Ödememe Protestosu Olmaması Sebebiyle Takip İptali

ADANA NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİNE

TEDBİR TALEPLİDİR

İCRA DOSYA NO :

DAVACI/BORÇLU :

VEKİLİ :

DAVALI/ALACAKLI :

VEKİLİ :

KONU : Takibe ilişkin itirazımızdır.

TEBLİĞ TARİHİ : Dava tarihinde tebliğ alınmıştır.

AÇIKLAMALAR

1-) Yukarıda bilgisi yazılı icra dosyasında davalı/alacaklı tarafından müvekkilim aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmış olup ilgili ödeme emri müvekkile yukarıda belirtilen tarihte tebliğ edilmiştir. Bu sebeple işbu itirazımızın yasal süresi içinde olduğu açıktır.

2-) Müvekkilim davaya konu icra takibindeki bononun ilk lehtarıdır. Daha sonra bonoyu davalıya ciro ettiği ve ciranta haline geldiği görünmektedir. Davalı/alacaklı, tarafımıza ve keşideciye ödememe protestosu çekmemiştir. Dolayısıyla da ciranta olan tarafımıza müracaat hakkını kaybetmiş olup, artık sadece sadece keşideciye yönelebilme hakkına sahiptir. Nitekim Ticaret Kanunu madde 714 fıkra 3:

“(3) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur.”

Maddesiyle ödememe protestosunun çekilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Gene bu protestonun çekilmemesinin yaptırımı da aynı kanunun “Başvurma hakkının düşmesi” başlıklı 730. Maddesinde:

“(1) Hamil;

a) Görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart olan poliçeyi ibraz,

b) Kabul etmeme veya ödememe protestosunu düzenleme,

c) “Gidersiz iade olunacaktır” kaydının bulunması hâlinde, poliçeyi ödeme amacıyla ibraz,

için belirli süreleri geçirirse, kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybeder.”

Sözleriyle cirantalara başvurma hakkını kaybedeceğini açıkça belirtmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz üzere müvekkilim işbu icra takibinde cirantadır ve davalı hamil ne keşideciye ne de tarafımıza herhangi bir protesto Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 Tarihli, 2016/617 Esas, 2016/3995 Karar Sayılı içtihadında:

“Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantayı takip edemez. Bir başka ifade ile senedi düzenleyen protesto edilmediği için hamil, lehtar ve cirantaya karşı müracaat hakkını kaybeder. İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesince alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığı re’sen araştırılmak zorundadır.”

Sözlerinden de rahatlıkla anlaşılacağı üzere davalının, ciranta olan müvekkilime müracaat hakkının olmadığı gayet açıktır. Zira açıklamaya çalıştığımız üzere 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna göre ödememe protestosu süresi içerisinde keşideciye çekilmez ise, keşideci ve avalisti dışındaki kimselere müracaat hakkı kaybedilmektedir.

3-) Sonuç olarak; alacaklının, davaya konu icra takibinde borçlu olarak görünmekte olan müvekkilimden alacaklı olmadığının ve kambiyo hukuku mucibince takip hakkı bulunmadığının tespitine ve bu sebeple de müvekkilimin davaya konu icra takibindeki borçluluk halinden çıkarılması gerektiği kanaatindeyiz.

HUKUKİ NEDENLER: İİK, TTK, HMK sair yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER: Yukarıda bilgisi yazılı icra dosyası, ibrazı kabil her türlü delil

TALEP ve SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen sebepler neticesinde

1-) Öncelikle yukarıda bilgisi yazılı icra dosyasındaki İCRA TAKİBİNİN TEDBİREN DURDURULMASINA,

2-) Haklı davamızın kabulü ile alacaklının müvekkilime kambiyo senedine dayalı icra takibi mucibince takip hakkı bulunmadığının tespitine, müvekkilimin borçluluk durumunun kaldırılmasına, bu yönüyle müvekkilime yönelik ödeme emrinin iptaline,

3-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,

Karar verilmesini vekil eden adına saygılarımla arz ve talep ederim.

Davacı Vekili

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana İncekaş Hukuk - Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle aile, boşanma, ceza, ticaret ve yabancılar hukuku dallarında pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Epistemofili teşhisi bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir