İçeriğe geç

İİK Madde 363 İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi

Özet 4 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.363, maddede sayılanlar dışındaki icra mahkemesi kararlarına karşı parasal sınırı aşan işlerde iki hafta içinde istinaf yolunu düzenler. Sınır, Ek Madde 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve şikâyet ya da dava tarihindeki miktar esas alınır. Süre tebliğden işler; istinaf yoluna başvuru, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 5311 s.K. m.24
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 363 - İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi

Resmi Metin

İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi

Madde 363- (1) İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi (…) tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır.

(2) İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.

(3) Kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

(4) İstinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için gereken evrak alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 5311 s.K. m.24

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Maddede yazan tutar cari sınırı göstermez, tarihsel bir bazdır; Ek m.1/1 uyarınca bu parasal sınır her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan sınırın 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesine göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılmasıyla uygulanır. Hangi yılın tutarının aranacağı da ayrıca düzenlenmiştir: Ek m.1/2 gereğince 363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Dosyada önce bu tarih tespit edilmeli, istinaf yolunun açık olup olmadığı o yılın sınırına göre ölçülmelidir.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.363 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2022/592 K. 2022/1255 Bozma

İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak İİK m.363'te tek tek gösterilmiştir. Bu kapsamda gösterilenler dışında kalan icra mahkemesi kararları kesindir.

Detaylı özeti gör

Belediyeye ait dokuz araç hakkındaki haczedilmezlik şikâyetinde, mahkeme dört araç için keşif/bilirkişi ile fiilen kamu hizmetinde kullanılmadığı sonucuna varmış, beş araç için ise borçluya meşruhatlı ihtar tebliğ etmeden inceleme yapmadan şikâyeti reddetmiştir. HGK, hem araçların fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması (İİK ve 5393 s.K. m.15) hem de meşruhatlı ihtar gerekliliği yönünden Özel Daire bozmasına uyulması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Direnme kararı her iki uyuşmazlık yönünden de oy birliğiyle BOZULMUŞTUR.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.363 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2022/1130 K. 2024/21 Kısmen Kabul

İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilmesi (İİK m.363), hükmolunan miktarın yasal kesinlik sınırını aşmasına bağlıdır; bu sınırı aşmayan kararlar kesin nitelikte olduğundan istinaf yolu kapalıdır.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren, ödenmeyen kira bedelleri için kiracı ve kefil hakkında adi kiraya ilişkin icra takibi başlatarak itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi istemiştir. İlk derece mahkemesi istemi kabul ederek tahliyeye de karar vermiştir. Daire, kefil yönünden istinaf konusu miktarın kesinlik sınırının altında kaldığını belirterek dilekçeyi reddetmiş; kiracı yönünden ise itirazın kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, ancak taşınmaz takip ve dava tarihinden önce üçüncü kişiye satıldığından kiraya verenin tahliye isteyemeyeceğini kabul ederek kararı kaldırmış ve tahliye talebini reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/923 K. 2020/983 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İcra mahkemesince verilen ve kesin nitelikte olan kararlara karşı İİK m.363 uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamaz; kanun yolu kapalı olduğundan bu kararlara yönelik istinaf istemi esastan incelenemez.

Detaylı özeti gör

Rehin açığı belgesine dayalı takipte borçlu, alacağı temlik alan takip alacaklısının kefil olmadığını, bu nedenle temlikin geçersiz olduğunu ve alacaklı sıfatı bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş, ayrıca yüksek oranda faiz işletildiğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi şikayeti reddetmiştir. Daire, temlikin geçerliliği için temlik alanın kefil olmasının şart olmadığını, temlik alanın temlik edene yaptığı ödemenin borcun ifası değil temlikin ivazı olduğunu, takipte yasal faiz oranının uygulandığını belirtmiş; satışın durdurulmasına ilişkin kararın kesin olması nedeniyle bu yöndeki istinaf dilekçesini reddetmiş, takibin iptali yönünden istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.