Başkasının borcunu ödeyen üçüncü kişi, ancak mülkiyetindeki bir şeyi rehinden kurtarmak için ifada bulunması ya da borçlunun ifadan önce halefiyeti alacaklıya bildirmesi hâlinde ödeme ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur; bu şartlar gerçekleşmedikçe kefillere rücu edemez.
Detaylı özeti gör
Davacı şirket, dava dışı bir şirketin işlettiği hastaneyi satın almış; bu şirketin bankadan kullandığı krediye davalılar müşterek borçlu müteselsil kefil olmuştur. Kredi ödenmeyince banka icra takibi başlatmış, haciz tehdidi altındaki borç davacı tarafından 600.000 TL olarak yapılandırılıp ödenmiş; davacı bu tutarı kefil davalılardan tahsil için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Uyuşmazlık, borcu ödeyen davacının kefillere rücu edip edemeyeceğine ilişkindir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davacının mülkiyetinde bulunan bir şeyi rehinden kurtarmak için ödeme yaptığını ve halefiyet konusunda alacaklı bankaya bildirim yapıldığını ispatlayamadığından TBK m.127'deki halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, kefillere rücu istemini reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe