İçeriğe geç

İİK Madde 279 Tasarrufun iptali: Aciz nedeniyle iptale tabi tasarruflar

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.279, borcunu ödemeyen borçlunun hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yaptığı şu tasarrufları batıl sayar: teminat göstermeyi evvelce taahhüt ettiği haller müstesna, mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler; para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler; vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler; kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 3494 s.K. m.54
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 279 - Tasarrufun iptali: Aciz nedeniyle iptale tabi tasarruflar

Resmi Metin

Acizden dolayı butlan

Madde 279- (1) Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır:

1 – Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;

2 – Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler;

3 – Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.

  1. 4. Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.

    Ek hüküm: · 3494 s.K. m.54

(2) Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Ek 1. fıkra (4) numaralı bent 3494 s.K. m.54

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Maddedeki batıllık mutlak değildir: maddede sayılan tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse iptal davası dinlenmez. Bu, davalı tarafın elindeki bir iyiniyet savunmasıdır ve ispat külfeti ona aittir. Tasarrufun türü ve tarihi bakımından maddedeki koşullar gerçekleşmiş olsa bile sonuç değişebileceğinden, yalnızca işlemin tipine ve zamanına dayandırılan bir dava kurgusu tek başına yeterli olmayabilir.

Davanın kim tarafından ve ne zamana kadar açılabileceği komşu maddelerde gösterilmiştir. 277 nci maddeye göre iptal davasını elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı açabilir; dava ayrıca iflas idaresi tarafından, 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde de alacaklıların kendileri tarafından açılabilir. 284 üncü maddeye göre iptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer. Dava kabul edilirse davacı, 283 üncü maddeye göre davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder; konu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek kalmadan haciz ve satış istenebilir.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.279 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2017/2759 K. 2020/745 Direnme Bozuldu

İİK m.278, m.279 ve m.280'de iptal edilebilecek bütün tasarruflar tahdidi olarak sayılmış değildir; kanun genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hâkimin takdirine bırakmıştır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Taşınmaz üzerinde lehe tesis edilen süreli ipoteğin, dayanağı gerçek bir alacak bulunmadığı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla kaldırılması ile borçlu olunmadığının tespiti. Değerlendirme: TMK m.850 uyarınca ipotek, güvence sağladığı alacağa bağlı fer'i sınırlı bir ayni haktır; bilirkişi raporları ipoteğe konu gerçek bir alacağın bulunmadığını, davalılar arasındaki güçlü organik bağ ve süregelen ihmali davranışla tasarrufun muvazaalı olduğunu göstermektedir. Sonuç: Direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerle BOZULMASINA, oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2020/220 K. 2020/726 Direnme Bozuldu

Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarruflar İİK m.278, m.279 ve m.280'de üç grup altında düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Mirasçılar arasında yazılı şekilde yapılan rızai taksim (paylaşma) sözleşmesinin TMK m.676 uyarınca geçerli olup olmadığı ve geçerlilik için paylar arasında mutlak eşitlik aranıp aranmayacağı; eşitsizlik iddiasına dayalı tasarrufun iptali talebinin yerinde olup olmadığı. Değerlendirme: TMK m.676 paylaşma sözleşmesini yalnızca yazılı şekle bağlamış, taksimde mutlak eşitlik aranmamıştır; somut olayda fark bedeli ödenmiş, mal kaçırma kastı kanıtlanamamıştır. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma gerekçeleriyle oy çokluğuyla bozulmuş, davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2017/2051 K. 2019/19 Bozma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, danışıklı satış iddiasına dayanan davanın genel muvazaaya mı yoksa İİK'nın tasarrufun iptaline ilişkin hükümlerine mi dayandığı ve buna göre hak düşürücü süre yönünden reddinin yerinde olup olmadığı uyuşmazlığına ilişkindir; İİK m.279, dava dilekçesinde ve yerel mahkemenin direnme gerekçesinde, muvazaanın kanıtlanması hâlinde m.279 ve devamının benzetme yoluyla uygulanması bakımından anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Alacağını icra yoluyla tahsil edemeyen davacı alacaklı, borçlunun oturduğu 150.000 TL değerindeki dubleks daireyi, borç muaccel hale gelmeden kısa süre önce yeğenine 32.100 TL bedelle satmış gibi göstererek muvazaalı işlemle mal kaçırdığını ileri sürmüş ve satışın danışıklı olduğunun tespiti ile kendisi bakımından iptalini istemiştir. Yerel mahkeme davayı İİK m.277 vd. kapsamında tasarrufun iptali sayarak, satış tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü sürenin (İİK m.284) geçtiği gerekçesiyle reddetmiş; Özel Dairenin bozması üzerine önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise dava dilekçesinin hukuki sebepler bölümünde mülga 818 sayılı BK m.18 (güncel TBK m.19) hükmüne dayanıldığını belirterek, uyuşmazlığın genel muvazaaya dayalı bir dava olduğunu saptamıştır. HGK, muvazaa iddialarında zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını, muvazaalı işlemin hiçbir hüküm doğurmayacağını vurgulayarak, davalılar arasındaki satışın gerçekten danışıklı olup olmadığının esastan araştırılması gerektiğine hükmetmiş ve direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.279 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2022/1704 K. 2022/937 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, tasarrufun iptali davasının TBK m.19'a ya da İİK m.277 ve devamına dayanmasına göre dava şartlarının farklılaştığı belirtilerek ihtiyati tedbir isteminin incelenmesine ilişkindir; İİK m.279, İİK yoluyla açılan davada ön koşullardan sonra bakılacak iptal şartlarının yer aldığı maddelerden biri olarak anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Alacaklı davacı, borçlu davalının limited şirketteki paylarını borcun doğumundan sonra kızına devretmesini muvazaalı sayarak TBK 19 uyarınca tasarrufun iptalini istemiş ve payların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 20.000,00 TL teminat karşılığında tedbire hükmetmiş, davalıların tedbire itirazını reddetmiştir. Daire, muvazaaya dayalı iptal davasında icra takibine geçilmesine ve aciz belgesine gerek bulunmadığını, borcun doğum tarihinin tasarruftan önce olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, teminat ve tedbir şartlarının yargılama sırasında incelenebileceğini belirterek ara kararı hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.