TBK Madde 153 Zamanaşımının durması

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 153, kanunda sayılan durumlarda (velayet süresince çocukların ana babalarından, vesayet süresince vesayet altındakilerin vasi/Devletten, evlilik süresince eşlerin birbirinden ve hizmet ilişkisi süresince ev hizmetlilerinin çalıştıranlardan olan alacakları; borçlunun alacak üzerinde intifa hakkı bulunması; alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülememesi; alacaklı ve borçlu sıfatının geçmişe etkili sona erebilecek biçimde aynı kişide birleşmesi) zamanaşımının işlemeye başlamayacağını, başlamışsa duracağını düzenler; durma sebebi ortadan kalktığı günün bitiminde süre sıfırlanmadan kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu yönüyle durma, işlemiş süreyi sıfırlayıp yeniden başlatan zamanaşımı kesilmesinden (m.154) ayrılır.

Resmi Metin

Zamanaşımının durması

Madde 153- (1) Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur:

  1. 1. Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.
  2. 2. Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için.
  3. 3. Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için.
  4. 4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.
  5. 5. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.
  6. 6. Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece.
  7. 7. Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.

(2) Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.153 zamanaşımının durmasını düzenler; kesilmeyle (TBK m.154) karıştırmamak hayati önemde. Maddede sayılan yedi halde (velayet, vesayet, evlilik, ev hizmeti, intifa, Türk mahkemesinde dava imkânsızlığı, sıfatların birleşmesi) zamanaşımı işlemez veya işlemeye başlamaz. Kesilmeden farkı şu: durmada önceki işlemiş süre silinmez, korunur; sebep ortadan kalktığı günün bitiminde süre sıfırdan değil, kaldığı yerden işlemeye devam eder. Örneğin eşler arasındaki bir alacakta zamanaşımı evlilik boyunca durur, boşanma kesinleşince kalan süre işler.

Pratikte: Zamanaşımı re’sen gözetilmez; borçlu def’i ileri sürmezse (TBK m.161) süre hesabı gündeme bile gelmez. Bu yüzden alacaklı taraf, durma sebebinin başladığı ve bittiği tarihleri (vesayet kararı, boşanma ilamının kesinleşmesi) belgeyle ispatlamalı; sık hata, durmayı kesilme sanıp sürenin tümden yeniden başladığını savunmaktır. Borçlu vekili ise durma sebebini dar yorumlayıp süre dolduğunu öne sürer.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.153 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2022/2972 K. 2022/4456 Bozma

Eşler arasındaki ziynet bedeli (tazminat) alacağı davalarında on yıllık zamanaşımı süresi hesaplanırken, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımının durmasını öngören TBK m.153 hükmü dikkate alınmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı kadın, 1984'te davalının oğlu ile evlenip 1996'da boşandığını, düğünde takılan ziynetlerin evlilikten kısa süre sonra arazi alma bahanesiyle davalılarca alınıp iade edilmediğini ileri sürerek ziynetlerin aynen iadesini, olmazsa bedelinin tahsilini istemiştir. Davalılar tebligatın usulsüzlüğü ve zamanaşımı savunmasında bulunmuş; ilk derece mahkemesi istemi tazminat sayıp on yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay ise düğünde takılan ziynetin kadının kişisel malı ve istemin istihkak niteliğinde olduğunu belirterek, ziynetlerin varlığına dair fotoğraf, tanık ve yemin delillerinin toplanıp değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiş; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme nedeniyle ilk derece kararını davacı yararına bozmuş, bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına hükmetmiştir.

Yargıtay HGK E. 2018/471 K. 2021/1586 Bozma

Alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülebilme imkânı bulunmadığı sürece zamanaşımı işlemez; zamanaşımı, hakkın kullanılabilir duruma geldiği tarihte başlar. Yabancı boşanma kararına dayalı mal rejimi tasfiyesi alacağında zamanaşımı, tanıma/tenfiz kararının kesinleştiği tarihte başlar.

Detaylı özeti gör

Taraflar 1977'de evlenmiş, Hollanda Utrecht mahkemesince boşanmalarına karar verilmiş; yabancı boşanma ilamı 16.01.2002'de, tenfiz kararı ise Burdur mahkemesince verilip 03.06.2004'te kesinleşmiştir. Davacı eş, evlilik birliği içinde edinilen araç ve taşınmazlardan kaynaklanan katkı payı alacağını 15.02.2012'de açtığı davayla istemiş; davalı, on yıllık zamanaşımının yabancı boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlediğini ve dolduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme davayı zamanaşımından reddetmiş, Özel Daire karar düzeltme aşamasında hükmü bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tenfiz kararı kesinleşmeden mal rejimi tasfiyesinin istenemeyeceği, dolayısıyla zamanaşımının tenfizin kesinleştiği 03.06.2004 tarihinden işlemeye başlayacağı ve davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle direnme kararını çoğunlukla bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2016/22586 K. 2018/9108 Bozma

Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirlerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez; bu nedenle bir eşin diğerinden olan (ziynet/çeyiz bedeli gibi) alacağına ilişkin zamanaşımı süresi, ancak boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Detaylı özeti gör

Davacı kadın, 15.01.2010 tarihinde evlendiği davalıdan, düğünde takılan ziynet eşyaları ile çeyiz eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmaması halinde bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 30.000 TL'nin tahsilini istemiş; davalı ise zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkeme davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Yargıtay, dava konusu eşyaların mevcut olması halinde uyuşmazlığın mülkiyet hakkına dayanacağını ve zamanaşımının söz konusu olamayacağını, eşyaların var olmadığının tespiti halinde ise istemin tazminata dönüşeceğini ve TBK m.146'daki on yıllık sürenin boşanma kararının kesinleştiği 01.10.2012 tarihinden başlayacağını belirtmiştir. Dava 03.08.2015'te açıldığından on yıllık sürenin henüz dolmadığı, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken zamanaşımından ret kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm davacı yararına bozulmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2016/9368 K. 2018/233 Bozma

Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirlerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez; bu nedenle eşler arasındaki alacak (eşya bedeli) davalarında zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Detaylı özeti gör

Davacı kadın, düğünde takılıp kişisel malı sayılan altın ve takıların davalı eski eşi tarafından evliliğin devamı sırasında rızası olmaksızın alındığını ileri sürerek bunların bedelinin tahsilini istemiştir; taraflar 11.05.1990 tarihinde evlenmiş, boşanma kararı 07/02/2007'de kesinleşmiş, eldeki dava ise 08/12/2015'te açılmıştır. Yerel mahkeme, boşanma davasının açıldığı tarihi esas alarak davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, takıların mevcut olmaması halinde istemin TBK m.146'daki on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ancak bu sürenin boşanma kararının kesinleştiği 07/02/2007 tarihinden işlemeye başlayacağını ve dava tarihine kadar henüz dolmadığını belirterek, işin esasına girilip delillerin toplanması gerektiği gerekçesiyle hükmü davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.153 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/200 K. 2024/2275 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İtiraz üzerine icra takibinin durmasının, TBK 153'te sınırlı olarak sayılan zamanaşımını durduran sebepler arasında yer almadığı; bu nedenle itirazın alacaklıya tebliğ edildiği ana kadar zamanaşımının durduğundan söz edilemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşıyıcı şirket ödenmeyen navlun faturası için, yük sahibi ise antrepoda oluşan yük hasarı için başlattıkları icra takiplerine yapılan itirazların iptalini istemiş, davalar birleştirilmiştir. İlk derece mahkemesi her iki davayı da bir yıllık zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, faturaya dayalı alacakta akdi ilişki inkar edilmediğinden alacaklının yerleşim yerinde takip ve dava yolunun açık olduğunu, icra takibiyle kesilen zamanaşımının takibe ilişkin her işlemden sonra yeniden işlediğini, itirazla duran takipte başka işlem yapılmadığını ve arabuluculukta duran süre eklendiğinde bir yıllık sürenin dolduğunu belirterek tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1755 K. 2024/535 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Zorunlu mali sorumluluk sigortacısına KTK m.97 gereği başvuru dava şartı olduğundan, sigortacı ret kararı vermedikçe alacaklının alacağını mahkemede ileri sürme imkânı bulunmadığı, başvuru ile sigortacının son cevabı arasındaki sürede zamanaşımının TBK m.153/6 uyarınca durduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, 2009 yılındaki trafik kazasında yaralanan yayanın, çarpan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemesinden doğmuştur. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, dava açılmadan önce sigortacıya yazılı başvurunun dava şartı olduğunu, sigortacı açıkça ret kararı vermediği sürece alacağın mahkemede ileri sürülemeyeceğini, bu nedenle başvuru ile sigortacının son cevabı arasındaki iki ay ondokuz günlük sürede zamanaşımının durduğunu ve davanın süresinde açıldığını belirtmiştir. Ayrıca kusur raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesi gerektiğini saptayarak kararı kaldırmış ve dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2540 K. 2023/2495 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yaralamalı trafik kazasından doğan bakıcı gideri tazminatında ceza zamanaşımına tabi sekiz yıllık sürenin dolduğu tarihe kadar TBK 153 anlamında zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı saptanarak, sürenin dolmasından sonra açılan davanın zamanaşımından reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında ağır yaralanıp başkasının bakımına muhtaç hâle geldiğini belirten davacı, önceki tazminat davasında hüküm kurulmayan bakıcı gideri tazminatını ayrı bir davayla istemiştir. Sigortacı zamanaşımı savunmasında bulunmuş, ilk derece mahkemesi davayı zamanaşımından reddetmiştir. Daire, yaralamalı trafik kazasında ceza zamanaşımının uygulanacağını, bu sürenin sekiz yıl olup 2019 yılında dolduğunu, davanın ise 2021 yılında açıldığını, süre dolmadan zamanaşımını kesen veya durduran bir nedenin bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2104 K. 2021/1470 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Trafik kazası tazminatında arabuluculuk başvurusuyla duran zamanaşımının, son tutanağın düzenlendiği tarihten sonra kaldığı yerden ve durduğu süre kadar uzayarak işlemeye devam edeceği esas alınmış; bu hesapla dava süresinde açılmış sayılarak zamanaşımından ret kararı yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacı, zorunlu mali sorumluluk sigortacısından maddi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımından reddetmiştir. Daire, yaralamalı trafik kazasında uzamış ceza zamanaşımının dikkate alınacağını, dava şartı olan arabuluculuk başvurusuyla zamanaşımının durduğunu ve son tutanağın düzenlendiği tarihten sonra durduğu süre kadar uzayarak işlemeye devam ettiğini hesaplayarak davanın süresinde açıldığını saptamış; ayrıca esasa ilişkin delillerin toplanmadığını belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/857 K. 2020/588 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Evlilik öncesi katkı nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak isteminde, nüfus kayıtlarına göre eşlerin halen evli olduğu ve boşanmanın kesinleşmediği belirlenerek TBK 153/3 uyarınca zamanaşımının işlemeyeceği, davanın zamanaşımından reddinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Eşlerden biri, evlilik öncesinde satın alınan ve diğer eş adına tapuda kayıtlı taşınmaza yaptığı ödemeler nedeniyle alacak istemiştir. İlk derece mahkemesi istemi zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, istemin hukuki niteliği itibarıyla evlilik öncesi katkı nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığını, nüfus kayıtlarına göre tarafların halen evli olduğunu ve boşanmanın kesinleşmediğini, bu nedenle zamanaşımının söz konusu olamayacağını, ayrıca cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde de bulunulmadığını belirterek kararı kaldırmış ve delillerin toplanıp esasa girilmesi için dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!