Eşler arasındaki ziynet bedeli (tazminat) alacağı davalarında on yıllık zamanaşımı süresi hesaplanırken, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımının durmasını öngören TBK m.153 hükmü dikkate alınmalıdır.
Detaylı özeti gör
Davacı kadın, 1984'te davalının oğlu ile evlenip 1996'da boşandığını, düğünde takılan ziynetlerin evlilikten kısa süre sonra arazi alma bahanesiyle davalılarca alınıp iade edilmediğini ileri sürerek ziynetlerin aynen iadesini, olmazsa bedelinin tahsilini istemiştir. Davalılar tebligatın usulsüzlüğü ve zamanaşımı savunmasında bulunmuş; ilk derece mahkemesi istemi tazminat sayıp on yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay ise düğünde takılan ziynetin kadının kişisel malı ve istemin istihkak niteliğinde olduğunu belirterek, ziynetlerin varlığına dair fotoğraf, tanık ve yemin delillerinin toplanıp değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiş; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme nedeniyle ilk derece kararını davacı yararına bozmuş, bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına hükmetmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe