T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2022
DAVACI : K1 – N1
VEKİLİ : Av. K2 – [N2] UETS
DAVALILAR : 1 -K3 – N3
: 2 -K4 – -N4
VEKİLİ : Av. K5 – A1
DAVANIN KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Mersin 2.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 02/03/2022 tarih 2022/91 esas 2022/147 karar sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine işin gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA: Davacı alacaklı
K1 vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların mülkiyeti müvekkiline ait olan A2 adresinde 01/07/2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince kiracı olarak oturduğunu, kira kontratı gereğince 01/07/2020 – 01/07/2021 dönemi kira bedeli olan 15.000 TL ile 01/07/2021-01/07/2022 dönemi kira bedeli 16.000,00 TL kira bedelinin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine Mersin 7.İcra Dairesinin 2021/10181 esas sayılı dosyası ile kira bedelinin tahsili ve tahliye talepli ödeme emri gönderildiğini, davalı borçluların bu ödeme emrine borçlarının bulunmadığı gerekçesi ile itiraz ettiklerini ve tebliğ tarihinden itibaren kira borcunu da 30 gün içerisinde ödemediklerini belirterek davanın kabulü ile davalıların borca itirazlarının kaldırılmasına, aleyhlerinde %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava konusu taşınmazdan tahliyelerine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taşınmazı sattığını, malik olmadığından tahliye isteyemeyeceğini, tapu kaydını ibraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, borçluların itirazlarında takip dayanağı yazılı akdi ayrıca ve açıkça inkar etmemiş olup itiraz dilekçelerinin borca itiraz olduğu bu sebeple takip hukuku bakımından kira ilişkisinin ve borç miktarının kesinleştiğinin kabulü gerektiği, borçlarının olmadığına ilişkin İ.İ.K. 269/c maddesinde öngörülen belge ibraz edilmediği gerekçesiyle davacı K4 yönünden davanın kabulü ile Mersin 7. İcra Dairesinin 2021/10181 esas sayılı icra dosyasına yapılan borçlu K4 tarafından yapılan itirazın kaldırılmasına, asıl alacağın %20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, A2 adresinde bulunan taşınmazdan İİK.’nun 269 ve devamı maddeleri gereğince tahliyesine, davacı K3 yönünden davanın kısmen kabulü ile itirazın 15.000TL asıl alacak ve 1.890,00 TL faiz yönünden kaldırılmasına, takibin 15.000 TL asıl alacak ve 1.890,00 TL faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 15.000 TL asıl alacağın %20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile yeterli delil toplanmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.
Mersin 7. İcra Dairesinin 2021/10181 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı K1 tarafından borçlular K3 ile K4 hakkında 28/11/2021 tarihinde adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takip yoluyla 33.4666,00 TL’nin tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin K3’a 02/12/2021 tarihinde, K4’e 06/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 04/12/2021 tarihinde borçlular vekilinin alacaklının malik olmadığı ve müvekkilinin haberi olmadan evi sattığını, Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/348 esas dosyasıyla önalım davası açtıklarını, dosyanın derdest olduğunu, bu nedenle borca, faize ve dosyanın tüm ferilerine müvekkilleri adına itiraz ettiğini, müvekkillerinin böyle bir borcu olmadığını belirterek itiraz ettiği, davanın 26/01/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı K4’in istinaf talebinin değerlendirilmesinde,
K1’in kiraya veren, K4’in kiracı K3’ın kefil olarak imzaladığı 01/07/2020 başlangıç tarihli bir yıllık kira sözleşmesinde, kira bedeli yıllık 15.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Takip 2020-2021 ve 2021-2022 yılları kira bedeline ilişkindir. Davalı kiracının sözleşmeye ve kira bedeline ilişkin itirazı yoktur.
TBK’nin 310. maddesi hükmüne göre kiralananın mülkiyetinin kiralayan malik tarafından üçüncü kişiye devri ile birlikte, kiralayan ve kiracı arasındaki kira sözleşmesi tüm hak ve borçları ile birlikte yasa gereği kendiliğinden yeni malike geçer. Kiracı, devir öncesi mevcut muaccel ödenmemiş kira bedeli borçlarından dolayı kiralananı devreden kiralayana karşı, devir tarihinden sonra ise yeni malike karşı sorumludur. Kiralananı satın alan davacı TBK’nin 310. maddesi gereğince önceki malik kiralayanın haklarına halef olmuş ise de bunun için öncelikle kiralananı satın aldığı ve kira paralarının bundan sonra kendisine ödenmesi yönünde kiracıya bildirimde bulunması gerekir. Yeni malik tarafından kiracıya ihtar gönderilmesinden önce kiracının kira paralarını önceki malike ödemesi halinde, önceki malike yapılan ödeme miktarınca kiracı sorumluluktan kurtulacaktır.
Kiraya veren, kiralananı üçüncü kişiye devrederse, sadece devir tarihinden önce muaccel hale gelmiş olan kira parasını isteyebilir. Devir tarihinden sonra muaccel hale gelen kira parasını isteyemeyeceği gibi taşınmazın tahliyesini de isteyemez. (Benzer karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2019/5224 esas 2019/9981 karar)
Somut olayda, icra takibinin 01/07/2020 kira başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanılarak yapıldığı, borçlunun sözleşmedeki imzasına itiraz etmediği, borca ve ferilerine itiraz ettiği, bu durumda borçlunun 01/07/2020 tarihinden taşınmazın devir tarihi olan 15/10/2021 tarihine kadar muaccel hale gelen kira paralarını ödemesi gerektiği, kira bedeli yıllık peşin olarak kararlaştırıldığından 01/07/2021 tarihinde muaccel hale gelen 2021-2022 dönemi kira bedelininde davacıya ödenmesi gerektiği, ödeme süresi içerisinde takip konusu alacağın ödenmediği, kira bedelinin ödendiğini iddia ve ispat etmediği anlaşılmakla davacının itirazın kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı yön bulunmamaktadır.
Davalının sunduğu tapu kaydı örneğine göre ve Takbis’ten alınan tapu kaydına göre taşınmazın kiraya veren K1 tarafından 15/10/2021 tarihinde K6 isimli kişiye satıldığı görülmektedir. Kiralananın satılması halinde davacının malik ve kiraya veren sıfatı satımla birlikte sona erdiğinden tahliye isteminde bulunamaz. (Benzer karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/09/2015 tarih 2015/6536 esas 2015/7418karar)
Taşınmazın maliki K6 olup davacının takip ve dava tarihinde taşınmaz üzerinde malik sıfatının ve mülkiyet hakkının bulunmadığı, hal böyle iken tahliye davası açma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın tahliye yönünden reddine karar verilmesi gerekirken tahliye talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı K3’ın istinaf talebinin değerlendirilmesinde,
Davalı yönünden 15.000,00 TL asıl alacağın kabulüne karar verildiği, istinafkonusu uyuşmazlık miktarının 15.000,00 TL olduğu, davaya konu miktarın mahkeme karar tarihi itibarıyla yasal 18.710,00 TL kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından söz konusu mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir.
Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilen kararın miktar itibariyle istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı, kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından davacı K3 vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin İİK’nın 365/3. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında davalı kiracı K4 yönünden de tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, bu noktada hüküm tesisinin isabetsiz olduğu ancak söz konusu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığı anlaşıldığından davalı K4’in istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2. bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı K3 vekilinin istinaf dilekçesinin İİK.’nın 363 ve 365. maddeleri gereğince
REDDİNE,
Peşin alınan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı K3’a iadesine,
2-Davalı
K4 vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE,
Mersin 2.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 02/03/2022 tarih 2022/91 esas 2022/147 kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,
3-a-
Davacı K4 yönünden davanın kısmen kabulü ile,
Mersin 7. İcra Dairesinin 2021/10181 esas sayılı icra dosyasına borçlu K4 tarafından yapılan itirazın kaldırılmasına,
Asıl alacağın %20’si oranındaki tazminatın bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının tahliye talebinin reddine, b-
Davacı K3 yönünden davanın kısmen kabulü ile Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2021/10181 esas sayılı icra dosyasına yapılan borçlu K3 tarafından yapılan itirazın 15.000 TL asıl alacak ve 1.890,00
TL faiz yönünden kaldırılmasına, takibin 15.000TL asıl alacak ve 1.890,00TL faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
15.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranındaki tazminatın bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 6.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 6.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 129,20 TL harç gideri, 2 davetiye gideri 31,50 TL toplam 160,70 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğine avans sahibine iadesine,
4
–
İstinaf yargılaması yönünden,
Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İstinaf yoluna başvuran davalı K4 tarafından yapılan 301,40 TL harç gideri ve 61,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 362,40 TL’nin kısmen kabul kısmen redde göre 131,20 TL’sinin davacıdan alınarak davalı K4’e verilmesine,
Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Kararın yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu miktar itibari ile KESİN olmak üzere 02/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe