlarına da, alıcının diğer seçimlik haklarıyla, bütünlük sağlanması amacıyla, Tasarının 226 ncı maddesinde yer verilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 202 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen seçimlik haklara, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinden farklı olarak, alıcının bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın onarılmasını isteme hakkını kullanabilmesi, bu onarımın “aşırı bir masraf gerektirmemesi” koşuluna bağlı olarak dördüncü bir seçimlik hak eklenmiştir. Çünkü, ayıplı satılan nedeniyle, tüketiciye karşı imalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve belirli koşullar altında kredi kurumunun müteselsilen sorumluluklarının ve garanti belgesi ile satılması zorunlu olan sanayi malları bakımından servis sağlama borçlarının varlığı göz önünde tutulursa, satıcının ayıplı satılanı ücretsiz olarak onarma yükümlülüğüne tabi tutulması uygun ve yerindedir. Buna karşılık, taraflardan birini tüketicinin oluşturmadığı diğer satışlarda, satıcının, aşırı bir masraf gerektirse bile, satılanı ücretsiz onarma yükümlülüğüne tabi tutulması hakkaniyete uygun görülmemiştir.

Tasarının 226 ncı maddesinin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak, alıcının tüm seçimlik hakları dört bent halinde sayılmıştır. Böylece, 818 sayılı Borçlar Kanununun 202 nci maddesinin birinci fıkrasında, alıcının kullanabileceği seçimlik haklar, sadece sözleşmeden dönme ve satış bedelinin indirilmesini isteme ve aynı Kanunun 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen değiştirme hakkından ibaret iken, bunlara yukarıda açıklanan onarım hakkı da eklenmiştir. Burada ayrıca, söz konusu seçimlik hakların kullanılabilme koşulları da her bir hak için ayrı ayrı düzenlenmiş olup, bu düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanununa göre önemli farklılıklar taşımaktadır. Gerçekten, 818 sayılı Borçlar Kanununun 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında değiştirme hakkı sadece çeşit satışları için kabul edildiği halde, Tasarıda, “imkan varsa” denilmek suretiyle, bu seçimlik hakkın kullanılabileceği durumlar genişletilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 202 nci maddesinde “fesih” teriminin kullanılması hatalı olduğu için, Tasarıda, bunun yerine “dönme” terimi kullanılmıştır.

Tasarının 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununda açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, öğreti ve uygulamada da kabul edildiği gibi, alıcının hangi seçimlik hakkı kullanmış olursa olsun, ayrıca satılanın ayıplı tesliminden dolayı uğradığı zararlar için genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı tutulduğu belirtilmektedir. Ancak, alıcının, satılanın ayıplı olması nedeniyle dönme hakkını kullanmasının sonuçlarının, Tasarının 228 inci maddesinde düzenlendiği göz önünde tutulursa, onun dönme dışındaki diğer seçimlik hakları ile birlikte, uğradığı zararının giderilmesini, genel hükümlere göre isteyebileceğinde bir duraksama yoktur.

Maddenin üçüncü fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 203 üncü maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, “satılanın başka bir yerden gönderilmemesi” koşulu aranmaksızın, satıcıya, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararı da tamamen gidererek, alıcının seçimlik haklarını kullanmasını önleme olanağı tanınmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, hakime verilen yetkinin kapsamı, satış bedelinin indirilmesi yanında, satılanın onarılmasına karar verme yetkisi de eklenerek, 818 sayılı Borçlar Kanununa göre genişletilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 202 nci maddesinin son fıkrasında kullanılan “müsavi ise” şeklindeki ibare, öğreti ve uygulama göz önünde tutularak, Tasarının 226 ncı maddesinin beşinci fıkrasında “çok yakın ise” şekline dönüştürülmüştür. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun 202 nci maddesinin son fıkrasından farklı olarak, Tasarının 226 ncı maddesinin son fıkrasında, bu durumda alıcının sözleşmeden dönme yanında satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkını da kullanabileceği kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.227 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2025/861 K. 2025/5000 Onama

Tüketici sıfatı bulunmayan alıcının satın aldığı malın gizli ayıplı çıkması hâlinde uygulanacak hükümler 6098 sayılı TBK m.227 olup, 6502 sayılı TKHK değil bu madde esas alınır; alıcı, imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini (m.227/4) isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı idare, davalı Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı otomotiv şirketinden 17.06.2019 tarihinde satın alıp 26.07.2019'da teslim aldığı damperli kamyonda, vites geçişleri sırasında şaft-diferansiyel kısmından vuruntu sesi gelmesi üzerine aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, mümkün olmazsa sözleşmenin iptali ile 622.374,48 TL bedelin ticari faiziyle iadesini istemiştir. Bilirkişi raporunda arızanın üretim kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve satın alımdan önce fark edilemeyeceği tespit edilmiş; İlk Derece Mahkemesi 6502 sayılı TKHK'ye dayanarak davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de kararı kaldırıp aracın ayıpsız mislinin davalılardan alınarak davacıya teslimine hükmetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davacının tüketici olmadığı gözetildiğinde somut olaya 6502 sayılı TKHK'nin değil TBK m.227'nin uygulanması gerektiğini, tüketici sıfatı bulunmayan alıcının gizli ayıplı satılanın imkân varsa ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteyebileceğini (TBK m.227/4) belirtmiştir. Ancak bu yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı, gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 3.HD E. 2022/2999 K. 2022/4882 Bozma

TBK m.227'de alıcı ayıplı malda seçimlik haklardan yalnız birini kullanabilir; ayıp oranında bedel indirimi seçilmişse indirim nispi yöntemle, satış tarihindeki ayıpsız ve ayıplı rayiç değerlerin oranı satış bedeline uygulanarak hesaplanır; onarım bedeli ile değer kaybına birlikte hükmedilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, 25.04.2004 tarihli inşaat ve satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalılardan bir sitede pansiyon niteliğindeki bağımsız bölümü satın alıp 90.000 Euro bedeli peşin ödediğini, ancak davalıların yapıyı kaba ve tek kat halinde bırakıp inşaatı terk ettiğini, sözleşmeye aykırı biçimde eksik ve ayıplı imalat yapıldığını ileri sürerek oluşan değer kaybı ile giderim bedelini istemiş, ıslahla talebini 100.000 TL'ye yükseltmiştir. Asliye hukuk mahkemesi davayı kabul etmiş; ancak Yargıtay, hem eksik imalat onarım bedeline (60.000 TL) hem de değer kaybına (40.000 TL) birlikte hükmedilmesini, alıcının ayıplı malda seçimlik haklardan yalnızca birini kullanabileceğini öngören TBK m.227'ye aykırı bulmuştur. Bozma sonrası davacı seçimlik hakkını ayıp oranında bedelde indirim olarak açıklamış; mahkeme bozmaya uymasına rağmen indirimi, satış tarihindeki ayıpsız ve ayıplı rayiç değerlerin oranının satış bedeline uygulandığı nispi yöntemle hesaplayan, denetime elverişli bir bilirkişi raporu almadan hüküm kurmuştur. 3. Hukuk Dairesi, TBK m.227 uyarınca bedel indiriminin nispi yöntemle hesaplanması gerektiğini belirterek 23.05.2022 tarihinde hükmü davalılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2020/7336 K. 2020/6337 Bozma

TBK m.227'de alıcıya tanınan seçimlik haklar (dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değiştirme) yenilik doğurucu, tüketen haklardandır; alıcı ancak birini kullanabilir, terditli talep edemez. Seçtiği hak belirlenince mahkeme farklı bir sonuca hükmedemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, 02.04.2012 tarihinde davalı Otomotiv Ltd. Şti.'den 29.907,15 TL ödeyerek satın aldığı aracın defalarca arıza yaptığını ve servis tarafından giderilemediğini, 04.09.2014 tarihli ihtarnameyle yeni araç istemesine rağmen cevap alamadığını belirterek; aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, mümkün olmazsa muadiliyle değişimini, bu da olmazsa ödediği bedelin reeskont faiziyle iadesini terditli olarak talep etmiştir. Söke 2. Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi davayı kabul edip aracın iadesine ve 29.907,15 TL bedelin faiziyle tahsiline karar vermiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi de tarafların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise, TBK m.227'de alıcıya tanınan seçimlik hakların (sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değiştirme) yenilik doğurucu yani tüketen nitelikte olduğunu, alıcının bunlardan ancak birini kullanabileceğini ve terditli talepte bulunamayacağını vurgulamıştır. Davacının hem istinaf hem temyiz aşamasında ayıpsız misliyle değişim talep etmesi karşısında seçimlik hakkını bu yönde kullanmış sayılacağını, stokta misli bulunmaması halinde infaz aşamasında İİK m.24'ün uygulanabileceğini belirterek, ilk derece mahkemesinin bedel iadesine hükmetmesini hatalı bulmuş ve kararı davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.227 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2420 K. 2025/2753 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Aracın gizli ayıplı olduğu kabul edilmekle birlikte, ayıbın kullanıma engel olmaması, kilometresi ve kullanım süresi ile giderim masrafı karşısında alıcının ayıpsız misli ile değiştirme talebi hakkaniyete uygun görülmemiş; seçimlik hak olarak bedelden indirime hükmedilmesi yerinde bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ticari satımdan alınan sıfır aracın sol arka kapısında üretim kaynaklı boya hatası bulunması nedeniyle alıcı, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değilse bedelde indirim yapılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi ayıbı gizli, ihbarı süresinde kabul etmiş; misli ile değişimi hakkaniyete aykırı bularak nispi yöntemle hesaplanan değer kaybına hükmetmiştir. Daire, satıcı ile garanti verenin sorumlu olduğunu, ayıbın gizli olup tespiti üzerine derhal ihbar edildiğini, aracın kullanım süresi ve kilometresi karşısında değişim yerine bedelden indirimin yerinde olduğunu belirterek tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2092 K. 2025/2309 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ayıbı süresinde bildiren alıcının, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme seçimlik hakkını kullanabileceği kabul edilmiş; alıcı ayıplı fide bedellerinden sorumlu tutulmayarak satıcının yalnızca kalan bedel için takip yapabileceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, ticari satıma konu muz fidelerinin ayıplı çıktığı gerekçesiyle ödenmeyen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Satıcı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ve bozulmanın alıcının toprak yapısından kaynaklandığını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporunu esas alarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, teslimden kısa süre sonra delil tespiti yaptırılıp ihtarname gönderilmesini derhal ayıp ihbarı saymış, alıcının ayıp oranında bedelden indirim isteme seçimlik hakkını kullanabileceğini ve ayıplı fide bedellerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek satıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/1598 K. 2025/1751 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Gizli ayıplı sera malzemesi satışında alıcının ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme seçimlik hakkını kullanabileceği kabul edilmiş; indirim tutarı satım tarihi itibarıyla satış bedelinden hurda bedeli düşülerek belirlenmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sera kurulumunda kullanılan profil ve kelepçelerin faturada belirtilen et kalınlığından ince olduğunu, bu nedenle seranın rüzgârda yıkılarak mahsullerin zarar gördüğünü ileri süren alıcı, ayıp oranında bedel indirimi ile maddi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi ürünleri gizli ayıplı bulup ayıp ihbarını süresinde kabul ederek davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, kalınlık farkının ilk bakışta anlaşılamayacağını, zararın ortaya çıkmasının hemen ardından ihtarname ve delil tespiti ile bildirimde bulunulduğunu, bu nedenle ayıp oranında indirim seçimlik hakkının kullanılabileceğini belirterek satıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi E. 2024/1118 K. 2025/1131 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Gizli ayıplı çıkan sıfır araçta alıcının ayıp oranında bedel indirimi istemi bakımından husumetin TBK 227 ve devamı uyarınca yalnızca satıcıya yöneltilebileceği; üretici-distribütör ve yetkili servise karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sıfır kilometre satın alınan aracın yağ eksiltmesi ve motorunun değiştirilmesine rağmen arızalarının sürmesi üzerine alıcı; satıcı, üretici-distribütör ve yetkili servisten ayıp oranında bedel indirimi ile manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi üretici ve servis yönünden davayı husumetten reddetmiş, satıcı yönünden maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Daire, bedel indirimi isteminin yalnızca satıcıya yöneltilebileceğini ve değer kaybının nispi yöntemle hesaplanmasını yerinde bulmuş; manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ve husumetten red yönünden vekalet ücretinin tarifeye aykırı belirlendiğini saptayarak her iki tarafın istinaf başvurusunu kısmen kabul edip kararı kaldırmış ve esas hakkında yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1440 K. 2025/1097 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Üretimden kaynaklanan gizli şanzıman ayıbında alıcının TBK m.227'deki ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullandığı, buna rağmen onarımın ücretli yaptırılması karşısında ödediği onarım bedelini ve şanzıman değişiminden doğan değer kaybını satıcıdan isteyebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sıfır araç satın alan şirket, garanti süresi içinde ortaya çıkan şanzıman arızasının ücretsiz giderileceğinin bildirilmesine rağmen onarımın ücretli yaptırıldığını ileri sürerek ödediği onarım bedeli ile aracın değer kaybını yetkili servis olan satıcıdan istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, servis kayıtları ve bilirkişi raporuna göre şanzıman gövdesindeki çatlağın üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğunu, alıcının aracı her seferinde servise götürmesinin süresinde ayıp ihbarı sayılacağını, alıcının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullandığını belirterek onarım bedeli ile değer kaybının satıcıdan istenebileceği sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/896 K. 2025/630 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Satılan soya küspesinin peletli olmadığını satıcının kendi yazışmalarıyla kabul ettiği belirlenerek, alıcının bedelden indirim seçimlik hakkı yönünden protein değerleri de incelenmek üzere yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, ithal soya küspesi satışından kalan bedelin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Alıcı, ürünün taahhüt edilen peletli formda ve asgari protein oranında olmadığını ileri sürerek bedelden indirim istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, satıcının peletsiz teslimi yazışmalarında kabul ettiğini, buna karşın sözleşmedeki analiz kuralları ile rapor düzenleyen kuruluşların yöntemleri karşılaştırılmadan protein değerlerinin belirlenmediğini saptamış; bilirkişi incelemesini yetersiz bularak kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1041 K. 2025/419 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Araçtaki ayıp için önce onarım hakkının kullanılmış olmasına rağmen arızaların tekrarlaması nedeniyle alıcının diğer seçimlik haklara yönelebileceği kabul edilmiş; ayıp oranında bedel indirimine hükmeden ilk derece kararı yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sıfır kilometre satın alınan araçta şanzıman ve direksiyon kutusu arızalarının tekrarlaması üzerine alıcı şirket ayıba dayalı tazminat istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek 54.000 TL tazminata hükmetmiştir. Satıcı; husumet, zamanaşımı ve süresinde ayıp ihbarı bulunmadığı sebepleriyle istinafa başvurmuştur. Daire, satım ilişkisinin taraflar arasında kurulduğunu, alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, arızanın imalat kaynaklı gizli ayıp niteliğinde bulunduğunu ve onarım sonuçsuz kalınca diğer seçimlik hakların kullanılabileceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi E. 2024/417 K. 2025/234 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Gizli ayıplı olduğu saptanan araçta seçimlik hakların yalnızca satıcıya karşı kullanılabileceği, üreticiye yöneltilemeyeceği belirtilmiş; menfaat dengesi ve hakkaniyet gözetilerek misliyle değişim yerine değer kaybı ölçüsünde bedel indirimine hükmedilmesi hukuka uygun görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, sıfır olarak satın alınan aracın kapı yuvalarında sonradan ortaya çıkan paslanma ve çürüme nedeniyle aracın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi, olmazsa değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ayıbı gizli ayıp saymış, aradan geçen süre nedeniyle misliyle değişimi uygun görmeyip değer kaybı ve onarım bedeli üzerinden satıcı şirketi sorumlu tutmuş, üretici şirkete yöneltilen davayı reddetmiştir. Daire, seçimlik hakların yalnız satıcıya karşı kullanılabileceğini, menfaat dengesi ve hakkaniyet gereği bedel indirimine hükmedilmesinin doğru olduğunu belirterek alıcının ve her iki davalının istinaf başvurularını ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/220 K. 2022/961 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Garanti kapsamındaki aracı sonradan devralan malikin, halefiyet gereği önceki malikin haklarına sahip olduğu; ayıp halinde seçimlik haklardan sözleşmeden dönmenin yalnızca ilk malike ait olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle yeni malikin aktif husumetinin bulunduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, garantisi devam eden ikinci el aracın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, satım sözleşmesinin tarafı olmayan yeni malikin sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı gerekçesiyle davayı aktif husumet yokluğundan usulden reddetmiştir. Daire, garantinin eşyayı takip ettiğini, garanti süresi içinde el değiştirme halinde yeni malikin garantinin sağladığı haklardan yararlandığını ve halefiyet gereği önceki malikin haklarına sahip olduğunu belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak dosyayı işin esasına girilmek üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/696 K. 2022/853 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ayıp iddiasıyla açılan davada, araçtaki şikayetlerin garanti kapsamında servisçe giderilmesi ve alıcının seçimlik haklarından onarımı kullanmış olması karşısında, garanti süresi içinde tekrarlayan bir arıza da bulunmadığından ayıpsız misli ile değiştirme istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, sıfır kilometre satın alınan aracın emniyet kemerinden ses gelmesi ve çekişinin düşük olması nedeniyle ayıplı olduğu ileri sürülerek ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda araçta sürücünün kullanımını etkileyecek bir sorun bulunmadığının tespit edildiğini, şikayetlerin garanti kapsamında giderildiğini ve alıcının onarım seçeneğini kullandığını belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!