TBK Madde 202 Malvarlığının veya işletmenin devralınması

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 202, bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralanı, bunu alacaklılara bildirdiği ya da ticari işletmelerde Ticaret Sicili Gazetesi, diğerlerinde Türkiye genelinde dağıtılan bir gazetede yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, o malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu tutar; önceki borçlu da iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır ve borçların bu yolla üstlenilmesi, dış üstlenme sözleşmesiyle özdeş sonuç doğurur.

Resmi Metin

Malvarlığının veya işletmenin devralınması

Madde 202- (1) Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.

(2) Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.

(3) Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.

(4) Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bir işletmeyi ya da malvarlığını aktif ve pasifiyle devralan kişi, sıradan bir borç üstlenmeden farklı olarak alacaklıların ayrı ayrı rızasını almak zorunda değildir; sorumluluk kanunen doğar ve devralanın alacaklılara bildirdiği ya da ticari işletmede Ticaret Sicili Gazetesi, diğerlerinde Türkiye genelinde dağıtılan bir gazete ile ilan ettiği tarihten işlemeye başlar. Pratikte sık rastlanan hata, devir sözleşmesindeki “yalnız aktifler devralınıyor” kaydına güvenmektir; devralma aktif ve pasifi birlikte kapsadığından bu tür kayıtlar alacaklıya karşı devralanı borçtan kurtarmaz. Devralanı yakından ilgilendiren nokta şudur: önceki borçlu iki yıl boyunca devralanla birlikte müteselsil sorumlu kalır; ancak bu iki yıllık süre ancak bildirim ya da ilan yerine getirildikten sonra işlemeye başlar. Yani bildirimi savsaklayan devralan, önceki borçlunun sorumluluğunu uzatır ve kendi lehine gibi görünen süreyi hiç başlatmamış olur; alacaklı bu yolla korunur. Muaccel borçlarda süre bildirim tarihinden, sonradan muaccel olacaklarda muacceliyet anından sayılır. Sonuçları TBK m.196 dış üstlenme ile özdeş sayılır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 202. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 201 inci maddesinde, malvarlığının veya işletmenin devralınması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Bir mamelekin veya işletmenin devralınması” şeklindeki ibare, Tasarıda “F. Malvarlığının veya işletmenin devralınması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun iki fıkradan oluşan 179 uncu maddesi, Tasarının 201 inci maddesinde dört fıkraya bölünerek düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren” şeklindeki ibare, Tasarıda “bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, devralanın bu devri tirajı düşük veya yerel bir basım organında ilan etmek suretiyle, alacaklıların zarara uğramasının önlenmesi amaçlanmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesinin son fıkrasında kullanılan “tek bir borcun nakli akdinden” şeklindeki ibare, Tasarının 201 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “dış üstlenme sözleşmesinden” şekline dönüştürülmüştür.

Tasarının 201 inci maddesine son fıkra olarak eklenen yeni bir hükümle, devralanın, bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğünü yerine getirmedikçe, maddenin ikinci fıkrasında öngörülen iki yıllık sürenin işlemeye başlamayacağı kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.202 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1474 K. 2024/1737 Onama

TBK m.202 uyarınca bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifiyle devralan, devredenle birlikte devir konusu borçlardan müteselsilen sorumludur; devirlerin kısa sürede gerçekleşip temsilcilerin aynı olması gibi hallerde gerçek devir yoksa da organik bağ nedeniyle bu sorumluluk doğar.

Detaylı özeti gör

Birleştirilerek görülen alacak davalarında davacı, davalı şirketin rehber öğretmenlere ders verdirme, aday öğretmenleri eğitimsiz derse sokma ve bireysel eğitim yerine grup eğitimi faturalama gibi mevzuata aykırı işlemlerle devletten toplam 323.353,90 TL yersiz ödeme aldığını ileri sürerek bu tutarın faiziyle iadesini istemiş; birleşen davada, özel eğitim kursu işletmesinin 06.06.2007 ve 20.06.2008 tarihli devir sözleşmeleriyle sırasıyla diğer davalı şirketlere devredildiği belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Yargıtay, devirlerin kısa süreler içinde gerçekleşmesi ve tüzel kişileri temsilen imza atanların soyadlarının aynı olması karşısında taraflar arasında gerçek bir devir bulunmadığını, şirketler arasında organik bağ olduğunu ve kabul edilen alacaktan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek davalıların temyiz itirazlarını reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.202 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2026/299 K. 2026/569 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İşletmeyi aktif ve pasifiyle devraldığı ileri sürülen kişi yönünden TBK 202'ye dayanılarak istenen ihtiyati hacizde, devralanın sorumluluğunun madde şartları bakımından yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada muaccel alacak ve yaklaşık ispat bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka, borcunu ödemeyen dava dışı borçlunun işletmesini devraldığını ileri sürdüğü davalıdan TBK 202 uyarınca alacağın tahsilini istemiş ve davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir; davalı devir işleminin gerçekleşmediğini, işletmeyi kiracısından geri aldığını savunmuştur. Asliye ticaret mahkemesi, bu aşamada muaccel bir alacağın ve yaklaşık ispatın bulunmadığı, TBK 202 şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemini reddetmiştir. Daire, ara karara karşı yapılan istinaf incelemesinde aynı değerlendirmeyi benimseyerek ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını belirtmiş ve başvuruyu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/2623 K. 2026/17 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İşletmeyi devralanın TBK m.202 uyarınca önceki borçlardan sorumlu olduğunun tespiti istemiyle açılan davanın işletme hakkının devri sözleşmesinden kaynaklandığı ve mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu, bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kredi alacaklısı banka, borçlunun işletmesini devralan kişinin TBK m.202 uyarınca borçtan sorumlu olduğunun tespitini ve icra dosyasındaki alacağın devralandan tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, uyuşmazlığın istihkak iddiasının reddine yönelik olduğu gerekçesiyle icra hukuk mahkemesinin görevli bulunduğunu belirterek davayı görevsizlikten usulden reddetmiştir. Daire ise, TBK m.202'ye dayanan davanın işletme hakkının devri sözleşmesinden kaynaklandığını ve mutlak ticari dava niteliği taşıdığını, bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırmış ve dosyayı esasa girilmek üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2023/853 K. 2023/618

İşletme devri sözleşmesine aykırılıktan doğan uyuşmazlıkta, TBK 202 kapsamındaki işletme devri davalarının TTK 4/1-c uyarınca mutlak ticari dava olduğu ve devredilenin ticari işletme ya da esnaf işletmesi olmasına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İşletme devri sözleşmesine aykırılık nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali istemli davada asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri ayrı ayrı görevsizlik kararı vermiş, yargı yerinin belirlenmesi için dosya daireye gönderilmiştir. Daire, TTK 4/1-c uyarınca TBK 202 ve 203'ten kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava olduğunu, bu maddelerde işletmenin ticari işletme mi esnaf işletmesi mi olduğu yönünden ayrım yapılmadığını belirterek asliye ticaret mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Karar bir istinaf incelemesi değil, HMK 21 ve 22 uyarınca merci tayinidir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!