Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Adaletin Temeli: Gerekçeli Karar Nedir ve Neden Önemlidir?

Hukuk sistemlerinde karar verilirken, yargıçların ve mahkemelerin o karara nasıl vardıklarını açıklamaları çok önemlidir. Karar gerekçesi, bir dava sonucunda verilen kararın dayandığı hukuki ve fiili sebeplerdir. Karar gerekçesi, kararın alınma sürecindeki mantıksal akışı ve analizi ortaya koyar. Böylece kararın adil ve hukuka uygun olup olmadığı denetlenebilir. Kararın tarafları ve toplum neye göre karar verildiğini anlayabilir.

Karar gerekçesi, yargılamanın şeffaflığı ve hesap verebilirliği için vazgeçilmezdir. Hukuk devleti ve adil yargılanma hakkının bir gereği olarak, Türk hukuk sistemi de kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılar. Gerekçesiz karar, keyfiliğe yol açar ve adalete olan güveni sarsar. Bu nedenle “gerekçeli karar” hukukun temel ilkelerinden biridir.

Gerekçeli Karar Yazıldı Ne Demektir?

Davası sonuçlanan vatandaşın sıkça duyduğu “Gerekçeli karar yazıldı” ifadesi, mahkemenin verdiği kararın gerekçesinin tamamlandığı anlamına gelir. Daha açıklayıcı bir anlatımla, hukuki sürecin sonunda karar veren hakimin, kararı verirken dayandığı delilleri, yasal dayanakları, vicdani kanaatini gerekçeleriyle birlikte yazarak UYAP sistemine yüklediği anlamına gelir. Bu sayede davanın tarafları ve diğer ilgili kişiler kararın arkasındaki nedenleri anlar, gerekçeli bir şekilde değerlendirme imkanı bulur.

Gerekçeli Karar Ne Zaman Çıkar?

Gerekçeli karar mahkeme kararının verilmesinden sonra bir ay içinde hazırlanmalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294. maddesine göre, “Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.” Hakimler uygulamada gerekçeli kararı son duruşmanın ardından 2-3 hafta içerisinde yazıyorlar. Tabii gerekçeli kararı süresinde yazmayan sorunlu hakimler istisnai de olsa mevcut.

Gerekçeli karar yazıldıktan sonra ise taraflara tebliğ edilmesi gerekir. Bunun için taraflardan birisi gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesini talep etmelidir. Bu talep ardından mahkeme gerekçeli kararı posta veya elektronik posta yoluyla davanın taraflarına iletir. Bu iletim ardından tarafların karara itiraz süreci başlar.

Gerekçeli Karar Ne Zaman Kesinleşir?

Türk Hukukuna göre, “gerekçeli karar”ın kesinleşmesi için ilgili taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekir. Bir başka ifadeyle gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmedikçe kesinleşmez.

Gerekçeli karar taraflara tebliğ edildikten sonra tarafların veya ilgililerin 2 haftalık itiraz süresi başlar. Taraflar karara bu süre içerisinde itiraz etmezse veya itirazdan vazgeçtiklerine dair dilekçe sunarlarsa karar kesinleşir.

Karara itiraz edilirse karar yeniden inceleme için üst mahkemeye (Bölge Mahkemesi) gönderilir. Bölge Mahkemesi kararı ardından ise son bir itiraz hakkı daha vardır. Bu aşamada gerekçeli karar henüz kesinleşmez. Bölge Mahkemesi ardından dosya itiraz üzerine Yargıtay’a gönderilir. Yargıtay’ın verdiği karar ise kesindir, yani Yargıtay’ın karar verdiği anda gerekçeli karar kesinleşir.

Gerekçeli Karara İtiraz Edilirse Ne Olur?

Gerekçeli karara itiraz edildiğinde, itiraz dosyası öncelikle Bölge Adliye Mahkemesi2ne sunulur. İtiraz incelemesi sırasında mercii gerekçeli kararı ve itiraz nedenlerini değerlendirir. Bölge Mahkemesi (İstinaf), verilen kararı hukuka uygun bulduğunda veya itirazı kabul etmediğinde karar kesinleşir ve uygulanır.

İtirazı değerlendiren İstinaf Mahkemesi, değerlendirme neticesinde aşağıdaki şekilde kararlar verebilir:

  • Kararı onaylayabilir: Bölge Mahkemesi, gerekçeli kararı uygun bulabilir ve bu durumda karar kesinleşir ve uygulanır.
  • Kararı kısmen bozabilir: Mercii, gerekçeli kararı kısmen hatalı veya eksik bulabilir ve sadece belli kısımlarını bozabilir. Bu durumda, bozma kararının gerekçeleriyle birlikte davanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesiyle yeni bir dava süreci başlar.
  • Kararı tamamen bozabilir: Mercii, gerekçeli kararı tamamen hatalı veya eksik bulabilir ve kararı tamamen bozabilir. Bu durumda, dava yeniden başlar ve ilk derece mahkemesi tarafından yeniden karar verilir.

Bölge Mahkemesi tarafından verilen karar da gerekçeli olup, verilen hükme ilişkin nedenlerin açıklanması gerekmektedir. Bu şekilde, kararın hukuki dayanakları ve gerekçeleri ortaya konmuş olur.

Gerekçeli Kararın Önemi

Karar gerekçesi, bir mahkeme kararının dayanağını ve mantıksal temelini ortaya koyan kısımdır. Hukukta karar gerekçesinin çok önemli bir işlevi vardır.

Mahkeme kararının taraflar ve toplum üzerinde geçerliliği olması ve kabul görmesi için, o kararın ikna edici ve tatmin edici bir gerekçeye dayandırılması gerekir. Kararın sonucunun neden bu şekilde olduğunun açıklanması, adil bir yargılama için vazgeçilmezdir.

Mahkemelerin görevi sadece bir sonuca ulaşmak değil, aynı zamanda o sonucun nasıl elde edildiğini göstermektir. Gerekçeli karar, mahkemenin kararını şeffaf bir şekilde açıklamasını ve hesap verebilirliğini sağlar. Böylece yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı korunur.

Karar gerekçesi aynı zamanda taraflara itiraz hakkı verir, üst mahkeme denetimine olanak tanır. Örneğin taraflardan biri karar gerekçesini yetersiz veya hatalı bulursa, bunu üst mahkemede dile getirebilir. Bu da yargılamanın adil ve dürüst olması için bir güvencedir.

Sonuç olarak hukukta karar gerekçesi, hakimin vardığı sonucun mantıksal dayanağını ortaya koyarak adaletin gerçekleşmesini ve kamu vicdanını tatmin etmeyi amaçlar. Mahkeme için objektif, ikna edici ve tutarlı bir gerekçe sunmak hayati öneme sahiptir.

Gerekçeli Kararın Özellikleri

Gerekçeli bir kararın en önemli özelliklerinden biri, karar gerekçesinin net, açık, tutarlı ve ikna edici olmasıdır.

  • Karar gerekçesi net olmalıdır, yani kararın dayandığı hukuki ve fiili sebepler açık bir şekilde ortaya konulmalıdır. Muğlak ve belirsiz ifadelerden kaçınılmalıdır.
  • Gerekçe aynı zamanda açık olmalı, hukuki terimler olabildiğince sade bir dille ifade edilmelidir. Hukukçu olmayanların da anlayabileceği bir üslup kullanılmalıdır.
  • Gerekçenin tutarlı olması da önemlidir. Kararın sonucu, dayanılan deliller ve hukuki değerlendirme arasında çelişki olmamalıdır.
  • Son olarak gerekçe ikna edici nitelikte olmalı, okuyanı kararın doğruluğuna inandırmalıdır. İleri sürülen görüşlerin dayanağı güçlü delillerle desteklenmelidir.

Böylece karar gerekçesi, kararın alınma sürecindeki mantıksal akışı ve hukuki geçerliliğini ortaya koyar. Kararı destekleyen hukuki ve fiili temelleri göstererek ikna edici ve tatmin edici bir karar ortaya çıkarır.

Gerekçesiz Karar

Her hukukî uyuşmazlığın çözümünde, yargı organlarının verdiği kararların gerekçeli olması hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Gerekçesiz karar, hukuki geçerliliği olmayan bir karardır.

Gerekçe yazmak, hâkim ve savcılar için anayasal bir zorunluluktur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesine göre, “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” Hâkimler, yargılama faaliyetlerinde bu ilkeye uymak zorundadırlar. Karar gerekçelerini yazmak da bu ilkenin bir parçasıdır.

Ayrıca, Anayasa’nın 137. maddesine göre “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.” Buna göre hâkimler, vicdanî kanaatlerini oluştururken somut olayın koşullarına göre hareket etmekte özgürdürler. Ancak verdikleri kararların gerekçelerini açıklamak zorundadırlar.

Hukuk devleti ilkesi gereği, yargı organları kararlarını gerekçelendirmek zorundadır. Gerekçesiz karar, keyfi ve hukuka aykırı karar anlamına gelmektedir. Bu nedenle gerekçeli karar, adil yargılanma hakkının da bir gereğidir. Kararın gerekçesi olmadan, kişilerin hak arama özgürlüğü zedelenebilir. Bu da hukuka olan güveni sarsar.

Sonuç olarak, her kararın gerekçeli olması hem yargı organlarının anayasal bir yükümlülüğü hem de hukuk devleti ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Gerekçesiz karar adil olmaz ve hukuki geçerliliği yoktur.

Gerekçeli Kararın Avantajları

Gerekçeli kararın en önemli avantajı, kararın denetlenebilir ve inandırıcı olmasını sağlamasıdır. Bir kararın gerekçesi açıklandığında, bu kararın mantıklı temellere ve hukuki dayanaklara sahip olduğu görülebilir. Böylece kararın doğruluğu daha kolay sınanabilir ve denetlenebilir.

Aynı zamanda gerekçeli kararlar daha inandırıcıdır. Kararı veren hakim ya da mahkeme, vardığı sonucun gerekçelerini detaylı bir şekilde açıkladığında, bu kararın keyfi olmadığı, somut kanıtlara ve hukuki ilkelere dayandığı anlaşılabilir. Bu sayede taraflar ve kamuoyu karara daha kolay ikna olabilir.

Bir diğer önemli avantaj ise gerekçeli kararların yargıya ve adalete olan güveni artırmasıdır. Haklı gerekçeleriyle desteklenmiş kararlar yargının saygınlığını ve itibarını yükseltir. Hukukun üstünlüğüne inancı güçlendirir. Hakimin kararını somut olarak açıklaması adil ve tarafsız bir yargılama yapıldığı izlenimi verir. Bu da toplumsal barışı pekiştirir.

Sonuç olarak, gerekçeli karar hem denetime açıklığı hem inandırıcılığı hem de yargının saygınlığı açısından önemli avantajlar sağlar. Adil bir yargılama için vazgeçilmez bir unsurdur.

Gerekçeli Kararın Dezavantajları

Gerekçeli kararın en kritik dezavantajı, kararın yazımının oldukça zor ve zaman alıcı olmasıdır. Bir kararın tüm hukuki dayanakları ve mantıksal gerekçeleriyle açıklanması, hâkim veya karar vericilerden büyük bir çaba gerektirir.

Özellikle karmaşık davalarda, tüm tartışmaları ve delilleri detaylı bir şekilde irdeleyerek kararın gerekçesini oluşturmak oldukça meşakkatli bir iştir. Karar gerekçesinin kapsamlı ve tatmin edici şekilde yazılması için çoğu davada uzun saatler harcanması gerekir.

Ayrıca gerekçenin yazımı sırasında, kararın hukuki dayanağını oluşturan mevzuat, içtihatlar, doktrin gibi kaynakların titizlikle taranması ve değerlendirilmesi zorunludur. Bu da süreci daha da yavaşlatmaktadır.

Sonuç olarak, gerekçeli kararın getirdiği sayısız faydaya rağmen, kararın yazımının zor ve zahmetli olması, bu tür kararların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeldir. Karar yazımı için ayrılan zaman ve emeğin artırılması, gerekçeli karar uygulamasının yaygınlaşması için olmazsa olmazdır.

Gerekçeli Karar Örneği

Aşağıda değişik türdeki davalara dair örnek gerekçeli karar linklerini bulacaksınız:

  • Velayetin Değiştirilmesi Gerekçeli Mahkeme Kararı Örneği
  • Velayetin Kaldırılması Davası Gerekçeli Karar Örneği
  • Muris Muvazaası Davası Gerekçeli Karar Örneği

Gerekçeli Kararda Bulunması Gerekenler

Gerekçeli karar, hâkimin kararını destekleyen hukuki ve mantıksal temelleri ortaya koymalıdır. İyi bir gerekçeli karar şu unsurları içermelidir:

  • Hukuki dayanak: Kararda hangi yasal düzenlemelere, ilkelere ya da içtihatlara dayanıldığı açıkça belirtilmelidir. Kararın hukuki temelleri gösterilerek ikna edici bir gerekçe oluşturulmalıdır.
  • Maddi vakıaların değerlendirilmesi: Davada tartışılan ve ispat edilen maddi vakıaların ne şekilde ele alındığı ve değerlendirildiği gerekçede yer almalıdır. Vakıalar, deliller ve tanıklıkların neden bu sonuca götürdüğü anlatılmalıdır.
  • Sonuca ulaşma mantığı: Yasal dayanaklar ve maddi vakıalar ışığında hâkimin akıl yürütme süreci ve sonuca nasıl vardığı gerekçede gösterilmelidir. Hakimin vicdani kanaatini nasıl tesis ettiği, kararı verirken nasıl ikna olduğunun mantık silsilesi okuyucuya aktarılmalıdır.

Karar gerekçesi, sadece sonucu değil, o sonuca nasıl ulaşıldığını da göstermelidir. Hukuki dayanaklar, maddi vakıaların irdelenmesi ve sonuca ulaşma mantığının gerekçede yer alması adil bir yargılama için olmazsa olmazdır.

Gerekçeli Karar Yazımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gerekçeli bir karar yazarken, kararın ikna edici ve tutarlı olması için bazı noktalara dikkat etmek gerekir:

  • Tutarlılık: Kararın içeriği ve sonucu birbiriyle tutarlı olmalıdır. Kararda ileri sürülen gerekçeler sonuca ulaşmada yeterli ve uygun olmalıdır.
  • Netlik: Kararın dili açık ve net olmalı, çelişkili ifadelerden kaçınılmalıdır. Kullanılan hukuki terim ve kavramlar doğru şekilde açıklanmalıdır.
  • İkna edicilik: Kararda dayanılan deliller ve gerekçeler ikna edici olmalıdır. Karşı tarafın itiraz edebileceği noktalar önceden tespit edilip cevaplanmalıdır.
  • Anlaşılırlık: Karar, hukuk eğitimi almayanlar tarafından da kolaylıkla anlaşılabilecek sade bir dilde yazılmalıdır. Gereksiz ayrıntılardan kaçınılmalı, temel noktalar vurgulanmalıdır.

Tüm bu hususlara dikkat ederek, karar metninde tutarlılık ve ikna edicilik sağlanabilir. Böylece daha güçlü ve etkili bir gerekçeli karar ortaya çıkacaktır.

Sonuç

Adaletin tecellisi için mahkeme kararlarının gerekçeli olarak verilmesi büyük önem taşır. Gerekçeli kararlar, hakimin verdiği kararı açıklarken ikna edici bir şekilde temellendirmesini gerektirir. Bu sayede kararın mantıksal dayanağı ortaya konur ve keyfilikten uzaklaşılır.

Gerekçeli kararın önemli avantajlarından biri taraflara tatminkar bir sonuç sunmasıdır. Kararın neden bu yönde verildiğini anlayan taraflar adaletin yerini bulduğuna inanır. Bir diğer faydası ise üst mahkemelere sağlam bir temel oluşturmasıdır. Gerekçesiz kararların aksine, gerekçeli kararlar istinaf ve temyiz aşamalarında daha kolay değerlendirilir.

Ancak gerekçeli karar yazmanın bazı zorlukları da vardır. Özellikle karmaşık davalarda tüm yönleriyle tutarlı bir gerekçe yazmak oldukça zor olabilir. Bu nedenle hakimlerin karar gerekçelerini titizlikle hazırlamaları ve her aşamayı detaylı bir şekilde açıklamaları gerekir. Hukukun gelişmesine katkı sunan bu kararlar, adaletin kesintisiz işleyişinde hayati bir role sahiptir.

Sık Sorulan Sorular ve Cevapları

Gerekçeli Kararın Tebliği Talebi Nedir?

Gerekçeli karar sisteme yüklendikten sonra davanın taraflarına tebliğ edilmelidir. Bu işlem için taraflardan veya ilgililerden birisi “gerekçeli kararın tebliği” konulu bir dilekçe hazırlayarak mahkemeye sunmalıdır.

Gerekçeli Karar Tebliğ Edilmeden İstinaf Süresi Başlar Mı?

Gerekçeli karar tebliğ edilmeden istinaf süresi başlamaz. İstinaf süresinin başlayabilmesi için gerekçeli kararın mahkeme tarafından usulüne uygun bir şekilde tarafınıza tebliğ edilmiş olması gerekir.

Gerekçeli Karar Tebliğ Edilmezse Ne Olur?

Kararın kesinleşmesi için gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi gerekir. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmedikçe tarafların itiraz hakkı süresi başlamaz.

Gerekçeli Karar Yazılmazsa Ne Olur?

Gerekçeli karar zamanında yazılmazsa hakime gerekçeli kararın yazılması talepli bir dilekçe sunulur. Kanunen gerekçeli kararlar 1 ay içerisinde yazılmalıdır. Hakim yine de gerekçeli kararı yazmazsa ilgili mercilere şikayet edilir, zararlar nedeniyle devlet aleyhine tazminat davaları söz konusu olabilir.

Gerekçeli Karardan Sonra İstinaf Süresi Ne Kadar?

İstinaf süresi, gerekçeli kararın taraflara tebliği ardından 2 haftadır.

Gerekçeli Karar Sonucunu Nasıl Öğrenebilirim?

Gerekçeli karar sonucunu öğrenmek için Ulusal Yargı Ağı Sistemi (UYAP) web sitesine e-devlet şifrenizle giriş yapabilirsiniz. Ardından dosyalarım kısmından dava dosyanızı ve içeriğinde yer alan gerekçeli karar dahil tüm belgeleri inceleyebilirsiniz.

Gerekçeli Karar UYAP'ta Görünür Mü?

Evet, gerekçeli karar UYAP sisteminde görünür. Gerekçeli kararı bilgisayarınıza indirip inceleyebilirsiniz. Dosya UDF formatında olduğundan, dosyayı açabilmek için Uyap Döküman Editörü isimli programın bilgisayarınıza yüklü olması gerekir. Telefon üzerinden açmak istiyorsanız, uygulama mağazasından uyap doküman görüntüleyici benzeri bir uygulama kullanabilirsiniz.

Gerekçeli Karar Tebliğ Olmadan İstinaf Edilebilir Mi?

İstinaf başvuruları kararın tebliğ edilmesinden sonra yapılmaktadır. Bu nedenle, gerekçeli kararın tebliğ edilmeden istinaf edilebilmesi mümkün değildir. İstinaf itirazı süresi kararın usule uygun tebliği ardından başlar.

İlgili Kanunlar

Yargıtay Kararları

  • Kısa Kararla Gerekçeli Karar Arasında Uyuşmazlık Bulunması

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir