TBK Madde 213 Satıcının temerrüdü: b. Giderim borcu ve kapsamı

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 213, borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. Satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın, satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.

Resmi Metin

b. Giderim borcu ve kapsamı

Madde 213- (1) Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

(2) Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.

(3) Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın, satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, satıcının teslim borcunu ifa etmemesi (temerrüdü) hâlinde alıcının müspet zararının hesaplanma yöntemini düzenler. İki yöntem vardır: somut yöntemde alıcı, dürüstlük kurallarına uygun olarak yaptığı ikame alımın bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkı; soyut yöntemde ise borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallarda ikame alım yapma zorunluluğu olmaksızın, ifa günündeki piyasa fiyatı farkını isteyebilir. Pratikte ispat yükü alıcıdadır (HMK m.190): ikame alımın gerçekliğini, tarihini ve makullüğünü belgelemek gerekir; aşırı yüksek bedelle yapılan alım “dürüstlük” süzgecinden geçmez. Bu talep, genel temerrüt hükümleriyle (TBK m.125) birlikte değerlendirilir; alıcı aynen ifadan vazgeçip zararı seçtiğinde uygulanır. Sık hata: gecikme faizi/munzam zararı bu farka eklemeyi unutmak ya da soyut yöntemi piyasa fiyatı olmayan mallara zorlamak. Tüketici işlemlerinde TKHK (6502) öncelikli.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 213. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 188 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 212 nci maddesinde, satıcının temerrüdü durumunda giderim borcu ve borcun neleri kapsadığı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 188 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Tazmin borcu ve zararın nasıl hesap edileceği” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Giderim borcu ve kapsamı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 188 inci maddesinin ikinci fıkrasında, ticari satışlarda satıcının temerrüdü halinde, alıcının ifa yerine isteyebileceği tazminatın, öğretide somut yöntem olarak adlandırılan hesaplanma tarzı düzenlenmektedir. Oysa, öğretide fark teorisinin yasal bir örneği olan bu hesaplama tarzının, adi satışlarda da uygulanmasının, hakkaniyete daha uygun olacağı ve zararın hesaplanmasında fark teorisinin mübadele teorisine tercih edilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmektedir. Bu nedenle, 818 sayılı Borçlar Kanununun 188 inci maddesinin ikinci fıkrasının başında kullanılan “Ticari muamelesinde satıcı” şeklindeki ibare, Tasarıda “Satıcı borcunu ifa etmezse” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, menfaatler durumunda farklılık olmadığı gözetilerek, adi satışlarda da satıcının temerrüdü halinde, alıcıya, somut yönteme göre hesaplanacak zararını satıcıdan isteme hakkı tanınmıştır. Bu hükme göre, satıcının temerrüdü halinde alıcı, aynı veya benzer özellikleri olan taşınır bir malı, başka bir satıcıdan, dürüstlük kurallarına uygun olarak, “ikame alımı” yoluyla sağlamışsa, ilk satıcıya ödemeyi üstlendiği bedele göre, yeni satıcıya ödediği satış bedeli farkından doğan zararının, satıcı tarafından giderilmesini isteyebilir.

Tasarının 212 nci maddesinin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununda olduğu gibi, satıcının temerrüdü halinde alıcının uğradığı zararın, öğretide soyut yöntem olarak adlandırılan hesaplanma tarzı düzenlenmektedir. Buna göre, satılanın borsaya kayıtlı veya piyasa fiyatı (cari fiyatı) bulunan mallardan olması koşuluyla, ikame alımı yapmak zorunda olmaksızın, alıcı satılanın teslimi için belirlenmiş ifa gününde geçerli fiyatı, temerrüde düşen satıcıya ödemeyi üstlendiği bedelden yüksek ise, aradaki farktan doğan zararının giderilmesini satıcıdan isteyebilir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.213 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2021/8740 K. 2023/2905

Satıcının borcunu ifa etmemesi nedeniyle giderim istenebilmesi, satıcının önce temerrüde düşürülmüş olmasına bağlıdır; ifada geciken satıcıyı temerrüde düşürmek için kural olarak alıcının ihtarı aranır. Kısmi sevkiyatları çekince koymadan kabul eden alıcı, ihtar öncesine ait teslim edilmeyen mallar yönünden, ikame alım bedeli ile sözleşme bedeli farkına dayalı giderim isteyemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kumaş üreticisi şirket, iplik satın aldığı davalı şirketle sözlü mutabakat üzerine tonaj, iplik türü ve fiyat içeren siparişler düzenlendiğini, ilk siparişi 18.10.2017, sonuncusunu 08.01.2018 tarihinde verdiğini, davalının sevkiyatı önce yavaşlatıp sonra durdurduğunu, eksik kalan ipliği piyasadan daha yüksek bedelle almak zorunda kaldığını ileri sürerek 400.000,00 TL maddi tazminat istemiş, talebini ıslahla 5.472.500,36 TL'ye çıkarmıştır. Davalı, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi kısmi sevkiyatın yeni icap sayıldığı ve müspet zarar doğmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıp davacının kendi borcunu ifa ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı yeniden reddetmiştir. Daire, davacının 05.11.2018 tarihli ihtarnamesinden öncesine ait teslim edilmeyen mallar yönünden satıcı temerrüdü hükümlerine dayanılamayacağını belirterek istinaf kararını gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzelterek onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.213 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2841 K. 2026/550 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Satıcının teslim borcunu ifa etmemesi nedeniyle TBK m.213 uyarınca zararın giderilmesi istenebilmesi için satıcının muaccel borcunu ifa etmemiş, temerrüde düşürülmüş ve kusurlu olması arandığından; hasadın gerçekleşmemesi alıcıdan kaynaklanan olayda maddenin uygulanamayacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında alıcı, bedelini ödediği limon bahçesi ürünlerinin kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi ürünün hasat edilmemesinin alıcıdan kaynaklandığı gerekçesiyle davayı, satıcının kötüniyet tazminatı istemini de reddetmiştir. Daire, yöresel teamüle göre hasat ve nakliyenin alıcıya ait olduğunu, satıcıya usulüne uygun ihbar veya ihtar yapılmadığını, satıcının kusurunun bulunmadığını ve temerrüde düşürülmediğini belirterek TBK m.213 koşullarının oluşmadığını, kötüniyet tazminatının reddinin de yerinde olduğunu kabul etmiş, her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!