TBK Madde 127 Borç ilişkilerinin üçüncü kişilere etkisi: Alacaklıya halef olma

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 127, alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, ifası ölçüsünde alacaklının haklarına kanunen halef olur. Bu halefiyet iki hâlde doğar: başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtaran ve o şey üzerinde mülkiyet ya da başka bir ayni hakkı bulunan kişi bakımından; bir de kendisine halef olunacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilen üçüncü kişi bakımından. Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.

Resmi Metin

Alacaklıya halef olma

Madde 127- (1) Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur:

  1. 1. Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde.
  2. 2. Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde.

(2) Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.127 bir borcu ödeyen üçüncü kişinin, ödediği ölçüde alacaklının yerine geçmesini (halefiyet) düzenler. Uygulamadaki en yaygın yanılgı, başkasının borcunu ödeyen herkesin kendiliğinden alacaklının haklarına ve teminatlarına halef olduğunu sanmaktır. Oysa bu sonuç otomatik doğmaz: halefiyet yalnızca iki halde işler. İlki, başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtaran ve o şey üzerinde mülkiyeti veya başka bir ayni hakkı bulunan kişidir. İkincisi ise, üçüncü kişinin halef olacağının borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilmiş olmasıdır. Diğer kanuni halefiyet halleri ise saklıdır.

Avukat olarak ispat yükü kritik: müvekkiliniz teminatlardan da yararlanmak istiyorsa, ya rehni kurtardığını ve ayni hakkını ya da borçlunun ifadan önce yaptığı bildirimi belgeleyin. Bu bildirim yoksa salt ödeme, sizi yalnızca borçluya karşı genel rücu alacaklısı yapar, rehin ve kefalet gibi teminatlara halef etmez. Dilekçede talebi açıkça halefiyete dayandırın; sebepsiz zenginleşme veya vekaletsiz iş görme ile karıştırmayın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 127. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 109. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 126. maddesinde, borcu ifa eden üçüncü kişinin alacaklıya halef olması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 109. maddesinde kullanılan “tediye eylediği miktar nispetinde” şeklindeki ibare, Tasarıda “ifası ölçüsünde” şeklinde ifade edilmiştir. Tediyenin, para borçlarının ifasını belirtmek için kullanılabileceği; fakat diğer borçların ifasını belirtmek üzere kullanılmasının hatalı olduğu göz önünde tutulmuştur. Maddede sayılan durumlarda alacaklıya ifada bulunan kişinin ona kanun gereği halef olacağı açıkça anlaşıldığı için, madde metninde “kanunen” ibaresinin kullanılması gereksiz görülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 109. maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkra ile, diğer halefiyet hallerinin öngörüldüğü kanun hükümleri saklı tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.127 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2024/2225 K. 2025/1811 Onama

Başkasının borcunu ödeyen üçüncü kişi, ancak mülkiyetindeki bir şeyi rehinden kurtarmak için ifada bulunması ya da borçlunun ifadan önce halefiyeti alacaklıya bildirmesi hâlinde ödeme ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur; bu şartlar gerçekleşmedikçe kefillere rücu edemez.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, dava dışı bir şirketin işlettiği hastaneyi satın almış; bu şirketin bankadan kullandığı krediye davalılar müşterek borçlu müteselsil kefil olmuştur. Kredi ödenmeyince banka icra takibi başlatmış, haciz tehdidi altındaki borç davacı tarafından 600.000 TL olarak yapılandırılıp ödenmiş; davacı bu tutarı kefil davalılardan tahsil için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Uyuşmazlık, borcu ödeyen davacının kefillere rücu edip edemeyeceğine ilişkindir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davacının mülkiyetinde bulunan bir şeyi rehinden kurtarmak için ödeme yaptığını ve halefiyet konusunda alacaklı bankaya bildirim yapıldığını ispatlayamadığından TBK m.127'deki halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, kefillere rücu istemini reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 127 - Borç ilişkilerinin…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!