İİK Madde 169/A - Kambiyo senediyle haciz takibi: İtirazın incelenmesi
Hazırlayan: Av. Saim İncekaş · Adana Barosu · Güncelleme: 31.10.2026
Özet7 fıkra · ~3 dk okuma
İİK m.169/a, icra mahkemesi hakiminin itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağıracağını ve borcun olmadığının veya itfa yahut imhal edildiğinin resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul edeceğini düzenler. İtirazın kabulü kararı ile takip durur; alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur.
Madde 169/a-(1) İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hâkim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.
(2) İcra mahkemesi hâkimi, borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.
(3) Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasina mahküm eder.Alacaklı birinci fıkra gereğince çağrıldığı duruşmaya gelmediği takdirde icra mahkemesi hakimi alacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir. İcra mahkemesi, imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder.
(4) İcra hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi halde reddine karar verir.
(5) İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan inkar tazminatı ve para cezası kalkar.
(6) Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.
(7) İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.
Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
Ekmadde tamamı 538 s.K. m.83
Değişiklik1. fıkra 4949 s.K. m.46
Değişiklik2. fıkra 4949 s.K. m.46
Değişiklik3. fıkra 3494 s.K. m.32
Ekfıkra 3494 s.K. m.32
Değişiklik1. cümle 4949 s.K. m.46
Değişiklikson fıkra 5311 s.K. m.13
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
İtirazı reddedilen borçlu için istinaf başvurusu tek başına koruma sağlamaz: ret kararına karşı istinaf yoluna gidilmesi hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Dilekçeyi verip sonucu beklemek, hacizlerin ve satışın işlemeye devam etmesi demektir. İcranın durabilmesinin tek kapısı, borçlunun 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat göstermesidir; teminat yoksa istinaf incelemesi sürerken takip ilerler.
Zamanaşımı itirazında hesap, alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre yapılır. Bu tarihe göre itiraz yerinde görülürse yük alacaklıya geçer: alacaklı zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat edemezse itiraz kabul edilir, ispat ederse reddedilir. İtirazın kabulüyle takip durur; ancak alacaklı genel mahkemede dava açarsa inkar tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve alacaklı bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş inkar tazminatı ve para cezası kalkar.
Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.
Yargıtay · HGK•E. 2017/1135 K. 2017/1012•Bozma
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, bonolara aval veren borçlunun, eşinin yazılı rızası alınmadığı gerekçesiyle takipten sorumlu olup olmadığına ve kefalette eşin rızasını arayan düzenlemenin aval veren hakkında da uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir; İİK m.169/a, yerel mahkemenin takibin bu madde gereğince durdurulmasına ilişkin kararı aktarılırken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Alacaklı, keşidecisi ... olan 19.09.2012 tarihli üç bonoya (6.000, 6.000 ve 10.000 TL) dayanarak, senetlerde "kefil" olarak yer alan ve keşidecinin eşi olan borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatmıştır. Borçlu eş, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak TBK m.584/1 uyarınca kefaletin geçerli olması için eşinin yazılı rızasının gerektiğini, bu rıza bulunmadığından kefaletinin geçersiz olduğunu ileri sürerek takibin ve ödeme emrinin iptalini istemiştir. Yerel mahkeme, eşin yazılı rızası alınmadığı gerekçesiyle şikâyeti kabul edip takibi İİK m.169/a uyarınca durdurmuş; Özel Daire kararı bozunca da önceki kararda direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, eşin rızası koşulunun aval veren bakımından uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmıştır. Kurul çoğunluğu, bono üzerine "kefil" ibaresiyle atılan imzanın aval sayıldığını, avalin kambiyo senetlerine özgü bağımsız ve aslî nitelikte bir taahhüt olarak TTK hükümlerine tabi bulunduğunu, bu nedenle TBK m.584'teki eşin yazılı rızası koşulunun avale uygulanamayacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.169/A uygulaması
Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2022/2345 K. 2026/597•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takiplerin kesinleşmesinden uzun süre sonra çeklerdeki imzaya itiraz edilerek açılan menfi tespit ve istirdat davasında, imza incelemesi yapılamamasına dayanılmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşıp bağdaşmadığına ilişkindir; İİK m.169/a, davacı borçlunun bu madde gereğince icra mahkemesinde de dava açmadığı belirtilirken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit ve istirdat davasında, davacı 2005'te başlayan icra takiplerine ve maaş kesintilerine yaklaşık 16 yıl sessiz kalmış, bankanın 10 yıllık saklama süresi dolup çek asılları temin edilemez ve imza incelemesi imkânsız hale geldikten sonra dava açmıştır. Adana BAM, kambiyo senetlerinde imza inkârında ispat yükü kural olarak alacaklıda olsa da, davacının uzun süreli eylemsizliği nedeniyle delillerin yok olmasından sonra dava açmasının TMK m.2 dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2019/2259 K. 2020/1667•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İİK m.169/a-1 uyarınca kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz eden borçlu, itirazını ancak resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlayabilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte şahsi kefalet nedeniyle takibin iptali ve borca itiraz istemine ilişkindir. İcra hukuk mahkemesi, takip dayanağı senedin bono niteliğinde olduğunu ve borçlunun itirazını icra ve iflas mevzuatının aradığı belgelerle ispatlayamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Daire, bonoyu kefil sıfatıyla imzalayan kişinin ticaret hukuku uyarınca aval veren sayıldığını, bu nedenle kefalet için aranan eş rızası ve el yazısı koşullarının aranmayacağını; taraflar arasında tüketici işlemi bulunduğu ispatlanamadığından kefaletin adi kefalet sayılamayacağını belirterek borçlunun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.
Hukuk Asistanı
Bu konu hakkında hukuki sorularınızı yanıtlıyorum. Konuşma geçmişiniz her sayfaya özel devam eder.
Merhaba! 👋
Bu sayfadaki konu hakkında hukuki sorularınızı yanıtlayabilir, dilekçe ve başvuru metni hazırlayabilirim.
Size nasıl yardımcı olabilirim?
⏳
Günlük ücretsiz hakkınız doldu
Yarın yeniden sorabilirsiniz. Sorunuz bekleyemiyorsa büroyla doğrudan görüşün.