TBK Madde 178 Cayma parası

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 178, cayma parası kararlaştırılmışsa taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır, almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir.

Resmi Metin

Cayma parası

Madde 178- Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Cayma parası, tarafların sözleşmeden dönme hakkını bir bedel karşılığında baştan güvenceye bağlar: kararlaştırılmışsa her iki taraf da sözleşmeden caymaya yetkili sayılır, parayı veren cayarsa verdiğini bırakır, alan cayarsa aldığının iki katını geri verir. Uygulamada en çok karıştırılan nokta, cayma parasını TBK m.177 bağlanma parasıyla bir sanmaktır; bağlanma parası sözleşmenin kurulduğunu ispatlar ve ifada mahsup edilir, cayma parası ise tam tersine sözleşmeden dönme bedeli işlevi görür ve dönme hakkının fiyatıdır. Sözleşmeye para eklerken hangi işlevin istendiğini metinde açıkça yazmak, sonradan çıkacak nitelendirme tartışmasını önler; tereddütte kalınan hâllerde ödemenin bağlanma parası sayılması ihtimali gözden kaçmasın. Ayrıca bunu, tüketicinin mesafeli, kapıdan veya taksitli işlemlerdeki kanuni cayma hakkıyla (TKHK) karıştırmayın; o, bedel ödemeden kullanılan ayrı bir koruma kurumudur. Cayma bedeli fahiş görünüyorsa bunu doğrudan TBK m.182 ceza koşulu indirimi gibi değil, önce ödemenin gerçekten cayma parası mı yoksa ceza koşulu mu olduğunu belirleyerek; ardından somut olaya göre TBK m.27, TBK m.28, dürüstlük kuralı ve varsa tüketici/özel kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirin.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 178. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 156 ncı maddesinin üçüncü fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 177 nci maddesinde, cayma parası düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 156 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “Zamanı Rücu” şeklindeki ibare, Tasarının 177 nci maddesinde, “B. Cayma parası” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 156 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında kullanılan “akitten rücu salahiyetini haiz addolunur.” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşmeden caymaya yetkili sayılır.” şekline; 818 sayılı Borçlar Kanununun aynı fıkrasında kullanılan “rücu ederse” şeklindeki ibare ise, Tasarıda “cayarsa” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun “B. Ücret Tevkifi” kenar başlıklı 157 nci maddesi, işçinin korunması ilkesi gözetilerek, Tasarı metnine alınmamıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.178 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2020/551 K. 2022/1147 Direnme Bozuldu

Cayma parası asıl borca bağlı fer'î nitelikte olduğundan, istenebilmesi geçerli bir sözleşmenin varlığına bağlıdır; sözleşme şekil eksikliği gibi bir nedenle geçersizse cayma parasına ilişkin kayıt da geçersiz olur ve taraflar bu kayda dayanarak talepte bulunamaz, yalnızca aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlü olurlar.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait taşınmazın satın alınması için düzenlenen 14.09.2012 tarihli harici sözleşme uyarınca 25.000 TL ödemiş; satıştan satıcı davalının vazgeçmesi hâlinde bu bedelin iki katının ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı satıştan vazgeçip aldığı 25.000 TL'yi senetle iade edince davacı, kararlaştırılan 50.000 TL için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. Yerel mahkeme, tarafların serbest iradeleriyle imzaladıkları sözleşmeyle bağlı olduklarını belirterek davayı kabul etmiş; Özel Daire, tapulu taşınmaz satışının resmi şekle tabi olduğunu ve geçersiz sözleşmedeki cezai şartın da geçersiz olduğunu belirterek kararı bozmuş, mahkeme sözleşmenin ön sözleşme, kaydın ise bağlanma parası niteliğinde olduğu gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kaydın cayma akçesi olduğunu ancak şekil koşuluna uyulmayan sözleşme geçersiz olduğundan buna dayanılamayacağını belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/58 K. 2022/40

Cayma parası kararlaştırılmışsa taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; parayı veren verdiğini bırakarak, parayı alan ise aldığının iki katını geri vererek cayabilir. Cayma hakkı bozucu yenilik doğuran bir haktır; tek taraflı ve karşı tarafa varması gerekli irade beyanıyla kullanılır ve beyan karşı tarafın hâkimiyet alanına ulaştığı anda sonuç doğurur.

Detaylı özeti gör

Davacı tacir, davalı şirketle 20.11.2012 tarihli beş maddelik protokolle kakao tozu alımı konusunda anlaştığını ve 75.000 USD'yi peşin ödediğini, ancak ülkesindeki iç savaş nedeniyle sözleşmenin ifasının imkânsızlaştığını belirterek 15.03.2013 tarihli ihtarnameyle sözleşmeden döndüğünü bildirmiş, peşin ödediği bedelin iadesini istemiştir. Protokolün 5. maddesinde, 120 gün içinde sevkiyat alıcı tarafından yaptırılmazsa peşinatın satıcıya gelir kaydedileceği kararlaştırılmıştır. Davalı 19.03.2013 tarihli cevabî ihtarnameyle fesih sebebini kabul etmemiştir. Yerel mahkeme mücbir sebep ve sebepsiz zenginleşme gerekçesiyle davayı kabul etmiş, Özel Daire teslim yerinin satıcının adresi olduğu ve iç savaşın mücbir sebep sayılamayacağı gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, protokolün imzalandığı tarihte iç savaşın zaten sürdüğünü ve tacir davacının sonuçlarını öngörebileceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/2060 K. 2017/8732 Bozma

Sözleşmede parayı veren tarafın tek yanlı fesihte verdiğini geri alamayacağı, parayı alan tarafın ise aynı miktar kadar ödeme yapacağı kararlaştırılmışsa verilen para cayma parasıdır; bu hâlde taraflardan her biri cayma parası karşılığında sözleşmeden dönme hakkına sahip olur ve haklı neden göstermeksizin dönen taraf karşı tarafın uğradığı zarardan sorumlu tutulur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait pansiyon olarak işletilen taşınmazı yıllık 30.000,00 TL bedelle kiralamak üzere anlaştıklarını, imzalanan tarihsiz protokole dayanarak 9.000,00 TL kapora ödediğini, davalının sonradan kira sözleşmesini imzalamaktan vazgeçip parayı iade etmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. Protokolde, kalan kira ile 7.000,00 TL depozitonun ödenmesi üzerine kira sözleşmesi düzenleneceği; kiracı kirayı zamanında getirmez ve anlaşmayı tek taraflı feshederse verdiği kaporayı geri alamayacağı, mal sahibi tek taraflı feshederse aldığı kapora kadar tazminat ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Davalı, kalan bedelin ödenmediğini savunmuş ve 13.08.2014 tarihli ihtarnameyle kaporanın iade edilmeyeceğini bildirmiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş; Daire, protokoldeki düzenlemenin cayma parası niteliğinde olduğunu belirterek hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!