Haczedilen malınıza biçilen değerin gerçeği yansıtmadığını düşünüyorsanız, kıymet takdirine itiraz hakkınızı kullanmak için yalnızca 7 gününüz var. Süreyi kaçırmak veya yanlış mahkemeye başvurmak, bu hususu ileride ihalenin feshi aşamasında dahi ileri sürememeniz anlamına gelir. Bu rehberde; itiraz süresini, yetkili mahkemeyi, güncel masrafları ve dilekçe örneğini adım adım bulacaksınız.
Kıymet Takdirine İtiraz Nedir?
Kıymet takdirine itiraz, icra takibi veya ortaklığın giderilmesi sürecinde satışa çıkarılacak malların bilirkişi tarafından belirlenen değerinin hatalı olduğu iddiasıyla yapılan hukuki başvurudur. Bu başvuru, İcra ve İflas Kanunu’nun 128/a maddesi kapsamında “şikayet” usulüne tabi olup, ilgililerin ekonomik çıkarlarını koruma altına alan önemli bir hukuki güvencedir.
Kıymet takdiri; borçlunun üzerine haciz konulan taşınır veya taşınmaz malların satış öncesinde değerinin tespit edilmesi işlemidir. Belirlenen bedel, satışın hangi fiyattan başlayacağını doğrudan etkiler. Gerçek piyasa değerinin altında bir tespit borçluyu, üstünde bir tespit ise alacaklıyı mağdur eder.
Kıymet takdirine itirazın son derece önemli olmasının başlıca nedenleri:
- Süresinde yapılmayan itiraz kesin olarak reddedilir.
- İtiraz hakkı kullanılmazsa, ihalenin feshi aşamasında bu husus ileri sürülemez.
- Masraflar süresinde yatırılmazsa başka işleme gerek kalmaksızın şikayet düşer.
- Kesinleşen kıymet takdiri 2 yıl boyunca geçerliliğini korur.
Kıymet takdirine itiraz, uygulandığı hukuki sürece göre farklı mahkemelerde yürütülür. İcra takibinde İcra Hukuk Mahkemesi görevliyken, ortaklığın giderilmesi davasında Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir. Bu iki sürecin karıştırılması ciddi hak kayıplarına yol açabileceğinden, aşağıda her biri ayrı başlıklar altında ele alınacaktır.
| Kriter | İcra Takibinde | Ortaklığın Giderilmesinde |
|---|---|---|
| Görevli Mahkeme | İcra Hukuk Mahkemesi | Sulh Hukuk Mahkemesi |
| Kıymet Takdirini Yapan | İcra Müdürlüğü | Satış Memurluğu |
| İtiraz Süresi | 7 gün | 7 gün |
| Karar Niteliği | Kesin | Kesin |
| İlgililer | Borçlu, alacaklı, ipotekli alacaklı | Tüm paydaşlar |
İcra Takibinde Kıymet Takdirine İtiraz
İcra takibinde kıymet takdirine itiraz, borçlunun haczedilen taşınır veya taşınmaz mallarının satış aşamasında belirlenen değerine karşı İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikayet başvurusudur. İİK 128 ve 128/a maddeleri bu sürecin temel hukuki dayanağını oluşturur. Alacaklı, borçlu ve ipotekli alacaklılar gibi tüm ilgililer bu itiraz hakkından yararlanabilir.
Kıymet Takdiri Nasıl Yapılır?
Kıymet takdiri, haczedilen malın taşınır veya taşınmaz olmasına göre farklı usullerle gerçekleştirilir. Taşınır mallarda değer tespiti haciz sırasında icra memuru tarafından yapılırken, taşınmazlarda bu işlem zorunlu olarak alanında uzman bilirkişilere yaptırılır.
Taşınır mallarda kıymet takdiri:
- Haciz esnasında icra memuru tutanak düzenler.
- Tutanakta; tarafların kimlik bilgileri, alacak tutarı, haciz tarihi ve saati, malların cinsi ve biçilen değer yer alır.
- Teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurulabilir.
Taşınmaz mallarda kıymet takdiri:
- İcra dairesi, alanında uzman bilirkişilere kıymet takdiri yaptırır.
- Bilirkişi raporu; taşınmazın türü, konumu, imar durumu, emsal değerler ve çevresel faktörleri içerir.
- Hazırlanan rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilir.
Kıymet Takdirine İtiraz Süresi
Kıymet takdirine itiraz süresi, bilirkişi raporunun taraflara tebliğinden itibaren 7 gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, sürenin kaçırılması halinde itiraz hakkı kesin olarak ortadan kalkar. Tebligat yapılmamışsa 7 günlük süre başlamaz; bu nedenle usulüne uygun tebligat büyük önem taşır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarına göre, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyenler bu hususu ihalenin feshi sebebi olarak da ileri süremezler. Dolayısıyla itiraz süresinin takibi, ileride doğabilecek hak kayıplarını önlemek açısından kritiktir.
Kıymet Takdirine İtiraz Nereye Yapılır?
Kıymet takdirine itiraz, raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki İcra Hukuk Mahkemesine yapılır. Yetkisiz mahkemeye başvurulması halinde, mahkeme evrak üzerinden inceleme yaparak 10 gün içinde yetkisizlik kararı verir.
İstinabe yoluyla yapılan kıymet takdirinde: Taşınmazın bulunduğu yer ile icra takibinin yürütüldüğü yer farklıysa, kıymet takdiri istinabe yoluyla yapılır. Bu durumda itiraz yetkisi, kıymet takdirini yaptıran (istinabe edilen) icra dairesinin bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesine aittir.
Kıymet Takdirine İtiraz Nasıl Yapılır?
Kıymet takdirine itiraz, şikayet dilekçesi ile İcra Hukuk Mahkemesine başvurularak yapılır. Dilekçenin usulüne uygun hazırlanması için Adana icra avukatı desteği almanız önerilir. Dilekçede; şikayet eden (davacı), karşı taraf (davalı), icra dosya numarası, tebliğ tarihi ve itiraz gerekçeleri açıkça belirtilmelidir.
Dilekçede bulunması gereken unsurlar:
- Mahkeme adı (İcra Hukuk Mahkemesi)
- Davacı ve davalı bilgileri
- İcra dosya numarası
- Kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihi
- İtiraz sebepleri (emsal değerler, çevresel faktörler, eksik inceleme vb.)
- Hukuki deliller ve talepler
Masraf yatırma zorunluluğu: Şikayet tarihinden itibaren 7 gün içinde bilirkişi ücreti, keşif gideri, harç ve tebligat masraflarının mahkeme veznesine yatırılması zorunludur. Bu masraflar yatırılmazsa, başka bir işleme gerek kalmaksızın şikayet kesin olarak reddedilir (İİK m. 128/a).
Kıymet Takdirine İtiraz Dilekçesi Örneği
Aşağıda, uygulamada kullanılabilecek kapsamlı bir kıymet takdirine itiraz dilekçesi örneği sunulmuştur. Dilekçe, somut olaya göre uyarlanmalı ve itiraz gerekçeleri dosya özelinde detaylandırılmalıdır.
ADANA NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİNE
İCRA DOSYA NO: Adana …. İcra Müdürlüğü 2025/….. E.
KIYMET TAKDİRİNE İTİRAZ EDEN (DAVACI): Ad Soyad / Unvan T.C. Kimlik No / Vergi No Adres
VEKİLİ: Av. ………………… Adres / UETS
DAVALI (ALACAKLI): Ad Soyad / Unvan Adres
VEKİLİ: Av. …………………
TEBLİĞ TARİHİ: …/…/2025
KONU: Kıymet takdiri raporuna itirazlarımız ile yeniden kıymet takdiri yapılması talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
1) Davalı alacaklı tarafından müvekkil aleyhine Adana …. İcra Müdürlüğü’nün 2025/….. E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Takip kapsamında müvekkile ait Adana ili, Çankaya ilçesi, ……… Mahallesi, …… ada, …… parsel, …… numaralı bağımsız bölümde kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmaza haciz konulmuş ve kıymet takdiri yaptırılmıştır. …/…/2025 tarihli bilirkişi raporu tarafımıza …/…/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup yasal 7 günlük süre içinde itirazlarımızı sunuyoruz.
2) Bilirkişi raporunda taşınmazın değeri ………… TL olarak tespit edilmiştir. Ancak yapılan bu kıymet takdiri, taşınmazın gerçek piyasa değerini yansıtmamakta olup aşağıdaki nedenlerle hukuka aykırıdır:
a) Konum ve Ulaşım Avantajları Değerlendirilmemiştir:
- Taşınmaz, şehir merkezine …… km mesafede, ana cadde üzerinde yer almaktadır
- Metro/tramvay durağına …… metre, otobüs duraklarına …… metre uzaklıktadır
- Çevre yoluna ve ana ulaşım arterlerine kolay erişim imkânı bulunmaktadır
b) Alt Yapı ve Sosyal Donatı Alanları Göz Ardı Edilmiştir:
- Taşınmazın bulunduğu bölgede belediyenin tüm hizmetlerinden (kanalizasyon, doğalgaz, asfalt yol, çevre düzenlemesi) eksiksiz yararlanılmaktadır
- Çevresinde ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde eğitim kurumları mevcuttur
- Yakın çevrede park, yeşil alan ve sosyal tesisler bulunmaktadır
- Alışveriş merkezleri ve sağlık kuruluşlarına yakın konumdadır
c) Taşınmazın Fiziki Özellikleri Eksik İncelenmiştir:
- Bina, kaliteli malzeme ve işçilikle inşa edilmiş olup …… yaşındadır
- Taşınmaz …… m² kullanım alanına sahiptir
- Site içerisinde kapalı otopark, güvenlik ve sosyal tesisler mevcuttur
- Daire, binanın …… katında olup manzara ve cephe avantajına sahiptir
- İskan belgesi alınmış, kullanıma hazır durumdadır
d) Emsal Değerler Dikkate Alınmamıştır:
- Bilirkişi raporunda yalnızca belediye rayiç bedeli esas alınmış, piyasa emsalleri araştırılmamıştır
- Ekte sunulan emlak ilanlarından görüleceği üzere, aynı bölgedeki emsal dairelerin satış fiyatları ………… TL ile ………… TL arasında değişmektedir (EK-1: Emsal ilan örnekleri)
- Tapu Müdürlüğü kayıtlarındaki son satış işlemlerinde benzer taşınmazlar ………… TL üzerinden işlem görmüştür
e) Rapor Denetime Elverişli Değildir:
- Bilirkişi raporunda değer tespitine esas alınan kriterler ile ulaşılan sonuç arasında çelişki bulunmaktadır
- Taşınmazın kira getirisi, imar durumu ve muhiti gibi değeri etkileyen faktörler incelenmemiştir
- Raporda emsal karşılaştırması yapılmamış, soyut değerlendirmelerle yetinilmiştir
3) İİK m. 129 gereği taşınmaz, takdir edilen değerin %50’sinden başlayarak satışa çıkarılacaktır. Düşük tespit edilen kıymet nedeniyle müvekkilin mülkiyet hakkı ve ekonomik menfaatleri telafisi güç zarara uğrayacaktır. Anayasa’nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunması için gerçek değerin tespiti zorunludur.
HUKUKİ NEDENLER: İİK m. 128, 128/a ve ilgili mevzuat.
DELİLLER:
- Adana …. İcra Müdürlüğü 2025/….. E. sayılı dosyası
- …/…/2025 tarihli kıymet takdiri raporu
- Tapu kayıtları ve imar durumu belgesi
- Emsal satış ilanları ve emlak kayıtları (EK-1)
- Bölgeye ilişkin belediye rayiç bedel yazısı
- Keşif ve bilirkişi incelemesi
- Tanık beyanları
- Her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
- Kıymet takdirine itiraz ve şikâyetimizin kabulüne,
- Mahkemenizce keşif yapılarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve taşınmazın gerçek değerinin tespitine,
- …/…/2025 tarihli kıymet takdiri raporunun hükümsüz sayılmasına,
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim. …/…/2025
Kıymet Takdirine İtiraz Eden Davacı Vekili Av. ……………
EKLER:
- Emsal satış ilanları ve emlak kayıtları
- Tapu senedi sureti
- İmar durumu belgesi
- Kıymet takdiri raporu tebliğ belgesi
- Vekaletname sureti
Kıymet Takdirine İtiraz Davası Süreci
İtiraz dilekçesinin mahkemeye sunulması ve masrafların yatırılmasının ardından mahkeme tensip zaptı düzenleyerek duruşma günü belirler. Dilekçe tüm taraflara tebliğ edilir ve yargılama süreci başlar.
Dava süreci şu aşamalardan oluşur:
- Dilekçenin kabulü ve tensip zaptı
- Taraflara tebligat
- Duruşma günü belirlenmesi
- Keşif yapılması ve bilirkişi incelemesi
- Bilirkişi raporunun sunulması
- Rapora itiraz varsa değerlendirilmesi
- Mahkeme kararı
Mahkeme, mevcut kıymet takdiri raporunu yeterli ve denetime elverişli bulmazsa yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırır. Taraflar, mahkemece alınan bu yeni rapora da yargılama süreci içinde itiraz edebilir.
Önemli: İcra Mahkemesinin kıymet takdirine itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir, kanun yoluna (istinaf/temyiz) başvurulamaz. Ancak süresinde itiraz hakkını kullananlar, bu kararı ihalenin feshi aşamasında yeniden inceleme konusu yapabilirler.
Borçlunun itirazı üzerine mahkemece daha düşük bedel belirlenmesi halinde, icra müdürlüğünce belirlenen (daha yüksek) bedel esas alınır. (Yargıtay 12. HD 2019/4451 E.) Bu itiraz eden borçlunun halihazırda elinde tuttuğu yüksek belirlenen fiyat hakkını kendi eylemiyle daha da düşürmemesi için resen uygulanan bir kuraldır.
| Adım | İşlem | Süre |
|---|---|---|
| 1 | Kıymet takdiri raporunun tebliği | – |
| 2 | İtiraz dilekçesi hazırlama | 1-3 gün |
| 3 | Mahkemeye başvuru | 7 gün içinde |
| 4 | Masrafların yatırılması | Başvurudan itibaren 7 gün |
| 5 | Tensip ve duruşma günü | 2-4 hafta |
| 6 | Keşif ve bilirkişi incelemesi | 1-2 ay |
| 7 | Mahkeme kararı | 2-5 ay (toplam) |
Kıymet Takdirine İtiraz Davasında Davalı Kimdir?
Kıymet takdirine itiraz davasında davalı sıfatı, itiraz edenin konumuna göre belirlenir. Şikayet eden borçlu ise davalı olarak icra dosyasındaki alacaklı gösterilir. Şikayet eden alacaklı ise davalı borçlu olur.
Dilekçede “Davacı (Şikayet Eden)” ve “Davalı (Şikayet Edilen/Karşı Taraf)” şeklinde taraf sıfatlarının doğru belirlenmesi, usul yönünden önem taşır. Yanlış taraf gösterilmesi davanın reddine yol açar.
2026 Kıymet Takdirine İtiraz Harç ve Yargılama Giderleri
Kıymet takdirine itiraz başvurusunda çeşitli harç ve masrafların ödenmesi gerekmektedir. 2026 yılında icra mahkemesi başvuru harcı 335,20 TL’dir. Bunun yanında 2.500-TL gider avansı, 10.000-TL keşif masrafları, 10.000-TL ise üçlü bilirkişi masrafı alınır. Kıymet takdirine itiraz davasında toplamda ortalama 25.000-TL masraf ortaya çıkar.
Ödenmesi gereken başlıca masraflar:
- Başvuru harcı
- Bilirkişi ücreti
- Keşif gideri (taşınmazlar için)
- Tebligat giderleri
- Posta masrafları
Bu masraflar şikayet tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkeme veznesine yatırılmalıdır. Aksi halde İİK 128/a gereği şikayet başka bir işleme gerek kalmaksızın reddedilir. Güncel harç miktarları için 2026 Yılı Dava Açma Ücretleri ve Mahkeme Masrafları adlı yazımızı okumanızı öneririm.
| Masraf Kalemi | Tahmini Tutar (2026) |
|---|---|
| Başvuru Harcı | 335,20 TL |
| Bilirkişi Ücreti | 6.000 – 10.000 TL |
| Keşif Gideri | 8.000 – 12.000 TL |
| Tebligat Masrafı | 400 – 600 TL |
| Toplam (Tahmini) | 15.000 – 23.000 TL |
Kıymet Takdiri Davasında Vekalet Ücretleri
Kıymet takdirine itiraz davalarında vekalet ücreti konusu tartışmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, bu davalarda taraflara yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından kural olarak vekalet ücretine hükmedilmez. İtiraz eden taraf sadece yargılama giderlerine katlanır.
Ancak bu konuda açık bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, istisnai olarak kazanan taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmeden mahkeme kararları da mevcuttur. Avukatla temsil durumunda, vekalet ücreti konusunun dava öncesinde değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Kıymet Takdirine İtiraz Satışı Durdurur mu?
Kıymet takdirine itiraz, satış işlemini otomatik olarak durdurmaz. Ancak uygulamada icra müdürlükleri, sağlıklı bir satış süreci yürütebilmek için kıymet takdirinin kesinleşmesini bekleme eğilimindedir.
Satışın durması için:
- Mahkemeden ayrıca tedbir kararı alınması gerekebilir.
- İcra müdürlüğünün takdir yetkisine bağlıdır.
- Kıymet takdirinin kesinleşmesi satış için ön koşuldur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, icra mahkemesi kararının temyiz edilmesinin satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla itiraz sürecinde satışın durması garanti değildir; bu husus dava sürecinin içeriğine ve icra müdürlüğünün değerlendirmesine göre farklılık gösterebilir.
Kesinleşen Kıymet Takdirinin Geçerlilik Süresi (2 Yıl Kuralı)
İİK 128/a maddesi uyarınca, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Bu sürenin başlangıç tarihi, kıymet takdirinin fiilen yapıldığı keşif tarihidir. (İcra haciz satış ve ortaklığın giderilmesi davası sonrası satış süreçlerinde bu kural aynıdır, yani kıymet takdiri 2 yıl geçerlidir, sonrasına sarkan satış varsa yeniden kıymet takdiri yapılır.)
Kıymet takdiri şu hallerde kesinleşir:
- Süresinde (7 gün) itiraz edilmemesi
- İtiraz edilmesine rağmen masrafların yatırılmaması
- Şikayetin esastan reddedilmesi
2 yıl kuralının istisnaları:
- Doğal afetler (deprem, sel vb.)
- İmar durumunda çok önemli değişiklikler
- Benzer olağanüstü haller
Bu istisnai durumlarda 2 yıllık süre dolmadan da yeniden kıymet takdiri talep edilebilir.
Kıymet Takdirinden Sonra Satış İsteme Süresi
İİK 106 ve 110. maddeleri gereğince, kıymet takdirinin kesinleşmesinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde satış talebinde bulunması gerekir. Bu süre içinde satış istenmezse haciz düşer ve icra takibi sona erer.
Dikkat edilmesi gereken hususlar:
- 1 yıllık süre hak düşürücüdür.
- Süre, kıymet takdirinin kesinleşmesiyle başlar.
- Satış talebinde bulunulmaması alacaklının hakkını kaybetmesine neden olur.
- Haciz düşerse yeniden haciz işlemi yapılması gerekir.
Bu nedenle alacaklıların kıymet takdiri kesinleştikten sonra yasal süreleri dikkatle takip etmesi büyük önem taşımaktadır.
İcra takibindeki kıymet takdirine itiraz süreci yukarıda açıklanan usul ve esaslara tabidir. Ancak ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarında satış memurluğunca yaptırılan kıymet takdirine itiraz, farklı bir mahkemede ve kısmen farklı kurallarla yürütülmekte olup bu süreç aşağıdaki bölümde ele alınacaktır.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Kıymet Takdirine İtiraz
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında kıymet takdirine itiraz, icra takibindeki süreçten tamamen farklı usul ve kurallara tabidir. Bu davalarda mahkeme satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verdiğinde, satış işlemleri satış memurluğu tarafından yürütülür ve kıymet takdiri de bu memurlukça yaptırılır. İtirazlar ise İcra Hukuk Mahkemesine değil, ortaklığın giderilmesine karar veren Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır.
Satış Memurluğunca Yapılan Kıymet Takdiri
Ortaklığın giderilmesi davasında satış sureti ile karar verilmesi halinde, taşınmazın satış işlemlerini yürütmek üzere satış memurluğu görevlendirilir. Satış memurluğu, ihaleye çıkarılacak taşınmazın kıymet takdirini bilirkişiler aracılığıyla yaptırır ve satışa esas değeri belirler.
Satış memurluğunun kıymet takdiri sürecindeki görevleri:
- Taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılmasını sağlamak.
- Alanında uzman bilirkişilere değer tespiti yaptırmak.
- Hazırlanan raporu taraflara tebliğ etmek.
- İtiraz sürecinin tamamlanmasının ardından satış ilanını hazırlamak.
Bu süreç, icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirinden bağımsız olup tamamen Sulh Hukuk Mahkemesinin denetimi altında yürütülür.
Görevli Mahkeme: Sulh Hukuk Mahkemesi
Satış memurluğunca yaptırılan kıymet takdirine itirazda görevli mahkeme, ortaklığın giderilmesine satış sureti ile karar vermiş olan Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu durum, icra takibindeki kıymet takdirine itirazın İcra Hukuk Mahkemesinde görülmesinden temel farklılığı oluşturur.
Sık yapılan hata: Paydaşların satış memurluğu kıymet takdirine itirazı yanlışlıkla İcra Hukuk Mahkemesine yapması, görevsizlik kararı verilmesine ve zaman kaybına yol açar. Bu nedenle hangi mahkemenin görevli olduğunun doğru belirlenmesi kritik öneme sahiptir.
İtiraz Süreci ve Usul
Satış memurluğunca düzenlenen kıymet takdiri raporu tüm paydaşlara tebliğ edilir. Rapordaki değerin düşük veya yüksek olduğunu düşünen paydaşlar, yasal süre içinde Sulh Hukuk Mahkemesine itiraz edebilir.
İtiraz dilekçesinde bulunması gereken unsurlar:
- Ortaklığın giderilmesi davası dosya numarası.
- Kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihi.
- İtiraz sebepleri (emsal değerler, eksik inceleme, çevresel faktörler vb.).
- Yeniden bilirkişi incelemesi talebi.
Mahkeme, itirazı yerinde görürse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırarak taşınmazın gerçek değerini tespit eder.
Satış Memurluğu Kıymet Takdirine İtiraz Süresi
Satış memurluğunca yapılan kıymet takdirine itiraz süresi, raporun tebliğinden itibaren 7 gündür. Bu süre, icra takibindeki kıymet takdirine itiraz süresiyle paralellik gösterir ve hak düşürücü niteliktedir.
Dikkat edilmesi gereken hususlar:
- Süre, her paydaş için ayrı ayrı tebliğ tarihinden itibaren başlar.
- Süresinde itiraz edilmezse kıymet takdiri kesinleşir.
- Kesinleşen değer üzerinden satış ilanı hazırlanır ve ihale süreci başlar.
Ortaklığın giderilmesi davasında kıymet takdirine itiraz, paydaşların miras veya müşterek mülkiyetten kaynaklanan haklarını doğrudan etkilediğinden, sürelerin dikkatle takip edilmesi gereklidir.
Gerek icra takibinde gerekse ortaklığın giderilmesi davasında kıymet takdirine itiraz süreçlerinin hukuki çerçevesi, Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir. Aşağıdaki bölümde bu konudaki emsal niteliğindeki Yargıtay kararları incelenecektir.
Kıymet Takdirine İtiraz ile İlgili Yargıtay Kararları
Kıymet takdirine itiraz sürecine dair önemli gördüğümüz başlıca Yargıtay Kararları aşağıdaki gibidir.
Kıymet Takdiri Raporunun Tebliğ Edilmemiş Olmasının Taşınmaz Satış Talebine Engel Teşkil Etmeyeceği
Çeke dayalı icra takibinde alacaklının taşınmaz satış talebi, icra müdürlüğünce kıymet takdirinin ilgililere tebliğ edilmediği ve ek satış avansı yatırılması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiş, alacaklı vekilinin şikayeti de ilk derece mahkemesince reddedilmiştir. Yargıtay, “kıymet takdiri işlemi satışa hazırlık işlemi olup, kıymet takdir raporunun tebliğ edilmemiş olması, kıymet takdirine itiraz edilmesi, satış talebinde bulunulmasına ve dolayısıyla satış kararı verilmesine engel teşkil etmez” şeklinde hukuki değerlendirme yaparak, satış avansının yatırılmış olması karşısında icra müdürlüğünün satış talebini reddetmesinin yasaya aykırı olduğunu tespit etmiştir. Kararda, kıymet takdiri tebliği ile satış talebi değerlendirmesinin paralel yürütülebileceği ilkesi benimsenmiş ve mahkemenin “satış avansının da yatırıldığı nazara alınarak, satış talebinin reddi kararının yasaya aykırı olması nedeniyle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz” bulunarak bozulmuştur. (🧾 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016/6547 E., 2016/25795 K., 20.12.2016; İİK m.363, m.366, HUMK m.428.)
Ortaklığın Giderilmesi Davasındaki Kıymet Takdiri Üzerinden Satış Memuru Tarafından Yeniden Kıymet Takdiri Yapılmadan Satış Yapılmasının İhalenin Feshi Nedeni Olması
Ortaklığın giderilmesi ilamına dayalı taşınmaz satışında, şikayetçiler icra müdürlüğünce yeni bir kıymet takdiri yapılmadan satışın gerçekleştirildiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, ilk derece mahkemesi talebi reddetmiştir. Yargıtay, “HUMK’nun 571. maddesi gereğince ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilen hallerde, taşınmaz ihalelerinin İİK hükümlerine göre yapılması, İİK’nun 128/2. maddesine göre de taşınmazın kıymetinin bilirkişi aracılığı ile ve satış memurunca belirlenmesi, satış sırasında da belirlenen ve kesinleşen bu kıymetin esas alınması gerekir” şeklinde değerlendirme yaparak, satış memuru tarafından yeniden kıymet takdir edilmeden, Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası ile ilgili yasal koşulların araştırılmasına ait keşif sırasında saptanan kıymet üzerinden taşınmazın satışa çıkarılmasının yasaya aykırı olduğunu tespit etmiştir. Kararda, “anılan konu tek başına ihalenin feshi nedeni olup, bu husustaki şikayet süreye bağlı olmadığı gibi, mahkemece de resen gözönünde tutulmalıdır” denilerek, ortaklığın giderilmesi davasındaki kıymetin satış aşaması için yeterli olmadığı ve bu usulsüzlüğün resen gözetilmesi gereken emredici bir kural olduğu vurgulanmıştır. (🧾 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2010/8963 E., 2010/21761 K., 30.09.2010; HUMK m. 571, İİK m. 128/2, m. 366, HUMK m. 428)
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Memurluğunca Yapılan İşlemlere Karşı Şikayetlerin İcra Mahkemesi Yerine Satış Memurunu Tayin Eden Sulh Hukuk Mahkemesince İnceleneceği
Ortaklığın giderilmesi davasına bakan sulh hukuk mahkemesince satış memuru tayin edilmesi halinde, satış memurluğunca yapılan işlemlere karşı yöneltilecek şikayetlerin icra mahkemesince değil, ortaklığın giderilmesine karar vermiş olan sulh hukuk mahkemesi tarafından incelenmesi gerekmektedir. Bu ilke, satış memurunu tayin eden mahkemenin, satış işlemlerinin denetiminde de yetkili olduğu ve görev yönünden icra mahkemesinin bu tür şikayetlerde yetkisiz olduğu esasına dayanmaktadır. Karar, ortaklığın giderilmesi ilamlarının infazında satış memurluğu işlemlerine karşı başvurulacak merciin belirlenmesi açısından yol gösterici niteliktedir. (🧾 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016/24486 E., 2017/15046 K., 04.12.2017)
Borçlunun Kendisi Dışındaki Paydaşlara Yapılmayan veya Usulsüz Yapılan Tebligatları İhalenin Feshi Sebebi Olarak İleri Süremeyeceği
Şikayetçi borçlu, paydaşı bulunduğu taşınmazlara ilişkin ihalede diğer paydaşlara satış ilanı tebligatı gönderilmediğini ve bir kısım pay sahiplerine yapılan kıymet takdiri raporu ile satış ilanı tebligatlarının usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, ilk derece mahkemesi talebi kabul ederek ihalenin feshine karar vermiştir. Yargıtay, “tebligat, sadece muhatabını ilgilendiren bir işlem olup; satış ilanının ve kıymet takdiri raporunun tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edildiği hususu ancak kendisine tebligat yapılmadığını iddia eden ilgilisi tarafından bizzat ileri sürülebilir” şeklinde değerlendirme yaparak, borçlunun kendisinden başka diğer ilgililere tebligat yapılmadığı ya da usulsüz tebliğ edildiği hususunu fesih sebebi olarak ileri süremeyeceğini tespit etmiştir. Kararda ayrıca, “İİK’nun 128. maddesi uyarınca, borçlu dışındaki taşınmaz paydaşlarına kıymet takdirine ilişkin raporun tebliğ zorunluluğu da bulunmamaktadır” denilerek, kıymet takdiri raporunun yalnızca borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve ipotekli alacaklılara tebliğ edileceği, diğer paydaşlara tebliğ zorunluluğunun olmadığı vurgulanmış ve başkaca fesih sebebi bulunmadığından ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (🧾 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016/20438 E., 2017/1330 K., 07.02.2017; İİK m.127, m.128, m.366, HUMK m.428)
Kıymet Takdirine İtiraz Davasında Kusuru Bulunmayan Davalılar Aleyhine Vekalet Ücreti ve Yargılama Gideri Takdir Edilemeyeceği
Ortaklığın giderilmesi davasında taraflar lehine vekalet ücreti takdir edilmiş ve yargılama giderlerinin taraflardan payları oranında alınmasına karar verilmiştir. Yargıtay, kıymet takdirine itiraz davası açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, kıymet takdirine itiraz davasının niteliği gereği, bu davayı açmayan ve davada kusuru olmayan paydaşların yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı ilkesini benimsemiştir. Bu karar, ortaklığın giderilmesi davalarına bağlı olarak açılan kıymet takdirine itiraz davalarında yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin hangi tarafa yükletileceği konusunda, kusur ilkesinin esas alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. (🧾 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2020/722 E., 2020/2481 K.)
Sıkça Sorulan Sorular
Kıymet takdirine kimler itiraz edebilir?
İİK m. 128/a’ya göre kıymet takdiri raporu kendilerine tebliğ edilen tüm ilgililer itiraz hakkına sahiptir. Bu kişiler; borçlu, haciz koydurmuş alacaklılar ve tapu sicilinde kayıtlı ipotekli alacaklılardır. Ortaklığın giderilmesi davasında ise tüm paydaşlar kıymet takdirine itiraz edebilir. İtiraz hakkının kullanılabilmesi için kıymet takdiri raporunun usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir.
Kıymet takdirine itiraz harcı ne kadar 2026?
2026 yılı başvuru harcı 335,20 TL’dir. Kıymet takdirine itiraz başvurusunda başvuru harcı yanında bilirkişi ücreti (6.000 TL), keşif gideri (10.000 TL) ve tebligat masrafları (500 TL) ödenir. Bu masraflar şikâyet tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkeme veznesine yatırılmalıdır; aksi hâlde itiraz reddedilir.
Kıymet takdirine itiraz edilmezse ne olur?
Kıymet takdirine 7 günlük yasal süre içinde itiraz edilmezse rapor kesinleşir ve belirlenen değer satışa esas alınır. Yargıtay içtihatlarına göre, süresinde itiraz etmeyenler bu hususu daha sonra ihalenin feshi sebebi olarak da ileri süremezler. Ayrıca kesinleşen kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçmeden yeniden kıymet takdiri talep edilemez. Bu nedenle itiraz süresinin dikkatle takip edilmelidir.
Kıymet takdiri kesinleştikten sonra itiraz edilebilir mi?
Kesinleşen kıymet takdirine karşı doğrudan itiraz yolu kapalıdır. Ancak süresinde itiraz hakkını kullananlar, icra mahkemesi kararını ihalenin feshi aşamasında yeniden inceleme konusu yapabilirler. Bunun dışında kesinleşen kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. İstisna olarak doğal afetler ve imar durumunda önemli değişiklikler meydana gelmesi hâlinde 2 yıl dolmadan yeniden değer tespiti talep edilebilir.
Kıymet takdirine itiraz davası ne kadar sürer?
Kıymet takdirine itiraz davası, mahkemenin iş yoğunluğuna ve bilirkişi incelemesi sürecine bağlı olarak genellikle 2 ila 5 ay arasında sonuçlanır. Süreç; dilekçenin kabulü, keşif yapılması, bilirkişi raporu alınması ve rapora itiraz aşamalarını kapsar. İcra mahkemesinin verdiği karar kesin olduğundan istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz, bu da sürecin uzamasını engeller. Ancak taşınmazın bulunduğu yer, bilirkişi ataması ve duruşma takvimi gibi faktörler süreyi etkileyebilir.
Kıymet takdiri yapılmadan taşkın haciz varsa ne olur?
Taşkın haciz, alacak miktarını aşan değerde mal haczedilmesi olup İİK m. 85 gereği yasaktır. Kıymet takdiri yapılmadan haczedilen malın değeri tespit edilemeyeceğinden, taşkın haciz olup olmadığı da belirlenemez. Kıymet takdiri sonucunda haczedilen malların değeri alacağı önemli ölçüde aşıyorsa, borçlu icra mahkemesine şikâyet yoluyla taşkın haczin kaldırılmasını talep edebilir.
Adana’da Kıymet Takdirine İtiraz Süreci
Adana, Türkiye’nin en büyük ekonomik merkezlerinden biri olarak yoğun ticari faaliyet ve gayrimenkul hareketliliğine sahiptir. Bu durum, icra takiplerinde kıymet takdirine itiraz davalarının da bölgede sıkça görülmesine neden olmaktadır. Adana’da kıymet takdirine itiraz başvuruları, Adana İcra Hukuk Mahkemelerine yapılmakta olup şehirdeki icra dairelerinin iş yoğunluğu süreç takibini önemli kılmaktadır.
Adana’da kıymet takdirine itirazda dikkat edilmesi gereken yerel faktörler:
- Tarım arazileri: Çukurova bölgesinin verimli tarım arazileri, kıymet takdirinde özel değerlendirme gerektirir. Sulama imkânı, ürün verimi ve arazi sınıfı gibi faktörler değeri doğrudan etkiler.
- Sanayi tesisleri: Adana Organize Sanayi Bölgesi ve Hacı Sabancı OSB çevresindeki taşınmazlarda, sanayi kullanımına uygunluk ve altyapı olanakları kıymeti belirleyen önemli unsurlardır.
- Konut piyasası: Seyhan, Çukurova ve Yüreğir gibi merkezi ilçelerdeki konut değerleri, çevre ilçelere göre önemli farklılıklar gösterir. Bilirkişi raporlarında bu bölgesel farkların doğru yansıtılması gerekir.
- Emsal değerler: Adana Tapu Müdürlüğü kayıtları ve yerel emlak piyasası verileri, itiraz dilekçesinde sunulacak emsal değerlerin belirlenmesinde kritik öneme sahiptir.
Adana’daki kıymet takdirine itiraz davalarında, yerel piyasa dinamiklerini bilen ve Adana İcra Hukuk Mahkemelerindeki uygulamalara hâkim bir icra avukatı ile çalışmak, sürecin etkin yönetimi açısından önemli avantaj sağlar. Özellikle tarım arazileri ve sanayi tesislerinin kıymet takdirinde, bölgesel uzmanlık gerektiren teknik detaylar bulunmaktadır.
Kıymet takdirine itiraz sürecinizde uzman desteği almak, hak kaybı yaşamamanız için kritik öneme sahiptir. Dilekçenizin hazırlanması ve sürecin takibi için hukuk ekibimizle iletişime geçin.
