TBK Madde 207 Satış sözleşmesi: Tanımı ve hükümleri

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 207, satış sözleşmesi satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir; sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür ve durum ile koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.

Resmi Metin

Tanımı ve hükümleri

Madde 207- (1) Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.

(2) Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.

(3) Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Satış sözleşmesinin pratikteki ağırlık noktası, mülkiyetin devri ile zilyetliğin devrinin ayrı borçlar olması ve aksi kararlaştırılmadıkça edimlerin aynı anda ifa edilmesidir; yani satıcı, bedel ödenmeden teslimden, alıcı da teslim olmadan ödemeden ödemezlik def’iyle kaçınabilir. Uyuşmazlıkların çoğu, tarafların bu eşzamanlılığı değiştiren (peşin/vadeli, kapora, mülkiyeti saklı tutma) düzenlemeleri yeterince yazılı hâle getirmemesinden çıkar; sözleşmede teslim ve ödeme sırası ile yer/zamanın açıkça kurgulanması ileride ifa ve temerrüt tartışmasını baştan keser.

Bedelin sonradan belirlenebilir olması da geçerli kabul edildiğinden, “fiyat kesin yazılmadı, sözleşme yok” savunması çoğu kez sonuç vermez; durum ve koşullardan, emsalden veya piyasa fiyatından belirlenebilen bedel kararlaştırılmış sayılır. Dolayısıyla alıcı, bedeli muğlak bırakıp bağdan kurtulmayı planlamamalı; satıcı ise belirlenebilirlik kriterlerini (ölçü, birim fiyat, referans) sözleşmeye yazarak bu güvenceyi sağlamlaştırmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 207. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 182 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 206 ncı maddesinde, satış sözleşmesi tanımlanmakta ve hükümleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 182 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. İki tarafın hak ve vazifeleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Tanımı ve hükümleri” şeklinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 182 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “alıcıya teslim ve mülkiyetini ona nakleylemek borcunu” şeklindeki ibare, Tasarıda “satılanın zilyetlik ve mülkiyetinin alıcıya devretme borcunu” şeklinde değiştirilmiştir. Taşınır bir malın mülkiyetinin devrinin, sadece satılanın fiilen teslimi yoluyla değil, zilyetliğin teslime bağlı olmaksızın kazanıldığı diğer yollarla da (kısa elden teslim veya hükmen teslim gibi) gerçekleşebileceği göz önünde tutularak, maddede “teslim” yerine, daha kapsamlı olan “zilyetliğin devri” terimi kullanılmıştır. Aynı maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile diğer maddelerde kullanılan “semen” şeklindeki ibare, Tasarıda “bedel” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.207 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2017/1979 K. 2021/796 Bozma

TBK m.207/2'deki, satılanın teslimiyle bedelin peşin ödendiği karinesi ancak sözleşme peşin satışsa ve satılan alıcıya teslim edilmişse alıcı lehine doğar. İfası ileriye bırakılan ve mal teslim edilmemiş satışta bu karine oluşmaz; ödediğini ileri süren alıcı bunu kesin delille ispatlamalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 16.08.2013 tarihli protokole dayanarak davalı adına kayıtlı servis plakasının kendisine 16.600 TL bedelle satıldığını, beş aylık süre içinde devir ve tescil taahhüdünün yerine getirilmediğini ileri sürerek plakanın adına tescilini, olmazsa satış bedeli ve cezai şarttan oluşan 21.600 TL alacağın tahsilini istemiş; davalı, protokolde bedelin ödendiğine dair bir ibare bulunmadığını, ödeme iddiasının ancak yazılı belgeyle kanıtlanabileceğini savunmuştur. Yerel mahkeme davayı reddetmiş, karar (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince sözleşmenin peşin satış niteliğinde olduğu ve bedelin satış sırasında ödendiği yönünde davacı lehine karine doğduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ispat yükünün genel kuralını (TMK m.6, HMK m.190) hatırlattıktan sonra, TBK m.207/2'deki aynı anda ifa kuralından çıkarılan "satılanın teslimiyle bedelin peşin ödendiği" karinesinin alıcı lehine doğabilmesi için sözleşmenin peşin satış olarak kurulmuş olmasını ve satılanın alıcıya fiilen teslim edilmiş bulunmasını aramıştır. Somut olayda protokolün yazımından tarafların ifanın ileri bir tarihte yapılmasına muvafakat ettikleri anlaşıldığından sözleşmenin peşin satış şeklinde kurulduğu söylenemez; satışa konu plaka da alıcıya teslim edilmemiştir. Bu nedenle davacı TBK m.207/2 karinesinden yararlanamaz; bedeli sözleşme anında ödediğini, alacak miktarı itibarıyla ancak kesin delillerle ispatlaması gerekir. Elverişli delil sunulmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi yerinde görülmüş ve direnme kararı onanmıştır.

Yargıtay 3.HD E. 2017/4708 K. 2017/13161 Bozma

Bir tarafın belirli bir alandaki ürünü belirli bedelle kendi nam ve hesabına toplamayı üstlendiği, o şeyin süreli kullanımına yönelik edim bulunmayan ilişkide TBK m.207 uyarınca satılanın zilyetlik ve mülkiyetinin bedel karşılığı devri vardır; ilişki kira değil satıştır. Nitelendirme hâkime aittir.

Detaylı özeti gör

Köy tüzel kişiliği, fıstık çamı alanındaki fıstıkların toplanması için alanın davalıya kiraya verildiğini, karşılığında verilen bonoların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin borçlunun itirazıyla durduğunu ileri sürerek 13.976,20 TL yönünden itirazın iptalini istemiş; davalı davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkeme, köy karar defterinde alanın kiraya verildiğinin yazılı olması ve davacının dilekçesinde kira ilişkisini kabul etmesi karşısında uyuşmazlığın HMK m.4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiğini belirterek davayı görev yönünden reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise sözleşmeye verilen adın belirleyici olmadığını, HMK m.33 gereğince maddi vakıaları ispatlamak taraflara ait olsa da hukuki vasıflandırmanın hâkime ait olduğunu vurgulamıştır. TBK m.269'daki tanıma göre kira, bir şeyin kullanılmasının veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasının kiracıya bırakılmasını gerektirirken; TBK m.207/1 uyarınca satış, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Somut olayda davalı, ihale sonucu belirli bir alandaki fıstıkları belirli bir bedel karşılığında kendi nam ve hesabına toplamayı üstlenmiş, çamlık alanın belirli bir süreyle kullanımına yönelik bir edim kararlaştırılmamıştır. Bu nedenle ilişki kira değil TBK m.207 anlamında satış sözleşmesidir; kira ilişkisi bulunmadığından görevsizlik kararı isabetsiz bulunmuş, işin esasına girilmesi gerektiğinden hüküm davacı yararına bozulmuştur.

Yargıtay HGK E. 2013/2236 K. 2015/1183 Bozma

Satış sözleşmesinde, aksine sözleşme veya adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür (TBK m.207/2). Alıcı bedel ödeme borcunu ifa edince, satılanı teslim ettiğini ispat yükü satıcıya geçer; peşin satış karinesine gidilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı tüketici, konutuna parke döşenmesi için davalı şirkete kredi kartıyla toplam 6.445,87 TL ödediği hâlde parkelerin teslim edilmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. Yerel mahkeme, mülga 818 sayılı BK m.182'ye (güncel TBK m.207) dayanıp peşin satış karinesini uygulayarak, teslim almadığını yazılı delille ispatlayamayan davacının davasını reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise davalının ödemeyi kabul ettiği hâlde satışa konu parkeleri teslim ettiğine dair fatura ya da belge sunmadığını, borca itiraz ve cevap dilekçelerinde teslime ilişkin bir savunma bulunmadığını saptamış; alıcı bedel ödeme borcunu ifa ettiğinden ispat yükünün satıcı davalıda olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle direnme kararı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle oybirliğiyle bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.207 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2023/928 K. 2026/1434 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Satış sözleşmesinde satıcı ile alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olmasından hareketle aslolanın peşin satış olduğu kabul edilmiş; çekin ödeme aracı sayılması nedeniyle avans olarak verildiğini yazılı delille ispat yükünün keşideci alıcıya düştüğü sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, tarlada karpuz satışına ilişkin sözlü anlaşma kapsamında verildiği ileri sürülen iki çek yönünden menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı, çeklerin avans olarak verildiğini ve malın teslim edilmediğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi davayı ispatsızlıktan reddetmiştir. Daire, kambiyo senedinin sebepten mücerret olması nedeniyle ispat yükünün borçlu keşideciye ait olduğunu, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü bulunması karşısında aslolanın peşin satış sayıldığını, çekin avans niteliğinin yazılı delille kanıtlanamadığını ve ticari defterlerin de sunulmadığını belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1639 K. 2025/2598 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Çekin ödeme aracı olduğu ve TBK 207 uyarınca satışta aksi kararlaştırılmadıkça edimlerin aynı anda ifa edilmesinin asıl olduğu belirtilerek; çekin sipariş avansı olarak verilip bedelsiz kaldığı iddiasının, karinenin aksini savunan menfi tespit davacısınca ispatı gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Un ve benzeri mal alım satımından doğan ticari ilişki kapsamında verilen beş çekin sipariş avansı olduğu, karşılığında mal gönderilmediği ve çeklerin iade edilmediği ileri sürülerek borçlu olunmadığının tespiti ile çeklerin iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi, çeklerin avans olarak verilip bedelsiz kaldığını ispat yükünün davacılarda bulunduğunu, yazılı delil sunulmadığını ve iddianın kanıtlanamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Daire, çekin ödeme aracı olduğunu ve satışta kural olarak edimlerin aynı anda ifa edildiğini vurgulayıp ispat yükünün karinenin aksini ileri süren davacılarda olduğunu, sunulan belge ve banka hareketlerinin avans iddiasını kanıtlamadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1084 K. 2025/745 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Çekin ödeme aracı olduğu ve TBK 207/2 uyarınca satıcı ile alıcının edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü bulunduğu gözetilerek asıl olanın peşin satış sayıldığı; çekin avans olarak verilip bedelsiz kaldığını ileri süren alıcının bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, sera malzemesi alımı için satıcıya verilen iki çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti ve ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, çekin ödeme aracı olduğu ve avans iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, TBK 207/2 uyarınca satıcı ile alıcının edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle asıl olanın peşin satış sayıldığını, çekin avans karşılığı verildiğini ve mal tesliminin yapılmadığını ispat yükünün alıcıda bulunduğunu, çeklerin yalnızca alıcının kendi ticari defterinde kayıtlı olmasının kambiyo senetlerinin mücerretliği karşısında satıcıya karşı hüküm ifade etmeyeceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1557 K. 2024/1116 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmaz satışında ödeme aracı olarak verilen çekte, TBK m.207 uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve mal ile bedelin aynı anda verildiği kabul edilerek, bu karinenin aksini ileri süren keşidecinin çekin avans karşılığı kaldığını yazılı delille ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında ödeme aracı olarak verilen çekin bedelsiz kaldığını ileri süren keşideci şirket ve aval veren, lehtar ile cirantalar ve hamil aleyhine menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, bedelsizliğin ve cirantaların kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, ticari defter kayıtları ile resmi senetteki nakden ödeme kaydını değerlendirerek çekin on altı taşınmazın bedeli için verildiği sonucuna varmış; peşin satış karinesinin aksini ileri süren keşidecinin bunu yazılı delille ispatlaması gerektiğini, yemin deliline de dayanılmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1225 K. 2024/892 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ticari satımdan doğan menfi tespit davasında, satıcının teslim ve alıcının bedel ödeme borcu esas alınarak malların teslim edildiğini ispat yükü satıcı-alacaklıya bırakılmış; ne teslimin ne de alıcının ileri sürdüğü ödemelerin dosyada açıklığa kavuştuğu görülmediğinden karar kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ticari satım ilişkisi kapsamında çek ve senetler karşılığı mal teslim edilmediğini ileri süren alıcı, takibe konu borçtan sorumlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi bilirkişi ek raporuna dayanarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, ispat yükünün teslimi iddia eden satıcıda olduğu yönündeki kabulü doğru bulmakla birlikte, malların teslim edildiğinin de davacının ileri sürdüğü ödemelerin de dosya kapsamında açıklığa kavuşturulmadığını saptamıştır. Protokoller ve ödeme belgeleri hakkında beyan alınıp banka kayıtları celbedilerek denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirten daire, her iki tarafın istinafını kabul edip kararı kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/67 K. 2024/437 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Mobilya alımında mal tesliminden önce verildiği ileri sürülen çekler yönünden, TBK 207'deki aynı anda ifa kuralı gereği aslolanın peşin satış olduğu, çekin mevcut borcun tasfiyesi için verildiği kabul edilmiş; avans iddiasını keşideci alıcının kanıtlaması gerektiği vurgulanmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ticari ilişki kapsamında verilen altı adet çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istenmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek çeklerin tümünü avans çeki saymıştır. Daire, TBK 207 uyarınca aslolanın peşin satış olduğunu ve avans iddiasını keşidecinin ispatlaması gerektiğini belirtmiş; satıcının ticari defterlerindeki sipariş avansı kayıtları karşısında yalnız o defterlerde kayıtlı iki çek yönünden ek bilirkişi raporu alınması gerekirken tüm çeklerin avans sayılmasını hatalı bulmuştur. Kısmen kabul halinde ayrıca olumlu tespit hükmü kurulmasını da isabetsiz görerek istinafı kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/495 K. 2024/64 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Peşin satış karinesinin aksini, yani çeklerin avans olarak verilip bedelsiz kaldığını ileri süren keşidecinin, TBK 207 karşısında bunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği; yazılı delil sunulmadığından davanın reddi hukuka uygun bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Altı adet çekin mal teslimi karşılığı avans olarak verildiği, mal teslim edilmediği için bedelsiz kaldığı ileri sürülerek borçlu olunmadığının tespiti istenmiştir. İlk derece mahkemesi, çeklerin sebepten soyut olduğu, keşidecinin yazılı delil sunmadığı, defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, TBK 207 uyarınca aslolanın peşin satış olduğunu, çekin mevcut borcun tasfiyesi için verildiğini, aksini iddia edenin bunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek ret kararını hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/187 K. 2023/1158 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Satıcı ile alıcının borçlarını aynı anda ifa edeceği kuralından hareketle peşin satışın asıl olduğu kabul edilmiş; mal bedeli için verilen çekin avans niteliğinde olduğunu ve karşılığında mal teslim alınmadığını ileri süren keşidecinin bu karinenin aksini kanıtlaması gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Keşideci, dört adet çekin ambalaj malzemesi teslimi karşılığında avans olarak verildiğini, mal teslim edilmediği için çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek menfi tespitten dönüşen istirdat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi ispat yükünün davacıda olduğunu ve iddianın kanıtlanamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Daire, çekin ödeme aracı olduğunu ve peşin satışın asıl sayıldığını, bu karinenin aksini ileri süren keşidecinin iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini belirtmiş; yazılı delil sunulmadığını, ticari defterlerde kayıt bulunmadığını ve yemin deliline dayanılmadığını saptayarak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/75 K. 2022/344 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Satışta asıl olanın peşin satış olduğu gözetilerek, ödeme aracı olan çeklerin mal teslimi öncesinde avans olarak verildiğini ve malın teslim edilmediğini ileri süren keşidecinin bu istisnai durumu yazılı delille ispatlaması gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Keşideci şirket, kitap satışı karşılığında verdiği çeklerin mal teslim edilmediği için bedelsiz kaldığını ileri sürerek menfi tespit ve ödediği çek bedellerinin istirdadını istemiştir. İlk derece mahkemesi, bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükünün keşideciye ait olduğunu, satışta asıl olanın peşin satış olduğunu, sunulan teklif belgesinde tarih ile karşı tarafın imza ve kaşesinin bulunmadığını ve tek taraflı defter kaydının yeterli olmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/2151 K. 2021/1193 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Satışta kural olarak peşin satışın esas olduğu ve malın bedelinin aynı anda verildiği kabul edilerek, çeklerin mal teslimi olmaksızın avans karşılığı verildiğini ileri süren keşideci ve ciranta konumundaki davacıların bu iddiayı yazılı delille ispatlaması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava ve birleşen dava, sera malzemesi alımı için verilen çeklerin karşılığında mal teslim edilmediği ve çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davacıların iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davaları reddetmiştir. Daire, dava dilekçesinde başka delillere de dayanıldığından münhasırlık koşulunun bulunmadığını ve karşı tarafın tüm ticari defterlerini ibraz zorunluluğunun doğmadığını, çekin ödeme aracı olduğu ve satışta kural olarak edimlerin aynı anda ifa edildiği gözetildiğinde çeklerin avans karşılığı verildiği iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, keşideci ve ciranta olan davacıların imzaya itiraz etmediğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!