Borçlunun temerrüdü üzerine sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesinin dönme mi yoksa fesih mi sayılacağı, sözleşmenin türüne göre belirlenir; uzun süreli ve sürekli borç doğuran bir sözleşmede sona erdirme, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde temerrüde ilişkin hüküm kapsamında nitelendirilir ve zarar bu çerçevede belirlenir.
Detaylı özeti gör
Davacı yayınevi, 10.04.2013 tarihli iki çeviri sözleşmesiyle davalı çevirmenden iki kitabın çeviri mali haklarını devraldığını, davalı meslek birliğinin ikinci ve üçüncü baskılar için ücret istediğini, talep karşılanmayınca 08.03.2017 tarihli ihtarnameyle sözleşmeden cayıldığını, cayma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek caymanın hükümsüzlüğünü istemiştir. İlk derece mahkemesi, baskı adedi kararlaştırılmadığını ve sözleşmenin kelepçeleme niteliğinde olduğunu belirterek davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, genel işlem koşullarının caymaya gerekçe yapılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu kabul edip davayı kabul etmiştir. Daire, davacının üç baskı yapıp yalnız ilk baskı bedelini ödediğini, TBK m.491 gereği baskı adedi kararlaştırılmadığından tek baskı hakkı bulunduğunu, sonraki baskılardan feragat hükmünün geçersizliğini, altmış yıl süreli sözleşmenin sürekli borç doğurduğunu, TBK m.126 kapsamında nitelendirme yapılıp davanın reddi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe