TBK Madde 155 Zamanaşımının kesilmesi: Birlikte borçlulara etkisi

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 155, zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesilmiş olur; zamanaşımının asıl borçluya karşı kesilmesi kefile karşı da kesilme sonucu doğurur, ancak kefile karşı kesilmesi asıl borçluya karşı kesilme sonucu doğurmaz.

Resmi Metin

Birlikte borçlulara etkisi

Madde 155- (1) Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur.

(2) Zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince, kefile karşı da kesilmiş olur.

(3) Zamanaşımı kefile karşı kesilince, asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.155 zamanaşımı kesilmesinin borçlular arasında nasıl yayıldığını düzenler. Yayılma hedef sayısına değil, borcun yapısına bağlıdır: müteselsil ya da bölünemez borçta borçlulardan birine karşı yapılan kesilme (dava, icra takibi, ikrar) diğerlerine de işler; asıl borçluya karşı kesilen zamanaşımı kefile de sirayet eder. Buna karşılık yalnız kefile karşı kesilme asıl borçluya geçmez. Yani sirayetin yönü tek taraflıdır: yukarıdan aşağıya akar, aşağıdan yukarıya akmaz.

Sık yapılan hata budur: alacaklı sadece kefile takip açıp asıl borçluyu unutursa, asıl borç bakımından süre işlemeye devam eder ve dolabilir. Bunun aynası TBK m.160 feragatidir; bir müteselsil borçlunun def’iden vazgeçmesi diğerlerine ileri sürülemez. Dosyada kesilme tarihini ve kime yöneldiğini belgeleyin; çünkü zamanaşımı re’sen gözetilmez, borçlu TBK m.161 uyarınca def’i ileri sürerse bu sirayetin ispatı doğrudan alacaklının elindeki takip evrakına bakar.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.155 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2024/4306 K. 2025/2066 Onama

Zamanaşımı, müteselsil borçlulardan birine karşı kesildiğinde diğerlerine karşı da kesilmiş olur; bu nedenle müteselsil borçlulardan birine yapılan kısmi ödemeyle zamanaşımının kesilmesi, diğer müteselsil borçlu yönünden de zamanaşımı süresinin kesilmesi sonucunu doğurur.

Detaylı özeti gör

Davacı, 1996 yılında televizyondan tanıtımını gördüğü ve Antalya Gazipaşa'da inşa edilen 24 adet devre mülkü 20.07.1996 tarihinde satın alıp bedelini tam ödemesine karşın, davalıların satış sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek müspet zararının tahsilini istemiş, talebini ıslahla 704.218,48 TL'ye yükseltmiştir. Mahkeme, önce verdiği tüketici mahkemesine görevsizlik kararının bozulması üzerine bozmaya uyarak, davalı gerçek kişi yönünden davayı zamanaşımından reddetmiş, davalı şirket yönünden ise 170.300,00 TL alacağın yasal faiziyle tahsiline hükmetmiş ve bu karar onanmıştır. Karar düzeltme aşamasında davalı ... vekili zamanaşımı ve sorumsuzluk itirazlarını yinelemişse de Daire, davalı şirket vekilinin tediye makbuzu sunarak imza ve ödemeyi kabul ettiğini, ıslaha karşı süresinde zamanaşımı definde bulunulmadığını ve bozmaya uyulmakla kazanılmış hak oluştuğunu belirterek karar düzeltme talebini reddetmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2021/4951 K. 2021/12916 Bozma

Zamanaşımı, müteselsil borçlulardan birine karşı (örneğin ona yapılan kısmi ödemeyle) kesilince, diğer müteselsil borçlulara karşı da kesilmiş olur; bu nedenle bir borçluya yapılan ödeme tarihi esas alınarak diğer borçlu yönünden de zamanaşımının dolup dolmadığı belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 1996'da satışa sunulan 24 adet devre mülkü 20/07/1996'da satın alıp bedelini eksiksiz ödediğini, davalıların satış sözleşmesindeki edimleri ifa etmediğini ileri sürerek müspet zararının tazminini istemiştir. Devre mülk satış sözleşmesine dayanan uyuşmazlıkta zamanaşımı TBK m.146 gereği on yıl kabul edilmiş, sürenin taşınmazın tescilinin kesinleştiği 25.02.2004 tarihinde işlemeye başladığı belirlenmiştir. Davacı, temyiz aşamasında davalı şirketin 18.11.2005'te 500 TL kısmi ödeme yaptığına dair belge sunmuş; Yargıtay, bu belgenin davalı şirketten sadır olup olmadığı araştırılmadan davalı gerçek kişi yönünden davanın zamanaşımından reddedilmesini eksik inceleme sayarak hükmü davacı yararına BOZMUŞTUR.

Yargıtay 3.HD E. 2020/4383 K. 2021/1574 Bozma

Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesildiğinde diğerlerine karşı da kesilmiş olur; bir borçlunun kısmi ödemesiyle kesilen zamanaşımı, aynı borçtan müteselsilen sorumlu diğer borçlu yönünden de kesilmiş sayılır ve o borçlu bakımından süre dolmuş sayılmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, 1997'de imzalayıp bedelini ödediği devremülk satış sözleşmelerinde taşınmazların teslim edilmemesi üzerine, ifanın imkânsızlaşması nedeniyle uğradığı zararı (rayiç değer olarak belirlenen 125.000 TL) davalı Belediye ile davalı Turizm ve Ticaret Ltd. Şti'den istemiştir. Yerel mahkeme, davalı Belediye yönünden davayı zamanaşımından, davalı şirket yönünden esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve sürenin taşınmazın davalı adına tesciline ilişkin kararın kesinleştiği 25.02.2004 tarihinde başladığını belirtmiş; dosyadaki davalı şirkete ait 20.05.2005 tarihli 300 TL'lik kısmi ödeme belgesinin şirketten sadır olduğu anlaşılırsa müteselsil sorumluluk gereği sürenin Belediye yönünden de dolmamış sayılacağını vurgulayarak, bu belge araştırılmadan verilen zamanaşımı kararını davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 155 - Zamanaşımının…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!