TBK Madde 18 Borç tanıması

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 18, bir borcun sebebini (hukuki dayanağını) içermese dahi borç tanıması geçerlidir; borçlunun alacaklıya karşı borcun sebebini göstermeksizin yaptığı soyut (mücerret) borç tanıması geçerli bir borç doğurur.

Resmi Metin

Borç tanıması

Madde 18- Borcun sebebini içermemiş olsa bile borç tanıması geçerlidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Borç tanıması, borçlunun bir miktar borcu olduğunu, bu borcun nereden kaynaklandığını (satıştan mı, ödünçten mi, kiradan mı) açıklamaksızın kabul etmesidir. TBK m.18 bu tür bir ikrarı geçerli sayar; yani belgede sebep yazmıyor diye tanıma geçersiz olmaz.

Pratik etkisi ispat yükünde ortaya çıkar. Elinde sebepsiz bir borç tanıması bulunan alacaklı, borcun hangi ilişkiden doğduğunu ispat etmek zorunda kalmaz. Artık tanımayı çürütmek, yani borcun sebebinin hiç bulunmadığını ya da geçersiz olduğunu (örneğin ödendiğini) ispat etmek borçluya düşer.

Buna karşın bu, borcu sebebinden büsbütün koparan tam soyut bir borç doğurmaz. Sebep (illet) hâlâ tartışılabilir; tanıma yalnızca alacaklıya ispat kolaylığı sağlar. Bu nedenle metin sebebi açıkça yazmasa da, altında yatan ilişki yargılamada incelenebilir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 18. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 17. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 18. maddesinde, borcun sebebini içermeyen borç tanıması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 17. maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Borcun sebebi” şeklindeki ibare, madde içeriğiyle uyumlu hale getirilerek, “C. Borç tanıması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 17. maddesinde kullanılan “…borç ikrarı muteberdir.” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 18. maddesinde, “Borç tanıması… geçerlidir.” şeklindeki ibarenin kullanılması, teorik esaslara daha uygun görülmüştür. Gerçekten, söz konusu maddeyle, medeni yargılama usulünde, davanın tarafları arasında bir çekişmenin varlığını gerektiren bir borç ikrarının düzenlenmesi amaçlanmamıştır. Tasarının 18. maddesinde, borcun sebebi (ifa sebebi, alacak sebebi, bağışlama sebebi veya rücu alacağına sahip olma sebebi) belirtilmemiş olsa bile, böyle bir borç tanımasının geçerli olduğu kabul edilmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 236. ve onu izleyen maddelerinde düzenlenen “ikrar” terimiyle karıştırılmaması için, “borç ikrarı” yerine, “borç tanıması” teriminin kullanılması tercih edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.18 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/4342 K. 2024/1982 Onama

Borç tanıması, borcun sebebini içermemiş olsa bile geçerlidir; bir alacağın varlığını kayıtsız ve şartsız biçimde kabul eden ya da ödeme taahhüdünü içeren yazılı beyan, dayandığı hukuki sebep gösterilmemiş olsa dahi borç tanıması niteliğini taşır; temlik borçlusunun temliknameye verdiği kayıtsız şartsız ödeme teyidi de bu kapsamdadır.

Detaylı özeti gör

Davacı, dava dışı yüklenicinin 11.08.2010 tarihli yapım işinden doğan hakediş alacaklarını 20.09.2013 tarihli temlikname ile kendisine devretmesine dayanarak davalı idareden alacak istemiştir. İdare temliki kayıtlarına işlemiş, 23.09.2013 tarihli cevabi yazısında 5.000.000,00 TL tutarındaki temlik üzerinde başka takyidat bulunmadığını ve temlik kaldırılmadıkça bu tutara kadar ödemenin davacının hesabına yapılacağını teyit etmiştir. Yüklenicinin imalata devam etmemesi üzerine 19.07.2016 tarihinde sözleşmenin tasfiyesine karar verilmiş, 18.12.2018 tarihli tasfiye hakedişi düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna göre yüklenicinin ödenmemiş bakiye alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve 23.09.2013 tarihli yazıyı kayıtsız şartsız borç ikrarı sayarak 100.000,00 TL alacağın tahsiline hükmetmiştir. Daire, idarenin bu yazısını TBK m.18 anlamında borç tanıması sayarak hükmü onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!