TBK Madde 179 Ceza koşulu: Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

TBK 179, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için kararlaştırılan cezada, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir (seçimlik); ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi (gecikme) için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş ya da ifayı çekincesiz kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.

Resmi Metin

Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi

Madde 179- (1) Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.

(2) Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.

(3) Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ceza koşulunda hangi türün seçildiği en çok karıştırılan noktadır ve sözleşmeye yazılan tek cümle sonucu tamamen değiştirir. Seçimlik cezada (TBK m.179/1) borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir; ikisini birlikte talep etmek sık rastlanan bir hatadır. Buna karşılık ceza, borcun kararlaştırılan zamanda ya da yerde ifa edilmemesi için öngörülmüşse (TBK m.179/2) alacaklı asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir; ancak ifayı çekincesiz kabul eden veya hakkından açıkça feragat eden alacaklı bu talebini yitirir, bu yüzden geciken edimi teslim alırken çekince şerhi düşmek belirleyicidir. Üçüncü fıkra ise borçluya, cezayı ifa ederek sözleşmeyi dönme veya fesih yoluyla sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat imkânı tanır. Sözleşmeye hangi türün amaçlandığını açıkça yazmak, sonraki uyuşmazlıkta ispat yükünü hafifletir ve TBK m.182 kapsamındaki aşırı ceza indirimi tartışmasını da netleştirir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 158 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 178 inci maddesinde, ceza koşulu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 158 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Cezai Şart / I. Alacaklının hakları / 1. İcra ile eda arasında münasebet” şeklindeki ibareler, Tasarıda “C. Ceza koşulu / I. Alacaklının hakları / 1. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi” şeklinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde” şeklindeki ibare, Tasarıda “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için”; 818 sayılı Borçlar Kanununda kullanılan “ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir.” şeklindeki ibare ise, Tasarıda “ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Burada düzenlenen ceza koşulu türüne öğretide “ifa yerine (seçimlik) ceza koşulu” denilmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 158 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa” şeklinde; 818 sayılı Borçlar Kanununda kullanılan “alacaklı hem akdin icrasını hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir.” şeklindeki ibare ise, Tasarıda “alacaklı…asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” şeklinde ifade edilmiştir. Burada düzenlenen ceza koşulu türüne öğretide “ifaya eklenen (kümülatif) ceza koşulu” denilmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ise, Tasarının 178 inci maddesinin ikinci fıkrasına “alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça” şeklindeki ibareyle aktarılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 158 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “akitten rücu etmek hakkını” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu” şeklinde değiştirilmiştir. Burada düzenlenen ceza koşulu türüne öğretide “dönme (veya fesih) cezası” denilmektedir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.179 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2195 K. 2024/422 Onama

Ek protokolde kararlaştırılan bedel, TBK m.179 anlamında ifaya ekli ceza niteliğinde olmayıp gecikme tazminatı niteliğinde ise, alacaklının tapu devri sırasında ihtirazî kayıt ileri sürmemiş olması alacak hakkını etkilemez.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı yüklenici şirketten Autopia projesi kapsamında iki iş yerini (bağımsız bölümü) haricen satın almış; sözleşmelere ekli protokollerde, taşınmazlar kararlaştırılan tarihte teslim edilmezse teslime kadar aylık rayiç kira bedeli ödeneceği düzenlenmiştir. Yüklenici taşınmazları zamanında teslim etmeyince davacılar işlemiş kira kaybını tazminat olarak istemiş, talebini ıslahla 250.783,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, teslimin mücbir sebeple gerçekleşemediğini savunmuştur. Mahkeme, önceki bozma kararına uyarak davanın kabulüne karar vermiş; Yargıtay ise ek protokoldeki bedelin ifaya ekli ceza niteliğinde olmayıp TBK m.125 anlamında gecikme tazminatı niteliğinde olduğunu ve davacıların tapu devri sırasında ihtirazî kayıt ileri sürmemesinin sonuca etkili olmadığını belirterek davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/8311 K. 2023/340 Onama

Bir sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi için kararlaştırılan cezai şart, ancak sözleşmede öngörülen koşullar gerçekleştiğinde istenebilir; ceza belirli bir olguya bağlanmışsa, o koşul oluşmadan yalnızca ihtar gönderilmesi cezai şartın doğması için yeterli değildir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıların murisinden 2007'de kiralayıp 2013 protokolüyle süresi uzatılan taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinin yedinci maddesine dayanmış; kiralayanın taşınmazı üçüncü kişiye devretmesi ve yeni malikin tahliye istemesi hâlinde iki kat kira bedeli tutarında cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazın devredildiğini ve yıkım kararı üzerine 2015 Ağustos'ta tahliyeye zorlandığını ileri sürerek, ıslahla 192.524,28 TL cezai şart bedelinin tahsilini istemiştir. Davalılar tahliyenin idari yıkım kararından doğduğunu ve cezai şart koşullarının gerçekleşmediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı reddetmiş; 3. Hukuk Dairesi, sözleşmeye göre cezai şartın ancak yeni malikin açacağı tahliye davası sonucu gerçekleşen tahliye ile doğacağını, salt ihtar gönderilmesinin yetmediğini belirterek red sonucunu doğru bulmuş, ancak gerekçeyi hatalı görüp HMK m.370/4 uyarınca kararın gerekçesini değiştirip düzelterek onamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/490 K. 2022/1184 Bozma

Cezai şarta ilişkin sözleşme hükmü TBK m.179 ile birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan biri lehine olan düzenleme diğer tarafın cezai şart hakkını ortadan kaldıracak mahiyette değilse, bu hak sözleşme hükmüne göre ayrıca belirlenir.

Detaylı özeti gör

Su ürünleri satış sözleşmesinin tarafları arasında, sözleşmenin 13/5. maddesine aykırı harici satış nedeniyle satış cirosunun %10'u oranında cezai şart alacağı talep edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, pazarlama şirketinin gönderdiği 13.06.2014 tarihli yazıda yer alan Mart 2013-Şubat 2014 dönemi satın alma tutarını esas alan bilirkişi raporuna göre cezai şarta hükmetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, taraflar arasındaki sözleşmenin 28.06.2013 tarihinde feshedildiğini, bu nedenle cezai şartın yalnızca sözleşmenin yürürlükte olduğu 01.09.2012-28.06.2013 dönemindeki satış tutarı üzerinden tarafların kayıtları incelenerek belirlenmesi gerektiğini, fesihten sonraki döneme ait yazıya dayanılmasının eksik incelemeye yol açtığını belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2245 K. 2021/880 Onama

Borcun zamanında ifa edilmemesi için cezai şart kararlaştırılmışsa, alacaklı edimi ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin (çekincesiz) kabul etmişse artık cezai şartı isteyemez; bu husus hâkim tarafından re'sen dikkate alınır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıdan harici sözleşmelerle iki daire satın almış; sözleşmelerde teslimin gecikmesi hâlinde satıcının her gecikme ayı için taşınmaz bedelinin %1'i oranında ceza ödeyeceği ve teslim tarihinin 01.01.2013 olduğu kararlaştırılmış, ancak tapu devri 04.03.2013'te yapılmıştır. Davacı, iki aylık gecikmeye dayalı cezai şart alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; davalı ise sözleşmelerin haricîliği nedeniyle geçersiz olduğunu ve fer'i nitelikteki cezai şartın istenemeyeceğini savunmuştur. Yerel mahkeme, sözleşmedeki cezai şartın ifaya ekli olduğunu, talep edilebilmesi için taşınmazın ihtirazi kayıtla teslim alınması gerektiğini, davacının ise çekince ileri sürmeden teslim ve tapudan devir aldığını belirterek davanın reddine karar vermiş, Özel Dairenin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, taşınmazların ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığını saptayarak direnme kararını onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.179 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/132 K. 2026/750 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezasının TBK m.179/2 anlamında ifaya ekli cezai şart olduğu belirtilmiş; bu cezanın istenebilmesi borcun belirlenen zamanda ifa edilmemesine bağlı olduğundan, iş sahibini temerrüde düşürmeyen yüklenicinin gecikme cezası isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, reküperatör satış ve montajına ilişkin sözleşmeden doğan bakiye bedelin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna göre bakiye fatura alacağı yönünden davayı kısmen kabul etmiş, gecikme cezası ve gecikme tazminatı taleplerini reddetmiştir. Daire, bilirkişi raporlarında imalattan kaynaklı ayıp saptanmadığını, iş sahibinin ayıp iddiasını süresinde ileri sürmeyip seçimlik haklarını uzun süre kullanmamasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu; ifaya ekli cezai şart bakımından ise borçlunun takip tarihine kadar temerrüde düşürülmediğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu da ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2023/1233 K. 2025/1431 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşeronluk sözleşmesinde sözleşmeye uymayan tarafın belirli bir bedel ödeyeceğini öngören hükmün, fesih hükmüyle birlikte okunduğunda seçimlik ceza niteliğinde olduğu; sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından iş bedelini isteyen taşeronun ayrıca cezayı isteyemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşeron şirket, kamu yapım ihalesini alan adi ortaklıkla imzaladığı götürü bedelli taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı imalatların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek alacak davası açmış, talebini ıslahla artırmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire; imalat bedelinin fiziki oranın götürü bedele uygulanmasıyla hesaplanmasını, ödemelerin mahsubunu ve işin bırakıldığı tarihe göre gün esaslı oranlamayı yerinde bulmuş; kararlaştırılan cezanın seçimlik ceza olması nedeniyle fesihten sonra istenemeyeceğini, ortaklığın yönetici olmayan ortağının da müteselsilen sorumlu olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını ve temerrüdün takip tarihinde gerçekleştiğini belirterek üç istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1001 K. 2024/736 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tapu devrinden itibaren otuz gün içinde tahliye ve teslim taahhüdüne bağlanan cezai şart yönünden, taşınmazın süresinde boşaltılmadığı ve gecikmenin alacaklı şirketten kaynaklandığının borçlu tarafından ispatlanamadığı belirtilerek, kararlaştırılan cezanın borçludan istenebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, borç itfa sözleşmesi öncesinde borca batıklık izlenimi uyandırılarak zarara uğratıldığı iddiasıyla istenen maddi tazminat ile tapu harcı ve taşınmazın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle istenen 100.000 USD ceza koşuluna ilişkindir. İlk derece mahkemesi maddi tazminat istemini reddetmiş, ceza koşulu ve tapu harcı istemlerini kabul etmiş, şirket ortakları yönünden açılan davayı reddetmiştir. Daire, sözleşmeden sonra değer araştırması yapmanın basiretli tacirden beklenen davranış olmadığını, hile iddiasının somut veriyle desteklenmediğini, taşınmazın otuz günlük sürede teslim edilmediğini ve kararlaştırılan ceza koşulunun borçlu tacirin ekonomik mahvına yol açacak nitelikte bulunmadığını belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2020/975 K. 2023/405 Düzelterek Esastan Red

Protokoldeki ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmeye aykırılığın gerçekleşmesi gerektiği; tahsis süresini uzatmayan ama yararlanma hakkını tek taraflı sona erdirmeyen idarenin protokole aykırı irade ortaya koymadığı, cezai şart talep şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşınmazdan yararlanma hakkı verilmesine ilişkin protokolden kaynaklanan cezai şart, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı meslek kuruluşu, belediyenin tahsis süresini uzatmamasını protokole aykırılık sayarak bina maliyetinin iki katı tazminat, ödediği ecrimisiller ve manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, reddedilen maddi tazminat için davalı yararına nispi vekâlet ücretine hükmetmiştir. Daire, belediyenin tahsisi uzatma talebini reddetmediğini, yararlanma hakkını tek taraflı sona erdirmediğini ve protokole aykırı bir irade ortaya koymadığını belirterek davanın reddini yerinde bulmuş; yalnız AAÜT m.13/4 uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinafı kısmen kabul edip kararı kaldırarak düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2020/715 K. 2022/1691 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Eser sözleşmesinden dönen iş sahibinin, sözleşme bedelinin %10'u oranındaki ceza koşulunu TBK 179/1 uyarınca yükleniciye ödemek zorunda olduğu; feshin haklılığını ispat edemeyen iş sahibi yönünden, yüklenicinin takip konusu 8.000 TL'den borçlu olmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Çim halı saha yenileme işini üstlenen yüklenici, iş sahibinin sözleşmeden dönmesi üzerine iade etmediği ve ceza koşulu olduğunu ileri sürdüğü tutar için hakkında başlatılan takipte borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, malzemenin süresinde teslim edilmediği ve iş sahibinin sözleşmeyi haklı feshettiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, menfi tespit davasında ispat yükünün alacaklıda olduğunu, iş sahibinin haklı fesih savunmasını belgelendiremediğini, buna karşılık yüklenicinin malzeme siparişi verdiğini ortaya koyduğunu belirtmiş; sözleşme bedelinin yüzde onu tutarındaki ceza koşulunun yükleniciye ait olduğunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış ve davanın kabulüne hükmetmiştir.

Diğer kararlar (2)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/697 K. 2022/1058 Kısmen Kabul

Bayilik sözleşmesinde cezai şart yıllık değil sözleşmenin tüm süresine ilişkin toplam alım taahhüdü için kararlaştırılmışsa, dağıtıcının her yıl sonunda ihtirazi kayıt bildirmesine gerek bulunmadığı, cezai şart isteminin bu gerekçeyle reddedilemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Akaryakıt dağıtıcısı, bayilik sözleşmesinin bayi tarafından süresinden önce ve haksız feshedildiğini ileri sürerek cezai şart ve kâr kaybı istemiştir. İlk derece mahkemesi kâr kaybı talebini kısmen kabul etmiş, cezai şart talebini ise her yıl sonunda ihtirazi kayıt bildirilmediği gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, bayinin sözleşme yürürlükteyken başka bir dağıtıcıyla bayilik sözleşmesi imzalamasının haklı fesih sayılamayacağını belirterek bayinin istinafını esastan reddetmiş; cezai şartın yıllık değil sözleşmenin tüm süresine ilişkin alım taahhüdü için kararlaştırıldığını, bu nedenle ihtirazi kayda gerek bulunmadığını açıklayarak dağıtıcının istinafını kabul etmiş, kararı kaldırıp davanın kabulüne hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/491 K. 2020/351 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Payın devrini öngören protokolde devrin tarım arazisi mevzuatından doğan kanuni imkansızlık nedeniyle gerçekleşmemesi hâlinde, ceza koşuluna ilişkin hükmün aradığı sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunun oluşmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taraflar arasındaki protokol gereği devredilmesi gereken taşınmaz payının devredilmemesi nedeniyle protokolde belirlenen bedelin tahsili istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi, protokolü geçersiz sayarak sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödenen önalım bedelinin güncellenmiş karşılığına hükmetmiştir. Daire, payın mahkeme kararıyla karşı taraf adına tescil edildiğini, devrin tarım arazisi mevzuatı nedeniyle kanunen imkansız olduğunu, bu nedenle ceza koşuluna ilişkin hükmün aradığı ifa etmeme durumunun oluşmadığını belirterek ilk derece kararını yerinde bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!