TBK Madde 212 Satıcının temerrüdü: a. Kural ve ayrık durum

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 212, satıcının temerrüdü hâlinde borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır; zilyetliğin devri için belirli süre konulmuş ticari satışlarda satıcı temerrüde düşerse, alıcının devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir. Alıcı satılanın devrini isteme niyetindeyse, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır.

Resmi Metin

a. Kural ve ayrık durum

Madde 212- (1) Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır.

(2) Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir.

(3) Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Satıcının temerrüdünde önce genel temerrüt hükümleri (TBK m.117 vd.) devreye girer; karşılıklı borç yükleyen satışta alıcı, borçluya ek süre verdikten sonra TBK m.125 seçimlik haklarına (aynen ifa artı gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip müspet zararın giderilmesi ya da sözleşmeden dönme) başvurabilir. Belirli vadeli borçta ihtara gerek olmadan temerrüt oluşur (TBK m.117/2); kesin vadeli işlemde ise ayrıca ek süre vermeye de gerek kalmaz (TBK m.124). Maddenin ayrık kuralı ticari satışa özgüdür: zilyetliğin devri için belirli süre konulmuş ticari satışta satıcı temerrüde düşerse, alıcının aynen devirden vazgeçip zararının giderilmesini istediği karine olarak kabul edilir. Alıcı yine de aynen devri talep ediyorsa, sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır; bu külfet kaçırılırsa aynen ifa talebi düşer, uygulamada en sık yapılan hata budur. Temerrüt şartlarının gerçekleştiğinin ispatı alacaklı alıcıdadır. Satış bir tüketici işlemiyse TKHK (6502) öncelikli uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 212. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 187 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 211 inci maddesinde, satıcının temerrüdüne uygulanacak hükümler ve bu durumda alıcının hakları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 187 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Satıcının temerrüdü / a. Ticari alım satımlar” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Satıcının temerrüdü / a. Kural ve ayrık durum” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin ilk fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak, adi satışta satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlerin uygulanacağı öngörülmektedir. Bu nedenle, 818 sayılı Borçlar Kanununun 187 nci maddesi iki fıkradan, Tasarının söz konusu maddesi ise üç fıkradan oluşmaktadır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.212 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2021/8740 K. 2023/2905

Satıcının temerrüdünde borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır; ifada geciken satıcıyı temerrüde düşürmek için kural olarak alıcının ihtarı gerekir. İhtar gönderilmeden önceki dönemde teslim edilmeyen mallar bakımından alıcı, satıcının temerrüdü hükümlerine dayanarak tazminat isteyemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kumaş üreticisi şirket, iplik satın aldığı davalı şirketle sözlü mutabakat üzerine tonaj, iplik türü ve fiyat içeren siparişler düzenlendiğini, ilk siparişi 18.10.2017, sonuncusunu 08.01.2018 tarihinde verdiğini, davalının sevkiyatı önce yavaşlatıp sonra durdurduğunu, eksik kalan ipliği piyasadan daha yüksek bedelle almak zorunda kaldığını ileri sürerek 400.000,00 TL maddi tazminat istemiş, talebini ıslahla 5.472.500,36 TL'ye çıkarmıştır. Davalı, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi kısmi sevkiyatın yeni icap sayıldığı ve müspet zarar doğmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıp davacının kendi borcunu ifa ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı yeniden reddetmiştir. Daire, davacının 05.11.2018 tarihli ihtarnamesinden öncesine ait teslim edilmeyen mallar yönünden satıcı temerrüdü hükümlerine dayanılamayacağını belirterek istinaf kararını gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzelterek onamıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2020/3232 K. 2021/6493 Bozma

Satıcının temerrüdü hâlinde borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır ve alıcının seçimlik hakları bu hükümlere göre belirlenir; ihtarında aynen ifayı isteyen ve karşı tarafa ulaşan tek yanlı bir fesih iradesi ortaya koymayan alıcı sözleşmeyi sona erdirmiş sayılmaz, satılanın aynen teslimi mümkünken bedelinin tahsiline hükmedilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, davalı bankaya intikal eden fabrika binasındaki makine ve teçhizatı 370.000,00 TL bedelle satın almış, bedeli ödemiş ve menkuller 16.06.2012 tarihinde monteli vaziyette tutanakla teslim edilmiştir. Davacı malzemeyi bir ay içinde söküp götürmeyi taahhüt etmiş, söküm sırasında 26.12.2012 tarihinde yangın çıkmış, kalan 26 parça malın sökülmesine banka görevlilerinin engel olduğunu ileri sürerek 02.12.2013 tarihinde ihtarname göndermiş ve 13.02.2014 tarihinde davayı açmıştır. İlk derece mahkemesi, sökülemeyen makinelerin 189.350,00 TL değerinde olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi esasa ilişkin istinaf sebeplerini reddedip yalnızca faiz ve harç yönünden kararı kaldırmıştır. Daire ise TBK 212 uyarınca borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlerin uygulanacağını, ihtarnamesinde aynen ifayı isteyen davacının sözleşmeyi sona erdirmiş sayılamayacağını, malların aynen teslimi mümkünken bedeline hükmedilemeyeceğini belirterek bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!