Sözleşmenin devrinde taraflardan biri aynı kalır, devreden ise sözleşmeden tümüyle çıkar; sözleşmeden doğan hak ve borçlar, muaccel olmuş ve henüz ifa edilmemiş edimleri de kapsayacak biçimde bütünüyle devralana geçer. Hem geçmişe hem geleceğe etkili külli bir değişim söz konusu olduğundan devralan asıl sözleşmenin tarafı konumuna geçer ve sözleşmenin tüm hükümleriyle bağlanır.
Detaylı özeti gör
Davacılar, arsa sahibi ile yüklenici şirket arasındaki 08.09.2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamındaki 28 villadan 2 ve 12 numaralı olanları 01.11.2014 ve 08.12.2014 tarihli sözleşmelerle 700.000 TL ve 605.000 TL bedelle satın alıp bedeli tamamen ödediklerini, buna rağmen davalıların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa bedelin tahsilini istemiştir. Davalılar, şirketin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini arsa sahibinin muvafakatiyle 30.01.2015 tarihinde diğer davalı yükleniciye devrettiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davalılar arasındaki ilişkiyi adi ortaklık sayarak tapu iptal tescil talebini kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Daire, devrin TBK m.205 kapsamında olduğunu ve satış sözleşmelerinden doğan borçların da devralana geçtiğini belirtmiş, yanılgılı gerekçe ve bağımsız bölüm belirlemesindeki eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe