TBK Madde 236 Alıcının temerrüdü: Zararın hesaplanması ve giderimi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 236, borcunu ifa etmeyen alıcı satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür; satış bedelini ödemede temerrüde düşen alıcıdan satıcı, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.

Resmi Metin

Zararın hesaplanması ve giderimi

Madde 236- (1) Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

(2) Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.

(3) Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, alıcının satış bedelini ödememesi hâlinde satıcının isteyebileceği tazminatın hesaplanmasını düzenler; genellikle satıcının dönme hakkını kullandığı (TBK m.235) durumda gündeme gelir, faiz istemi ise ayrıca TBK m.234’e dayanır. Uygulamada iki yöntem ayrılır: (1) somut yöntemde satıcı, satılanı üçüncü kişiye dürüstlük kurallarına uygun biçimde sattığında kararlaştırılan bedel ile elde ettiği bedel arasındaki farkı ister; (2) soyut yöntem yalnızca borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallarda uygulanır ve satış bedeli ile belirlenmiş ödeme günündeki fiyat farkına göre hesaplanır. İspat yükü satıcıdadır: zararı, nedenselliği ve örtücü satışın makul sürede, piyasa değerine uygun yapıldığını (TMK m.2) kanıtlamalıdır. Sık hata, soyut yöntemi piyasa fiyatı olmayan mala uygulamak ve fark-tazminatını temerrüt faiziyle (TBK m.234) karıştırmaktır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 236. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 212 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Zarar ve ziyanın nasıl hesap edileceği” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Zararın hesaplanması ve giderimi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununda bulunmamakla birlikte, satıcının temerrüdüne ilişkin 188 inci maddenin birinci fıkrası hükmüne paralel olarak, Tasarının 235 inci maddesinin birinci fıkrasına da, alıcının temerrüdüne ilişkin olmak üzere, benzer bir hüküm eklenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 212 nci maddesinin birinci fıkrasında, satıcının temerrüdüne ilişkin 188 inci maddesine benzer şekilde, ticari satışlarda alıcının temerrüdü halinde, satıcının uğradığı zararın, öğretide somut yöntem olarak adlandırılan hesaplanma tarzı düzenlenmektedir. Öğretide, fark teorisinin yasal bir örneği olan bu hesaplama tarzının, adi satışlarda da uygulanmasının, hakkaniyete daha uygun olacağı ve zararın hesaplanmasında fark teorisinin mübadele teorisine tercih edilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmektedir. Bu nedenle, 818 sayılı Borçlar Kanununun 212 nci maddesinin birinci fıkrasının başında kullanılan “Ticari muamelelerde satıcı” şeklindeki ibare, Tasarıda “Satıcı satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, menfaatler durumunda farklılık olmadığı gözetilerek, hem adi satışlarda hem de ticari satışlarda alıcının temerrüdü halinde, satıcıya, somut yönteme göre hesaplanacak zararını alıcıdan isteme hakkı tanınmıştır. Bu hükme göre, alıcının temerrüdü halinde satıcı, sözleşme konusu taşınır malı, başka bir alıcıya, dürüstlük kurallarına uygun olarak, “ikame satımı” yoluyla satmışsa, ilk alıcının ödemeyi üstlendiği bedele göre, yeni alıcıdan elde ettiği satış bedeli farkından doğan zararının, alıcı tarafından giderilmesini isteyebilir.

Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununda olduğu gibi, alıcının temerrüdü halinde satıcının uğradığı zararın, öğretide “soyut yöntem” olarak adlandırılan hesaplanma tarzı düzenlenmektedir. Buna göre, satılanın borsaya kayıtlı veya piyasa fiyatı (cari fiyatı) bulunan mallardan olması koşuluyla, ikame satımı yapmak zorunda olmaksızın, satıcı alıcıdan, satış bedeli ile malın ödeme günündeki fiyatı arasındaki farktan doğan zararının giderilmesini isteyebilir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.236 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2021/4031 K. 2022/9281 Onama

Sözleşme kurulduktan sonra siparişini iptal ederek borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür; sipariş üzerine tedarik edilip elde kalan malın üçüncü kişilere daha düşük bedelle satılması hâlinde satıcının zararı, kararlaştırılan bedel ile bu satıştan elde edilen bedel arasındaki farka göre hesaplanır.

Detaylı özeti gör

Davacı kablo üreticisi şirket, davalıya 21.09.2011 tarihinde e-posta ile fiyat teklifi gönderdiğini, davalının yine e-posta yoluyla satın alma siparişi verdiğini, siparişe istinaden Londra Metal Borsası birim fiyatı üzerinden bakır bağlatıp bedelini ödediğini, ancak davalının 26.09.2011 tarihinde siparişi iptal ettiğini, bu yüzden bakırların elde kaldığını ve üçüncü kişilere daha düşük fiyatla satıldığını ileri sürmüştür. Şimdilik 100.000 USD istenen tazminat ıslahla 403.031,25 USD'ye yükseltilmiştir. Davalı, geçerli bir sözleşme kurulmadığını, sipariş için teyit yazısı beklediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, taraflar arasında alım satım sözleşmesinin kurulduğunu, davalının sebep göstermeden sözleşmeden döndüğünü ve 375 tonluk sipariş dikkate alındığında zararın 403.031,25 USD olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, zararın TBK 236 uyarınca hesaplanmasını yerinde görerek kararı onamıştır.

Yargıtay HGK E. 2019/722 K. 2022/297 Onama

Alıcının temerrüdü hâlinde satıcının isteyebileceği zarar, ikame satıştan doğan bedel farkına veya borsada kayıtlı ya da piyasa fiyatı bulunan mallarda ödeme günündeki fiyat farkına göre hesaplanır; bu yöntemlerin dışında kalan ve temerrütten değil sözleşmeden dönmeden doğan üretim kaybı gibi zararlar bu madde kapsamında istenemez.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.236 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/2449 K. 2024/2350 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Satıcının sözleşmeden dönme sonrası tazminat talebine karşı alıcı, istinaf sebebi olarak satıcının TBK m.236/2 uyarınca ancak makineyi dürüstlük kurallarına uygun biçimde satması hâlinde sözleşme bedeliyle arasındaki farkı isteyebileceğini ileri sürmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, makine satış sözleşmesinde peşin ödenen bedelin iadesine ilişkin asıl dava ile satıcının sözleşmeden dönme sonrası uğradığı zararların tazminine ilişkin karşı davadan oluşmaktadır. İlk derece mahkemesi asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar vermiş, her iki taraf da istinafa başvurmuştur. Daire, satıcının karşı dava dilekçesinde ileri sürdüğü takas def'i ve mahsup itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmamasını ve üretici firmaya ödenen gecikme faizinin satıcının kendi kusurundan doğduğu gerekçesiyle reddedilmesini isabetsiz bulmuş; her iki tarafın istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!